Ali YILMAZ - Yazar - Program Yapımcı
Köşe Yazarı
Ali YILMAZ - Yazar - Program Yapımcı
 

DEDİKODU

Aile Toplantılarının Gizli Milli Sporu. Aile bir araya geldi mi, takvim ne derse desin fark etmez: Bayram, yılbaşı, nişan, cenaze sonrası helva… dedikodu mutlaka başlar. Hatta çoğu zaman tatlıdan önce başlar, kahveden sonra derinleşir, misafir giderken zirve yapar. Masum sorularla açılır perde: -“Eee, Ayşe hâlâ aynı işte mi?” Bu soru aslında bir soru değildir. Bu, “Birazdan uzun uzun konuşacağız” anlamına gelen sosyal bir şifredir. Dedikodu aile içinde asla tek başına yapılmaz. En az üç kişi gerekir. Biri bilgiyi atar, biri teyit eder, biri de olayı dramatize eder. -“Ben duydum ama kesin değil…” İşte bu cümleyle birlikte dedikodu artık resmen başlamıştır. Çünkü “kesin değil” denilen her şey, beş dakika sonra %100 doğrulanmış gerçek olur. Bayram Dedikodusu: Şekerle Başlar. Bayram dedikodusu ayrı bir klasmandır. Çünkü herkes en iyi halini takınmıştır. Yeni kıyafetler, ütülü gömlekler, “biz çok mutluyuz” bakışları… Ama dedikodu bu vitrini sevmez. Arka depoya bakar. - “Çok şık olmuş ama kilo almış sanki…” -“Eşi pek konuşmadı bugün, bir şeyler var orada.” Bayram dedikodusu genelde fısıltıyla yapılır ama ilginçtir: Herkes duyar. Çünkü aile içinde fısıltı diye bir ses seviyesi yoktur. Sadece “resmi konuşma” ve “dedikodu konuşması” vardır. Yılbaşı Dedikodusu: Saat 12’ye kadar sabır, sonra hücum. Yılbaşında dedikodu biraz geç başlar. Önce masa kurulur, hindi övülür, salata tarifi paylaşılır. Saat 23.30’dan sonra işler değişir. -“Yeni yılda evlenir mi dersin?” -“Ben bu ilişkiye başından beri güvenmiyorum.” Yılbaşı dedikodusu umutludur. Çünkü herkes bir tahminde bulunur. Ve ilginçtir: Yanlış çıkan tahminlerin hiçbir sorumluluğu yoktur. Kimse dönüp “Sen demiştin” demez. Dedikodu zaten sözleşmesiz çalışır. Dedikodu kötü niyetliyse zehirdir ama dozunda olursa sosyaldir. İnsanlar dedikodu yaparak rahatlar, bağ kurar, içini döker. Bir nevi toplu terapi ama randevusuz. -“Ben olsam öyle yapmazdım.” Bu cümle aslında şunu der: “Ben senin yerinde değilim ama yine de konuşacağım.” Ve bu, insanlık tarihi kadar eskidir. İlk çağda bile muhtemelen biri ateş başında şöyle demiştir: -“Bu mağaraya taşınması iyi olmadı, ben baştan demiştim.” Dedikodu yasaklanmaz, terbiye edilir. Dedikodu hayatın baharatıdır. Fazlası tansiyon yapar, azı tatsız bırakır. Kalp kırmadan, isimleri çok büyütmeden, biraz mizah, biraz empatiyle yapıldığında…aile toplantılarının görünmez eğlencesidir. Ama unutmayalım: Bugün masada konuşulan, yarın masaya oturabilir. O yüzden çayı karıştırırken dili de biraz yavaş karıştırmakta fayda var.
Ekleme Tarihi: 06 Ocak 2026 -Salı

DEDİKODU

Aile Toplantılarının Gizli Milli Sporu.

