İsmail Kaya
Köşe Yazarı
İsmail Kaya
 

ÖRNEK GENÇLİK

Erken yaşta kıskanılacak derecede başarılar elde etmiş bir genç ile tanıştım: Küçük yaşlarda başlayan kick boks serüvenini birçok madalya ve spor dalıyla taçlandıran, üzerine de Başkent Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon bölümünü okuyarak spor alanını daha da profesyonelleştiren Alperen Soytürk… Yollarımız bir fizik tedavi merkezinde kesişti Alperenle… Fizyoterapistim Ayça Koç stajyeri Alperenle beni tanıştırdığında Alperen’in dünya kick boks şampiyonu olduğunu söyledi. Önce şaşırdım ve inanamadım. Karşımda 21 yaşında bir genç ve 2024 yılında Tayland’da profesyonel büyükler kategorisinde (yaş aralığı 18-40) birinci olduğunu söyleyen biri vardı. Yani daha 19 yaşında kendinden yaşça büyük kişileri bile alt etmiş, ülkemize birincilik getirmiş biri… Siz de olsanız aynı tepkiyi verirdiniz sanırım. “Kick Boksla 3 yaşında tanıştım” dedi. Erken yaşta başlayıp, disiplinli çalışma ile bu başarıyı kazanabilir diye düşündüm. Çok da mütevazi duruyordu. Deştikçe içinden mücevher çıktı: Alperen’in atletizm 1500 metrede birçok şampiyonlukları varmış. 5 federasyonda aktif antrenörlük yapıyormuş: Türkiye Kick Boks Federasyonu Türkiye Vücut Geliştirme ve Fitness Federasyonu Türkiye Muay Thai Federasyonu Türkiye Cimnastik Federasyonu Türkiye MMA Federasyonu Yanımızdaki hasta Alperen'in başarısına şaşırarak neden fizik tedavi okuduğuna anlam veremedi ve “peki buralarda ne işin var senin?” deyince, Alperen: spor dallarının anatomiyle ilişkisinin büyük olduğunu ve bilinçsiz bir antrenör olmak istemediği için bu alanda da kendisini geliştirdiğini söyledi. Alperen Hoca’nın, önümüzdeki dönemde Türkiye Kick Boks Federasyonu Milli Takımı’nın başına geçerek Türk sporuna yeni bir vizyon kazandıracağına yürekten inanıyorum. Tabi bu başarısının arkasında babaannesinin ve kendisi gibi büyük başarılara imza atmış sporcu babasının emeği büyükmüş. İyi birer ebeveyn olmak, örnek kişilikler sergilemek doğru ellerde açan doğru çiçekler demekmiş. Alperen neden bu kadar ilgimi çekti derseniz? Ülkemizde küçük yaşta suça bulaşmış birçok genç varken, bu yaşta, bu kararlılıkta, bu disiplin ve azimle, hele ki bu şevk ile hedeflerini gerçekleştiren bir genç bende hayranlık uyandırdı. Bir de “İsmail Abi gel pilates yapalım” demeseydi iyiydi. Alperen’in pilates hocalığı yaptığını öğrenince bir heves pilates yaptık. Ancak ben o kadar esnek olamayınca haliyle baya güldük. Alperen’in hırçınlığı dört direk arasında… Toplumda çok naif, çok sevecen, çok sakin bir karakterle dikkat çekiyor. Atatürk’ün “ben sporcunun zeki, çevik ve aynı zamanda ahlaklısını severim” dediği kişi Alperen olmalı. Bilirsiniz ben aşk adamıyım. Alperenle yan yana gelince anladım ki biraz da spor yapmam lazım. Alperen’e kendi tarzımla veda etmek isterim: “Bazen dayanmaktır sevmek; hayat nereden vurursa vursun ayakta durabilmek… Bazen yaşamaktır sevmek; soluksuz ciğer gibi sevgisiz, kalbin duracağını bilmek… Bazen ağırdır sevmek; sevdiğine layık olabilmek… Ve bazen hayattır sevmek; birini çok uzaktayken bile, yüreğinde taşıyabilmek… Özdemir ASAF
Ekleme Tarihi: 15 Mart 2026 -Pazar

ÖRNEK GENÇLİK

Erken yaşta kıskanılacak derecede başarılar elde etmiş bir genç ile tanıştım:

Küçük yaşlarda başlayan kick boks serüvenini birçok madalya ve spor dalıyla taçlandıran, üzerine de Başkent Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon bölümünü okuyarak spor alanını daha da profesyonelleştiren Alperen Soytürk…

Yollarımız bir fizik tedavi merkezinde kesişti Alperenle…

Fizyoterapistim Ayça Koç stajyeri Alperenle beni tanıştırdığında Alperen’in dünya kick boks şampiyonu olduğunu söyledi.

