Safiye Özşener - Araştırmacı, Yazar
Köşe Yazarı
Safiye Özşener - Araştırmacı, Yazar
 

Burada Taze Balık Satılır

Sistem üzerinden okunmayan hiçbir sorun çözüme kavuşamaz… İki gündür ardarda yaşanan silahlı okul baskınlarıyla yürekler yandı. Fakat her felakette olduğu gibi onlarca uzman türedi. Üstelik sorunun asal nedenine dokunanda yok. Evet, duyar gibiyim. Sen uzman mısın? Hayır. Öyle bir iddiada da bulunmam. Ve fakat bazen bazı felaketlerin nedenini ön göre bilmek için konunun uzmanı olmaya da gerek yok. Sorunların çözüm aşamasında, evet uzmanlar şart. Şüphesiz herkes endişe ederek öne sürdüğü savda da haklılık payı taşıyor, ama tek nedene indirgemek çözüm getirmeyecek… Yaşananların tek sorumlusu, dijital dünya ve onun sonuçları olan sanal ortamlar, oyunlar değil… Ya da sadece mafyavatik diziler de değil… Daha ileriye gidelim. Bencil olanın kazandığı, iyi niyetli olanın kaybettiği bir dünya sistemi üzerinde… Yalancının baş taç edilip, doğrunun cezalandırılıp yerle yeksan edildiği bir ortamda… Liyakatin ederi olmayıp, liyakatsizliğin kazandığı bir yerde Dijital dünya, diziler, oyunlar tek başına neden değil... Peki tüm bu sonuçları sadece anne babalara yıkmak ne kadar doğru? Meseleyi, zaten sistemin maddi ve manevi yükü altında ezilen ailelere çıkarmakta bir çözüm üretemez... Tüm bu başlıklar etkendir ve sorunlar arasında madde olarak yer alırlar ancak; ne tek başına sorun budur ne de tek çözüm… Ekleyelim ki, sadece, “Güvenlik” temelli bir adımda yeterli kalmaz. Zira vurmak isteyen güvenliği de ortadan kaldırıp yapar ki, bu konuda ABD örnektir. “Güvenlik daha da artırılsın" denilerek bir çözüm bulunamaz. Zira, bu toplumda yapısal sorunlardan cinnet geçirenler, intihar edenler, durmaksızın kadın cinayetleri de var. Bu sebeple salt güvenlikçi bakışla ve yasaklarla hiçbir sorun çözülmez. Ne alaka bunlar bu okul baskınları ile demeyin. Sorunların birçoğu politiktir ve yapısal reformlarla çözüm gerektirir… Zira bu bütün bir sorun… Bu sistematik… En önemlisi bu sürekli deney tahtasına dönen eğitim sistemi sorunu… Yani topyekün politik yapısal bir sorun… Bir sistem sorunu ve sistem üzerinden okunmayan hiçbir sorun çözüme kavuşamaz… Adamın biri bir balıkçı dükkânı açar ve dükkanının tepesine de “Burada Taze Balık Satılır” yazılı tabelasını asar. Bir arkadaşı ziyarete gelir ve sorar. - Neden “Burada” kelimesini yazdın? Gerek yok ki! Adam düşünür, arkadaşına hak verip tabeladan, “Burada” kelimesini kaldırır. Sonra başka bir arkadaş gelir ve sorar. - Neden “Satılır” kelimesini yazdın? Tabii ki satılacak. Bağış yapmıyorsun ya. Adam bu arkadaşa da hak verir bu seferde, “Satılır” kelimesini kaldırır. Üçüncü bir arkadaş gelir, oda sorar. - “Taze Balık” mı? Zaten taze balık satmak zorundasın. Bayat balık satılma olasılığını müşterinin aklına bile düşürme. Buna da hak veren dükkân sahibi tabeladan “Taze” kelimesini de çıkarır. Tabelada artık sadece “Balık” kelimesi kalır. Gelen dördüncü bir arkadaşta; - “Balık”? Kokusu bir kilometre öteden hissediliyor. Tabi ki balık satıyorsun. Çıkar bu kelimeyi tabeladan. Der Adam onu da çıkarır ve artık tabeladan her şey silinmiştir. Ardından beşinci arkadaş gelir ve der ki; - Dükkânın tepesine boş bir tabela asmanın ne manası var? Adam düşünür, yine hak verir tabelayı da çıkartır. En son gelen altıncı bir arkadaş şöyle der; - Böyle güzel bir dükkân açmışsın. Kapıya “Burada Taze Balık Satılır” yazıp bir tabela assan ya. Eğitim, siyasi sayiklerle sürekli değiştirilemeyecek kadar hassas ve öncelikli bir konu. Son Dört-Beş yılda kaç sefer eğitim sistemi değişti.? Dündendir herkes eski eğitim sistemlerinden ve geri dönülmesinden bahsediyor... Nobel edebiyat ödüllü William Golding’nın dediği gibi: - Uygarlığımız, sadece erkek refleksleri ve anlayışı ile kurulmuş eksik ve yer yer yıkıcı bir uygarlıktır! Erk egemen sistemler kendi alanlarını korumak ve varlıklarını sürdürebilmek için eğitim sistemiyle oynamaktan çekinmedikleri sürece de topyekün bir çözüm gözükmüyor…
Ekleme Tarihi: 16 Nisan 2026 -Perşembe

Burada Taze Balık Satılır

Sistem üzerinden okunmayan hiçbir sorun çözüme kavuşamaz…

İki gündür ardarda yaşanan silahlı okul baskınlarıyla yürekler yandı.

