Abdülkerim Ağa/ Araştırmacı, Yazar
Köşe Yazarı
Abdülkerim Ağa/ Araştırmacı, Yazar
 

“Biz Atatürk’ün Askerleriyiz” = “Biz Cumhuriyet’in Askerleriyiz” = “Biz Erdoğan’ın Askerleriyiz”

Burada yapılan temel bir yorum hatasını düzeltmek gerekiyor. “Biz Atatürk’ün askerleriyiz” sözünü, “Biz Erdoğan’a karşıyız” şeklinde yorumlamak doğru değildir. Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusudur. Erdoğan ise bugün aynı Cumhuriyetin Cumhurbaşkanıdır. Yani burada iki ayrı devlet, iki ayrı Cumhuriyet veya birbirine rakip iki makam söz konusu değildir. Cumhuriyet aynıdır, makam aynıdır; değişen yalnızca o makamı taşıyan kişidir. Bu nedenle, “Biz Atatürk’ün askerleriyiz” ifadesini Cumhuriyet ve onun kurumlarına bağlılık anlamında değerlendirdiğimizde, ortaya şu siyasi ve kurumsal eşdeğerlik çıkar: Atatürk’e bağlılık → Cumhuriyet’e bağlılık → Cumhuriyet’in kurumlarına bağlılık → Cumhurbaşkanlığı makamına saygı → bugün bu makamı taşıyan Erdoğan’a saygı ve bağlılık. Bu bakımdan, sembolik ve kurumsal anlamda: “Biz Atatürk’ün askerleriyiz” = “Biz Cumhuriyet’in askerleriyiz” = “Biz bugün Cumhuriyet’in Cumhurbaşkanı olan Erdoğan’ın askerleriyiz.” Burada özellikle altı çizilmesi gereken nokta şudur: Atatürk, Erdoğan’ın siyasi rakibi değildir. Erdoğan da Atatürk’ün siyasi rakibi değildir. Atatürk Cumhuriyet’i kurmuştur; Erdoğan ise bugün o Cumhuriyetin Cumhurbaşkanlığı makamını yürütmektedir. Dolayısıyla “Atatürk’ün askeriyiz” sözünü doğrudan “Erdoğan’a karşıyız” şeklinde yorumlamak, sözün içine söylenmemiş bir siyasi anlam yüklemektir. Eğer bazı subayların disiplin veya emir-komuta düzeniyle ilgili somut bir ihlali varsa, elbette bunlar belgeleri, delilleri ve hukuk kuralları çerçevesinde ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Ancak bir subayın Atatürk’e, Cumhuriyet’e ve Cumhuriyetin kurucu değerlerine bağlılığını ifade etmesini otomatik olarak Cumhurbaşkanına karşı bir tutum olarak görmek doğru değildir. Tam tersine, Cumhuriyet’e bağlılık ile Cumhurbaşkanlığı makamına saygı birbirinin karşıtı değildir. Türkiye Cumhuriyeti kişilere göre kurulmuş geçici bir yapı değildir. Devlet devam eder, kurumlar devam eder, makamlar devam eder ve o makamları farklı dönemlerde farklı kişiler yürütür. Bu nedenle Atatürk’ü Erdoğan’ın karşısına, Erdoğan’ı da Atatürk’ün karşısına koymak; Cumhuriyetin tarihini ve kurumlarını gereksiz bir siyasi çatışmanın içine çekmektir. Atatürk Cumhuriyet’in kurucusudur. Erdoğan Cumhuriyet’in bugünkü Cumhurbaşkanıdır. Türk Silahlı Kuvvetleri ise Cumhuriyet’in ordusudur. Bu nedenle: “Biz Atatürk’ün askerleriyiz” demek, “Biz Erdoğan’a karşıyız” demek değildir. Tam tersine, Cumhuriyet perspektifinden bakıldığında: “Biz Atatürk’ün askerleriyiz” = “Biz Cumhuriyet’in askerleriyiz” = “Biz bugün Cumhuriyet’in Cumhurbaşkanı olan Erdoğan’ın askerleriyiz.” Bu ifadeyi başka türlü yorumlamak, Atatürk ile Erdoğan’ı sanki birbirinin rakibiymiş gibi göstermektir. Oysa rakip değiller; biri Cumhuriyet’in kurucusu, diğeri bugün Cumhuriyet’in Cumhurbaşkanıdır. Mesele kişileri karşı karşıya getirmek değil, Cumhuriyetin sürekliliğini ve kurumların devamlılığını doğru anlamaktır.
Ekleme Tarihi: 23 Eylül 2026 -Çarşamba

“Biz Atatürk’ün Askerleriyiz” = “Biz Cumhuriyet’in Askerleriyiz” = “Biz Erdoğan’ın Askerleriyiz”

Burada yapılan temel bir yorum hatasını düzeltmek gerekiyor.

