Hep sorardım çevremdeki insanlara aşk nasıl bir şey diye?
Herkes kendince aşkı tarif ederdi. Her birinin tarifi birbirinden farklı olurdu. Ben ise hangisi doğru aşk, hangi tarif aşkı tanımlıyor anlayamazdım.
Ben mi?
Bende aşk tarifi yoktu.
Ta ki onu görene kadar...
12 Eylül 2022...
Eylül fazla narindi aşıklar için. Hüzün ayıydı. Ben de öyle bir melankoli yaşarken tanıştım Feridemle. İlk gördüğümde kalbime inen huzuru size nasıl tarif edebilirim bilemiyorum.
Bana aşkı sorduklarında ise o zaman anlamıştım her insanın aşkı kendineydi. Benim dilimden dökülen cümle ise " ona olan sevgimi tarif etmeye kelime dağarcığımdaki kelimeler yetmiyor" olmuştu.
Ne kelimelere, ne kitaplara, ne kütüphanelere ne de yüzyıllara sığar benim tarifim...
Yaşım küçüktür akıl vermek ne haddime! Sizler benden çok daha iyisini bilirsiniz ki çok iyi bilirim tecrübe hiç bir kitapta yazmaz.
Ama yine de:
Mevsim sonbahar...
Dünyayı aşk, güzellik, sevgi, merhamet yönetsin. Sevelim, sevilelim. Böylesi daha güzel olmaz mı?
O kadar şanslıydım ki eylül aşkları hicrana bulanırmış. Benim mutlu bir birlikteliğim oldu.
Sırrını sorarsanız hemen söyleyeyim hanım sözü dinlemekten geçer.
Ne derdi Neşet üstadımız: "kadın insandır, erkek sadece insanoğlu. O da kadının yüzü suyu hürmetine"
Ve sen kadınım!
Tanışmamızın üzerinden 4 yıl geçmiş, ne mutlu ki bana bu 4 yıl, 4 gün gibi geçti.
Nice 4 yıllara, 40 yıllara...
