Safiye Özşener - Araştırmacı, Yazar
Köşe Yazarı
Safiye Özşener - Araştırmacı, Yazar
 

Adaletsizliğe ve Haksızlığa Karşı Tepkisizlik Bir Toplumu Çürütür…

Bu akıl almaz tepkisizlik git gide yüz tutan toplumsal yozlaşmadan mı? Yoksa, artık kırıntısı bile kalmayan umutsuzluktan mı? Bırakın haftaları, ayları bir günde; on değil, onlarca toplumsal haksızlıkla karşılaşıyoruz… Dayatmalar karşısında suskunuz… Evet, her bir yanımız sosuyla, kokusuyla dolu, korkunun… Ve fakat nereye kadar susacağız… Asgari ücret, 28 bin TL. Ekmek 17,50 lira… Gıda ve enerji krizi kapıda… Haksızlıklar karşısında; susmamak, konuşmak ve direnç göstermek için daha ne olmasını bekliyoruz… Bir toplumun, bir duruşu olmalı tüm bunlara karşı… Direnmeli mesela, sol mememizin altında ki cevahiri yoklayıp, attığını yeniden hatırlamalı… Atıyorsa kalp, hala umut var demeli… Böyle susarak, korunaklı mı kalacağız? Hayır. Bundan böyle daha da beter hale düşeceğiz. Seçmenin, seçilmenin anlamı kalmamışsa, sorgulamak gerekmez mi? Orada demokrasi kaldı mı diye… Bir toplumu adım adım içine düştüğü duyarsızlaşma ve değer kaybı özünden uzaklaştırır… Özünden uzaklaşan bir toplum, kanıksamaya başlar yapılan tüm kötülükleri… Kendi korunaklı alanlarımıza kapanmak çare olmaz. Kötülük büyüdükçe, büyüdükçe haksızlık kapandığın alanın kapısını da çalar… Böyledir.  Adaletsizliğe ve haksızlığa karşı tepkisizlik, bir toplumu çürütür… Büyür bilinçsizlik, teslimiyet büyür… Ufku kalmadı gökyüzünün, sahillerinde kumu kalmadı, kalmadı denizlerin martıları. Bir bir soldu, tükendi her şey. Aşk kalmadı. Geceler de mehtap, suda yakamozlar yok artık. Nazlı çocuklar yok, gülüşleri koparıldı. Hayalleri kalmadı gençlerin, yıkıldı… Dostluk, arkadaşlık, komşuluk hepsi eski bir yalan oldu… Bir fincan kahvenin bile kalmamış hatırı… Kamsesizleşti büyük insanlık, tutulacak eller kalmadı, yalnızlık çoğaldı… Ezilenler çok, ama dayanışmanın inceliğinden eser kalmadı… Kimse kendinden başkasını hissetmiyor. Hissetmiyor kimse kendi başına gelmediyse… Bana dokunmayan diye diye sustuk. Eşimiz, dostumuza, komşumuza dokundu da sustuk. Görmezden geldik, dokunurken gazeteciye, hak arayan aktivistlere… Görmüyor musun? Kalmadı başka, sıra sende… Olmaz, bu böyle devam etmez… Böyle boyun eğilmez… Sadece; STK’sı, Muhalifi, Muhalefet Partisi, Akademisi, sanatçısı, aydını, hukukçusu, gazetecisinin değil, Artık, yükselmesi gereken ses, halkın sesi…
Ekleme Tarihi: 02 Nisan 2026 -Perşembe

Adaletsizliğe ve Haksızlığa Karşı Tepkisizlik Bir Toplumu Çürütür…

Bu akıl almaz tepkisizlik git gide yüz tutan toplumsal yozlaşmadan mı?

Yoksa, artık kırıntısı bile kalmayan umutsuzluktan mı?

Bırakın haftaları, ayları bir günde; on değil, onlarca toplumsal haksızlıkla karşılaşıyoruz…

Dayatmalar karşısında suskunuz…

Evet, her bir yanımız sosuyla, kokusuyla dolu, korkunun…

Ve fakat nereye kadar susacağız…

Asgari ücret, 28 bin TL.

Ekmek 17,50 lira…

Gıda ve enerji krizi kapıda…

Haksızlıklar karşısında; susmamak, konuşmak ve direnç göstermek için daha ne olmasını bekliyoruz…

Bir toplumun, bir duruşu olmalı tüm bunlara karşı…

Direnmeli mesela, sol mememizin altında ki cevahiri yoklayıp, attığını yeniden hatırlamalı…

Atıyorsa kalp, hala umut var demeli…

Böyle susarak, korunaklı mı kalacağız?

Hayır.

Bundan böyle daha da beter hale düşeceğiz.

Seçmenin, seçilmenin anlamı kalmamışsa, sorgulamak gerekmez mi?

Orada demokrasi kaldı mı diye…

Bir toplumu adım adım içine düştüğü duyarsızlaşma ve değer kaybı özünden uzaklaştırır…

Özünden uzaklaşan bir toplum, kanıksamaya başlar yapılan tüm kötülükleri…

Kendi korunaklı alanlarımıza kapanmak çare olmaz. Kötülük büyüdükçe, büyüdükçe haksızlık kapandığın alanın kapısını da çalar…

Böyledir.  Adaletsizliğe ve haksızlığa karşı tepkisizlik, bir toplumu çürütür…

Büyür bilinçsizlik, teslimiyet büyür…

Ufku kalmadı gökyüzünün, sahillerinde kumu kalmadı, kalmadı denizlerin martıları.

Bir bir soldu, tükendi her şey.

Aşk kalmadı. Geceler de mehtap, suda yakamozlar yok artık.

Nazlı çocuklar yok, gülüşleri koparıldı.

Hayalleri kalmadı gençlerin, yıkıldı…

Dostluk, arkadaşlık, komşuluk hepsi eski bir yalan oldu…

Bir fincan kahvenin bile kalmamış hatırı…

Kamsesizleşti büyük insanlık, tutulacak eller kalmadı, yalnızlık çoğaldı…

Ezilenler çok, ama dayanışmanın inceliğinden eser kalmadı…

Kimse kendinden başkasını hissetmiyor.

Hissetmiyor kimse kendi başına gelmediyse…

Bana dokunmayan diye diye sustuk.

Eşimiz, dostumuza, komşumuza dokundu da sustuk.

Görmezden geldik, dokunurken gazeteciye, hak arayan aktivistlere…

Görmüyor musun? Kalmadı başka, sıra sende…

Olmaz, bu böyle devam etmez…

Böyle boyun eğilmez…

Sadece; STK’sı, Muhalifi, Muhalefet Partisi, Akademisi, sanatçısı, aydını, hukukçusu, gazetecisinin değil,

Artık, yükselmesi gereken ses, halkın sesi…

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (1)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ulusgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Ayla
(02.04.2026 13:30 - #5309)
HARİKA !
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ulusgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.