Safiye Özşener - Araştırmacı, Yazar
Köşe Yazarı
Safiye Özşener - Araştırmacı, Yazar
 

Bin Kere Yüz Bin Kere Tühhhh Olsun Bu Yaşamaya…

İnsan yaşamaktan da usanıverir bir gün, apansız… Umudun bile pazara çıktığı bu canına yandığımın dünyasın da, usanır işte insan yaşamaktan da…. Kendi geleceğime sahip çıkamamış, tutamamışsam hayatın bir yerlerinden, ya da hiç o şans verilmemişse… Kıstırılmışsam yokluğun içine özgür müyüm şimdi, yaşıyor olmak yarar mı bir işe… Esir misin diyorlar… İçerde misin hani bak… Niceleri haksız yere içerde. Havadan ve buluttan, mahrum güneşin turuncusundan… Ve fakat; anlamıyorlar ki, ruhun esirse eğer sefalete… Kaptırmışsa kendini çaresizliğin pençesine… İhanetle doluysa dört bir yanın… Dost dediğin düşüşünü görmemiş, sadece yalvarışlarını duymuşsa ve ama , “ben” diyerek, unutmuşsa, “bizi” Ve tek bir mısrası yetecekken şiirlerin, sökülüp dökülmüşse yazıldığı duvarlardan… Basılmışsa üstüne; Emeğin, alınterinin… Bu yaşamak neye? Neyedir bu yaşamak, duyamıyorsan başkasının çığlığını ve hissetmiyorsan acısını… Yaşamak!.. İş yok… Aş yok… Güvende değilsin, Sağın yalan, solun yalan dost yok… Yok bir gelecek… Geleceğini teminat altına alan, “Anayasa” maddelerini tanıyan yok… Hiç yok yere çalınmış yılların elinden, hakkını verecek bir hukuk yok… Ama yaşıyoruz… Adil ve eşit olmayan bir yaşamak, yaşamak olur mu? Olur mu, onurum, gururum, insanlık haklarım ve haysiyetim ayaklar altına alınmışsa, yaşamak mı bu? Çocuklar ölüyorken… Tükeniyorken doğa... Kediyi, köpeği düşman belleyip öldürüyorlarsa… Kadınlar her gün adına, “erkeklik” denen garabetlik uğruna katlediliyorsa… Birinin çöpe attığını, diğeri azık ediyorsa sofrasına Diyin hele bu yaşamak mı? İşte 1 Mayıs… Yine herkes en yüce değer emektirden başlayıp, bin cümle kuracak, işçiye, emekçiye, alınterine… Ve fakat tüm bunlar sadece alanlarda sözden öteye geçmeyecek, dağılıp oradan yine herkes kendi çaresizliğiyle, boğuşacaksa yalnızlık içinde… Değiştiremiyorsak eğer ezilmeyi… Dolsa bile alanlar ne olacak… Yaşamak ha… Bin kere Yüz bin kere tühhhh olsun bu yaşamaya… İşte, insan yaşamaktan da usanıverir bir gün, böyle, birdenbire… Yorgunum ve usandım, ama hala eski düşlerle de yürüyorum… Umut!.. diyorum hani… Baki kalsın yine cepte… Kutsal olanın nefes alıyor olmak değil, insanca yaşamak olduğunu Bu sisteme anlatabileceğimiz bir 1 Mayıs olması umuduyla Kutluyor ve şanlı emekçileri selamlıyorum…
Ekleme Tarihi: 30 Nisan 2026 -Perşembe

Bin Kere Yüz Bin Kere Tühhhh Olsun Bu Yaşamaya…

İnsan yaşamaktan da usanıverir bir gün, apansız…

Umudun bile pazara çıktığı bu canına yandığımın dünyasın da, usanır işte insan yaşamaktan da….

Kendi geleceğime sahip çıkamamış, tutamamışsam hayatın bir yerlerinden, ya da hiç o şans verilmemişse…

Kıstırılmışsam yokluğun içine özgür müyüm şimdi, yaşıyor olmak yarar mı bir işe…

Esir misin diyorlar…

İçerde misin hani bak…

Niceleri haksız yere içerde.

Havadan ve buluttan, mahrum güneşin turuncusundan…

Ve fakat; anlamıyorlar ki, ruhun esirse eğer sefalete…

Kaptırmışsa kendini çaresizliğin pençesine…

İhanetle doluysa dört bir yanın…

Dost dediğin düşüşünü görmemiş, sadece yalvarışlarını duymuşsa ve ama , “ben” diyerek, unutmuşsa, “bizi”

Ve tek bir mısrası yetecekken şiirlerin, sökülüp dökülmüşse yazıldığı duvarlardan…

Basılmışsa üstüne;

Emeğin, alınterinin…

Bu yaşamak neye?

Neyedir bu yaşamak, duyamıyorsan başkasının çığlığını ve hissetmiyorsan acısını…

Yaşamak!..

İş yok…

Aş yok…

Güvende değilsin,

Sağın yalan, solun yalan dost yok…

Yok bir gelecek…

Geleceğini teminat altına alan, “Anayasa” maddelerini tanıyan yok…

Hiç yok yere çalınmış yılların elinden, hakkını verecek bir hukuk yok…

Ama yaşıyoruz…

Adil ve eşit olmayan bir yaşamak, yaşamak olur mu?

Olur mu, onurum, gururum, insanlık haklarım ve haysiyetim ayaklar altına alınmışsa, yaşamak mı bu?

Çocuklar ölüyorken…

Tükeniyorken doğa...

Kediyi, köpeği düşman belleyip öldürüyorlarsa…

Kadınlar her gün adına, “erkeklik” denen garabetlik uğruna katlediliyorsa…

Birinin çöpe attığını, diğeri azık ediyorsa sofrasına

Diyin hele bu yaşamak mı?

İşte 1 Mayıs…

Yine herkes en yüce değer emektirden başlayıp, bin cümle kuracak, işçiye, emekçiye, alınterine…

Ve fakat tüm bunlar sadece alanlarda sözden öteye geçmeyecek, dağılıp oradan yine herkes kendi çaresizliğiyle, boğuşacaksa yalnızlık içinde…

Değiştiremiyorsak eğer ezilmeyi…

Dolsa bile alanlar ne olacak…

Yaşamak ha…

Bin kere

Yüz bin kere tühhhh olsun bu yaşamaya…

İşte, insan yaşamaktan da usanıverir bir gün, böyle, birdenbire…

Yorgunum ve usandım, ama hala eski düşlerle de yürüyorum…

Umut!.. diyorum hani…

Baki kalsın yine cepte…

Kutsal olanın nefes alıyor olmak değil, insanca yaşamak olduğunu

Bu sisteme anlatabileceğimiz bir 1 Mayıs olması umuduyla

Kutluyor ve şanlı emekçileri selamlıyorum…

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ulusgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.