Abdülkerim Ağa/ Araştırmacı, Yazar
Köşe Yazarı
Abdülkerim Ağa/ Araştırmacı, Yazar
 

Nankörlük ve Sömürge Tokadı: Türkmen Köylerinde Türkçenin Kaldırılıp Yerine Fransızcanın Getirilmesi

Şam'da Fransız işgalcinin arabasını taşıyan birinden, kan ve kahramanlık dolu bir tarihi unutması, devrimin en destansı destanlarını yazanların dilini silmesi şaşırtıcı değildir. Bugün Lazkiye'deki Salib el-Türkmen gibi köylerde yaşayan Türkmenler, yüzyıllardır yaklaşık iki bin ailenin nesilden nesile aktardığı Türkçenin kaldırılıp yerine Fransızcanın konulmasıyla yeni bir kültürel trajedi yaşıyor. Bu, tıpkı eski sömürgeci Fransa'nın Suriyelileri betonla ezmek için "Bebek"e tüneller kazdırdığı günleri hatırlatıyor. Bu karar sadece idari bir hata değil, Türkiye'nin ve Türkmenlerin devrimdeki başarıya katkılarının açık bir nankörlükle inkârıdır. Kimdi devrimcilerin yanında silah taşıyan? Kimdi sınırlarını, yüreğini ve malını Suriyeli kardeşlerine açan? Kimdi savaş alanında şehitler veren? Türkmenler ve Türkiye'ydi. Türkiye, Suriye halkının en zor anında gerçek ve samimi destekçisi oldu. Oysa bugün Türkmenlerin dili yerine Fransızca getirilen Fransa, devrim boyunca tereddütlü tavırlar sergilemiş, kendi dar çıkarlarını Suriye kanının üstünde tutmuş, kara tarihiyle unutulmaz bir geçmişe sahiptir. Toplumların kimlikleri Fransız nüfuz pazarlığına nasıl satılabilir? Türkmen mirası sanki hiç var olmamış gibi nasıl silinebilir? Bu kararı en şiddetli ifadelerle kınıyoruz. Bu karar, onurlu Suriye'ye inanan herkesin yüzüne inmiş bir tokattır. Birleşik Suriye tüm evlatlarına ve kimliklerine açıktır; kurumların birleştirilmesi, özgürlük için mücadele eden toplumların dillerinin silinmesi pahasına olamaz. Türkçe yerine Fransızcayı canlandırmak, kültürel dışlama politikalarının yeniden üretilmesinden başka bir şey değildir; sanki sömürgecilik hiç gitmemiş gibi. Tarih kendini tekrar ediyor; bu kez araçlar daha sofistike olsa da kimini yanıltabilir, fakat kimliğinin ve şehitlerinin kanının değerini bilenler için çıplak ve utanç vericidir. Kabul etmeyeceğiz, unutmayacağız.
Ekleme Tarihi: 09 Eylül 2026 -Çarşamba

Nankörlük ve Sömürge Tokadı: Türkmen Köylerinde Türkçenin Kaldırılıp Yerine Fransızcanın Getirilmesi

Şam'da Fransız işgalcinin arabasını taşıyan birinden, kan ve kahramanlık dolu bir tarihi unutması, devrimin en destansı destanlarını yazanların dilini silmesi şaşırtıcı değildir.

Bugün Lazkiye'deki Salib el-Türkmen gibi köylerde yaşayan Türkmenler, yüzyıllardır yaklaşık iki bin ailenin nesilden nesile aktardığı Türkçenin kaldırılıp yerine Fransızcanın konulmasıyla yeni bir kültürel trajedi yaşıyor. Bu, tıpkı eski sömürgeci Fransa'nın Suriyelileri betonla ezmek için "Bebek"e tüneller kazdırdığı günleri hatırlatıyor.

Bu karar sadece idari bir hata değil, Türkiye'nin ve Türkmenlerin devrimdeki başarıya katkılarının açık bir nankörlükle inkârıdır. Kimdi devrimcilerin yanında silah taşıyan? Kimdi sınırlarını, yüreğini ve malını Suriyeli kardeşlerine açan? Kimdi savaş alanında şehitler veren? Türkmenler ve Türkiye'ydi. Türkiye, Suriye halkının en zor anında gerçek ve samimi destekçisi oldu.

Oysa bugün Türkmenlerin dili yerine Fransızca getirilen Fransa, devrim boyunca tereddütlü tavırlar sergilemiş, kendi dar çıkarlarını Suriye kanının üstünde tutmuş, kara tarihiyle unutulmaz bir geçmişe sahiptir. Toplumların kimlikleri Fransız nüfuz pazarlığına nasıl satılabilir? Türkmen mirası sanki hiç var olmamış gibi nasıl silinebilir?

Bu kararı en şiddetli ifadelerle kınıyoruz. Bu karar, onurlu Suriye'ye inanan herkesin yüzüne inmiş bir tokattır. Birleşik Suriye tüm evlatlarına ve kimliklerine açıktır; kurumların birleştirilmesi, özgürlük için mücadele eden toplumların dillerinin silinmesi pahasına olamaz.

Türkçe yerine Fransızcayı canlandırmak, kültürel dışlama politikalarının yeniden üretilmesinden başka bir şey değildir; sanki sömürgecilik hiç gitmemiş gibi. Tarih kendini tekrar ediyor; bu kez araçlar daha sofistike olsa da kimini yanıltabilir, fakat kimliğinin ve şehitlerinin kanının değerini bilenler için çıplak ve utanç vericidir.

Kabul etmeyeceğiz, unutmayacağız.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ulusgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.