Umut Yaşar Abat / Nanoist Şair- Yazar-Felsefeci
Köşe Yazarı
Umut Yaşar Abat / Nanoist Şair- Yazar-Felsefeci
 

FELSEFE SEVGİSİ

Değerli Ulus Gazetesi Okuyucularına merhaba diyerek başlamak istiyorum… Değerli dostlarımız, ben felsefeci-şair-yazar Umut Yaşar Abat olarak bundan sonra gazetemizin bu kösesinde felsefe, edebiyat, şiir, sanat ve hayata dair pek çok konu üzerine yazılarımızı sizlerle paylaşmaya çalışacağım. Yine Ulus Gazetemizin yazar ve şairlerinden Arzu Kök ile Ulus’ta Algı Ötesi youtube yayını ile haftalık felsefe sohbetlerimizi sizlerle buluşturacağız. Umarım sizler de bu youtube yayınımızdaki felsefe sohbetlerimizi izleme zahmetine katlanırsınız. Böylece bugüne kadar felsefeye uzak durmuş; okudum-sevdim ama anlamadım, bir türlü sevemedim, bize iyi anlatmadılar, okullardaki eğitimi yetersiz buldum, dersler boş geçiyordu, değerini şimdi anladım ama geç kaldım, keşke yeniden okuma olanağım olsa, felsefe anlamsız ve gereksiz geliyordu, kavramları ezberlemekte ve anlamakta zorluk çekiyordum ve daha binlerce mazeretimiz artık kalmayacak. Aydınlığa giden yolda bilimin, bilginin ve öğrenmenin hiçbir zaman geç kalmışlık olarak mazereti ve sığınılacak yeri olmadığını, hepimiz olgunlukla kavrayacak yaştayız. Dolayısıyla hepimizin hepimizden öğreneceği çok ama şey var. Kaldı ki burada amacımız öğretmek ve akıl vermek değil; PAYLAŞMAK… Bilinmelidir ki paylaşıldıkça çoğalan iki şey vardır hayatta; bilgi ve sevgi, değerli dostlar… İşin ilginç tarafı felsefenin sözcük anlamı bu iki sözcüğün birleşmesinden oluşmaktadır. Yani philosophia-felsefe, philia (sevmek) ve sophia (bilgelik-erdemlilik) sözcüklerinin birleşiminden oluşmaktadır ve ilk kez filozof Pisagor tarafından bu adlandırma yapılarak kavramsallaştırılmıştır. Dolayısıyla felsefe kelimesinin zaten anlamı bilgiyi sevmek, erdemi ve erdemli olmayı sevmek anlamına gelerek bu kavramda içten içe birleşmiştir. Bütün bu mazeretlerimize rağmen, mutlaka duymuşuzdur-biliyoruzdur ki felsefenin en önemli ilk filozoflarından Sokrates bile ne diyordu; ‘bildiğim bir tek şey varsa, o da hiçbir şey bilmediğimdir.’ Koskoca Sokrates bile hiçbir şey bilmediğini söylüyorsa, bize de düşen bu bilgiden-erdemden kendimize pay alıp, hiçbir şey bilmediğimizi var sayarak, karanlıktan ve fanusumuzdan çıkıp, gözlerimizi ovuşturarak da olsa güneşe, aydınlığa, özgürlüğe giden yolda yürümeye başlamak için asla geç kalmış sayılmayız. Bu bağlamda Ulus Gazetesi’nin, Ulus’ta Algı Ötesi youtube yayınını takip edenler, artık geçmişin bütün olumsuz izlerini silerek, her yayınımızda SIFIRDAN FELSEFE başlığı ve sistematik-sıralı felsefe konularıyla felsefeye giriş dersi niteliğinde bir bilgi ve birikime sahip olma olanağını yakalamış olacaktır. Böylece hayatın içinde, toplumla kucaklaşan bir felsefi anlayışın altyapısını oluşturmaya çalışacağız. Bunu felsefeyi basitleştirmek-sıradanlaştırmak olarak algılamayınız lütfen! Ne kadar az öğrensek bile, bizim ve toplumun bakış açısına katkı sağlayacağına inandığımız için düşünün lütfen. Yoksa filozof yetiştireceğiz gibi, basite düşen bir iddia içinde-peşinde değiliz.! Sizlerin de bu yaklaşımı