“Biz Atatürk’ün askerleriyiz” sözünü, “Biz Erdoğan’a karşıyız” şeklinde yorumlamak doğru değildir.

Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusudur. Erdoğan ise bugün aynı Cumhuriyetin Cumhurbaşkanıdır. Yani burada iki ayrı devlet, iki ayrı Cumhuriyet veya birbirine rakip iki makam söz konusu değildir.

Cumhuriyet aynıdır, makam aynıdır; değişen yalnızca o makamı taşıyan kişidir.

Bu nedenle, “Biz Atatürk’ün askerleriyiz” ifadesini Cumhuriyet ve onun kurumlarına bağlılık anlamında değerlendirdiğimizde, ortaya şu siyasi ve kurumsal eşdeğerlik çıkar:

Atatürk’e bağlılık → Cumhuriyet’e bağlılık → Cumhuriyet’in kurumlarına bağlılık → Cumhurbaşkanlığı makamına saygı → bugün bu makamı taşıyan Erdoğan’a saygı ve bağlılık.

Bu bakımdan, sembolik ve kurumsal anlamda:

“Biz Atatürk’ün askerleriyiz”
= “Biz Cumhuriyet’in askerleriyiz”
= “Biz bugün Cumhuriyet’in Cumhurbaşkanı olan Erdoğan’ın askerleriyiz.”

Burada özellikle altı çizilmesi gereken nokta şudur:

Atatürk, Erdoğan’ın siyasi rakibi değildir. Erdoğan da Atatürk’ün siyasi rakibi değildir.

Atatürk Cumhuriyet’i kurmuştur; Erdoğan ise bugün o Cumhuriyetin Cumhurbaşkanlığı makamını yürütmektedir.

Dolayısıyla “Atatürk’ün askeriyiz” sözünü doğrudan “Erdoğan’a karşıyız” şeklinde yorumlamak, sözün içine söylenmemiş bir siyasi anlam yüklemektir.

Eğer bazı subayların disiplin veya emir-komuta düzeniyle ilgili somut bir ihlali varsa, elbette bunlar belgeleri, delilleri ve hukuk kuralları çerçevesinde ayrı ayrı değerlendirilmelidir.

Ancak bir subayın Atatürk’e, Cumhuriyet’e ve Cumhuriyetin kurucu değerlerine bağlılığını ifade etmesini otomatik olarak Cumhurbaşkanına karşı bir tutum olarak görmek doğru değildir.

Tam tersine, Cumhuriyet’e bağlılık ile Cumhurbaşkanlığı makamına saygı birbirinin karşıtı değildir.

Türkiye Cumhuriyeti kişilere göre kurulmuş geçici bir yapı değildir. Devlet devam eder, kurumlar devam eder, makamlar devam eder ve o makamları farklı dönemlerde farklı kişiler yürütür.

Bu nedenle Atatürk’ü Erdoğan’ın karşısına, Erdoğan’ı da Atatürk’ün karşısına koymak; Cumhuriyetin tarihini ve kurumlarını gereksiz bir siyasi çatışmanın içine çekmektir.

Atatürk Cumhuriyet’in kurucusudur.
Erdoğan Cumhuriyet’in bugünkü Cumhurbaşkanıdır.
Türk Silahlı Kuvvetleri ise Cumhuriyet’in ordusudur.

Bu nedenle:

“Biz Atatürk’ün askerleriyiz” demek, “Biz Erdoğan’a karşıyız” demek değildir.

Tam tersine, Cumhuriyet perspektifinden bakıldığında:

“Biz Atatürk’ün askerleriyiz” = “Biz Cumhuriyet’in askerleriyiz” = “Biz bugün Cumhuriyet’in Cumhurbaşkanı olan Erdoğan’ın askerleriyiz.”

Bu ifadeyi başka türlü yorumlamak, Atatürk ile Erdoğan’ı sanki birbirinin rakibiymiş gibi göstermektir.

Oysa rakip değiller; biri Cumhuriyet’in kurucusu, diğeri bugün Cumhuriyet’in Cumhurbaşkanıdır.

Mesele kişileri karşı karşıya getirmek değil, Cumhuriyetin sürekliliğini ve kurumların devamlılığını doğru anlamaktır.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (1)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ulusgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Nevzat
(23.09.2026 18:35 - #6311)
Çok gerçekçi bir yazı.
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ulusgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.