Umut Yaşar Abat / Nanoist Şair- Yazar-Felsefeci
Köşe Yazarı
Umut Yaşar Abat / Nanoist Şair- Yazar-Felsefeci
 

ANLAM ve DEĞER ÜSTÜNE…

  Değerli canlar, dostlar…           İnsan olarak bizler hep bir anlam ve değer arayışı içerisinde olan varlıklarız. Yaşadığımız hayatın felsefi değer olarak doğruluğu, güzelliği ve iyiliği bizlerin yaşam ilkelerinin anlamına bağlı olarak ayrı bir önem taşımaktadır. Hayattan beklentilerimiz, çevremizin ve tüm yaşamsal olanaklarımızın bize katkısı kadar, bizim de bu hayata katkılarımız, bizim değerimizi belirleyen ölçüt olarak görülmektedir. Yani sadece başkalarının bize kattıkları değil, bizim de hayata ve dolayısıyla başka insanların hayatına kattıklarımız da çok değerli ve önemlidir.   Değerler dünyası, karşılıklı etkileşim içerisinde olduğumuz diğer varlıklarla ilişkilerimiz sonrasında ortaya çıkar. Bu diğer varlıklar sadece insanlar değildir. Hayatımızı içerisinde yaşadığımız doğa, tüm canlar-tüm canlılarla kurduğumuz samimi bağlar bizleri daha çok doğaya ve doğal olana ve insani olarak iyimser olduğumuzu düşündüğümüz varoluşsal doğamıza yaklaştıran unsurlardır.    Bu unsurlardan bir tanesinin bile eksikliği, bizi bir sevgi eksikliğine ve dolayısıyla bir değer eksikliğine götürür. Çünkü hayatı üç yüz altmış dereceden gören bir açıdan kucaklamayan insan eksik insandır. Hayatın her tadını alamayan ve hayatı her bakış açısıyla göremeyen insan eksik insandır.  Bundandır ki hayata ne kadar çok geniş açıdan bakar ve hayatı ne kadar bütünlüğü ve birliği içerisinde yaşarsak, hayatla hemhal olup acısıyla, tatlısıyla bütün mevcudatı-varidatı-varoluşsal halleri anlayacak-kavrayacak şekilde yaşarsak, işte bu eksik insan olma özelliğimizi o kadar aza indirmiş olacağız.    Her varlığın kâinatta bir yeri, gerekliliği, konumu, anlamı ve değeri vardır. Hiçbir varoluş biçimi boşu boşuna değildir. Her birisi biz bilelim-bilmeyelim, bizim hayatımıza etki eden varoluş biçimleridir. Ve her birisinin doğada ve bizim hayatımızda ayrı bir yeri ve önemi vardır. Yaşama sevinci taşıyan insan işte bu mevcudata-varidata bir sevgi gözüyle bakar ve sevgi gözüyle baktığı zaman tüm varoluşun insani doğamız için hayatımıza ayrı bir güzellik kattığını görür.    Yani insani doğamızın felsefi bir donanımla hayata bakması, bize hayatı anlamlı ve değerli kılan unsurlarla yaşamamıza olanak vermektedir. Çünkü insanlar değer gördüğü ve değer verdiği ve değer oluşturduğu oranda kendi varoluşsal özlerine uygun olanı yapmış olurlar. Eğer değerler ve anlamlar dünyasında bunu başaramazsak ruhumuzda bir nihilist boşluk (hiçlik duygusu) ve anlamsızlık hissederiz. Yaşama sevincimizi kaybederiz. Gelecek bilincimizi kaybederiz. İşte en tehlikelisi de gelecek bilincini kaybetmektir. Çünkü geçmişte ve şimdi’de-an’da yaşam tüm canlılar için geçerliyken, gelecek bilinci içerisinde yaşamak sadece insana özgü bir bilinç-şuur edimidir.       İşte bu bilinçtir insanı diğer varlıklardan ayıran unsur. Çünkü gelecek kaygısı ve bilinci taşımadan yaşayan varlık, somut bir varoluşsal an’da, bir nesne gibi var olmaktan öteye geçemez. Oysa gelecek bilinci bir değer yaratma ve değerlerle yaşama bilincidir. İnsan var olduğundan beri ölümsüzlüğü arayan varlıktır. İşte gelecek bilinci değer oluşturan insanın bilincinde ölümsüzlüğe giden kapıları açan bir varoluşsal haldir. Çünkü felsefi açıdan doğru, güzel ve iyi yaşayan, onurlu-erdemli ve ahlaklı yaşayan her insan, arkasında bırakacağı bu etik-ahlaki ilkelerle hep yaşayacaktır ve anılacaktır.   Çünkü aslolan bir insan için iyi bir insan olarak yaşamak ve iyi bir insan olarak anılmaktır. İyi insan kimseye zarar vermeden ve mümkünse karınca kararınca başkalarına da yardımcı olarak, dayanışma içerisinde yaşayan, paylaşımcı insandır. İyi insan, bencilliğini-egosunu yenmiş insandır. Yine iyi insan, yükselmek için başkalarının önünü kesen ve başkalarının omzuna çıkarak yükselen değil, başkalarıyla birlikte var olarak, başkalarıyla birlikte tüm insanlığa yararlı olanı bulmaya çalışan ve evrensel insan haklarına saygı duyarak yetişen, bu bilinçle insan yetiştiren insandır.    Tüm bilim insanları, sanat insanları ve filozoflar bu değerler ışığında eser ürettikçe kalıcı olacaklardır ve sonsuzluk bilincine, ebediyen yaşama bilincine ulaşmış olacaklardır. Zaten iyi insan olmanın amacı ve ölçütü de budur ve bu olmalıdır.    Yani iyi insanların bir gün fiziki varlıkları yok olsa bile o insanlar, ortaya koydukları onurlu duruşları ve oluşturdukları-ürettikleri değerler sayesinde, zamanın ve mekânın sınırlarını aşarak, düşüncelerimizde ve kalbimizde yaşayacaklardır. İşte iyi insanların yaptığı-yapacağı bu iyilikler, aslında onların ölümsüzlük iksiridir. Onlar, işte bu ölümsüzlük iksirini içerek bilim, kültür, sanat ve felsefe dünyamıza sonsuza dek ışık tutmuş olacaklardır.   Selam olsun bu ışığı kalbinde taşıyanlara… Selam olsun insanlık onurunu, erdemini ve özgürlük bilincini bizlere aşılayanlara… Selam olsun bu ışıkla yaşayanlara… Ve selam olsun bu ışığı bilincinde ve kalbinde geleceğe taşıyanlara ve taşıyacaklara…            Not: Ulus’ta Algı Ötesi youtube programlarında felsefe sohbetlerimizi izlemeyi unutmayınız lütfen…    
Ekleme Tarihi: 17 Temmuz 2026 -Cuma

