Elif MAT ERKMEN - Araştırmacı-Yazar
Köşe Yazarı
Elif MAT ERKMEN - Araştırmacı-Yazar
 

INTERMEZZO

Bugün İrlandalı yazar Sally Rooney’ nin İntermezzo isimli romanından bahsetmek istiyorum. Bir tavsiye üzerine okudum ve çok beğendim. Daha evvel “Normal People” isimli bir kitapla meşhur olmuş. O kitabın dizisi de çekilmiş. Ancak intermezzo yazarın ilk okuduğum kitabı oldu. Aynı zamanda makaleleri de varmış. Kitapta iki kardeşten bahsediliyor. İrlanda’da Dublin şehrinde yaşayan Peter ve Ivan aslında Polonyalı göçmen bir ailenin çocukları. Anne baba ayrılmış. Anne ikinci bir evlilik yapmış ve ondan sonra çocuklarıyla alakası en az düzeyde olmuş. Yeni evlendiği adamın çocuklarıyla daha çok meşgul. Çok sevdikleri babaları onları büyütmüş. İnsanların kendi iç dünyaları, dıştan nasıl göründükleri nasıl değerlendirildikleri, kendilerini dış dünyaya nasıl yansıttıkları, nasıl görünmek istedikleri ve nasıl göründükleri, karakter özellikleri, bu iki kardeşin kız arkadaşlarıyla ve birbirleriyle olan ilişkileri yansıtılıyor. Yazar çok başarılı bu örgülerde. Diyaloğu çok iyi kullanıyor. Bizim alışık olduğumuz şekilde diyalogları tırnak içinde yazmıyor. Paragraflar çok belirgin değil. Sanki konuşarak anlatıyormuş gibi herşey hızlı akıyor ve insan kitabı elinden bırakmak istemiyor. İki kardeşte çok akıllı ve başarılılar. Peter avukat, İvan ondan on yaş küçük o da yeni mühendis olmuş aynı zamanda bir satranç şampiyonu. Peter hem iyi kazanıyor hem dış görünüşe, etrafa daha çok önem veriyor. Ivan daha yeni mezun, henüz çok para kazanmaya başlamamış, daha sade yaşıyor.  Çevre bilinciyle, tüketim yanlısı olmayan, kıyafetlerini ikinci el almak isteyen prensip sahibi bir genç. Bu onların dış görünüşlerinde bir farka yol açıyor. İvan özensiz görünüyor bu da Peter’ ı rahatsız ediyor. Roman babalarının cenaze töreninde başladı ve iki kardeş arasındaki bu farka, birbirleriyle olan kopuk ilişkilerine dikkat çekildi. KADIN ERKEK İLİŞKİLERİ Peter’in eski kız arkadaşı Sylvia da kendisi gibi hukukçu, o da çok akıllı iyi bir kız ancak geçirmiş olduğu bir kaza nedeniyle çok ızdırap çeken, ağrıları, hastalıkları olan bir insan. Bu nedenle evlenmekten vazgeçmiş ve Peter’ ı terk etmiş. Arkadaş olarak ilişkilerini sürdürüyorlar. Peter iş arasında uğruyor, sandviç, kahve getiriyor onu hep arayıp soruyor, bağlantıyı kopartmak istemiyor. Hasta olursa ilgileniyor, ilacını alıyor. Aslında ayrılmak onu iyi gelmemiş bir türlü alışamamış. Ama Sylvia ayrılma fikrinde kararlı. Öbür taraftan bir başka kız arkadaşı daha var genç avukat beyin. Bu daha çok ara sıra görüştüğü, tam da “kız arkadaş” olarak kabul etmediği kendisinden on yaş küçük henüz öğrenci olan birisi. Naomi ismindeki bu genç kızı kendisinden aşağı görüyor. Kızın parası yok, kendisine sahip çıkan bir ailesi yok. Zor geçiniyor ve bir öğrenci evinde yaşıyor. Peter ona arada yardım ediyor. Kız isterse para veriyor. Öğrencilerin Dublin’deki barınma sorununa, ev bulma güçlüğüne dikkat çekilmiş. Naomi ve arkadaşlarını ev sahibi evden atacakmış, parayı ödeyemedikleri için. Peter, avukat olduğu için yardım istiyorlar. Mahkemeden gelen evi boşaltmaları için yapılan ihbarı gösteriyorlar. “Olur bakarım” diyor ama unutuyor. Bu ihmal nedeniyle gençler evsiz kalıyorlar. Peter çaresiz Naomi’yi bir süreliğine evine alıyor. Duyguları o kadar karışık ki, hem iki kadın arasında kalıyor hem de Naomi ile ilgili olarak ne yapacağını bilmiyor. Genç kadın bir yandan okuyup bir yandan çalışıp, kendisine bakacak bir gelir elde edecek bir iş bulamamış. Yanlış bir tercih yapmış ve internette kendi çıplak resimlerini başka erkeklere parayla satmış. Peter ile ilişkisi devam ederken de genç adam onu arayıp sormadığı, mesajlarına cevap vermediği için gene çaresiz kalıp, aynı şeyi yapmış. Bu da ayrı bir sorun. Naomi başka bir adama resmini sattığını saklamadan ona söyledi, içi dışı bir kendisini olduğu gibi gösteren bir kız. Aslında Peter’ın parası var, onunla ilgilenebilirdi. Aklında bir soru var, “acaba bu kız benimle para karşılığı mı birlikte oluyor”, diye düşünüyor, emin olamıyor. Kendi davranışını da pek ahlaklı bulmuyor. Gri bir alan var orada. “İyi kız- kötü kız”, “evlenilecek kız- sadece beraber olunacak kız” gibi ayrımlar.  