Aile bir araya geldi mi, takvim ne derse desin fark etmez:

Bayram, yılbaşı, nişan, cenaze sonrası helva… dedikodu mutlaka başlar.

Hatta çoğu zaman tatlıdan önce başlar, kahveden sonra derinleşir, misafir giderken zirve yapar.

Masum sorularla açılır perde:

-“Eee, Ayşe hâlâ aynı işte mi?”

Bu soru aslında bir soru değildir. Bu, “Birazdan uzun uzun konuşacağız” anlamına gelen sosyal bir şifredir.

Dedikodu aile içinde asla tek başına yapılmaz. En az üç kişi gerekir. Biri bilgiyi atar, biri teyit eder, biri de olayı dramatize eder.

-“Ben duydum ama kesin değil…”

İşte bu cümleyle birlikte dedikodu artık resmen başlamıştır. Çünkü “kesin değil” denilen her şey, beş dakika sonra %100 doğrulanmış gerçek olur.

Bayram Dedikodusu: Şekerle Başlar.

Bayram dedikodusu ayrı bir klasmandır. Çünkü herkes en iyi halini takınmıştır. Yeni kıyafetler, ütülü gömlekler, “biz çok mutluyuz” bakışları…

Ama dedikodu bu vitrini sevmez. Arka depoya bakar.

- “Çok şık olmuş ama kilo almış sanki…”

-“Eşi pek konuşmadı bugün, bir şeyler var orada.”

Bayram dedikodusu genelde fısıltıyla yapılır ama ilginçtir: Herkes duyar.

Çünkü aile içinde fısıltı diye bir ses seviyesi yoktur. Sadece “resmi konuşma” ve “dedikodu konuşması” vardır.

Yılbaşı Dedikodusu: Saat 12’ye kadar sabır, sonra hücum.

Yılbaşında dedikodu biraz geç başlar. Önce masa kurulur, hindi övülür, salata tarifi paylaşılır.

Saat 23.30’dan sonra işler değişir.

-“Yeni yılda evlenir mi dersin?”

-“Ben bu ilişkiye başından beri güvenmiyorum.”

Yılbaşı dedikodusu umutludur. Çünkü herkes bir tahminde bulunur.

Ve ilginçtir: Yanlış çıkan tahminlerin hiçbir sorumluluğu yoktur.

Kimse dönüp “Sen demiştin” demez. Dedikodu zaten sözleşmesiz çalışır.

Dedikodu kötü niyetliyse zehirdir ama dozunda olursa sosyaldir.

İnsanlar dedikodu yaparak rahatlar, bağ kurar, içini döker. Bir nevi toplu terapi ama randevusuz.

-“Ben olsam öyle yapmazdım.”

Bu cümle aslında şunu der: “Ben senin yerinde değilim ama yine de konuşacağım.”

Ve bu, insanlık tarihi kadar eskidir.

İlk çağda bile muhtemelen biri ateş başında şöyle demiştir: -“Bu mağaraya taşınması iyi olmadı, ben baştan demiştim.”

Dedikodu yasaklanmaz, terbiye edilir.

Dedikodu hayatın baharatıdır. Fazlası tansiyon yapar, azı tatsız bırakır.

Kalp kırmadan, isimleri çok büyütmeden, biraz mizah, biraz empatiyle yapıldığında…aile toplantılarının görünmez eğlencesidir.

Ama unutmayalım: Bugün masada konuşulan, yarın masaya oturabilir.

O yüzden çayı karıştırırken dili de biraz yavaş karıştırmakta fayda var.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (2)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ulusgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Zekiye
(06.01.2026 12:50 - #4465)
Ne güzel bir anlatım. Kaleminize sağlık
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ulusgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Nuri
(06.01.2026 22:47 - #4467)
Yazımızın sonunda "DİLİ DE BİRAZ YAVAŞ KARŞTIRMAKTA FAYDA VAR" harika bağlama olmuş. Kaleminize sağlık Ali hocam
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ulusgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.