Alışkanlıklar insanı korumaz her zaman. Bazen sadece olduğu yerde tutar.
İnsan, en çok tanıdığı şeye bağlanır.
Sevdiği için değil… bazen sadece alıştığı için. Kendisini acıtsa bile…
Oysa hayat, çoğu zaman tek bir şeyi dayatır insana: Yeniden başlamak!
Her insanın hayatında, dönüp dolaşıp aynı kapıya geldiği anlar vardır.
Kalmak ile gitmek arasında sıkıştığı, bildiğiyle bilinmeyen arasında durduğu anlar…
Ve o anlarda insan, kendine dürüst olmak zorundadır.
Çünkü değişim, dışarıdan göründüğü kadar romantik değildir.
Bir karar değildir sadece. Bir süreçtir.
“Dönüşüm değişim gerektirir.”
— Peter A. Levine
Ama bu gereklilik, çoğu zaman korkuyla birlikte gelir.
İnsan bilmediği yolda yürürken, en çok cevapsız sorularla yorulur:
“Ya olmazsa?”
“Ya değmezse?”
“Ya kaybedersem?”
Ve çoğu zaman bu sorular yüzünden değil, o soruların yarattığı tedirginlik yüzünden durur.
Oysa gözden kaçan bir gerçek var: değişim, bir anda olan bir şey değildir.
“Gerçek şu ki: değişim, yavaş ve kademelidir.
Çok çalışma, biraz şans, önemli miktarda fedakârlık ve çok fazla sabır gerektirir.”
— Robert Greene
İnsan bunu kabul etmediğinde zorlanır.
Hızlı olsun ister.
Kolay olsun ister.
Hemen olsun ister.
Ama hayat, acele edenleri değil… sabredenleri dönüştürür.
Bu yüzden değişim, çoğu zaman rahatsız edicidir.
Başlarda insanı huzursuz eder. Geri dönmek ister.
Eski düzenine, eski alışkanlıklarına…
Aslında alıştığımız şeyler, bize iyi geldikleri için değil… tanıdık oldukları için güvenli hissettirir.
Ama bir noktadan sonra şu gerçek ortaya çıkar: insan, aynı yerde kalarak kendini inşa edemez.
Her yeni başlangıç, bir parça belirsizlik taşır.
Ama aynı zamanda bir parça ihtimal de taşır.
Ve insan, o ihtimale rağmen yürüyebildiğinde değişir.
Yavaş yavaş. Fark etmeden. Gün gün.
Çünkü aslında her gün bir deneyimdir. Ve biz, o deneyimlerin toplamıyız.
Bugün olduğumuz kişi, bir anda değil… adım adım oluştu.
Belki de mesele korkmamak değildir.
Mesele, korkmaya rağmen yürüyebilmektir.
İşte dönüşüm tam olarak orada başlar.
O yüzden değişimden korkma sevgili okur.
Çünkü bazen dönüşüm, tam da korktuğun yerde seni bulur…tıpkı bir kelebeğin kanat açması gibi. Sevgiyle kal.