Naomi’nin bu yanlış tercihi belki Peter tarafından küçük görülmesine neden oluyor ama tam da bu konuyu ele alıp herhangi bir şey söylemiyor. Kızı ne sahipleniyor ne vazgeçiyor. Esasında Naomi ile ilgili kuşkuları onun zihnini meşgul ediyor ama onun insan olarak iyi bir kız olduğunu biliyor. Birbirlerini seviyorlar. Bazen kendisini Naomi ile evlilik ve çocuk hayalleri kurarken buluyor. Peter’ın içki, uyuşturucu sorunu ve çok çalışmaktan doğan yorgunluğu da var.  Babalarının ölümüyle iki kardeş hayatla daha sert yüzleşiyor. Bu kayıptan ağır bir şekilde etkileniyorlar. İvan önceki yıllarda Silvia’nın hastalığı sırasında Peter’ın çok acı çektiğini ama kendisinin daha çocuk olduğu için ağabeyine yeterince destek olamadığını hatırlıyor. İş hayatının zorlukları, iki kadın arasında kalmış olmak, hayatla mücadele etmek için yaptığı yanlış tercihler (Naomi gibi onun da yanlış tercihleri var, o da alkol ve uyuşturucu bağımlılığı.) onu bunalıma sürükledi. Adeta hem bedensel hem ruhsal bir çöküş yaşadı. Zor durumunda iki kadının da anlayışı ve sevgisiyle karşılaştı. Alışılmış normları biraz zorluyor kitap. İki kadında birbirinden haberdar ve bu duruma aldırmıyor.   IVAN VE MARGARET Öbür taraftan daha içe dönük olan İvan ise bir satranç turnuvasında kendisinden yaşça büyük ve boşanmış bir kadınla tanıştı. Onunla arkadaşlık etti. Önce gizli tuttular, sanki bu yaş farkından dolayı ayıplanmaktan korktular, sonra bu ilişki de açığa çıktı. Peter kendi yaşadıklarına bakmadan, bu ilişkiye karşı çıktı ve kardeşlerin arası açıldı. İnsan ilişkilerinin ne kadar karmaşık olduğu, dıştan bakmakla kimsenin kimseyi tanıyamayacağı iç yüzünü bilemeyeceği, kadın erkek ilişkisinde insanların birbirlerini nasıl tamamladıkları, nasıl anlaştıkları, nasıl anlaşamadıkları o kadar güzel anlatılmış ki, yazarın ustalığı ortaya çıkmış. Bu kitapta bu senenin ikinci tavsiyesi olsun.   İntermezzo İntermezzo hem bir müzik terimi hem de satranç terimi. Satrançta ara hamle, Almanca Zwishenzug manasına geliyor. Esas yapacağı büyük hamleden önce karşı taraf bir başka hamleyle başka bir karşılık vermeye zorluyor. İntermezzo oyunlarda, müzikal eserlerde iki perde arasında veya oyunun iki bölümü arasında geçiş görevi gören kısa bir müzik eseri, bazen diyalog, seyirciyi eğlendiren bir ilave bölüm oluyor. Belki hayatta hep bir şeylerin arasındayız. Geçmişle gelecek, sorunla çözüm, yolculukta bir yerle bir yer arası… Belki en çok şu an yaşadığımız an önemli. Çünkü geçmiş gitti, gelecek belirsiz, elimizde şu an var sadece. NOT:  İrlandalı genç yazar Filistin yanlısı olup, İngiltere’nin terör örgütü sınıflamasına koyduğu “Palestine Action- Filistin Hareketi” adlı örgütü desteklediği için İngiliz Hükümeti tarafından uyarılmış. Kitaplarından sağladığı geliri bu örgütü desteklemek amacıyla kullanırsa “suçlu” duruma düşeceği kendisine hatırlatılmış. Doğruyu söyleyenle, söylemeyeni tarih yazacaktır.      
Ekleme Tarihi: 20 Ocak 2026 -Salı

INTERMEZZO

Bugün İrlandalı yazar Sally Rooney’ nin İntermezzo isimli romanından bahsetmek istiyorum. Bir tavsiye üzerine okudum ve çok beğendim. Daha evvel “Normal People” isimli bir kitapla meşhur olmuş. O kitabın dizisi de çekilmiş. Ancak intermezzo yazarın ilk okuduğum kitabı oldu. Aynı zamanda makaleleri de varmış.