uygun, yerinde ve değerli göreceğinizi umut ediyoruz. Bugünlük felsefe ile kısa bir giriş ve tanışma yazısı yaparak yazımızı sonlandıralım ilerleyen zamanlarda, yukarıda da belirttiğimiz gibi, hayata ve felsefeye dair pek çok konu sizlerle paylaşmaya çalışacağımızın sözünü buradan vermiş olalım. Bilinmesini isteriz ki insan var olduğu andan itibaren felsefe vardır ve insan var olduğu sürece de var olmaya devam edecektir. Çünkü felsefe, insana özgü bir edimdir ve insan düşüncesinin bir ürünüdür. Burada asıl soru şudur; peki insanın günlük hayata dair her düşündüğü felsefe midir? Cevabımız hayır. Felsefi düşünce varlığın soyut ve somut alanlarına, varoluşa ve varoluş biçimlerine etki eden alanlarda o güne kadar düşünülmemiş, dile ve varoluşa getirilmemiş alanlarda özgün fikirler üretmektir. Yani felsefenin bir bilgi dalı olarak kendine özgü çalışma yöntemleri ve bu yöntemleri sistematik bir tutarlılıkla ifade etme biçimleri vardır. Bundan dolayıdır ki, varlığın tüm alanlarına ilişkin pek çok felsefi yaklaşım vardır. Bu bağlamda felsefe, bir düşünce ve düşünceyi doğru yönetme, anlama, anlatma, kavrama ve akılla yorumlama, somut ve soyut varoluşsal durumları-biçimleri mantığın süzgecinden geçirerek varlığı ve hayatı doğru, güzel ve iyi olan yönde değiştirme-dönüştürme faaliyetidir. O halde felsefe varlık, bilgi ve değerler anlayışını bir bütün olarak ele alarak inceleyen düzenli, tutarlı, sistemli, mantıklı-rasyonel yani akla dayalı bilgiler topluluğudur. Bu tanım felsefeyi açıklayan genel bir tanımdır. Elbette felsefeyi çok değişik şekillerde tanımlayan filozoflar vardır ve insan var olduğu sürece de bu tanımlar değişiklikler göstererek var olmaya devam edecektir. Felsefenin bu değişik-farklı tanımlamaları filozofların özgün ve özgür kişiliklerinden kaynaklandığı gibi varlığı ele alış biçimlerine ve hangi konuyu kendilerine göre daha önemli gördüklerine göre de değişiklikler göstermektedir. Bütün bunlar felsefede önemli olanın düşünceyi özgürce ifade etme olanağının olmasına ya da bu olanağı oluşturacak bir toplumsal yapının varlığının sağlanmasına bağlıdır. Bireysel ve toplumsal alanda kişilerin düşüncelerini ifade etme olanağı arttıkça düşünce dünyamızı bir başkalarına aktarma, açıklama ve başka düşüncelerden de beslenerek kendimizi geliştirme olanağımız o kadar çok artacaktır. Çünkü ileri sürülen her teori-düşünce başka düşüncelerle ve hayatın gerçekleriyle karşılaştıkça sınanma olasılığı bulacak ve bize daha iyiye-doğruya ve güzele giden yolda yeni ufuklar açacaktır. Dolayısıyla felsefi düşünce sadece felsefe yapan kişiyi değil, felsefe okuyan, eleştiriye açık, düşünmeyi ve bilgili olmayı seven ve bilgili oldukça, bu bilgileri paylaştıkça felsefi bilgiden-erdemden pay alan insanlar olmamıza katkı sağlayacaktır.
Ekleme Tarihi: 17 Nisan 2026 -Cuma

FELSEFE SEVGİSİ

Değerli Ulus Gazetesi Okuyucularına merhaba diyerek başlamak istiyorum…

Değerli dostlarımız, ben felsefeci-şair-yazar Umut Yaşar Abat olarak bundan sonra gazetemizin bu kösesinde felsefe, edebiyat, şiir, sanat ve hayata dair pek çok konu üzerine yazılarımızı sizlerle paylaşmaya çalışacağım.

