Sizlere sevdiğim bir şairden bahsetmek istiyorum.
Cemal Süreya mı desem Cemal Süreyya mı?
En iyisi Cemal Süreyya’yı Cemal Süreya yapan olaydan bahsedeyim.
Şairliğin şairlik olduğu zamanlar o zamanlar. Halkın şiirleri yakından takip ettiği dönemler…
E tabi şairlerimizin de bir havası var kendilerince.
Şimdi anlatacağım hikâye aslında onlara yakıştıramadığım bir hikâye…
Cemal Süreyya, Sezai Karakoç ve Muazzez Akkaya üniversite arkadaşlarıdır. Cemal Süreyya ve Sezai Karakoç, Muazzez’e hafiften yanıktır.
İki şair birbirlerinin Muazzez’e olan ilgilerini fark edince, ikisi de kendince daha çok sevdiğini göstermeye çalışır. Biri der Muazzez’e bu şiiri yazdım, diğeri der ben daha güzelini yazdım.
Buraya kadar bir problem yoktur aslında. Kız kime gönlünü kaptırırsa aşk onda son bulur; ancak Cemal ve Sezai Muazzez’i unutup olayı iddiaya bindirirler.
İddia ben Muazzez’i tavlarım, hayır ben tavlarım sınırına kadar ulaştı. Tabi masum Muazzez’in bunların hiçbirinden haberi yoktur.
İddiaya göre Cemal Süreyya Sezai Karakoç’a “Sezai sana üç ‘a’ fazla eğer Muazzez’i ben tavlarsam ortadaki ‘a’yı alırım ‘Karkoç’ kalırsın” der.
Sezai Karakoç ise “Cemal sana da iki ‘y’ fazla Muazzez’i tavlarsam sen de ‘Süreya’ olursun” der.
Cemal Süreyya kaybetmiştir ve artık o Cemal Süreya olmuştur.
Daha sonra bu olayı öğrenen Muazzez Akkaya Sezai Karakoç’u terkeder.
Tabi iki arkadaş ne kadar büyük bir hata yaptığını anlar. Muazzez’in arkasından Sezai o çok bilindik şiiri yazar: Mona Roza
Çok zaman sonra bunu bir gazeteye verir. Gazetede yayınlanan Mona Roza’da garip bir akrostiş vardır. Bunu herkes anlamaz ama okuyan Muazzez Akkaya anlar.
MONA ROSA
Mona Roza, siyah güller, ak güller
Geyvenin gülleri ve beyaz yatak
Kanadı kırık kuş merhamet ister
Ah, senin yüzünden kana batacak
Mona Roza siyah güller, ak güller
Ulur aya karşı kirli çakallar
Ürkek ürkek bakar tavşanlar dağa
Mona Roza, bugün bende bir hal var
Yağmur igri igri düşer toprağa
Ulur aya karşı kirli çakallar
Açma pencereni perdeleri çek
Mona Roza seni görmemeliyim
Bir bakisin ölmem için yetecek
Anla Mona Roza, ben bir deliyim
Açma pencereni perdeleri çek.
Zeytin ağaçları söğüt gölgesi
Bende çıkar güneş aydınlığa
Bir nisan yüzüğü, bir kapı sesi
Seni hatırlatıyor her zaman bana
Zeytin ağaçları, söğüt gölgesi
Zambaklar en ıssız yerlerde açar
Ve vardır her vahşi çiçekte gurur
Bir mumun ardında bekleyen rüzgar
Işıksız ruhumu sallar da durur
Zambaklar en ıssız yerlerde açar
Ellerin ellerin ve parmakların
Bir narçiçeğini eziyor gibi
Ellerinden belli oluyor bir kadın
Denizin dibinde geziyor gibi
Ellerin ellerin ve parmakların
Zaman ne de çabuk geçiyor Mona
Saat on ikidir söndü lambalar
Uyu da turnalar girsin rüyana
Bakma tuhaf tuhaf göğe bu kadar
Zaman ne de çabuk geçiyor Mona
Aksamları gelir incir kuşları
Konar bahçenin incirlerine
Kiminin rengi ak, kimisi sarı
Ahhh! beni vursalar bir kuş yerine
Aksamları gelir incir kuşları
Ki ben Mona Roza bulurum seni
İncir kuşlarının bakışlarında
Hayatla doldurur bu bos yelkeni
O masum bakışlar su kenarında
Ki ben Mona Roza bulurum seni
Kırgın kırgın bakma yüzüme Roza
Henüz dinlemedin benden türküler
Benim aşkım sığmaz öyle her saza
En güzel şarkıyı bir kurşun söyler
Kırgın kırgın bakma yüzüme Roza
Artık inan bana muhacir kızı
Dinle ve kabul et itirafımı
Bir soğuk, bir garip, bir mavi sizi
Alev alev sardı her tarafımı
Artık inan bana muhacir kızı
Yağmurlardan sonra büyürmüş başak
Meyvalar sabırla olgunlaşırmış
Bir gün gözlerimin ta içine bak
Anlarsın ölüler niçin yasarmış
Yağmurlardan sonra büyürmüş başak
Altın bilezikler o kokulu ten
Cevap versin bu kanlı kuş tüyüne
Bir tüy ki can verir bir gülümsesen
Bir tüy ki kapalı gece güne
Altın bilezikler o kokulu ten
Mona Roza siyah güller, ak güller
Geyve'nin gülleri ve beyaz yatak
Kanadı kırık kuş merhamet ister
Aaahhh! senin yüzünden kana batacak!
Mona Roza siyah güller, ak güller
Muazzez her kıtanın ilk harfine baktığında Sezai’nin Muazzem Akkayam yazdığını görür ve koşar gider Sezai’nin yanına. “Sana geldim” der. Sezai Karakoç şaşırır ve aynı yanlışı tekrar yapar “İyi de Muazzez, sen bana gelirsen ben şair kalamam ki” der.
Şair kalmak mı aşkla kalmak mı?
Ben aşkla kalmayı tercih ettim.
Aşkla, sevgiyle kalın okurlarım.
