Elif MAT ERKMEN - Araştırmacı-Yazar
Köşe Yazarı
Elif MAT ERKMEN - Araştırmacı-Yazar
 

TRUMP’A SUİKAST GİRİŞİMİ

Geçtiğimiz akşam Beyaz Saray muhabirleri için verilen yemekte silah sesleri duyuldu, FBİ görevlileri hızla saldırganı yakaladılar. Yemek dağıldı, Trump o akşam için hazırladığı konuşmayı yapamadan salondan ayrılmak zorunda kaldı. First Lady Melania’nın yüzündeki korku ifadesi kameralara yansıdı. Bütün üst düzey görevliler FBİ tarafından hızla uzaklaştırılırken hanımları da en güzel elbiseler ve topuklu pabuçlarla saklandıkları masaların altından çıkarak, eşlerinin peşinden koşarak canlarını kurtarmaya çalıştılar. Hanımları geride bırakıp FBI koruması altında kaçmak zorunda kalan üst düzey yönetim (üstelik de kendilerini Amerikalıların tabiriyle tough guy- sert adam gibi göstermekten hoşlanan bu kişiler) sosyal medyada alay konusu oldu. Saldırgan Cole Tomas Allen, 31 yaşındaymış, California’nın meşhur California İnstitute of Technology üniversitesinde Makine Mühendisi olarak mezun olduktan sonra California State University’de Bilgisayar mühendisliği masterı yapmış. Arkadaşları tarafından “neredeyse bir dahi” diyerek tanımlanıyor. Bulunduğu ortamdaki en kibar, en aklı başında olan bir genç diyorlar. Öğretmenlik yapıyormuş, “Ayın öğretmeni” seçilmiş, tekerlekli sandalyeler için acil durum freni icad etmiş, video oyunu programcısıymış. Kısacası kimsenin kendisinden böyle bir eylem beklemeyeceği bir kişi. Bundan evvel, Aralık 2024 tarihinde Luigi Mangione isimli 27 yaşında bir genç, Pensilvanya Üniversitesi mezunu Mühendislik masterı yapmış akıllı bir genç United Healthcare Sigorta şirketi CEO’su Brian Thomson’ı öldürdü. Sigorta şirketlerinin çok fazla kar elde etmesine karşılık insanların ihtiyacı olduğunda onlara ödeme yapmamasını protest ediyordu. Bu olaydan sonra Luigi’ye hayran bir grup oluştu. Normalde suç işleme potansiyeli olmayan meslek sahibi zeki aklı başında bu gençlerin kimsenin aklına gelmeyecek şekilde suça yönelmeleri neden olabilir? Cole Tomas Allen, balonun düzenlendiği Hilton otelinde yer ayırtıp herhangi bir otel misafiri gibi girmiş. Yaptığı ön incelemede bu saldırının çok zor olmayacağına kanaat getirmiş. Ailesine bu işleyeceği suçu haber vererek peşinen özür dileyen bir not yazmış. Ama işler sandığı gibi kolay olmadı. Balo salonuna inemeden yakalandı. Mahkeme sürecinde suçu niye işlediğine dair daha fazla bilgi alabileceğiz ancak yazdığı notta sadece Trump’ıdeğil diğer yüksek görevlileri de öldürmek istediğini söylemiş ve pedofili ve tecavüz olaylarına göz yuman kişilerden bahsetmiş. Hatta bu konu 60 minutes programında Trump’a sorulunca, çok sinirlendi. “Ben pedofil değilim, kimseye tecavüz etmedim” dedi. Öyle bir dönemde yaşıyoruz ki, bir yandan medeniyet ilerlemiş insanların okuma seviyesi yükselmiş, gerek başka insanlara gerek çevreye karşı duyarlılık artmış. Özgürlük, eşitlik, herkese insanca muamele öğretiliyor, “ ayrımcılık yapmayın” deniyor. Diğer yandan da göz kırpmadan savaşlar, korkunç soykırımlar yapılıyor ve insanlar bunu televizyondan izliyor. Haksızlık duygusu yükseliyor. Vahşi kapitalizm öyle bir hale gelmiş ki büyük şirketler bankalar çok fazla para kazandığı