Yine Ulus Gazetemizin yazar ve şairlerinden Arzu Kök ile Ulus’ta Algı Ötesi youtube yayını ile haftalık felsefe sohbetlerimizi sizlerle buluşturacağız. Umarım sizler de bu youtube yayınımızdaki felsefe sohbetlerimizi izleme zahmetine katlanırsınız.

Böylece bugüne kadar felsefeye uzak durmuş; okudum-sevdim ama anlamadım, bir türlü sevemedim, bize iyi anlatmadılar, okullardaki eğitimi yetersiz buldum, dersler boş geçiyordu, değerini şimdi anladım ama geç kaldım, keşke yeniden okuma olanağım olsa, felsefe anlamsız ve gereksiz geliyordu, kavramları ezberlemekte ve anlamakta zorluk çekiyordum ve daha binlerce mazeretimiz artık kalmayacak.

Aydınlığa giden yolda bilimin, bilginin ve öğrenmenin hiçbir zaman geç kalmışlık olarak mazereti ve sığınılacak yeri olmadığını, hepimiz olgunlukla kavrayacak yaştayız. Dolayısıyla hepimizin hepimizden öğreneceği çok ama şey var. Kaldı ki burada amacımız öğretmek ve akıl vermek değil; PAYLAŞMAK…

Bilinmelidir ki paylaşıldıkça çoğalan iki şey vardır hayatta; bilgi ve sevgi, değerli dostlar… İşin ilginç tarafı felsefenin sözcük anlamı bu iki sözcüğün birleşmesinden oluşmaktadır. Yani philosophia-felsefe, philia (sevmek) ve sophia (bilgelik-erdemlilik) sözcüklerinin birleşiminden oluşmaktadır ve ilk kez filozof Pisagor tarafından bu adlandırma yapılarak kavramsallaştırılmıştır. Dolayısıyla felsefe kelimesinin zaten anlamı bilgiyi sevmek, erdemi ve erdemli olmayı sevmek anlamına gelerek bu kavramda içten içe birleşmiştir.

Bütün bu mazeretlerimize rağmen, mutlaka duymuşuzdur-biliyoruzdur ki felsefenin en önemli ilk filozoflarından Sokrates bile ne diyordu; ‘bildiğim bir tek şey varsa, o da hiçbir şey bilmediğimdir.’ Koskoca Sokrates bile hiçbir şey bilmediğini söylüyorsa, bize de düşen bu bilgiden-erdemden kendimize pay alıp, hiçbir şey bilmediğimizi var sayarak, karanlıktan ve fanusumuzdan çıkıp, gözlerimizi ovuşturarak da olsa güneşe, aydınlığa, özgürlüğe giden yolda yürümeye başlamak için asla geç kalmış sayılmayız.

Bu bağlamda Ulus Gazetesi’nin, Ulus’ta Algı Ötesi youtube yayınını takip edenler, artık geçmişin bütün olumsuz izlerini silerek, her yayınımızda SIFIRDAN FELSEFE başlığı ve sistematik-sıralı felsefe konularıyla felsefeye giriş dersi niteliğinde bir bilgi ve birikime sahip olma olanağını yakalamış olacaktır.

Böylece hayatın içinde, toplumla kucaklaşan bir felsefi anlayışın altyapısını oluşturmaya çalışacağız. Bunu felsefeyi basitleştirmek-sıradanlaştırmak olarak algılamayınız lütfen! Ne kadar az öğrensek bile, bizim ve toplumun bakış açısına katkı sağlayacağına inandığımız için düşünün lütfen. Yoksa filozof yetiştireceğiz gibi, basite düşen bir iddia içinde-peşinde değiliz.! Sizlerin de bu yaklaşımı uygun, yerinde ve değerli göreceğinizi umut ediyoruz.

