Nevzat SELVİ
Köşe Yazarı
Nevzat SELVİ
 

Nomenklatura

Tarihte mevcut ve bugün de mevcut bir oluşuma ismini veren nomenklatura, en geniş anlamıyla ve pratikte “ayrıcalıklı zümre” “elit zümre” “baskın sınıf” demek. Bu kelime Rusçada, anlam itibarıyla “baskın sınıf” demek. Baskın sınıfın özelliği topluma baskı olduğundan ve kelimenin Rusça kaynaklı olmasından başlığın da “nomenklatura” olması tercih edilmiştir. Bu kelimenin anlamı konusundaki kısa girişten sonra nomenklaturanın hikayesine ve empatiden uzak bu oluşumun  ait olduğu topluma, ülkeye verdiği zararlara dönelim. İktidarın ayrıcalıklı bir sınıf veya zümreye dayanması veya iktidarın kendine dayanak sağlayacak bir ayrıcalıklı sınıf veya zümre yaratması olan nomenklatura sadece bugüne özgü bir kavram değil. Modern öncesi toplumlarda da nomenklatura, sınıf farkına dayanan ayrıcalıkların tanınması demekti. Uygulaması da aristokrasi, hanedan, ruhban sınıfı gibi. Bugünkü siyasi rejimlerde de bu ilkeyi savunanlar iktidarda bulundukları sürede, bir ayrıcalıklı zümre yaratmaktan geri kalmamaktadırlar. Ayrıcalıklı zümre eski tarihlerden itibaren mevcut olmasına rağmen, sözüm ona elit zümre 20. Yüzyılda Sovyetler Birliğinde en ileri aşamayı temsil etti. Bu nedenle literatüre Rusça “nomenklatura” olarak kaydoldu. Latince’de nomenklatura isim listesi demektir. İlk kullanıldığında askerlikte “ismen yoklama” anlamına gelirmiş. Yazar Mihail Bulgakov yazdığı “Usta ile Margarita” da nomenklatura adını verdiği “layık yoldaşlar” “baskın sınıf” listesini konu alır. Örneğin eski komünist Çin’de de layık yoldaşlar mevcut idi ve bunlar “kızıl prensler” olarak adlandırılmıştı. Batı toplumlarında da elbette ayrıcalıklı zümre vardır. “Establishment” olarak adlandırılan bu zümre, Rus nomenklaturasından (politbürosundan) farklı olarak, yönetici sınıfa yön veren elitleri kapsar. Bu sınıf ayrıcalığını, iktisadi gücünden, farklı ve kaliteli eğitiminden veya soy asaletinden alır. İktidarların siyasi güçlerinin devam edebilmek için oluşturdukları “destek zümre”si bugün dünyanın hemen hemen bütün ülkelerinde mevcuttur. Sosyalizm, kapitalizm fark etmez nomenklatura devamlılık arzeder. Nomenklatura bulunduğu ülkenin politik, ekonomik ve kültürel yetki ve güçleri ellerinde bulunduran kimselerden oluşur. Böylelikle bu oluşum sahip olduğu bilgi, akıl, izan, idrak, erdem ve insaf ölçüsünde ülkesinin yönetimine yön verir. Nomenklaturanın bazen bir grup, bazen birkaç grubun birleşmesinden oluştuğu görülmektedir. Eski Sovyetlerde ve bugün de İran’da bir grup halinde görülen bu oluşum, çoğu toplumlarda iktidarın, bürokratların, büyük sermaye sahiplerinin, inancı sermaye gibi kullanan grupların (tarikatların) meydana getirdiği “baskın sınıf”ı oluştururlar. Bu sonuncu “baskın sınıf” kapalı devre bir sadakat grubudur. Empati yoksunu bu sadakat grubu  toplumun, maddi ve manevi değerlerine değil, bağlı olduğu ünitelere, partiye, iktidara, sermayeye, bürokrasisine ve tarikatına sadakat besler, onu büyütür, kendi de semizlenir. Toplumdan ayrı, kalın duvarlar arkasında kendisine hak saydığı şeylerle ömür süren nomenklatura dışarıdaki mahrum ve mağdur insanların sıkıntılarını düşünemez. Varsa yoksa bu düzenin devamıdır onun bütün uğraşı. Böylelikle kendinde güç temerküzü sağlayan bu nomenklatura, içinde neşet ettiği bu toplumun çürümesine sebep olur. Ancak, yalnız toplum çürümez. Denetimsiz kalan nomenklatura yanı sıra, kapalı devre bütün yapılar, sadakat üzerine kurulmuş bütün sistemler yozlaşır, çürür. Türkiye’de de ayrıcalıklı zümre Cumhuriyet dönemi boyunca hep var oldu. İktidardaki güç eliyle ülke zenginliklerine el koyan zenginlerin yanı sıra devlet erkanı, bazı elitleri bu ülkenin baskın sınıfını nomenklaturasını oluşturdular. Batıdaki establishment karakterinden daha fazla olarak Türkiye’nin son nomenklaturası daha doğrusu nomenklaturaları, ne yazık ki, emsallerinden daha fazla olarak, vatandaşlarının özgürlüklerini, adaletini, en doğal geçimsel haklarını kısıtlayarak daha da etkin ve yaygın hale getirmeye çalışıyor.  
Ekleme Tarihi: 19 Aralık 2025 -Cuma

Nomenklatura

Tarihte mevcut ve bugün de mevcut bir oluşuma ismini veren nomenklatura, en geniş anlamıyla ve pratikte “ayrıcalıklı zümre” “elit zümre” “baskın sınıf” demek. Bu kelime Rusçada, anlam itibarıyla “baskın sınıf” demek. Baskın sınıfın özelliği topluma baskı olduğundan ve kelimenin Rusça kaynaklı olmasından başlığın da “nomenklatura” olması tercih edilmiştir.