halde gençler iş bulamıyor, bir gelecek hayali kuramıyor, iş bulmuş olanlar her an işten çıkarılma korkusu yaşıyor. Amerikalının, Avrupalının, Orta Doğulunun alışkın olduğu refah düzeyi düşüyor. Bunun üzerine bir de Yapay Zeka belası çıktı. Üniversite mezunu, meslek sahibi insanların çoğu işini tehlikede görüyor. Senelerce yapacağınız araştırmanın sonucu, bir tuşa basmakla bir kaç dakikada önünüze serilebiliyor. Mesela “artık radyoloji hekimine gerek kalmayacak, bilgisayar tıbbi test sonuçlarını daha iyi yorumluyor” deniyor. Hukuk alanında aynı şekilde uzun saatler alacak araştırmalar bir iki dakikada halledilecek duruma geldi. Amerika’da üniversiteler çok pahalı, gençler mezun olduktan sonra iş bulamadıkları gibi bir de o borcu ödemek zorunda kalıyorlar.  “Hiç okumasak, daha iyiydi en azından bu borç olmayacaktı” diyorlar. Yeni teknolojiler dolayısıyla işten çıkarmalar sonucu aile yaşamları etkileniyor. Çocuklara ayrılan kaynak azalıyor. O ailenin yapacağı harcama azaldığı için yaşadıkları yerin ekonomisi etkileniyor. Sadece Trump ile başlayan bir şey değil tabii bu durum. Daha evvel George Bush’un yaptığı savaşlar neticesinde 2008 ekonomik krizi yaşanmıştı. O kriz zamanı insanların evlenmesi çocuk sahibi olması ertelenmiş, o yıllarda doğup da şimdi üniversiteye gitme yaşında olan genç sayısı da diğer yıllara göre daha azmış. Siyasetçilerin aldıkları yanlış kararlar çok sonraki yıllara da tesir edebiliyor. Trump’ın bir başka sorunu, İsrail’e verdiği desteği ve başlatmış olduğu İran savaşını kimseye izah edememesi. Netanyahu Amerikan Kongresinde çok alkışlandı. Ama onun sebebi İsrail’in ve Amerika’daki destekçilerinin Kongre üyelerinin ve senatörlerin seçim kampanyalarına yaptıkları bağışlar. Onların cepleri doluyor diye halk anlamadığı, inanmadığı bir savaş yüzünden ekonomik zorluğa uğruyor. Petrol fiyatının yükselmesi bütün dünya ekonomilerini vurdu. Amerika’da ve Kanada’da petrol çıkması da bunu değiştirmiyor çünkü petrol, dünya fiyatı neyse o fiyattan satılıyor. Bu ülkelerdeki tüketici de aynı şekilde etkileniyor. Gıda fiyatlarının artması ve gelecekte de artacağının öngörülmesi insanları haklı olarak endişeye sevk ediyor.  Okyanustaki balık bile aşırı avlanmadan dolayı azalıyor. Amerika’ da sağlık, eğitim, güvenlik, evsizlik ve uyuşturucu gibi önemli sorunlar varken ve Trump’ın “Amerika’ya öncelik vereceğim, lüzumsuz savaşlara karşıyım” deyip seçim kazandığı düşünülürse, kendisine oy verenler de dahil olmak üzere halkta bir hayal kırıklığına yol açtığı anlaşılıyor. Halk mevcut partilerin her ikisine de güvenmiyor. Çözüm gençlere hitap eden yeni bir partinin ortaya çıkması. Ona da oligarklar bütün kuvvetleriyle mani olacaklardır. Yalnız, gelecek gençlerin, kendi hayatları, kendi gelecekleri, kendi ekmekleri için, hak hukuk adalet için her şeyi yapacaklardır. Adalet duygusunu uzun müddet rencide edip de toplumdan bir tepki gelmeyeceğini zannetmek akıllıca bir siyaset değil. Haksızlıklara karşı mutlaka halktan bir tepki gelir. Bu sebeple bu olayların anlayanlar için bir uyarı niteliğinde olduğunu düşünüyorum. Dünya ne yazık ki bir patlama noktasına gidiyor.      
Ekleme Tarihi: 28 Nisan 2026 -Salı