Önce şaşırdım ve inanamadım. Karşımda 21 yaşında bir genç ve 2024 yılında Tayland’da profesyonel büyükler kategorisinde (yaş aralığı 18-40) birinci olduğunu söyleyen biri vardı. Yani daha 19 yaşında kendinden yaşça büyük kişileri bile alt etmiş, ülkemize birincilik getirmiş biri… Siz de olsanız aynı tepkiyi verirdiniz sanırım.

“Kick Boksla 3 yaşında tanıştım” dedi. Erken yaşta başlayıp, disiplinli çalışma ile bu başarıyı kazanabilir diye düşündüm. Çok da mütevazi duruyordu. Deştikçe içinden mücevher çıktı:

Alperen’in atletizm 1500 metrede birçok şampiyonlukları varmış.

5 federasyonda aktif antrenörlük yapıyormuş:

Türkiye Kick Boks Federasyonu

Türkiye Vücut Geliştirme ve Fitness Federasyonu

Türkiye Muay Thai Federasyonu

Türkiye Cimnastik Federasyonu

Türkiye MMA Federasyonu

Yanımızdaki hasta Alperen'in başarısına şaşırarak neden fizik tedavi okuduğuna anlam veremedi ve “peki buralarda ne işin var senin?” deyince, Alperen: spor dallarının anatomiyle ilişkisinin büyük olduğunu ve bilinçsiz bir antrenör olmak istemediği için bu alanda da kendisini geliştirdiğini söyledi.

Alperen Hoca’nın, önümüzdeki dönemde Türkiye Kick Boks Federasyonu Milli Takımı’nın başına geçerek Türk sporuna yeni bir vizyon kazandıracağına yürekten inanıyorum. Tabi bu başarısının arkasında babaannesinin ve kendisi gibi büyük başarılara imza atmış sporcu babasının emeği büyükmüş. İyi birer ebeveyn olmak, örnek kişilikler sergilemek doğru ellerde açan doğru çiçekler demekmiş.

Alperen neden bu kadar ilgimi çekti derseniz? Ülkemizde küçük yaşta suça bulaşmış birçok genç varken, bu yaşta, bu kararlılıkta, bu disiplin ve azimle, hele ki bu şevk ile hedeflerini gerçekleştiren bir genç bende hayranlık uyandırdı.

Bir de “İsmail Abi gel pilates yapalım” demeseydi iyiydi. Alperen’in pilates hocalığı yaptığını öğrenince bir heves pilates yaptık. Ancak ben o kadar esnek olamayınca haliyle baya güldük.

Alperen’in hırçınlığı dört direk arasında… Toplumda çok naif, çok sevecen, çok sakin bir karakterle dikkat çekiyor. Atatürk’ün “ben sporcunun zeki, çevik ve aynı zamanda ahlaklısını severim” dediği kişi Alperen olmalı.

Bilirsiniz ben aşk adamıyım. Alperenle yan yana gelince anladım ki biraz da spor yapmam lazım.

Alperen’e kendi tarzımla veda etmek isterim:

“Bazen dayanmaktır sevmek; hayat nereden vurursa vursun ayakta durabilmek…

Bazen yaşamaktır sevmek; soluksuz ciğer gibi sevgisiz, kalbin duracağını bilmek…

Bazen ağırdır sevmek; sevdiğine layık olabilmek…

Ve bazen hayattır sevmek; birini çok uzaktayken bile, yüreğinde taşıyabilmek…

Özdemir ASAF

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (2)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ulusgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Polat
(15.03.2026 10:38 - #5231)
Kalemine yüreğine sağlık.
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ulusgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
G.D. ALTAY
(15.03.2026 10:57 - #5232)
Gencecik bedenlerin , kalplerin suça, şiddete, bağımlılığa bulaştığı haberlerinin üzerimize adeta boca edildiği şu günlerde bu yazı ne iyi geldi kaleminize, yüreğinize sağlık Alperen kardeşimizin yolu açık olsun bı tebrik de bizden gelsin
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ulusgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.