İsmail Kaya
Köşe Yazarı
İsmail Kaya
 

EVLİLİĞE GİDEN YOLDAKİ SORUNLAR

Aşkın en güzel hali demiştik evlilik için. En azından benim için öyle. Hayatımda aldığım en güzel ve özel karardı Feride ile evlenmek... Evlilik süreci her zaman sancılı geçer. Söz, nişan, düğün, nikah yoğun stres ve gerginlik barındırır. Kimi zaman sevenler birbirinin, kimi zaman aileler birbirinin kalbini kırar. Biz bu sancılı süreci rahat atlattık. Ancak toplumda bu süreci atlatamayan bir çok insanın yol sonunda boşandığını görüyoruz Madem böyle bir durum var neden evleniyoruz o zaman? Kimine sorarsın evlilik dünyanın en güzel şeyi, kimine sorarsın bir daha mı asla ... Peki kimdir insanları evlilikten bezdiren? Aslında evlilik için hep doğru insanı bulmak diye bir terim vardır ya o ne kadar doğru? İki düzgün, akli başında, karakterli insan tanışıyor. Diyorsunuz ki bunlar harika bir ikili olur. Bir bakmışsınız kanlı bıçaklı ayrılmışlar. Hani ikisi de düzgündü, hani ikisi de doğruydu... Evlilikte frekans diye bir şey de var bence, sadece doğruluk yetmiyor. O frekansın da uyması gerekiyor. Bu tabi ki evliliğin diri, canlı ve her daim sevgi dolu olması için. Bennim gözümde asıl önemli olan saygı sınırlarıdır. Evlilik amaçlı görüşmelerde saygı sınırları hangi seviyede ihlal edilirse bir daha asla aşağı seviyeye inmiyor. Yani eğer beğendiğiniz bir gelinliği satın almayalım da kiralayalım diyen bir nişanlanıza o an verdiğiniz tepki saygısızcaysa, mobilya alırken şuradaki daha uygun ya da şimdi salon takımını alalım da düğünden sonra maddi durumumuz düzelince oturma odasının eşyalarını alalım diyen nişanlınıza verdiğiniz tepki bir üst saygı sınırını aşıyor. Bu sadece gelin damat arasında verdiğim bir örnek. Bu örnek dolayısıyla tek taraflı yaklaştığım anlaşılmasın sakın. Ben evlilik sürecinde damadın geline yaptığı mobbingleri, ailelerin bitmeyen gereksiz isteklerini, yüzlerine bakılmayacak derecede hakaret eden tarafları da gördüm. Peki sonrası nasıl devam ediyor derseniz? Bu kadar saygı sınırları aşılmış bir ilişki eğer her şey unutulacak, geçmişe sünger çekilebilecekse evliliğe dönüşmeli. Yoksa yol yakınken dönmek en iyisidir. Eğer hafızanıza çok güveniyor ve ben asla yaşadıklarımı unutmam, intikam almadan da durmam diyorsanız, siz evlenmiyor savaşa hazırlanıyorsunuz demektir. Anlattığım sorunlar evlilik yolunda devede kulak. Çevremizden gördüğümüz birkaç örnek. Asıl önemlisi bu sorunları nasıl hafif sıyrıklarla atlatabiliriz. Onu da aslında bu yazımda anlatmak, yazımı bir bütün halinde tamamlamak isterdim. Ancak bu yazıyı yazdığım sırada bir evlilik yolculuğunun davetlisiydim. Düğünümüz güzel ve hoş geçsin, gençlerimiz mutlu olsun inşallah. Haftayaki yazımda çözüm yollarını beraber aramamız dileğiyle.
Ekleme Tarihi: 05 Nisan 2026 -Pazar

EVLİLİĞE GİDEN YOLDAKİ SORUNLAR

Aşkın en güzel hali demiştik evlilik için. En azından benim için öyle. Hayatımda aldığım en güzel ve özel karardı Feride ile evlenmek...

Evlilik süreci her zaman sancılı geçer. Söz, nişan, düğün, nikah yoğun stres ve gerginlik barındırır. Kimi zaman sevenler birbirinin, kimi zaman aileler birbirinin kalbini kırar. Biz bu sancılı süreci rahat atlattık. Ancak toplumda bu süreci atlatamayan bir çok insanın yol sonunda boşandığını görüyoruz

Madem böyle bir durum var neden evleniyoruz o zaman?

Kimine sorarsın evlilik dünyanın en güzel şeyi, kimine sorarsın bir daha mı asla ...

Peki kimdir insanları evlilikten bezdiren?

Aslında evlilik için hep doğru insanı bulmak diye bir terim vardır ya o ne kadar doğru?

İki düzgün, akli başında, karakterli insan tanışıyor. Diyorsunuz ki bunlar harika bir ikili olur. Bir bakmışsınız kanlı bıçaklı ayrılmışlar.

Hani ikisi de düzgündü, hani ikisi de doğruydu...

Evlilikte frekans diye bir şey de var bence, sadece doğruluk yetmiyor. O frekansın da uyması gerekiyor. Bu tabi ki evliliğin diri, canlı ve her daim sevgi dolu olması için.

Bennim gözümde asıl önemli olan saygı sınırlarıdır. Evlilik amaçlı görüşmelerde saygı sınırları hangi seviyede ihlal edilirse bir daha asla aşağı seviyeye inmiyor.

Yani eğer beğendiğiniz bir gelinliği satın almayalım da kiralayalım diyen bir nişanlanıza o an verdiğiniz tepki saygısızcaysa, mobilya alırken şuradaki daha uygun ya da şimdi salon takımını alalım da düğünden sonra maddi durumumuz düzelince oturma odasının eşyalarını alalım diyen nişanlınıza verdiğiniz tepki bir üst saygı sınırını aşıyor.

Bu sadece gelin damat arasında verdiğim bir örnek. Bu örnek dolayısıyla tek taraflı yaklaştığım anlaşılmasın sakın. Ben evlilik sürecinde damadın geline yaptığı mobbingleri, ailelerin bitmeyen gereksiz isteklerini, yüzlerine bakılmayacak derecede hakaret eden tarafları da gördüm.

Peki sonrası nasıl devam ediyor derseniz?

Bu kadar saygı sınırları aşılmış bir ilişki eğer her şey unutulacak, geçmişe sünger çekilebilecekse evliliğe dönüşmeli. Yoksa yol yakınken dönmek en iyisidir. Eğer hafızanıza çok güveniyor ve ben asla yaşadıklarımı unutmam, intikam almadan da durmam diyorsanız, siz evlenmiyor savaşa hazırlanıyorsunuz demektir.

Anlattığım sorunlar evlilik yolunda devede kulak. Çevremizden gördüğümüz birkaç örnek.

Asıl önemlisi bu sorunları nasıl hafif sıyrıklarla atlatabiliriz.

Onu da aslında bu yazımda anlatmak, yazımı bir bütün halinde tamamlamak isterdim. Ancak bu yazıyı yazdığım sırada bir evlilik yolculuğunun davetlisiydim.

Düğünümüz güzel ve hoş geçsin, gençlerimiz mutlu olsun inşallah. Haftayaki yazımda çözüm yollarını beraber aramamız dileğiyle.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ulusgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.