İsmail Kaya
Köşe Yazarı
İsmail Kaya
 

BEN İSMAİL

Adımız İsmail, bayramlardan kurban, konuşmasam olmazdı. Kurbanın dini tarihine bakıldığında ilk peygamberden bu yana en sevdiğinden vazgeçmiştir insanlar, Rabbine yaklaşmak için. Hep bir sunak, hep bir adak adet edinmiştir insanoğlu... Yani sadece müslümanlığa has bir ibadet değildir. Biz müslümanlar için ise bir nevi nefis terbiyesidir. Tabi anlayanlar için... Et girmeyen evlere et girsin diyedir. Araştırıp, soruşturup yeni ihtiyaç sahipleri bulmaktır. Yani yılda bir kez kurban vasıtasıyla büyük yardımlaşma hareketidir. Bu büyük emir kısır kalmamalı, usulüne uygunca yapılmalıdır. Kurban olmak deyince şair İsmail'in aklına ise aşkı için kurban olanlar gelir. İskender Pala'nın "Babilde Ölüm İstanbul'da Aşk" kitabında okumuştum. "Aşk" kelimesi Arapça kökenli bir kelimedir ve "sarmaşık" kelimesiyle aynı köktendir. Sarmaşık hoşuna giden bitkinin etrafını sarar fotosentez yapmasına engel olup ölmesine sebebiyet verirmiş. Ölen de şikayetçi değildir öldüren de... Ölen bilirmiş ki seven onu sevdiği için öldürmüş, sevilen de bilirmiş ki ölen sevildiği için bu duruma ses çıkarmamış. Selam ederim bu hikaye her hatırıma geldiğinde; Sevene de sevilene de, Sarana da sarılmış olana da... Selam etmek isterim ama en çok bunun mimarı dedemiz İbrahim aleyhisselam da, Babamız İsmail aleyhisselama da... Selam ederim bu ibadeti hakkıyla yerine getirene... Ben İsmail! Bütün vazgeçmişliklerin adı... Ben İsmail! En sevileni daha çok sevilene hediye etme teslimiyeti... Ben İsmail! Güzel eserini sahibine geri verme şuuru... Ben İsmail! Benim boynumu bıçak kesmez...
Ekleme Tarihi: 31 Mayıs 2026 -Pazar

BEN İSMAİL

Adımız İsmail, bayramlardan kurban, konuşmasam olmazdı.

Kurbanın dini tarihine bakıldığında ilk peygamberden bu yana en sevdiğinden vazgeçmiştir insanlar, Rabbine yaklaşmak için.

Hep bir sunak, hep bir adak adet edinmiştir insanoğlu...

Yani sadece müslümanlığa has bir ibadet değildir.

Biz müslümanlar için ise bir nevi nefis terbiyesidir.

Tabi anlayanlar için...

Et girmeyen evlere et girsin diyedir.

Araştırıp, soruşturup yeni ihtiyaç sahipleri bulmaktır.

Yani yılda bir kez kurban vasıtasıyla büyük yardımlaşma hareketidir.

Bu büyük emir kısır kalmamalı, usulüne uygunca yapılmalıdır.

Kurban olmak deyince şair İsmail'in aklına ise aşkı için kurban olanlar gelir.

İskender Pala'nın "Babilde Ölüm İstanbul'da Aşk" kitabında okumuştum.

"Aşk" kelimesi Arapça kökenli bir kelimedir ve "sarmaşık" kelimesiyle aynı köktendir.

Sarmaşık hoşuna giden bitkinin etrafını sarar fotosentez yapmasına engel olup ölmesine sebebiyet verirmiş.

Ölen de şikayetçi değildir öldüren de...

Ölen bilirmiş ki seven onu sevdiği için öldürmüş, sevilen de bilirmiş ki ölen sevildiği için bu duruma ses çıkarmamış.

Selam ederim bu hikaye her hatırıma geldiğinde;

Sevene de sevilene de,

Sarana da sarılmış olana da...

Selam etmek isterim ama en çok bunun mimarı dedemiz İbrahim aleyhisselam da,

Babamız İsmail aleyhisselama da...

Selam ederim bu ibadeti hakkıyla yerine getirene...

Ben İsmail!

Bütün vazgeçmişliklerin adı...

Ben İsmail!

En sevileni daha çok sevilene hediye etme teslimiyeti...

Ben İsmail!

Güzel eserini sahibine geri verme şuuru...

Ben İsmail!

Benim boynumu bıçak kesmez...

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ulusgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.