Safiye Özşener - Araştırmacı, Yazar
Köşe Yazarı
Safiye Özşener - Araştırmacı, Yazar
 

UNA FURTİVA LAGRİMA" (GİZLİCE DÖKÜLEN BİR GÖZYAŞI)

Vefa dediğimiz şey; insan olma halimizin en temel taşı değil de nedir? Sevgi, emek, vicdan ve adaletle birleşerek özümüzü oluşturan değerler toplamı değil midir? Modern çağın hızında insanın tüketilen taraflarından biride vefa oldu işte. Üstelik; yaşadığımız coğrafyanın, doğasını, kokusunu, dağını, taşını, börtü böceğini, kuşunu, İşçisini, emekçisini, üretenini ve bu insanların uğradığı zulmü, yoksulluğunu, tasasını dert edinen insanları da vefasızlıkla yıpratan bir çağ… Kimse kimsenin ruhuna dokunmuyor artık, dokunup dönüştürmüyor…  Geriye ne mi kalıyor? Donizetti'nin, o muazzam melodisinde ki gibi, “Una furtiva lagrima" (Gizlice Dökülen Bir Gözyaşı) Oysa ki; Zaman dediğimiz şey, göz açıp kapayıncaya geçer... O devasa servetler günü gelir bir anda erir gider... Ve hatta o şahane görkemli başarılar unutulur be söner… Sökülür ünvanlar birer birer. Yıkılmaz dediğin imparatorluklar çöker… Ne kalıyor peki geriye? Benden, senden sonra… Neyi silemez bu dehşetli zaman? Hani, öyle ya; bir gün her şey kayacaksa elimizden ve her şey alınacaksa, bizden ne kakacak geride… Yaşadığımız sürece, evrenle ve içinde canlılarla bir olma halimizden başka… 1800’lü yıllarda yaşamış Japon, Zen ozanı Ryokan’ ın dizelerinde ki gibi; “Benden geriye ne kalacak? İlkbaharın çiçekleri, Yazın guguk kuşlarının sesi, Sonbaharın kızaran akçaağaç yaprakları..." Hepi topu bu kadar işte. O devasa anlamlar yüklediğimiz hayattan kakacak olan geriye… Peki o zaman bunca vefasızlık niye? Oysa; yaşam bizden devasa büyükler beklemiyor. Sonsuz kalıcılık istemiyor. Hoş, kim kalabilmiş ki geriye. Saraylar, saltanatlar çökmüş, yenilmiş krallar ve topraklara dökülmüş madalyalar. Napolyon yenilmiş… Şöyle diyor aslında bizlere yaşam: Düşün. Ve şöyle de: Gittikten sonra ben ve bizler yani, senden ne geçerse sonra yaşamda devam eder. Belki bir başkasının hayatında bıraktığımız minik bir iz. Belki de çok zor bir zamanda ortaya koyduğumuz karakterimiz. Kim bilir belki küçük öğretilerimiz. Ya da en şahanesi En görkemlisi. Birilerine uzanan bir dostluk eli, kurtarılan bir hayat… O zaman!.. Şudur önemli olan. İnsan ne kazandığı ile değil, kendisinden geriye neyi bıraktığı ile vardır… Öyle ya; Zaman dediğimiz o muhteşem öğütücü, günü gelir sarayları yıkar da ama bazen bir insanın başka bir insana bıraktığı etkiyi silemez. İşte, zamanın silemediği, insanın hafızasında iz bıraktığı şeydi VEFA… Yok edersen böyle değerleri, nasıl iz bırakacaksın yarınlara… Şimdilik durum: Bütün kuşlar vefasız… Çağ sarsıcı… İnsanlar vefasız…
Ekleme Tarihi: 30 Temmuz 2026 -Perşembe

UNA FURTİVA LAGRİMA" (GİZLİCE DÖKÜLEN BİR GÖZYAŞI)

Vefa dediğimiz şey; insan olma halimizin en temel taşı değil de nedir?

Sevgi, emek, vicdan ve adaletle birleşerek özümüzü oluşturan değerler toplamı değil midir?

Modern çağın hızında insanın tüketilen taraflarından biride vefa oldu işte.

Üstelik; yaşadığımız coğrafyanın, doğasını, kokusunu, dağını, taşını, börtü böceğini, kuşunu,

İşçisini, emekçisini, üretenini ve bu insanların uğradığı zulmü, yoksulluğunu, tasasını dert edinen insanları da vefasızlıkla yıpratan bir çağ…

Kimse kimsenin ruhuna dokunmuyor artık, dokunup dönüştürmüyor…

 Geriye ne mi kalıyor?

Donizetti'nin, o muazzam melodisinde ki gibi, “Una furtiva lagrima" (Gizlice Dökülen Bir Gözyaşı)

Oysa ki; Zaman dediğimiz şey, göz açıp kapayıncaya geçer...

O devasa servetler günü gelir bir anda erir gider...

Ve hatta o şahane görkemli başarılar unutulur be söner…

Sökülür ünvanlar birer birer. Yıkılmaz dediğin imparatorluklar çöker…

Ne kalıyor peki geriye?

Benden, senden sonra…

Neyi silemez bu dehşetli zaman?

Hani, öyle ya; bir gün her şey kayacaksa elimizden ve her şey alınacaksa, bizden ne kakacak geride…

Yaşadığımız sürece, evrenle ve içinde canlılarla bir olma halimizden başka…

1800’lü yıllarda yaşamış Japon, Zen ozanı Ryokan’ ın dizelerinde ki gibi;

“Benden geriye ne kalacak?

İlkbaharın çiçekleri,

Yazın guguk kuşlarının sesi,

Sonbaharın kızaran akçaağaç yaprakları..."

Hepi topu bu kadar işte.

O devasa anlamlar yüklediğimiz hayattan kakacak olan geriye…

Peki o zaman bunca vefasızlık niye?

Oysa; yaşam bizden devasa büyükler beklemiyor. Sonsuz kalıcılık istemiyor.

Hoş, kim kalabilmiş ki geriye. Saraylar, saltanatlar çökmüş, yenilmiş krallar ve topraklara dökülmüş madalyalar.

Napolyon yenilmiş…

Şöyle diyor aslında bizlere yaşam:

Düşün.

Ve şöyle de: Gittikten sonra ben ve bizler yani, senden ne geçerse sonra yaşamda devam eder.

Belki bir başkasının hayatında bıraktığımız minik bir iz.

Belki de çok zor bir zamanda ortaya koyduğumuz karakterimiz.

Kim bilir belki küçük öğretilerimiz.

Ya da en şahanesi

En görkemlisi.

Birilerine uzanan bir dostluk eli, kurtarılan bir hayat…

O zaman!..

Şudur önemli olan.

İnsan ne kazandığı ile değil, kendisinden geriye neyi bıraktığı ile vardır…

Öyle ya;

Zaman dediğimiz o muhteşem öğütücü, günü gelir sarayları yıkar da ama bazen bir insanın başka bir insana bıraktığı etkiyi silemez.

İşte, zamanın silemediği, insanın hafızasında iz bıraktığı şeydi VEFA…

Yok edersen böyle değerleri, nasıl iz bırakacaksın yarınlara…

Şimdilik durum:

Bütün kuşlar vefasız…

Çağ sarsıcı…

İnsanlar vefasız…

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (1)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ulusgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Nevzat
(30.07.2026 08:09 - #6067)
Hayat bu işte. İnsanın çoğunluğu bir damla göz yaşının içinde. Haklısın Safiye. Eline yüreğine sağlık iyi ki varsın.
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ulusgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.