Azerbaycan sıradan bir ülke değildir.
Azerbaycan, Türkiye’nin kardeşidir; Türk dünyasının ayrılmaz bir parçasıdır ve Azerbaycan’a yönelik her türlü kışkırtıcı, düşmanca veya bölücü söylem karşısında bütün Türklerin dikkatli olması gerekir.
Son günlerde bazı çevrelerin başörtüsü meselesini kullanarak Azerbaycan’ı hedef alan söylemler üretmesi son derece düşündürücüdür.
Herkes başörtüsü konusunda farklı düşünebilir. Dinî veya sosyal açıdan farklı görüşler savunabilir. Ancak dinî bir mesele, kardeş bir ülkeye ve kardeş bir halka karşı propaganda ve düşmanlık aracına dönüştürülemez.
Din yalnızca kıyafet değildir
Eğer başörtüsü bir devletin veya toplumun ahlaki ölçüsü olarak kullanılacaksa, o zaman aynı ölçünün herkes için uygulanması gerekir.
İran İslam Cumhuriyeti’nde başörtüsü devlet politikalarının ve zorunlu hukukî düzenlemelerin bir parçasıdır.
Fakat aynı İran’ın bölgesel politikalarına baktığımızda çok daha ağır sorular ortaya çıkmaktadır.
Suriye savaşında İran, Esad yönetimine siyasi ve askerî destek verdi. Savaş boyunca yaklaşık 14 milyon Suriyeli en az bir kez yerinden edildi ve milyonlarca insan hâlâ yerinden edilmiş durumda.
O hâlde şu soruyu sormak gerekir:
Kadının başındaki örtüye gösterilen hassasiyet, savaşta hayatını kaybeden, evinden edilen ve ailesini kaybeden Suriyeli kadınlar için neden aynı şekilde gösterilmedi?
Din yalnızca kıyafet değildir.
Din; adalet, merhamet, kul hakkı, can güvenliği, doğruluk ve insan onurudur.
Peki ya Mekke ve Medine’nin bulunduğu ülkeye yönelik saldırılar?
Yemen’deki Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik füze ve İHA saldırıları Birleşmiş Milletler tarafından defalarca gündeme getirilmiştir. Uluslararası araştırmalar da İran’ın Husilere füze, İHA ve askerî teknoloji desteği sağladığına ilişkin bulgular ortaya koymuştur.
Hedef alınan ülke ise Mekke ve Medine’nin bulunduğu Suudi Arabistan’dır.
Bu durumda sorumuz açıktır:
Eğer ölçümüz başörtüsü ise, Müslümanların can güvenliği, kadınların yaşam hakkı ve İslam dünyasının kutsal şehirlerinin bulunduğu ülkenin güvenliği neden aynı hassasiyetle tartışılmıyor?
İşte burada çifte standart tartışması ortaya çıkmaktadır.
Azerbaycan meselesi neden bu kadar önemlidir?
Çünkü Azerbaycan yalnızca bir komşu ülke değildir.
Azerbaycan bizim kardeşimizdir.
Türkiye, Azerbaycan’ın bağımsızlığını tanıyan ilk devlet olmuştur. İki ülke arasındaki ilişkiler 2021 Şuşa Bildirisi ile müttefiklik seviyesine yükselmiştir.
Bugün Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişki; tarih, dil, kültür, güvenlik, enerji, ulaşım ve ekonomik iş birliği açısından son derece kapsamlıdır.
Bu nedenle Azerbaycan’a yönelik saldırgan ve bölücü söylemler sıradan bir sosyal medya tartışması olarak görülmemelidir.
Karabağ ve İran’ın Ermenistan’la ilişkileri
Birinci Karabağ Savaşı sırasında İran’ın Ermenistan’la kurduğu siyasi, ekonomik ve lojistik ilişkiler Azerbaycan’da uzun yıllardır eleştirilen bir konudur.
