Safiye Özşener - Araştırmacı, Yazar
Köşe Yazarı
Safiye Özşener - Araştırmacı, Yazar
 

“Vaaz Verenler Yalnızca Kendi Seslerine Aşıktır”

Yanı başımızda çatışmalar var ve bu büyük bir savaşa doğru gidiyor… Doğru; karneyle değil ekmek ve doğru kimsede seferlik emri ile çağırılmıyor… Ama bu şu an bir savaşın olduğu gerçeğini de değiştirmiyor… Kimse sokakta birbiriyle savaş var diye konuşmuyor hatta, sosyal medyada savaş üzerine yapay zekalı karikatürize videolar kol geziyor… Normalleştiriliyor, savaş dahi kanıksanıyor… Oysa tek bir günde ve bir bombayla 165 çocuk öldü. Ve onlarca insan öldü hedef alınan hastanelerde Şimdi söz edilmesi gereken tek şey barıştır… Zira savaş; felakettir, sadece insanlar için değil, börtü böcekten, ağaca varıncaya yıkımdır. Hayatlar söner, gelecek kararır. Savaş bütçeleri ülkeleri savurur… Ve kapımızın dibinde ki çatışmalarla, dünya ekonomisi alarm veriyor… Gelişmiş ülkeler bile ekonomide resesyon ile karşı karşıya… Ve bizler, barışın ve dostluğun dünya için ne kadar gerekli olduğunu tüm dünyaya tam da bugünlerde daha güçlü bir şekilde anlatmak zorundayız… Evet; biz, bizler… Bunu kendimiz Bunu çocuklarımız Bunu gençlerimiz için yapmak zorundayız… Kimse sizin için hayatınıza; renk katmaz, sevginin dilini konuşmaz, müziğin sesini açmaz. Eğer bunu siz istemiyorsanız. Kimse size barışın güzelliğini de anlatmaz… Ve dünya hiç kimsenin yasını tutmaz. Emperyalist kapitalizmin yarattığı savaş ve yoksulluk; savaşların ve yoksulluğun yarattığı, yersiz yurtsuzluk halkları vurur… Savaşı çıkaranları değil… Savaş zenginlerin terörüdür der, John Berger Ve ekler, “Vaaz verenler yalnızca kendi seslerine aşıktır.” Savaş sevicilerde öyle… Çatışmalardan beslenenler halklar için değil, kendi erk egemenliklerini korumak için savaş çıkarırlar… İstemezler; insanın insanla barışmasını. Toprakla, doğayla, börtü böcekle, çiçekle barışmasını istemezler… Oysa barış, halkların büyülü sözcüğü, evrensel düşüdür… Yaşamı savunur. Korur tabiatı, hayvanı, ağacı… Tüm kimliklerin özgürce bir arada yaşamasını sağlar. Barış, efsunidir sarar, sevgiyi yüceltir… İşte tam da bu yüzden, tam da bugünden savaşa karşı barışı dillendir... Unutmayın. Hayat ayrıntıda uzun, sonuçta kısa olan bir şeydir… Bu sürede nasıl yaşadığınızdır kıymetli olan… Barışı konuşun. Konuşun ki yurdundan edilmeden, karnı tok, çatışmasız özgürce yaşayın…
Ekleme Tarihi: 05 Mart 2026 -Perşembe

“Vaaz Verenler Yalnızca Kendi Seslerine Aşıktır”

Yanı başımızda çatışmalar var ve bu büyük bir savaşa doğru gidiyor…

Doğru; karneyle değil ekmek ve doğru kimsede seferlik emri ile çağırılmıyor…

Ama bu şu an bir savaşın olduğu gerçeğini de değiştirmiyor…

Kimse sokakta birbiriyle savaş var diye konuşmuyor hatta, sosyal medyada savaş üzerine yapay zekalı karikatürize videolar kol geziyor…

Normalleştiriliyor, savaş dahi kanıksanıyor…

Oysa tek bir günde ve bir bombayla 165 çocuk öldü.

Ve onlarca insan öldü hedef alınan hastanelerde

Şimdi söz edilmesi gereken tek şey barıştır…

Zira savaş; felakettir, sadece insanlar için değil, börtü böcekten, ağaca varıncaya yıkımdır.

Hayatlar söner, gelecek kararır.

Savaş bütçeleri ülkeleri savurur…

Ve kapımızın dibinde ki çatışmalarla, dünya ekonomisi alarm veriyor…

Gelişmiş ülkeler bile ekonomide resesyon ile karşı karşıya…

Ve bizler, barışın ve dostluğun dünya için ne kadar gerekli olduğunu tüm dünyaya tam da bugünlerde daha güçlü bir şekilde anlatmak zorundayız…

Evet; biz, bizler…

Bunu kendimiz

Bunu çocuklarımız

Bunu gençlerimiz için yapmak zorundayız…

Kimse sizin için hayatınıza; renk katmaz, sevginin dilini konuşmaz, müziğin sesini açmaz.

Eğer bunu siz istemiyorsanız. Kimse size barışın güzelliğini de anlatmaz…

Ve dünya hiç kimsenin yasını tutmaz.

Emperyalist kapitalizmin yarattığı savaş ve yoksulluk; savaşların ve yoksulluğun yarattığı, yersiz yurtsuzluk halkları vurur…

Savaşı çıkaranları değil…

Savaş zenginlerin terörüdür der, John Berger

Ve ekler, “Vaaz verenler yalnızca kendi seslerine aşıktır.”

Savaş sevicilerde öyle…

Çatışmalardan beslenenler halklar için değil, kendi erk egemenliklerini korumak için savaş çıkarırlar…

İstemezler; insanın insanla barışmasını. Toprakla, doğayla, börtü böcekle, çiçekle barışmasını istemezler…

Oysa barış, halkların büyülü sözcüğü, evrensel düşüdür…

Yaşamı savunur.

Korur tabiatı, hayvanı, ağacı…

Tüm kimliklerin özgürce bir arada yaşamasını sağlar.

Barış, efsunidir sarar, sevgiyi yüceltir…

İşte tam da bu yüzden, tam da bugünden savaşa karşı barışı dillendir...

Unutmayın.

Hayat ayrıntıda uzun, sonuçta kısa olan bir şeydir…

Bu sürede nasıl yaşadığınızdır kıymetli olan…

Barışı konuşun.

Konuşun ki yurdundan edilmeden, karnı tok, çatışmasız özgürce yaşayın…

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ulusgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.