Çok kötü günlerden, aylardan, yıllardan geçiyoruz.
Baskı, tehdit, şantaj, korkutma, zorbalık adım adım ilerliyor.
Kanunsuzluk başını aldı gitti…
Yani seçimle iş başına gelmenin yerini günümüzde atama yoluyla makam sahibi olma aldı. Kılıçdaroğlu da atanmışlardan birisi…
CHP’nin genel başkanlık makamında 13 yıl oturan ama ülkeye zerre kadar bir katkısı olmayan Bay Kemal seçimle görevinden uzaklaştırılınca hemen ertesi günü bir büro açarak, yeniden genel başkanlığa dönme planları yapmaya başladı.
CHP’den ve kurultaylardan onun bir umudu kalmamıştı. En çok umut bağladığı yerler iktidar ve mahkemelerdi. CHP için yargının mutlak butlan kararı vermesini alıcı kuşlar gibi bekliyordu.
Sonunda mutlak butlan çıktı ve YSK kendi yasalarını çiğneyerek bu kararı onayladı. Kılıçdaroğlu’nun içişlerine verdiği “Binayı boşaltın” dilekçesi ile “Baba ocağının” kapıları, camları kırılarak, biber gazları ve plastik mermilerle genel merkez teslim alındı ve Bay Kemal’e teslim edildi.
Saldırıdan sonra bina harabeye dönmüştü…
Peki, mutlak butlan ne demektir? Şimdi hemen yeri gelmişken kısaca onu anlatalım.
Mutlak butlan, yasaya veya ahlaka aykırılık nedeniyle hukuki bir işlemin baştan itibaren geçersiz ve hükümsüz sayılması demektir.
Genellikle borçlar hukuku, ticaret hukuku, idare hukuku, medeni hukuk gibi alanlarda kullanılır. Ama bizim ülkemizde ilk kez ve anayasaya aykırı olarak bir siyasal parti üzerinde uygulanmıştır.
Mutlak butlanın siyasi partiler üzerinde bir yaptırım gücü yoktur.
Siyasi partiler, başkanlarını yasalar çerçevesinde seçimler yoluyla sandıkta belirler.
Başkanlarını parti delegeleri kongrelerde, kurultaylarda seçer, yine parti üyeleri görevden alır…
CHP, Atatürk’ün kurduğu 103 yıllık bir “Baba Ocağı” partisidir. Mutlak butlan kararını veren mahkeme, üç kez yapılan kurultay seçimlerini ve YSK’yı geçersiz saymış ve Kemal Kılıçdaroğlu’nu partinin başına “Kayyum” olarak atamıştır.
Bu kararın ardından Kemal Kılıçdaroğlu’nun sırıtan bir fotoğrafı yeniden genel merkez duvarındaki başkanların yanına asılmıştır.
Ama bu fotoğraf geçerli değildir. Hukuk dışıdır. Çünkü oraya resimleri asılan tüm başkanlar delegelerin oylarıyla seçilmişlerdir. Bir mahkemenin verdiği mutlak butlan kararı ile hiçbirisi genel başkanlık koltuğuna oturmamıştır.
Bu mutlak butlan girişiminde iktidarın amacı CHP’yi bölüp parçalamak, güçsüzleştirmek ondan da önemlisi Türkiye’nin ekonomi, yoksulluk, açlık, tarım, sanayi, eğitim sorunlarının acıklı halini halkın gözünden uzak tutmaktır.
Dikkat ettiyseniz aylardan beri mutlak butlanı ve Kemal Kılıçdaroğlu’nu konuşuyoruz. Ülkemizin sorunları gözlerden kaçırılmakta, başarıyla gizlenmektedir.
Eski genel başkan da 13 yıldan beri yaptığı gibi AKP’ye arka çıkmakta, ona destek olmaktadır. Bu amaç uğruna 13 yıl koltuğunda oturduğu genel merkezin harabeye dönmesini, kapılarının, camlarının kırılmasını, insanların gözüne biber gazı sıkılmasını keyifle seyretmiştir.
Şimdi Kılıçdaroğlu’na soruyorum: Peki, sen bu yasa dışı eylemlerle amacına ulaşabilecek misin?
Kesinlikle ulaşamayacaksın. Çünkü genel başkanlık, duvara fotoğraf asmakla gerçekleşmez. Bunun için önce tüm halkımızın yüreğinde Atatürk gibi taht kurmalısın, CHP delegelerinin sevgisini kazanmalısın…
Kendine güveniyorsan ayak oyunlarını, cambazlıkları bırakıp, hemen, en kısa zamanda kurultaya git. Eğer varsa yiğitliğini orada göster…