ANLAM ve DEĞER ÜSTÜNE…

  Değerli canlar, dostlar…          

İnsan olarak bizler hep bir anlam ve değer arayışı içerisinde olan varlıklarız. Yaşadığımız hayatın felsefi değer olarak doğruluğu, güzelliği ve iyiliği bizlerin yaşam ilkelerinin anlamına bağlı olarak ayrı bir önem taşımaktadır. Hayattan beklentilerimiz, çevremizin ve tüm yaşamsal olanaklarımızın bize katkısı kadar, bizim de bu hayata katkılarımız, bizim değerimizi belirleyen ölçüt olarak görülmektedir. Yani sadece başkalarının bize kattıkları değil, bizim de hayata ve dolayısıyla başka insanların hayatına kattıklarımız da çok değerli ve önemlidir.  

Değerler dünyası, karşılıklı etkileşim içerisinde olduğumuz diğer varlıklarla ilişkilerimiz sonrasında ortaya çıkar. Bu diğer varlıklar sadece insanlar değildir. Hayatımızı içerisinde yaşadığımız doğa, tüm canlar-tüm canlılarla kurduğumuz samimi bağlar bizleri daha çok doğaya ve doğal olana ve insani olarak iyimser olduğumuzu düşündüğümüz varoluşsal doğamıza yaklaştıran unsurlardır.   

Bu unsurlardan bir tanesinin bile eksikliği, bizi bir sevgi eksikliğine ve dolayısıyla bir değer eksikliğine götürür. Çünkü hayatı üç yüz altmış dereceden gören bir açıdan kucaklamayan insan eksik insandır. Hayatın her tadını alamayan ve hayatı her bakış açısıyla göremeyen insan eksik insandır.  Bundandır ki hayata ne kadar çok geniş açıdan bakar ve hayatı ne kadar bütünlüğü ve birliği içerisinde yaşarsak, hayatla hemhal olup acısıyla, tatlısıyla bütün mevcudatı-varidatı-varoluşsal halleri anlayacak-kavrayacak şekilde yaşarsak, işte bu eksik insan olma özelliğimizi o kadar aza indirmiş olacağız.   

Her varlığın kâinatta bir yeri, gerekliliği, konumu, anlamı ve değeri vardır. Hiçbir varoluş biçimi boşu boşuna değildir. Her birisi biz bilelim-bilmeyelim, bizim hayatımıza etki eden varoluş biçimleridir. Ve her birisinin doğada ve bizim hayatımızda ayrı bir yeri ve önemi vardır. Yaşama sevinci taşıyan insan işte bu mevcudata-varidata bir sevgi gözüyle bakar ve sevgi gözüyle baktığı zaman tüm varoluşun insani doğamız için hayatımıza ayrı bir güzellik kattığını görür.   