Kitapta iki kardeşten bahsediliyor. İrlanda’da Dublin şehrinde yaşayan Peter ve Ivan aslında Polonyalı göçmen bir ailenin çocukları. Anne baba ayrılmış. Anne ikinci bir evlilik yapmış ve ondan sonra çocuklarıyla alakası en az düzeyde olmuş. Yeni evlendiği adamın çocuklarıyla daha çok meşgul. Çok sevdikleri babaları onları büyütmüş.

İnsanların kendi iç dünyaları, dıştan nasıl göründükleri nasıl değerlendirildikleri, kendilerini dış dünyaya nasıl yansıttıkları, nasıl görünmek istedikleri ve nasıl göründükleri, karakter özellikleri, bu iki kardeşin kız arkadaşlarıyla ve birbirleriyle olan ilişkileri yansıtılıyor.

Yazar çok başarılı bu örgülerde. Diyaloğu çok iyi kullanıyor. Bizim alışık olduğumuz şekilde diyalogları tırnak içinde yazmıyor. Paragraflar çok belirgin değil. Sanki konuşarak anlatıyormuş gibi herşey hızlı akıyor ve insan kitabı elinden bırakmak istemiyor.

İki kardeşte çok akıllı ve başarılılar. Peter avukat, İvan ondan on yaş küçük o da yeni mühendis olmuş aynı zamanda bir satranç şampiyonu.

Peter hem iyi kazanıyor hem dış görünüşe, etrafa daha çok önem veriyor. Ivan daha yeni mezun, henüz çok para kazanmaya başlamamış, daha sade yaşıyor.  Çevre bilinciyle, tüketim yanlısı olmayan, kıyafetlerini ikinci el almak isteyen prensip sahibi bir genç. Bu onların dış görünüşlerinde bir farka yol açıyor. İvan özensiz görünüyor bu da Peter’ ı rahatsız ediyor. Roman babalarının cenaze töreninde başladı ve iki kardeş arasındaki bu farka, birbirleriyle olan kopuk ilişkilerine dikkat çekildi.

KADIN ERKEK İLİŞKİLERİ

Peter’in eski kız arkadaşı Sylvia da kendisi gibi hukukçu, o da çok akıllı iyi bir kız ancak geçirmiş olduğu bir kaza nedeniyle çok ızdırap çeken, ağrıları, hastalıkları olan bir insan. Bu nedenle evlenmekten vazgeçmiş ve Peter’ ı terk etmiş.

Arkadaş olarak ilişkilerini sürdürüyorlar. Peter iş arasında uğruyor, sandviç, kahve getiriyor onu hep arayıp soruyor, bağlantıyı kopartmak istemiyor. Hasta olursa ilgileniyor, ilacını alıyor. Aslında ayrılmak onu iyi gelmemiş bir türlü alışamamış. Ama Sylvia ayrılma fikrinde kararlı.

Öbür taraftan bir başka kız arkadaşı daha var genç avukat beyin. Bu daha çok ara sıra görüştüğü, tam da “kız arkadaş” olarak kabul etmediği kendisinden on yaş küçük henüz öğrenci olan birisi. Naomi ismindeki bu genç kızı kendisinden aşağı görüyor. Kızın parası yok, kendisine sahip çıkan bir ailesi yok. Zor geçiniyor ve bir öğrenci evinde yaşıyor.

Peter ona arada yardım ediyor. Kız isterse para veriyor.

Öğrencilerin Dublin’deki barınma sorununa, ev bulma güçlüğüne dikkat çekilmiş. Naomi ve arkadaşlarını ev sahibi evden atacakmış, parayı ödeyemedikleri için. Peter, avukat olduğu için yardım istiyorlar. Mahkemeden gelen evi boşaltmaları için yapılan ihbarı gösteriyorlar. “Olur bakarım” diyor ama unutuyor. Bu ihmal nedeniyle gençler evsiz kalıyorlar.

Peter çaresiz Naomi’yi bir süreliğine evine alıyor. Duyguları o kadar karışık ki, hem iki kadın arasında kalıyor hem de Naomi ile ilgili olarak ne yapacağını bilmiyor.

