Ali Eralp - Eğitimci-Araştırmacı-Yazar
Köşe Yazarı
Ali Eralp - Eğitimci-Araştırmacı-Yazar
 

TÜRKİYE NEREYE GÖTÜRÜLÜYOR?

ABD ve İsrail Ortadoğu BOP projesini gerçekleştirmek için İran’a savaş açtılar. Suriye, Irak’tan sonra bu planın üçüncü aşaması... Dördüncü aşamasında Türkiye var… PKK, “Fırsat bu fırsat, İran’da kendime özerk bir bölge hazırlayayım” diyerek gücünü oraya yığmaya başladı. Gerçi iktidar ve muhalefet, ülkemizde PKK ile savaşmadan, “Terörsüz Türkiye” başlığı altında ülkemizi bölme hazırlıkları içerisinde… Görüşmeler devam ediyor… Ve Amerika ile birlikte yapılan “Türkiye Federatif Devleti” planı nihayet Devlet Bahçeli’nin çağrısı ile ortaya çıktı. Neyi içeriyor bu plan? Kürt kimliğinin tanınması, demokratik özerklik, Kürtçenin resmi dil olması, Öcalan’ın siyasal lider konumuna getirilmesi… Bundan böyle artık, terörist başı, yüce Türk ulusuna “yol haritası” çizecek. Yön verecek… “Terörist” kimliği kaldırılarak ona “siyasal kimlik” kazandırılacak. Biz bu konulara yabancı değiliz. Bu türden girişimler 2013 yılında da gerçekleştirilmişti. PKK’lılar sınırda karşılanmış, mahkemeler kurulmuş, suçlular affedilmişti. Sonra da otobüslerin üstünde PKK bayrakları ile şehir turu atmışlardı… O yıllarda bu gidişin “Türk- Kürt Federe devletine” varacağını dilimiz döndüğünce anlatmaya çalışmıştık. İşte şimdi yine aynı plan Cumhur ittifakı tarafından gündeme getirildi. Kapalı kapılar arkasında terörist başı ile görüşmeler yapılmakta; taraflar artık bu iş için zamanın geldiğini, koşulların olgunlaştığını düşünmektedirler. Gerçekten de onlar için ortam çok elverişlidir. DEM’li Sırrı Süreyya Önder bir zamanlar şöyle demişti: "Türkiye Cumhuriyeti kurulurken kendisini Allah'ın yerine koydu. Allah'ı sildiler…" Şeriatçıların dili ile konuşarak, Atatürk’ü kastetmişti. Şunun bilinmesi gerekir. Siyasal İslamcıların sözlüğünde her devirde, sadece emperyalizmle işbirliği vardır. Bayrak, vatan, Atatürk milliyetçiliği, tam bağımsızlık kavramları onların sorunu değildir.   Tarihin her evresinde ve döneminde bunu görmek mümkündür. Bu ihanet çeteleri Türk ulusunu her zaman sırtından bıçaklamışlardır. Bu, Kurtuluş Savaşında da böyle oldu, bugün de böyle olmakta… Siyasal İslamcılar feodal, Ortaçağ kültürünün temsilcileridirler. ABD’yi kurtarıcı gibi görürler. 68’li gençler, CONİLERİ denize dökerken, onlar 6.ıncı filoyu kıble yapıp namaz kılmışlardı. Bu adamlar, emperyalizm ne derse onu yaparlar. “Kürdistan” diyorsa Kürdistan, Kürt kimliği diyorsa Kürt kimliğini kabul ederler. Muhalefete göre ise bu anlaşmalar demokratik gelişimlerdir… Ama işin temelinde bir de koltuk sevdası vardır. Anayasa değişikliği vardır. Koltuk sorununun çözümü için Öcalan seçilmiştir. Çünkü halk adım adım iktidardan kopmaktadır. İktidar çaresizdir. Elli bine yakın insanın ölümünden sorumlu terörist başı, ülkemize “yol haritası” çizecek, barışçıl (!) çözümü sağlayacakmış…  Silah bırakacaklarmış!!!… Bu bir bölme, parçalama, ulus kimliğimizin ve Atatürk cumhuriyetinin yok edilip, federatif bir devletin kurulması girişimidir. Bu girişim, günümüzün Şeyh Saitlerinin, Derviş Mehmetlerinin, Vahdettinlerinin, İskilipli Atıflarının Mustafa Kemal Atatürk’e, cumhuriyete, Lozan’a karşı isyan bayrağını açmasıdır. Yani Batı, Atatürk zamanında gerçekleştiremediği Sevr Antlaşması’nı şimdi hayata geçirmeye çalışıyor. İşin özeti budur… Hedefte Türk dili, Türkiye’nin bağımsızlığı ve bütünlüğü, ulus devlet vardır. Şimdi bir kez daha anımsatalım: Tam bağımsızlığa, ulus devlete, Cumhuriyete sahip çıkanlar; ABD ve İsrail’in bu hain planına karşı birleşmeli, bütünleşmelidirler. Zaman geçmek, tükenmek üzeredir. Sonra “Kendim ettim, kendim buldum” türküleri söylemeyelim…      
Ekleme Tarihi: 05 Mart 2026 -Perşembe

TÜRKİYE NEREYE GÖTÜRÜLÜYOR?

