Umut Yaşar Abat / Nanoist Şair- Yazar-Felsefeci
Köşe Yazarı
Umut Yaşar Abat / Nanoist Şair- Yazar-Felsefeci
 

POSTMODERNİZME REDDİYE…

Bu yazımızda günümüzde sürekli kullanılan postmodernizm kavramı üzerine, kısaca da olsa, birkaç noktaya değinmek istiyoruz. Ve postmodernizmi neden reddettiğimizin gerekçelerini, yine kısaca da olsa, vurgulamak istiyoruz. Post sözcüğü, sonra anlamına gelmektedir. O halde post-modernizm dediğimizde, modernizmden sonra gelen anlamına gelmektedir. Bu bağlamda postmodernizm, modernizmin evrensel akıl, kesin hakikat ve ilerleme gibi iddialarını sorgulayan, büyük anlatıları reddeden ve gerçekliğin göreceli, parçalı olduğunu savunan bir felsefe ve kültür akımıdır. Yani postmodernizm, modernizmden sonra gelmekle kalmayan, modernizmin ortaya koyduğu görüşleri de reddeden bir anlayışı savunmaktadır. Postmodernistler, felsefeyi dile ve dil oyunlarına indirgeyerek, felsefenin ontolojik (varoluşsal), epistemolojik (bilgi felsefesine dayalı) ve aksiyolojik (değerler felsefesi) bağlarını kopartarak kavram karmaşası-kargaşası yaratmaktan bir adım öteye gidememişlerdir.   Sözüm ona farklı olanı ve farklılıkları ortaya koymak adına toplumsal olanın sökümünü yaratarak, tüm var olan bilinç yapısını bozarak, her biri bir tarafa savrulmuş yap-boz oyununun parçaları gibi, varlığın ve bilincin tüm yapı taşlarını, parçalarını toparlanması imkansız hale getirmişlerdir. Mekan ve zaman algısından kopuk-bağıntısız, ilişki ve anlamları irrasyonel-akıl dışı anlam bağlantılarıyla- hatta anlamsızlıklar bağıntısıyla- açıklama çalışmaktadırlar. Buz üstüne tuz serperek her türlü anlamı bilinçte ve sözcüklerde eritmiş, anlamsızlığı anlamın yerine koyarak, bu kadar ilerlemiş dijital iletişim çağında, aslında iletişimsizliğin kapılarını aralamak girişiminde bulunmuşlardır ve nispeten de bu konuda ne yazık ki başarılı olmuşlardır. Bundan dolayı bu tür moda ekol ve anlayışları bertaraf etmek ve bunların dile ve topluma verdikleri her türlü erozyonu önlemek için bu kısaca da olsa bu yazının yazılması gerekliliği kaçınılmaz olmuştur. Kendilerini destekleyen kapitalist dünya ve medya kanallarından dolayı sürekli bilinçlerimizi bombardımana tutan ve algı yanıltmaları ve subliminal mesajlarla posrtrut -gerçek ötesi bir sözde gerçeklik yaratarak bilincimizi kanatan bu yaklaşıma karşı reddiye yazmak bizim için asli bir görev haline gelmiştir. An dediğin an bile değişen herkesin herkese ne dediğinin altında bin bir türlü yönlendirmelerle dağılan ve dağıtılan özneni-insanın hafızası artık su üzerine yazılan yazıya dönüşmüş durumdadır. Varlık ile yokluk, doğru ile yanlış, güzel ile çirkin, iyi ile kötü v.b. değer ve anlayışlar arasındaki ontolojik, epistemik ve aksiyolojik bağıntıları kopmuş, bu akımlar tarafından koparılmış güneşe doğru yükseldikçe balmumundan yapılmış kanatları eriyerek yere çakılan İkaros gibi, hepimizin hafızası ve hatırası dumura uğramış ve hepimiz kendi bilinç hatta bilinçsizlik adamıza kafa üstü çakılmış durumdayız. Varlığımız mı sanal yoksa sanal olan mı varlığımız ikilemi içerisinde empiryo kritik-deneysel eleştiri yapacak, öz durumumuzu-öz bilincimizi bile anlayacak-kavrayacak halimiz kalmamış durumdayız. Dağılmış-dağıtılmış yapbozun parçaları gibi her bir bilinç parçalanmış diğer parçasına yabancılaşmış ve bütünlük oluşturacak ve bir anlam verecek niteliğini kaybetmiş duruma gelmiş-getirilmişiz. Bu postmodern ekollerin ve türevlerinin saldırısı altında ruhumuza dilimizden yansıyan tüm sözcükler anlamını yitirmiş-yitirtilmiş şekilde bizi de, kendi anlamlarını da yansıtmaz-yansıtamaz hale gelmiş-getirilmiş durumdayız artık. İşte bu gerekçelerle biz rasyonalistler postmodernizmi reddediyoruz…   Not: Ulus’ta Algı Ötesi youtube programlarında felsefe sohbetlerimizi izlemeyi unutmayınız lütfen…  
Ekleme Tarihi: 11 Eylül 2026 -Cuma

POSTMODERNİZME REDDİYE…

Bu yazımızda günümüzde sürekli kullanılan postmodernizm kavramı üzerine, kısaca da olsa, birkaç noktaya değinmek istiyoruz. Ve postmodernizmi neden reddettiğimizin gerekçelerini, yine kısaca da olsa, vurgulamak istiyoruz. Post sözcüğü, sonra anlamına gelmektedir. O halde post-modernizm dediğimizde, modernizmden sonra gelen anlamına gelmektedir.