Genç kadın bir yandan okuyup bir yandan çalışıp, kendisine bakacak bir gelir elde edecek bir iş bulamamış. Yanlış bir tercih yapmış ve internette kendi çıplak resimlerini başka erkeklere parayla satmış. Peter ile ilişkisi devam ederken de genç adam onu arayıp sormadığı, mesajlarına cevap vermediği için gene çaresiz kalıp, aynı şeyi yapmış. Bu da ayrı bir sorun. Naomi başka bir adama resmini sattığını saklamadan ona söyledi, içi dışı bir kendisini olduğu gibi gösteren bir kız.

Aslında Peter’ın parası var, onunla ilgilenebilirdi. Aklında bir soru var, “acaba bu kız benimle para karşılığı mı birlikte oluyor”, diye düşünüyor, emin olamıyor. Kendi davranışını da pek ahlaklı bulmuyor.

Gri bir alan var orada. “İyi kız- kötü kız”, “evlenilecek kız- sadece beraber olunacak kız” gibi ayrımlar.  Naomi’nin bu yanlış tercihi belki Peter tarafından küçük görülmesine neden oluyor ama tam da bu konuyu ele alıp herhangi bir şey söylemiyor. Kızı ne sahipleniyor ne vazgeçiyor.

Esasında Naomi ile ilgili kuşkuları onun zihnini meşgul ediyor ama onun insan olarak iyi bir kız olduğunu biliyor. Birbirlerini seviyorlar. Bazen kendisini Naomi ile evlilik ve çocuk hayalleri kurarken buluyor.

Peter’ın içki, uyuşturucu sorunu ve çok çalışmaktan doğan yorgunluğu da var.  Babalarının ölümüyle iki kardeş hayatla daha sert yüzleşiyor. Bu kayıptan ağır bir şekilde etkileniyorlar. İvan önceki yıllarda Silvia’nın hastalığı sırasında Peter’ın çok acı çektiğini ama kendisinin daha çocuk olduğu için ağabeyine yeterince destek olamadığını hatırlıyor.

İş hayatının zorlukları, iki kadın arasında kalmış olmak, hayatla mücadele etmek için yaptığı yanlış tercihler (Naomi gibi onun da yanlış tercihleri var, o da alkol ve uyuşturucu bağımlılığı.) onu bunalıma sürükledi. Adeta hem bedensel hem ruhsal bir çöküş yaşadı.

Zor durumunda iki kadının da anlayışı ve sevgisiyle karşılaştı.

Alışılmış normları biraz zorluyor kitap. İki kadında birbirinden haberdar ve bu duruma aldırmıyor.  

IVAN VE MARGARET

Öbür taraftan daha içe dönük olan İvan ise bir satranç turnuvasında kendisinden yaşça büyük ve boşanmış bir kadınla tanıştı. Onunla arkadaşlık etti. Önce gizli tuttular, sanki bu yaş farkından dolayı ayıplanmaktan korktular, sonra bu ilişki de açığa çıktı.

Peter kendi yaşadıklarına bakmadan, bu ilişkiye karşı çıktı ve kardeşlerin arası açıldı.

İnsan ilişkilerinin ne kadar karmaşık olduğu, dıştan bakmakla kimsenin kimseyi tanıyamayacağı iç yüzünü bilemeyeceği, kadın erkek ilişkisinde insanların birbirlerini nasıl tamamladıkları, nasıl anlaştıkları, nasıl anlaşamadıkları o kadar güzel anlatılmış ki, yazarın ustalığı ortaya çıkmış.

Bu kitapta bu senenin ikinci tavsiyesi olsun.

 

İntermezzo

İntermezzo hem bir müzik terimi hem de satranç terimi. Satrançta ara hamle, Almanca Zwishenzug manasına geliyor. Esas yapacağı büyük hamleden önce karşı taraf bir başka hamleyle başka bir karşılık vermeye zorluyor.

İntermezzo oyunlarda, müzikal eserlerde iki perde arasında veya oyunun iki bölümü arasında geçiş görevi gören kısa bir müzik eseri, bazen diyalog, seyirciyi eğlendiren bir ilave bölüm oluyor.

Belki hayatta hep bir şeylerin arasındayız. Geçmişle gelecek, sorunla çözüm, yolculukta bir yerle bir yer arası… Belki en çok şu an yaşadığımız an önemli. Çünkü geçmiş gitti, gelecek belirsiz, elimizde şu an var sadece.

NOT:

 İrlandalı genç yazar Filistin yanlısı olup, İngiltere’nin terör örgütü sınıflamasına koyduğu “Palestine Action- Filistin Hareketi” adlı örgütü desteklediği için İngiliz Hükümeti tarafından uyarılmış. Kitaplarından sağladığı geliri bu örgütü desteklemek amacıyla kullanırsa “suçlu” duruma düşeceği kendisine hatırlatılmış.

Doğruyu söyleyenle, söylemeyeni tarih yazacaktır.

 

 

 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ulusgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.