Aşkım, sevdam
Evimde kadınım, cephede Fatmam
Çocuğumun anası, her şeyim…
Her şeyim senin kadınım.
Bu ülke seninle kuruldu
Unuttun mu o günü?
Mermi omzunda, kimi zaman elinde süngü
Yaşlı gözün ardında kimi beklemedin ki?
Beyin oldum, ekmek kavgası,
Yolumda beni bekler gözün.
Oğlun oldum, asker ocağı,
“Sağ salim dön oğul” oldu son sözün.
Düştüğümü öğrenince şehit,
Sen ağlama anacığım sakın o vakit,
Kalk artık zor olsa da gözünden yaşı silip
Geçmeyim senin yüreğini de delip.
Görmeyim diye bilhassa
Gözünden akan yaş olmamak için
Saklandım ben bir köşeye sinip.
Her şeyim oldun kadınım
Her şey seninle güzel
Ama her kadın bir çiçek kadar masum, güzel
Ve her kadın en güzel çiçeği almayı hak eder…
İsmail KAYA
Bir kadına sadece bir çiçeği değil en güzel çiçeği layık gördüm hep. Çiçek seçerken ‘en sevdiği renk nedir?’ diye düşündüm. Sadece eşim için değil, bütün kadınlar için böyleydi.
Bir demet çiçekle bu kadar mutlu olunabilir mi? Biz erkekler anlayamasak da kadınların ince, zarif ruhundandı bu.
Eli neye değse güzelleşir kadının…
“Şuna inanmak lazımdır ki, dünya üzerinde gördüğümüz her şey kadının eseridir” der Atam.
Şiirimi yazarken de hep bu duygularla yazdım. Yazdım yazmasına ancak benim için sadece 8 mart şiiri değildi.
Kadının elinin değdiği her platformda okudum bu şiirimi. Küçücük bir şiirle bile mutlu olan kadınlar gördüm… Hiçbir maddi beklentisi olmayan sadece hatırlanmak isteyen kadınlar… Değer görmek isteyen kadınlar…
Hepinizin önünde saygıyla eğiliyorum. O emek kokan ellerinizden öpüyorum.