Bu bağlamda postmodernizm, modernizmin evrensel akıl, kesin hakikat ve ilerleme gibi iddialarını sorgulayan, büyük anlatıları reddeden ve gerçekliğin göreceli, parçalı olduğunu savunan bir felsefe ve kültür akımıdır. Yani postmodernizm, modernizmden sonra gelmekle kalmayan, modernizmin ortaya koyduğu görüşleri de reddeden bir anlayışı savunmaktadır.

Postmodernistler, felsefeyi dile ve dil oyunlarına indirgeyerek, felsefenin ontolojik (varoluşsal), epistemolojik (bilgi felsefesine dayalı) ve aksiyolojik (değerler felsefesi) bağlarını kopartarak kavram karmaşası-kargaşası yaratmaktan bir adım öteye gidememişlerdir.  

Sözüm ona farklı olanı ve farklılıkları ortaya koymak adına toplumsal olanın sökümünü yaratarak, tüm var olan bilinç yapısını bozarak, her biri bir tarafa savrulmuş yap-boz oyununun parçaları gibi, varlığın ve bilincin tüm yapı taşlarını, parçalarını toparlanması imkansız hale getirmişlerdir.

Mekan ve zaman algısından kopuk-bağıntısız, ilişki ve anlamları irrasyonel-akıl dışı anlam bağlantılarıyla- hatta anlamsızlıklar bağıntısıyla- açıklama çalışmaktadırlar.

Buz üstüne tuz serperek her türlü anlamı bilinçte ve sözcüklerde eritmiş, anlamsızlığı anlamın yerine koyarak, bu kadar ilerlemiş dijital iletişim çağında, aslında iletişimsizliğin kapılarını aralamak girişiminde bulunmuşlardır ve nispeten de bu konuda ne yazık ki başarılı olmuşlardır.

Bundan dolayı bu tür moda ekol ve anlayışları bertaraf etmek ve bunların dile ve topluma verdikleri her türlü erozyonu önlemek için bu kısaca da olsa bu yazının yazılması gerekliliği kaçınılmaz olmuştur.

Kendilerini destekleyen kapitalist dünya ve medya kanallarından dolayı sürekli bilinçlerimizi bombardımana tutan ve algı yanıltmaları ve subliminal mesajlarla posrtrut -gerçek ötesi bir sözde gerçeklik yaratarak bilincimizi kanatan bu yaklaşıma karşı reddiye yazmak bizim için asli bir görev haline gelmiştir.

An dediğin an bile değişen herkesin herkese ne dediğinin altında bin bir türlü yönlendirmelerle dağılan ve dağıtılan özneni-insanın hafızası artık su üzerine yazılan yazıya dönüşmüş durumdadır.

Varlık ile yokluk, doğru ile yanlış, güzel ile çirkin, iyi ile kötü v.b. değer ve anlayışlar arasındaki ontolojik, epistemik ve aksiyolojik bağıntıları kopmuş, bu akımlar tarafından koparılmış güneşe doğru yükseldikçe balmumundan yapılmış kanatları eriyerek yere çakılan İkaros gibi, hepimizin hafızası ve hatırası dumura uğramış ve hepimiz kendi bilinç hatta bilinçsizlik adamıza kafa üstü çakılmış durumdayız.

Varlığımız mı sanal yoksa sanal olan mı varlığımız ikilemi içerisinde empiryo kritik-deneysel eleştiri yapacak, öz durumumuzu-öz bilincimizi bile anlayacak-kavrayacak halimiz kalmamış durumdayız.

Dağılmış-dağıtılmış yapbozun parçaları gibi her bir bilinç parçalanmış diğer parçasına yabancılaşmış ve bütünlük oluşturacak ve bir anlam verecek niteliğini kaybetmiş duruma gelmiş-getirilmişiz. Bu postmodern ekollerin ve türevlerinin saldırısı altında ruhumuza dilimizden yansıyan tüm sözcükler anlamını yitirmiş-yitirtilmiş şekilde bizi de, kendi anlamlarını da yansıtmaz-yansıtamaz hale gelmiş-getirilmiş durumdayız artık.

İşte bu gerekçelerle biz rasyonalistler postmodernizmi reddediyoruz…  

Not: Ulus’ta Algı Ötesi youtube programlarında felsefe sohbetlerimizi izlemeyi unutmayınız lütfen…

 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (1)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ulusgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Arzu Kök
(11.09.2026 12:50 - #6245)
Postmodernizme yönelik bu güçlü reddiye, yalnızca bir düşünce akımını eleştirmekle kalmıyor; dil, hakikat, akıl ve insan bilinci arasındaki bağların koparılmasına karşı açık bir itiraz ortaya koyuyor. Yazarın kavramsal sorgulama gücü, günümüzün anlam karmaşası içinde özellikle değerli. Düşünceye cesaret, söze sorumluluk yükleyen nitelikli bir metin. Kaleminize sağlık...
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ulusgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.