Bugünlük felsefe ile kısa bir giriş ve tanışma yazısı yaparak yazımızı sonlandıralım ilerleyen zamanlarda, yukarıda da belirttiğimiz gibi, hayata ve felsefeye dair pek çok konu sizlerle paylaşmaya çalışacağımızın sözünü buradan vermiş olalım.

Bilinmesini isteriz ki insan var olduğu andan itibaren felsefe vardır ve insan var olduğu sürece de var olmaya devam edecektir. Çünkü felsefe, insana özgü bir edimdir ve insan düşüncesinin bir ürünüdür. Burada asıl soru şudur; peki insanın günlük hayata dair her düşündüğü felsefe midir? Cevabımız hayır. Felsefi düşünce varlığın soyut ve somut alanlarına, varoluşa ve varoluş biçimlerine etki eden alanlarda o güne kadar düşünülmemiş, dile ve varoluşa getirilmemiş alanlarda özgün fikirler üretmektir. Yani felsefenin bir bilgi dalı olarak kendine özgü çalışma yöntemleri ve bu yöntemleri sistematik bir tutarlılıkla ifade etme biçimleri vardır. Bundan dolayıdır ki, varlığın tüm alanlarına ilişkin pek çok felsefi yaklaşım vardır.

Bu bağlamda felsefe, bir düşünce ve düşünceyi doğru yönetme, anlama, anlatma, kavrama ve akılla yorumlama, somut ve soyut varoluşsal durumları-biçimleri mantığın süzgecinden geçirerek varlığı ve hayatı doğru, güzel ve iyi olan yönde değiştirme-dönüştürme faaliyetidir.

O halde felsefe varlık, bilgi ve değerler anlayışını bir bütün olarak ele alarak inceleyen düzenli, tutarlı, sistemli, mantıklı-rasyonel yani akla dayalı bilgiler topluluğudur. Bu tanım felsefeyi açıklayan genel bir tanımdır. Elbette felsefeyi çok değişik şekillerde tanımlayan filozoflar vardır ve insan var olduğu sürece de bu tanımlar değişiklikler göstererek var olmaya devam edecektir.

Felsefenin bu değişik-farklı tanımlamaları filozofların özgün ve özgür kişiliklerinden kaynaklandığı gibi varlığı ele alış biçimlerine ve hangi konuyu kendilerine göre daha önemli gördüklerine göre de değişiklikler göstermektedir.

Bütün bunlar felsefede önemli olanın düşünceyi özgürce ifade etme olanağının olmasına ya da bu olanağı oluşturacak bir toplumsal yapının varlığının sağlanmasına bağlıdır.

Bireysel ve toplumsal alanda kişilerin düşüncelerini ifade etme olanağı arttıkça düşünce dünyamızı bir başkalarına aktarma, açıklama ve başka düşüncelerden de beslenerek kendimizi geliştirme olanağımız o kadar çok artacaktır.

Çünkü ileri sürülen her teori-düşünce başka düşüncelerle ve hayatın gerçekleriyle karşılaştıkça sınanma olasılığı bulacak ve bize daha iyiye-doğruya ve güzele giden yolda yeni ufuklar açacaktır.

Dolayısıyla felsefi düşünce sadece felsefe yapan kişiyi değil, felsefe okuyan, eleştiriye açık, düşünmeyi ve bilgili olmayı seven ve bilgili oldukça, bu bilgileri paylaştıkça felsefi bilgiden-erdemden pay alan insanlar olmamıza katkı sağlayacaktır.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (2)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ulusgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Özcan Öztürk
(17.04.2026 14:25 - #5402)
Aramıza hoş geldin üstat. Ulus Gazetesi yazarı arasında felsefeci, şair ve yazar olarak vereceğin katkılardan dolayı çok teşekkürler hoş geldin
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ulusgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Mehmet Çevik
(17.04.2026 18:23 - #5404)
Harika! Devam yazılarınızı merakla bekliyoruz...
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ulusgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.