Yani insani doğamızın felsefi bir donanımla hayata bakması, bize hayatı anlamlı ve değerli kılan unsurlarla yaşamamıza olanak vermektedir. Çünkü insanlar değer gördüğü ve değer verdiği ve değer oluşturduğu oranda kendi varoluşsal özlerine uygun olanı yapmış olurlar. Eğer değerler ve anlamlar dünyasında bunu başaramazsak ruhumuzda bir nihilist boşluk (hiçlik duygusu) ve anlamsızlık hissederiz. Yaşama sevincimizi kaybederiz. Gelecek bilincimizi kaybederiz. İşte en tehlikelisi de gelecek bilincini kaybetmektir. Çünkü geçmişte ve şimdi’de-an’da yaşam tüm canlılar için geçerliyken, gelecek bilinci içerisinde yaşamak sadece insana özgü bir bilinç-şuur edimidir.      

İşte bu bilinçtir insanı diğer varlıklardan ayıran unsur. Çünkü gelecek kaygısı ve bilinci taşımadan yaşayan varlık, somut bir varoluşsal an’da, bir nesne gibi var olmaktan öteye geçemez. Oysa gelecek bilinci bir değer yaratma ve değerlerle yaşama bilincidir. İnsan var olduğundan beri ölümsüzlüğü arayan varlıktır. İşte gelecek bilinci değer oluşturan insanın bilincinde ölümsüzlüğe giden kapıları açan bir varoluşsal haldir. Çünkü felsefi açıdan doğru, güzel ve iyi yaşayan, onurlu-erdemli ve ahlaklı yaşayan her insan, arkasında bırakacağı bu etik-ahlaki ilkelerle hep yaşayacaktır ve anılacaktır.  

Çünkü aslolan bir insan için iyi bir insan olarak yaşamak ve iyi bir insan olarak anılmaktır. İyi insan kimseye zarar vermeden ve mümkünse karınca kararınca başkalarına da yardımcı olarak, dayanışma içerisinde yaşayan, paylaşımcı insandır. İyi insan, bencilliğini-egosunu yenmiş insandır. Yine iyi insan, yükselmek için başkalarının önünü kesen ve başkalarının omzuna çıkarak yükselen değil, başkalarıyla birlikte var olarak, başkalarıyla birlikte tüm insanlığa yararlı olanı bulmaya çalışan ve evrensel insan haklarına saygı duyarak yetişen, bu bilinçle insan yetiştiren insandır.   

Tüm bilim insanları, sanat insanları ve filozoflar bu değerler ışığında eser ürettikçe kalıcı olacaklardır ve sonsuzluk bilincine, ebediyen yaşama bilincine ulaşmış olacaklardır. Zaten iyi insan olmanın amacı ve ölçütü de budur ve bu olmalıdır.   

Yani iyi insanların bir gün fiziki varlıkları yok olsa bile o insanlar, ortaya koydukları onurlu duruşları ve oluşturdukları-ürettikleri değerler sayesinde, zamanın ve mekânın sınırlarını aşarak, düşüncelerimizde ve kalbimizde yaşayacaklardır. İşte iyi insanların yaptığı-yapacağı bu iyilikler, aslında onların ölümsüzlük iksiridir. Onlar, işte bu ölümsüzlük iksirini içerek bilim, kültür, sanat ve felsefe dünyamıza sonsuza dek ışık tutmuş olacaklardır.  

Selam olsun bu ışığı kalbinde taşıyanlara… Selam olsun insanlık onurunu, erdemini ve özgürlük bilincini bizlere aşılayanlara… Selam olsun bu ışıkla yaşayanlara… Ve selam olsun bu ışığı bilincinde ve kalbinde geleceğe taşıyanlara ve taşıyacaklara…           

Not: Ulus’ta Algı Ötesi youtube programlarında felsefe sohbetlerimizi izlemeyi unutmayınız lütfen…  

 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (2)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ulusgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Arzu Kök
(17.07.2026 12:37 - #6009)
Yüreğinize ve kaleminize sağlık. İnsanı yalnızca kendisiyle değil, doğayla, tüm canlılarla ve değerler dünyasıyla birlikte ele alan bu anlamlı değerlendirme, okuyanı kendi yaşamını yeniden sorgulamaya davet ediyor. Özellikle iyi insan olmanın; paylaşmak, dayanışmak ve geride kalıcı değerler bırakmakla mümkün olduğunu vurgulamanız çok kıymetli. Böylesine derin ve düşünmeye sevk eden bir metni bizlerle paylaştığınız için teşekkür ederiz.
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ulusgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Sümmani Şahin
(17.07.2026 14:27 - #6010)
Selam olsun, yüreğinize , duygularınıza ve kaleminize.
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ulusgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.