Muhalefet diyince ne gelir aklımıza?
Toplum adına halkın sözcülüğünü yapan siyaset figürü olması…
Başka…
Toplumun geniş kesiminin temsilcisi olması…
Yani, ezilen, haksızlığa uğrayanların taleplerini en güçlü sesle dile getirenlerdir.
Alınan yanlış kararlar, hatalı uygulamaların karşısında duranlardır…
Değil mi…
Tabi sadece, “bu yanlış” diyerek bir kenara geçmeden, doğruyu anlatmak ve hatta halka, doğru olanı uygulatacak çözüm refleksleri vererek güven sağlamaktır görevi…
Nedir başka muhalefet olmak?
Demokrasilerde muhalefetin asıl varlık sebebi bunlar değil midir?
Bir sorun oluyor, doğal olarak iradesini koyarak size muhalefet olma görevi veren halk bakıyor; etkisiz açıklamalar, sembolik eylemler…
Kızıyor…
Zira halk derde derman arıyor…
Sizden de gerçek bir irade ve çözüm bekliyor…
Yoruldu vatandaş memlekette olan bitenden
Yoruldu sizden, haklı beklentilerine etkisiz kalan, çözüm üretmeyen siyasetinizden…
Kasabanın birinde, kasaba meydanın ortasına nerden olduğu bellidir, gökten devasa mosmor ve canlı bir uzaylı kayası düşmüş.
Kayadan acayip sesler geliyor. Üstelik büyüyor ve kasabalının geçeceği yollarıda kapatıyormuş…
Kasabalı şaşkın. Ne yapacağını bilmez bir halde. Korku içinde.
Toplanmış kayanın başına.
Tam o sırada, muhalefet partisi heyeti, yakalarında rozetleri tam kadro meydana gelmiş.
Halkta bir umut.
Hemen bağırışmışlar.
“Aman başkanım, yaman başkanım kurtarın bizi!
Bu gizemli mor kayayla ne yayacağız biz. Bakın büyüdükçe yollarımızı da kapattı.
Muhalefet lideri hemen ileri fırlamış, kayaya sert bir bakış atmış mikrofon elde konuşmaya başlamış…
“Kıymetli kasaba halkı! Bu mor kayanın buraya düşmesini şiddetle konuyoruz.! Bu demokratik haklarınıza aykırıdır.!”
Halkta bir heyecan.
Bravo sesleri yükselmiş.
Tabi arkasından doğal olarak sorular başlamış.
“Peki başkanım ne yapacaksınız? Bilim insanı mı getirecek siniz.? Yoksa çözer mi?”
Muhalefet lideri hemen kurmaylarıyla fısıldaşmış ve aldıkları kararlar ile büyük eylem planını açıklamış.
“Yarından itibaren bu kayayı protesto etmek için her sabah, kahvaltıda mor lahana yeme boykotu başlatıyoruz!
Ayrıca akşamları kayanın yanından geçerken gözlerimizi kapatıp, “seni görmüyor.” diyeceğiz! Bizimle baş edemeyeceğini anlayacaklar!”
Kasabalı bu eylem planı karşısında adeta dona kalmış.
Kalabalığın gerisinden yaşça büyük bir kadın öne doğru ilerlemiş, elinde ki pazar çantasını yere koymuş, elleri iki yanında muhalefet liderine seslenmiş.
“Yahu evladım, dağ gibi bir kaya üstelik canlı büyüyor yolunuzu kapatmış, evimize giremez haldeyiz.
Biz burada can derdindeyiz. Sizin bulduğunuz çareye bak!
Bu mu yani tepkiniz.
Çözüm bu mu?
Biz gözümüzü kapatınca kaya yok mu olacak?”
Size bel verip verip hayal kırıklığı yaşamaktan yoruldu halk.
Sorunlar dağ gibi yolumuzu kapattı, yaşam alanlarımız daraldı…
Siz hala; kınım konum kınamak, kırmızı kart, siyah bant refleks verdiğinizi sanıyorsunuz…
Güldürmeyin diyeceğiz, ama güldürüyorsunuz.
Koca bir haber kanalı ablukadayken siz; ağız, göz bantlamış bununda muhalefet yapmak olduğunu sanıyorsunuz.
Bu tepkinize tek etki, koca bir gün sosyal medya da, 7/70’e gülmek oldu…
Farkında mısınız?
Tabii ki faturası acı olan bir gülmek…
Değiştirin artık tepki reflekslerinizi…
Ağız bantlama ile göz kapamayla sorunlar çözülmüyor…