TRUMP’A SUİKAST GİRİŞİMİ

Geçtiğimiz akşam Beyaz Saray muhabirleri için verilen yemekte silah sesleri duyuldu, FBİ görevlileri hızla saldırganı yakaladılar. Yemek dağıldı, Trump o akşam için hazırladığı konuşmayı yapamadan salondan ayrılmak zorunda kaldı. First Lady Melania’nın yüzündeki korku ifadesi kameralara yansıdı. Bütün üst düzey görevliler FBİ tarafından hızla uzaklaştırılırken hanımları da en güzel elbiseler ve topuklu pabuçlarla saklandıkları masaların altından çıkarak, eşlerinin peşinden koşarak canlarını kurtarmaya çalıştılar.

Hanımları geride bırakıp FBI koruması altında kaçmak zorunda kalan üst düzey yönetim (üstelik de kendilerini Amerikalıların tabiriyle tough guy- sert adam gibi göstermekten hoşlanan bu kişiler) sosyal medyada alay konusu oldu.

Saldırgan Cole Tomas Allen, 31 yaşındaymış, California’nın meşhur California İnstitute of Technology üniversitesinde Makine Mühendisi olarak mezun olduktan sonra California State University’de Bilgisayar mühendisliği masterı yapmış. Arkadaşları tarafından “neredeyse bir dahi” diyerek tanımlanıyor. Bulunduğu ortamdaki en kibar, en aklı başında olan bir genç diyorlar. Öğretmenlik yapıyormuş, “Ayın öğretmeni” seçilmiş, tekerlekli sandalyeler için acil durum freni icad etmiş, video oyunu programcısıymış. Kısacası kimsenin kendisinden böyle bir eylem beklemeyeceği bir kişi.

Bundan evvel, Aralık 2024 tarihinde Luigi Mangione isimli 27 yaşında bir genç, Pensilvanya Üniversitesi mezunu Mühendislik masterı yapmış akıllı bir genç United Healthcare Sigorta şirketi CEO’su Brian Thomson’ı öldürdü. Sigorta şirketlerinin çok fazla kar elde etmesine karşılık insanların ihtiyacı olduğunda onlara ödeme yapmamasını protest ediyordu. Bu olaydan sonra Luigi’ye hayran bir grup oluştu.

Normalde suç işleme potansiyeli olmayan meslek sahibi zeki aklı başında bu gençlerin kimsenin aklına gelmeyecek şekilde suça yönelmeleri neden olabilir?

Cole Tomas Allen, balonun düzenlendiği Hilton otelinde yer ayırtıp herhangi bir otel misafiri gibi girmiş. Yaptığı ön incelemede bu saldırının çok zor olmayacağına kanaat getirmiş. Ailesine bu işleyeceği suçu haber vererek peşinen özür dileyen bir not yazmış.

Ama işler sandığı gibi kolay olmadı. Balo salonuna inemeden yakalandı. Mahkeme sürecinde suçu niye işlediğine dair daha fazla bilgi alabileceğiz ancak yazdığı notta sadece Trump’ıdeğil diğer yüksek görevlileri de öldürmek istediğini söylemiş ve pedofili ve tecavüz olaylarına göz yuman kişilerden bahsetmiş.

Hatta bu konu 60 minutes programında Trump’a sorulunca, çok sinirlendi. “Ben pedofil değilim, kimseye tecavüz etmedim” dedi.

Öyle bir dönemde yaşıyoruz ki, bir yandan medeniyet ilerlemiş insanların okuma seviyesi yükselmiş, gerek başka insanlara gerek çevreye karşı duyarlılık artmış. Özgürlük, eşitlik, herkese insanca muamele öğretiliyor, “ ayrımcılık yapmayın” deniyor. Diğer yandan da göz kırpmadan savaşlar, korkunç soykırımlar yapılıyor ve insanlar bunu televizyondan izliyor. Haksızlık duygusu yükseliyor.

Vahşi kapitalizm öyle bir hale gelmiş ki büyük şirketler bankalar çok fazla para kazandığı halde gençler iş bulamıyor, bir gelecek hayali kuramıyor, iş bulmuş olanlar her an işten çıkarılma korkusu yaşıyor.