Savaş sonucunda Azerbaycan topraklarının yaklaşık yüzde 20’si uzun yıllar işgal altında kalmış, yüz binlerce Azerbaycanlı yerinden edilmiş ve geniş çaplı bir mülteci ve yerinden edilme krizi yaşanmıştır.
Burada tarihî sorumlulukları birbirine karıştırmamak gerekir: Karabağ’daki işgalin ve kitlesel yerinden edilmenin temel nedeni savaş ve Ermeni güçlerinin Azerbaycan topraklarını işgal etmesidir. İran’ın Ermenistan’la ilişkileri ise ayrı bir bölgesel ve jeopolitik tartışma konusudur.
Ancak bugün hâlâ sorulması gereken soru şudur:
Azerbaycan’ın güvenliği ve toprak bütünlüğü söz konusu olduğunda İran’ın politikaları neden bu kadar tartışmalıdır?
Zengezur Koridoru
Bir diğer önemli konu ise Zengezur bağlantısıdır.
Azerbaycan ile Nahçıvan arasında Ermenistan üzerinden kurulması planlanan ulaşım bağlantısı, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki kara ulaşımının güçlenmesi ve Türk dünyasının ulaşım ağlarının birbirine bağlanması açısından stratejik önem taşımaktadır.
İran uzun süre bu projeye sert biçimde karşı çıkmış, İranlı üst düzey yetkililer Zengezur güzergâhı konusunda ciddi itirazlarda bulunmuştur.
Bu nedenle Zengezur meselesi yalnızca bir yol veya demiryolu projesi değildir.
Bu mesele, Türk dünyasının ulaşım ve ekonomik bağlantıları açısından stratejik bir meseledir.
İşte tam bu noktada dikkatli olmalıyız
Türkiye’de bazı kişilerin aynı dönemde dinî ve toplumsal meseleleri kullanarak Azerbaycan’ı hedef alan söylemler üretmesi, doğal olarak kamuoyunda soru işaretleri doğurabilir.
Ancak burada önemli bir sınır vardır:
Somut delil olmadan bu kişilerin İran tarafından yönlendirildiğini iddia etmek doğru değildir.
Fakat şu soruyu sormak tamamen meşrudur:
Türkiye-Azerbaycan kardeşliğinin zayıflamasından kim fayda sağlar?
Türk dünyasının ulaşım ve ekonomik bağlantılarının güçlenmesinden kim rahatsız olabilir?
Dinî ve toplumsal meseleleri kullanarak Türkiye ile Azerbaycan arasında güvensizlik yaratmak isteyen çevreler var mı?
Bu soruların cevabı söylentiyle değil, delillerle ve ciddi araştırmalarla ortaya çıkarılmalıdır.
Fakat bizim tavrımız nettir:
Azerbaycan üzerinden Türkiye ile Türk dünyasının arasına fitne sokulmasına izin vermeyeceğiz.
Başörtüsü üzerinden Azerbaycan’a saldırılmasına da izin vermeyeceğiz.
Dini, siyasi kışkırtmanın aracı hâline getirmeyeceğiz.
Bir kadının kıyafetini bir halka karşı düşmanlık üretmenin bahanesi yapmayacağız.
Azerbaycan’ın politikalarını eleştirmek isteyen elbette eleştirebilir.
Başörtüsünü tartışmak isteyen elbette tartışabilir.
Ama Azerbaycan halkını hedef göstermek, Türkiye-Azerbaycan kardeşliğini zehirlemek ve Türk dünyasının ortak bağlarını zayıflatmak başka bir meseledir.
Buna karşı hepimizin dikkatli olması gerekir.
Çünkü:
Azerbaycan bizim kardeşimizdir.
Azerbaycan Türk dünyasının ayrılmaz bir parçasıdır.
Azerbaycan’ın güvenliği ve Türkiye-Azerbaycan kardeşliği bütün Türk dünyasını ilgilendiren bir meseledir.