Fakat her felakette olduğu gibi onlarca uzman türedi.

Üstelik sorunun asal nedenine dokunanda yok.

Evet, duyar gibiyim. Sen uzman mısın? Hayır.

Öyle bir iddiada da bulunmam.

Ve fakat bazen bazı felaketlerin nedenini ön göre bilmek için konunun uzmanı olmaya da gerek yok.

Sorunların çözüm aşamasında, evet uzmanlar şart.

Şüphesiz herkes endişe ederek öne sürdüğü savda da haklılık payı taşıyor, ama tek nedene indirgemek çözüm getirmeyecek…

Yaşananların tek sorumlusu, dijital dünya ve onun sonuçları olan sanal ortamlar, oyunlar değil…

Ya da sadece mafyavatik diziler de değil…

Daha ileriye gidelim.

Bencil olanın kazandığı, iyi niyetli olanın kaybettiği bir dünya sistemi üzerinde…

Yalancının baş taç edilip, doğrunun cezalandırılıp yerle yeksan edildiği bir ortamda…

Liyakatin ederi olmayıp, liyakatsizliğin kazandığı bir yerde

Dijital dünya, diziler, oyunlar tek başına neden değil...

Peki tüm bu sonuçları sadece anne babalara yıkmak ne kadar doğru?

Meseleyi, zaten sistemin maddi ve manevi yükü altında ezilen ailelere çıkarmakta bir çözüm üretemez...

Tüm bu başlıklar etkendir ve sorunlar arasında madde olarak yer alırlar ancak; ne tek başına sorun budur ne de tek çözüm…

Ekleyelim ki, sadece, “Güvenlik” temelli bir adımda yeterli kalmaz.

Zira vurmak isteyen güvenliği de ortadan kaldırıp yapar ki, bu konuda ABD örnektir.

“Güvenlik daha da artırılsın" denilerek bir çözüm bulunamaz.

Zira, bu toplumda yapısal sorunlardan cinnet geçirenler, intihar edenler, durmaksızın kadın cinayetleri de var.

Bu sebeple salt güvenlikçi bakışla ve yasaklarla hiçbir sorun çözülmez.

Ne alaka bunlar bu okul baskınları ile demeyin.

Sorunların birçoğu politiktir ve yapısal reformlarla çözüm gerektirir…

Zira bu bütün bir sorun…

Bu sistematik…

En önemlisi bu sürekli deney tahtasına dönen eğitim sistemi sorunu…

Yani topyekün politik yapısal bir sorun…

Bir sistem sorunu ve sistem üzerinden okunmayan hiçbir sorun çözüme kavuşamaz…

Adamın biri bir balıkçı dükkânı açar ve dükkanının tepesine de

“Burada Taze Balık Satılır” yazılı tabelasını asar.

Bir arkadaşı ziyarete gelir ve sorar.

- Neden “Burada” kelimesini yazdın? Gerek yok ki!

Adam düşünür, arkadaşına hak verip tabeladan, “Burada” kelimesini kaldırır.

Sonra başka bir arkadaş gelir ve sorar.

- Neden “Satılır” kelimesini yazdın? Tabii ki satılacak. Bağış yapmıyorsun ya.

Adam bu arkadaşa da hak verir bu seferde, “Satılır” kelimesini kaldırır.

Üçüncü bir arkadaş gelir, oda sorar.

- “Taze Balık” mı? Zaten taze balık satmak zorundasın. Bayat balık satılma olasılığını müşterinin aklına bile düşürme.

Buna da hak veren dükkân sahibi tabeladan “Taze” kelimesini de çıkarır.

Tabelada artık sadece “Balık” kelimesi kalır.

Gelen dördüncü bir arkadaşta;

- “Balık”? Kokusu bir kilometre öteden hissediliyor. Tabi ki balık satıyorsun. Çıkar bu kelimeyi tabeladan. Der

Adam onu da çıkarır ve artık tabeladan her şey silinmiştir.

Ardından beşinci arkadaş gelir ve der ki;

- Dükkânın tepesine boş bir tabela asmanın ne manası var?

Adam düşünür, yine hak verir tabelayı da çıkartır.

En son gelen altıncı bir arkadaş şöyle der;

- Böyle güzel bir dükkân açmışsın. Kapıya “Burada Taze Balık Satılır” yazıp bir tabela assan ya.

Eğitim, siyasi sayiklerle sürekli değiştirilemeyecek kadar hassas ve öncelikli bir konu.

Son Dört-Beş yılda kaç sefer eğitim sistemi değişti.?

Dündendir herkes eski eğitim sistemlerinden ve geri dönülmesinden bahsediyor...

Nobel edebiyat ödüllü William Golding’nın dediği gibi:

- Uygarlığımız, sadece erkek refleksleri ve anlayışı ile kurulmuş eksik ve yer yer yıkıcı bir uygarlıktır!

Erk egemen sistemler kendi alanlarını korumak ve varlıklarını sürdürebilmek için eğitim sistemiyle oynamaktan çekinmedikleri sürece de topyekün bir çözüm gözükmüyor…

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ulusgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.