Amerikalının, Avrupalının, Orta Doğulunun alışkın olduğu refah düzeyi düşüyor.

Bunun üzerine bir de Yapay Zeka belası çıktı. Üniversite mezunu, meslek sahibi insanların çoğu işini tehlikede görüyor.

Senelerce yapacağınız araştırmanın sonucu, bir tuşa basmakla bir kaç dakikada önünüze serilebiliyor. Mesela “artık radyoloji hekimine gerek kalmayacak, bilgisayar tıbbi test sonuçlarını daha iyi yorumluyor” deniyor.

Hukuk alanında aynı şekilde uzun saatler alacak araştırmalar bir iki dakikada halledilecek duruma geldi.

Amerika’da üniversiteler çok pahalı, gençler mezun olduktan sonra iş bulamadıkları gibi bir de o borcu ödemek zorunda kalıyorlar.  “Hiç okumasak, daha iyiydi en azından bu borç olmayacaktı” diyorlar.

Yeni teknolojiler dolayısıyla işten çıkarmalar sonucu aile yaşamları etkileniyor. Çocuklara ayrılan kaynak azalıyor. O ailenin yapacağı harcama azaldığı için yaşadıkları yerin ekonomisi etkileniyor.

Sadece Trump ile başlayan bir şey değil tabii bu durum. Daha evvel George Bush’un yaptığı savaşlar neticesinde 2008 ekonomik krizi yaşanmıştı. O kriz zamanı insanların evlenmesi çocuk sahibi olması ertelenmiş, o yıllarda doğup da şimdi üniversiteye gitme yaşında olan genç sayısı da diğer yıllara göre daha azmış.

Siyasetçilerin aldıkları yanlış kararlar çok sonraki yıllara da tesir edebiliyor.

Trump’ın bir başka sorunu, İsrail’e verdiği desteği ve başlatmış olduğu İran savaşını kimseye izah edememesi.

Netanyahu Amerikan Kongresinde çok alkışlandı. Ama onun sebebi İsrail’in ve Amerika’daki destekçilerinin Kongre üyelerinin ve senatörlerin seçim kampanyalarına yaptıkları bağışlar.

Onların cepleri doluyor diye halk anlamadığı, inanmadığı bir savaş yüzünden ekonomik zorluğa uğruyor. Petrol fiyatının yükselmesi bütün dünya ekonomilerini vurdu.

Amerika’da ve Kanada’da petrol çıkması da bunu değiştirmiyor çünkü petrol, dünya fiyatı neyse o fiyattan satılıyor. Bu ülkelerdeki tüketici de aynı şekilde etkileniyor.

Gıda fiyatlarının artması ve gelecekte de artacağının öngörülmesi insanları haklı olarak endişeye sevk ediyor.  Okyanustaki balık bile aşırı avlanmadan dolayı azalıyor.

Amerika’ da sağlık, eğitim, güvenlik, evsizlik ve uyuşturucu gibi önemli sorunlar varken ve Trump’ın “Amerika’ya öncelik vereceğim, lüzumsuz savaşlara karşıyım” deyip seçim kazandığı düşünülürse, kendisine oy verenler de dahil olmak üzere halkta bir hayal kırıklığına yol açtığı anlaşılıyor.

Halk mevcut partilerin her ikisine de güvenmiyor. Çözüm gençlere hitap eden yeni bir partinin ortaya çıkması. Ona da oligarklar bütün kuvvetleriyle mani olacaklardır.

Yalnız, gelecek gençlerin, kendi hayatları, kendi gelecekleri, kendi ekmekleri için, hak hukuk adalet için her şeyi yapacaklardır.

Adalet duygusunu uzun müddet rencide edip de toplumdan bir tepki gelmeyeceğini zannetmek akıllıca bir siyaset değil. Haksızlıklara karşı mutlaka halktan bir tepki gelir.

Bu sebeple bu olayların anlayanlar için bir uyarı niteliğinde olduğunu düşünüyorum.

Dünya ne yazık ki bir patlama noktasına gidiyor.

 

 

 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ulusgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.