Bu kelimenin anlamı konusundaki kısa girişten sonra nomenklaturanın hikayesine ve empatiden uzak bu oluşumun  ait olduğu topluma, ülkeye verdiği zararlara dönelim.

İktidarın ayrıcalıklı bir sınıf veya zümreye dayanması veya iktidarın kendine dayanak sağlayacak bir ayrıcalıklı sınıf veya zümre yaratması olan nomenklatura sadece bugüne özgü bir kavram değil.

Modern öncesi toplumlarda da nomenklatura, sınıf farkına dayanan ayrıcalıkların tanınması demekti. Uygulaması da aristokrasi, hanedan, ruhban sınıfı gibi.

Bugünkü siyasi rejimlerde de bu ilkeyi savunanlar iktidarda bulundukları sürede, bir ayrıcalıklı zümre yaratmaktan geri kalmamaktadırlar.

Ayrıcalıklı zümre eski tarihlerden itibaren mevcut olmasına rağmen, sözüm ona elit zümre 20. Yüzyılda Sovyetler Birliğinde en ileri aşamayı temsil etti. Bu nedenle literatüre Rusça “nomenklatura” olarak kaydoldu. Latince’de nomenklatura isim listesi demektir. İlk kullanıldığında askerlikte “ismen yoklama” anlamına gelirmiş. Yazar Mihail Bulgakov yazdığı “Usta ile Margarita” da nomenklatura adını verdiği “layık yoldaşlar” “baskın sınıf” listesini konu alır. Örneğin eski komünist Çin’de de layık yoldaşlar mevcut idi ve bunlar “kızıl prensler” olarak adlandırılmıştı.

Batı toplumlarında da elbette ayrıcalıklı zümre vardır. “Establishment” olarak adlandırılan bu zümre, Rus nomenklaturasından (politbürosundan) farklı olarak, yönetici sınıfa yön veren elitleri kapsar. Bu sınıf ayrıcalığını, iktisadi gücünden, farklı ve kaliteli eğitiminden veya soy asaletinden alır.

İktidarların siyasi güçlerinin devam edebilmek için oluşturdukları “destek zümre”si bugün dünyanın hemen hemen bütün ülkelerinde mevcuttur. Sosyalizm, kapitalizm fark etmez nomenklatura devamlılık arzeder.

Nomenklatura bulunduğu ülkenin politik, ekonomik ve kültürel yetki ve güçleri ellerinde bulunduran kimselerden oluşur. Böylelikle bu oluşum sahip olduğu bilgi, akıl, izan, idrak, erdem ve insaf ölçüsünde ülkesinin yönetimine yön verir.

Nomenklaturanın bazen bir grup, bazen birkaç grubun birleşmesinden oluştuğu görülmektedir. Eski Sovyetlerde ve bugün de İran’da bir grup halinde görülen bu oluşum, çoğu toplumlarda iktidarın, bürokratların, büyük sermaye sahiplerinin, inancı sermaye gibi kullanan grupların (tarikatların) meydana getirdiği “baskın sınıf”ı oluştururlar.

Bu sonuncu “baskın sınıf” kapalı devre bir sadakat grubudur. Empati yoksunu bu sadakat grubu  toplumun, maddi ve manevi değerlerine değil, bağlı olduğu ünitelere, partiye, iktidara, sermayeye, bürokrasisine ve tarikatına sadakat besler, onu büyütür, kendi de semizlenir.

Toplumdan ayrı, kalın duvarlar arkasında kendisine hak saydığı şeylerle ömür süren nomenklatura dışarıdaki mahrum ve mağdur insanların sıkıntılarını düşünemez. Varsa yoksa bu düzenin devamıdır onun bütün uğraşı.

Böylelikle kendinde güç temerküzü sağlayan bu nomenklatura, içinde neşet ettiği bu toplumun çürümesine sebep olur.

Ancak, yalnız toplum çürümez. Denetimsiz kalan nomenklatura yanı sıra, kapalı devre bütün yapılar, sadakat üzerine kurulmuş bütün sistemler yozlaşır, çürür.

Türkiye’de de ayrıcalıklı zümre Cumhuriyet dönemi boyunca hep var oldu. İktidardaki güç eliyle ülke zenginliklerine el koyan zenginlerin yanı sıra devlet erkanı, bazı elitleri bu ülkenin baskın sınıfını nomenklaturasını oluşturdular.

Batıdaki establishment karakterinden daha fazla olarak Türkiye’nin son nomenklaturası daha doğrusu nomenklaturaları, ne yazık ki, emsallerinden daha fazla olarak, vatandaşlarının özgürlüklerini, adaletini, en doğal geçimsel haklarını kısıtlayarak daha da etkin ve yaygın hale getirmeye çalışıyor.

 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (1)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ulusgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Arzu Kök
(19.12.2025 17:50 - #4345)
Yazı, “nomenklatura” kavramını tarihsel ve karşılaştırmalı bir çerçevede ele alarak, iktidar–ayrıcalık ilişkisini net ve tutarlı biçimde ortaya koyuyor. Özellikle farklı rejimlerde (Sovyetler, Çin, Batı, Türkiye) ayrıcalıklı zümrelerin benzer mekanizmalarla ortaya çıktığını vurgulayarak güçlü bir tespit yapmışsınız. Metnin en dikkat çekici yönü de nomenklaturayı sadece bir sınıf olarak değil, sadakat, kapalı devre ilişki ağları ve empati yoksunluğu üzerinden tanımlamanız olmuş. Kaleminize sağlık.
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ulusgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.