Geçenlerde bir yazımda “Dünyayı bunaklarla, manyaklar yönetiyor” demiştim.
Trump da bunlardan birisi… O, hem bunak hem manyak…
Bu adamların mantıksız eylemleri yüzünden halklar perişan… Yıllardan beri yeryüzünde düzen böyle devam ediyor.
Bu bunaklar ve manyaklar yüzünden savaşlar çıkıyor, insanlar ölüyor. Milletler çile çekiyor. Ülkeler açlık, yoksulluk bataklığında çırpınıyorlar.
Petrol fiyatları artıyor.
Trump, Seçilir seçilmez kendisini dünya lideri olarak gördü. Dünyaya yön vermeye kalktı. Bu hasta adam devletlerin iç işlerine karıştı...
Ülke başkanlarını küçümsedi. Bazılarına ipe sapa gelmez, aptalca mesajlar gönderdi. Recep Tayyip Erdoğan’a ilettiği bir mesajda Türkiye Cumhurbaşkanına da hakaret ediyordu. Bu belge ABD basınında da yayınlandı. Arşivlerde hâlâ durmaktadır…
Kendini dünya lideri sanan bu psikolojik hasta, ülkelerden toprak talebinde bulundu.
Danimarka’nın bir parçası olan Grönland’ı ve Kuzey komşusu Kanada’yı ülkesine katacağını söyledi. Mussolini, Hitler de aynı yolu izlemişti bir zamanlar.
Küba’yı zayıflatmak, güçsüzleştirmek sonra da teslim almak için abluka altına aldı. Gemilerin petrol ve gıda taşımasını önledi. Küba halkı hâlâ zorluk içinde yaşamaktadır bugün…
İran’a savaş açtı. Yeraltı ve yerüstü zenginliklerinin heba olmasına, insanların ölümüne sebep oldu.
Venezuela devlet başkanı ve eşini bir gece askeri bir operasyonla kaçırıp, zindana attı. Haksız, hukuksuz girişimlerle özgürlüğünü elinden aldı…
Ama 3 Kasım 2026’da yapılan ara seçimlerde ABD halkı ona unutamayacağı bir ders verdi. Demokratlar hem Senato hem de Temsilciler Meclisi'nde çoğunluğu ele geçirdi.
Kongre'nin her iki kanadının da kontrolünü muhalefete kaptıran Donald Trump, görev süresinin bitimine iki yıl kala yasama gücünü kaybederek "topal ördek" (lame duck) durumuna düştü.
Göstermemeye çalışsa da artık o perişan durumda… Demokratlar Kongre'nin her iki kanadında (Temsilciler Meclisi ve Senato) üstünlüğü ele geçirerek Trump'a ağır bir darbe indirdiler.
Bu hasta adam şu gerçeği bilmiyordu ya da takmıyordu.
Şimdiye dek bu yaşlı yeryüzü nice krallar, padişahlar, prensler, başkanlar, nice komutanlar gördü. Ama iyisi de kötüsü de çekip gitti.
Hiçbirisi dünyaya kazık çakmadı. Dünyaya direk kalmadı… Bazıları, (Kenan Evren gibiler) umutsuzluk, sıkıntı, hastalıklar, acılar içinde yataklarında kıvranarak can verdiler…
Bazıları darbelerle görevlerinden alındı… İpe çekildi, kurşuna dizildi… Bazıları seçimle işbaşından uzaklaştırıldı. Servetini, itibarını kaybetti.
Özellikle kendilerini herkesten üstün, büyük ve kudretli görenlerin, gösterenlerin akıbeti hep karanlık ve hüzünle sonuçlandı…
Zamanla iktidarlar değişince yargı anlayışı, hukuk da değişti. Yargı, iktidara ve politikacılara bağımlı olmaktan kurtulup; gerçek ve doğru çizgisine girdi; işlemeye başladı.
Baskı altında tutulan, tehdit edilen hâkimler, savcılar özgürlüklerine kavuştular. Bu değişim sonucunda geçmişte işlenen suçlar, haksızlıklar, kirli çamaşırlar ortaya döküldü.
ABD’de ortaya çıkan bu değişim, Türkiye’de daha büyük değişimlere neden olacaktır. Yaşayıp göreceğiz.
Yani, iktidar yanlısı medyanın güvendiği ABD dağlarına 3 Kasım seçimlerinden sonra kar yağdı…
