Merve KABAKUŞ FİLİZCAN
Köşe Yazarı
Merve KABAKUŞ FİLİZCAN
 

“Adı Konmayan Eşitsizlik”

Bazı eşitsizliklerin adı yoktur. Çünkü adı konursa görünür olur. Görünür olursa sorgulanır. Sorgulanırsa değişmesi gerekir. Bu yüzden çoğu zaman üstü örtülür. “Böyle gelmiş böyle gider” denir. “O da kadın işi” denir. “Adam gibi adam” denir. Ama kimse “kadın gibi lider” demez. Bir kız çocuğu dünyaya geldiğinde ona önce sınırlar öğretilir. Bir erkek çocuğa ise sınır aşmak…  Kız çocuğu dikkatli olmayı öğrenir,  erkek çocuğu cesur olmayı… Kız çocuğu susmayı öğrenir, erkek çocuğu konuşmayı. Sonra büyürler. Hayat başlar. Ama skor tabelası çoktan kurulmuştur: 1-0. İş dünyasına bakın. Toplantı masalarında kravatlar çoğunluktadır. “İş Adamları Derneği.” “Sanayici İş Adamları Derneği”… Dilin kendisi bile kimin merkezde olduğunu fısıldar. “İş İnsanı” demek zor gelir… Bir kadın aynı başarıyı gösterdiğinde “inatçı” olur. Erkek gösterdiğinde “kararlı.”… Kadın yükseldiğinde “arka planı vardır” denir. Erkek yükseldiğinde “hak etti” denir. Evde ise başka bir görünmez sözleşme başlar. Kadın çalışsa da çalışmasa da sorumluluk hanesine yazılır. Yemek, çocuk, düzen, duygusal yük… O yükün bir adı yoktur ama ağırlığı vardır. Sosyal hayatta da tablo farklı değildir. Kadının kahkahası bile ölçülür. Giydiği, yürüyüşü, bakışı yorumlanır. Var oluşu sürekli denetlenir. Ve en tehlikelisi şu: bütün bunlar normalleştirilir. Oysa mesele kadınların erkeklere karşı savaşı değil. Mesele bir zihniyetin dönüşmesi… Çünkü bir toplum kız çocuklarını hayata 1-0 yenik başlatıyorsa, aslında kendi geleceğini eksik başlatıyordur. Kadın güçlü olursa aile güçlenir. Kadın özgür olursa toplum nefes alır. Kadın üretirse ekonomi büyür. Kadın susturulursa herkes biraz eksilir. 8 Mart çiçek vermekle ilgili değil! … Bakış açısını değiştirmekle ilgili. Eşitlik lütuf değildir. Hak olandır. Belki bugün kendimize şu soruyu sormalıyız: Gerçekten eşit miyiz, yoksa sadece eşitmiş gibi mi yapıyoruz? Adı konmayan eşitsizlikler, konuşuldukça küçülür. Ve bir gün, bir kız çocuğu hayata başladığında skor tabelası sıfırlanırsa… işte o gün kutlama yapılır. O güne kadar, susmayacağız. Ve o gün gelene kadar, eşitlik için mücadele eden, üreten, direnen, hayatı omuzlarında taşıyan tüm kadınların, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kutlu olsun.
Ekleme Tarihi: 06 Mart 2026 -Cuma

“Adı Konmayan Eşitsizlik”

Bazı eşitsizliklerin adı yoktur.

Çünkü adı konursa görünür olur.
Görünür olursa sorgulanır.
Sorgulanırsa değişmesi gerekir.

Bu yüzden çoğu zaman üstü örtülür.
“Böyle gelmiş böyle gider” denir.
“O da kadın işi” denir.
“Adam gibi adam” denir.
Ama kimse “kadın gibi lider” demez.

Bir kız çocuğu dünyaya geldiğinde ona önce sınırlar öğretilir. Bir erkek çocuğa ise sınır aşmak…  Kız çocuğu dikkatli olmayı öğrenir,  erkek çocuğu cesur olmayı… Kız çocuğu susmayı öğrenir, erkek çocuğu konuşmayı.

Sonra büyürler.
Hayat başlar.
Ama skor tabelası çoktan kurulmuştur: 1-0.

İş dünyasına bakın.
Toplantı masalarında kravatlar çoğunluktadır.
“İş Adamları Derneği.”
“Sanayici İş Adamları Derneği”…
Dilin kendisi bile kimin merkezde olduğunu fısıldar.

“İş İnsanı” demek zor gelir…

Bir kadın aynı başarıyı gösterdiğinde “inatçı” olur.
Erkek gösterdiğinde “kararlı.”…
Kadın yükseldiğinde “arka planı vardır” denir.
Erkek yükseldiğinde “hak etti” denir.

Evde ise başka bir görünmez sözleşme başlar.
Kadın çalışsa da çalışmasa da sorumluluk hanesine yazılır.
Yemek, çocuk, düzen, duygusal yük…
O yükün bir adı yoktur ama ağırlığı vardır.

Sosyal hayatta da tablo farklı değildir.
Kadının kahkahası bile ölçülür.
Giydiği, yürüyüşü, bakışı yorumlanır.
Var oluşu sürekli denetlenir.

Ve en tehlikelisi şu: bütün bunlar normalleştirilir.

Oysa mesele kadınların erkeklere karşı savaşı değil.
Mesele bir zihniyetin dönüşmesi…

Çünkü bir toplum kız çocuklarını hayata 1-0 yenik başlatıyorsa, aslında kendi geleceğini eksik başlatıyordur.

Kadın güçlü olursa aile güçlenir.
Kadın özgür olursa toplum nefes alır.
Kadın üretirse ekonomi büyür.
Kadın susturulursa herkes biraz eksilir.

8 Mart çiçek vermekle ilgili değil! … Bakış açısını değiştirmekle ilgili.

Eşitlik lütuf değildir.
Hak olandır.

Belki bugün kendimize şu soruyu sormalıyız:
Gerçekten eşit miyiz, yoksa sadece eşitmiş gibi mi yapıyoruz?

Adı konmayan eşitsizlikler, konuşuldukça küçülür.

Ve bir gün, bir kız çocuğu hayata başladığında skor tabelası sıfırlanırsa… işte o gün kutlama yapılır.

O güne kadar, susmayacağız.

Ve o gün gelene kadar, eşitlik için mücadele eden, üreten, direnen, hayatı omuzlarında taşıyan tüm kadınların,

8 Mart Dünya Kadınlar Günü kutlu olsun.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (2)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ulusgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kemal
(06.03.2026 09:42 - #5164)
Tebrik ederim çok güzel bir yazı olmuş.. Kalemine sağlık hocam
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ulusgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
meral
(06.03.2026 21:36 - #5167)
Bu dönemde çok anlamlı bir yazı olmuş merve hanım kaleminize sağlık
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ulusgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.