ABD ve İsrail Ortadoğu BOP projesini gerçekleştirmek için İran’a savaş açtılar. Suriye, Irak’tan sonra bu planın üçüncü aşaması... Dördüncü aşamasında Türkiye var…

PKK, “Fırsat bu fırsat, İran’da kendime özerk bir bölge hazırlayayım” diyerek gücünü oraya yığmaya başladı.

Gerçi iktidar ve muhalefet, ülkemizde PKK ile savaşmadan, “Terörsüz Türkiye” başlığı altında ülkemizi bölme hazırlıkları içerisinde… Görüşmeler devam ediyor…

Ve Amerika ile birlikte yapılan “Türkiye Federatif Devleti” planı nihayet Devlet Bahçeli’nin çağrısı ile ortaya çıktı.

Neyi içeriyor bu plan? Kürt kimliğinin tanınması, demokratik özerklik, Kürtçenin resmi dil olması, Öcalan’ın siyasal lider konumuna getirilmesi…

Bundan böyle artık, terörist başı, yüce Türk ulusuna “yol haritası” çizecek. Yön verecek…

“Terörist” kimliği kaldırılarak ona “siyasal kimlik” kazandırılacak. Biz bu konulara yabancı değiliz.

Bu türden girişimler 2013 yılında da gerçekleştirilmişti. PKK’lılar sınırda karşılanmış, mahkemeler kurulmuş, suçlular affedilmişti. Sonra da otobüslerin üstünde PKK bayrakları ile şehir turu atmışlardı…

O yıllarda bu gidişin “Türk- Kürt Federe devletine” varacağını dilimiz döndüğünce anlatmaya çalışmıştık.

İşte şimdi yine aynı plan Cumhur ittifakı tarafından gündeme getirildi.

Kapalı kapılar arkasında terörist başı ile görüşmeler yapılmakta; taraflar artık bu iş için zamanın geldiğini, koşulların olgunlaştığını düşünmektedirler. Gerçekten de onlar için ortam çok elverişlidir.

DEM’li Sırrı Süreyya Önder bir zamanlar şöyle demişti: "Türkiye Cumhuriyeti kurulurken kendisini Allah'ın yerine koydu. Allah'ı sildiler…" Şeriatçıların dili ile konuşarak, Atatürk’ü kastetmişti.

Şunun bilinmesi gerekir. Siyasal İslamcıların sözlüğünde her devirde, sadece emperyalizmle işbirliği vardır. Bayrak, vatan, Atatürk milliyetçiliği, tam bağımsızlık kavramları onların sorunu değildir.  

Tarihin her evresinde ve döneminde bunu görmek mümkündür. Bu ihanet çeteleri Türk ulusunu her zaman sırtından bıçaklamışlardır. Bu, Kurtuluş Savaşında da böyle oldu, bugün de böyle olmakta…

Siyasal İslamcılar feodal, Ortaçağ kültürünün temsilcileridirler. ABD’yi kurtarıcı gibi görürler. 68’li gençler, CONİLERİ denize dökerken, onlar 6.ıncı filoyu kıble yapıp namaz kılmışlardı.

Bu adamlar, emperyalizm ne derse onu yaparlar. “Kürdistan” diyorsa Kürdistan, Kürt kimliği diyorsa Kürt kimliğini kabul ederler. Muhalefete göre ise bu anlaşmalar demokratik gelişimlerdir…

Ama işin temelinde bir de koltuk sevdası vardır. Anayasa değişikliği vardır. Koltuk sorununun çözümü için Öcalan seçilmiştir. Çünkü halk adım adım iktidardan kopmaktadır. İktidar çaresizdir.

Elli bine yakın insanın ölümünden sorumlu terörist başı, ülkemize “yol haritası” çizecek, barışçıl (!) çözümü sağlayacakmış…  Silah bırakacaklarmış!!!…

Bu bir bölme, parçalama, ulus kimliğimizin ve Atatürk cumhuriyetinin yok edilip, federatif bir devletin kurulması girişimidir. Bu girişim, günümüzün Şeyh Saitlerinin, Derviş Mehmetlerinin, Vahdettinlerinin, İskilipli Atıflarının Mustafa Kemal Atatürk’e, cumhuriyete, Lozan’a karşı isyan bayrağını açmasıdır.

Yani Batı, Atatürk zamanında gerçekleştiremediği Sevr Antlaşması’nı şimdi hayata geçirmeye çalışıyor. İşin özeti budur… Hedefte Türk dili, Türkiye’nin bağımsızlığı ve bütünlüğü, ulus devlet vardır.

Şimdi bir kez daha anımsatalım:

Tam bağımsızlığa, ulus devlete, Cumhuriyete sahip çıkanlar; ABD ve İsrail’in bu hain planına karşı birleşmeli, bütünleşmelidirler.

Zaman geçmek, tükenmek üzeredir. Sonra “Kendim ettim, kendim buldum” türküleri söylemeyelim…

 

 

 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ulusgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.