Ve bunu açıkça ifade ediyoruz:
AZERBAYCAN TÜM TÜRKLER İÇİN KIRMIZI ÇİZGİDİR.
Azerbaycan hedef değildir.
Türkiye fitne alanı değildir.
Din kışkırtma aracı değildir.
Türkiye-Azerbaycan kardeşliği tartışma konusu yapılamaz.
Anasayfa
Yazarlar
Abdülkerim Ağa/ Araştırmacı, Yazar
Yazı Detayı
Bu yazı 96 kez okundu.
AZERBAYCAN TÜM TÜRKLER İÇİN KIRMIZI ÇİZGİDİR
Azerbaycan sıradan bir ülke değildir.
Azerbaycan, Türkiye’nin kardeşidir; Türk dünyasının ayrılmaz bir parçasıdır ve Azerbaycan’a yönelik her türlü kışkırtıcı, düşmanca veya bölücü söylem karşısında bütün Türklerin dikkatli olması gerekir.
Son günlerde bazı çevrelerin başörtüsü meselesini kullanarak Azerbaycan’ı hedef alan söylemler üretmesi son derece düşündürücüdür.
Herkes başörtüsü konusunda farklı düşünebilir. Dinî veya sosyal açıdan farklı görüşler savunabilir. Ancak dinî bir mesele, kardeş bir ülkeye ve kardeş bir halka karşı propaganda ve düşmanlık aracına dönüştürülemez.
Din yalnızca kıyafet değildir
Eğer başörtüsü bir devletin veya toplumun ahlaki ölçüsü olarak kullanılacaksa, o zaman aynı ölçünün herkes için uygulanması gerekir.
İran İslam Cumhuriyeti’nde başörtüsü devlet politikalarının ve zorunlu hukukî düzenlemelerin bir parçasıdır.
Fakat aynı İran’ın bölgesel politikalarına baktığımızda çok daha ağır sorular ortaya çıkmaktadır.
Suriye savaşında İran, Esad yönetimine siyasi ve askerî destek verdi. Savaş boyunca yaklaşık 14 milyon Suriyeli en az bir kez yerinden edildi ve milyonlarca insan hâlâ yerinden edilmiş durumda.
O hâlde şu soruyu sormak gerekir:
Kadının başındaki örtüye gösterilen hassasiyet, savaşta hayatını kaybeden, evinden edilen ve ailesini kaybeden Suriyeli kadınlar için neden aynı şekilde gösterilmedi?
Din yalnızca kıyafet değildir.
Din; adalet, merhamet, kul hakkı, can güvenliği, doğruluk ve insan onurudur.
Peki ya Mekke ve Medine’nin bulunduğu ülkeye yönelik saldırılar?
Yemen’deki Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik füze ve İHA saldırıları Birleşmiş Milletler tarafından defalarca gündeme getirilmiştir. Uluslararası araştırmalar da İran’ın Husilere füze, İHA ve askerî teknoloji desteği sağladığına ilişkin bulgular ortaya koymuştur.
Hedef alınan ülke ise Mekke ve Medine’nin bulunduğu Suudi Arabistan’dır.
Bu durumda sorumuz açıktır:
Eğer ölçümüz başörtüsü ise, Müslümanların can güvenliği, kadınların yaşam hakkı ve İslam dünyasının kutsal şehirlerinin bulunduğu ülkenin güvenliği neden aynı hassasiyetle tartışılmıyor?
İşte burada çifte standart tartışması ortaya çıkmaktadır.
Azerbaycan meselesi neden bu kadar önemlidir?
Çünkü Azerbaycan yalnızca bir komşu ülke değildir.
Azerbaycan bizim kardeşimizdir.
Türkiye, Azerbaycan’ın bağımsızlığını tanıyan ilk devlet olmuştur. İki ülke arasındaki ilişkiler 2021 Şuşa Bildirisi ile müttefiklik seviyesine yükselmiştir.
Bugün Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişki; tarih, dil, kültür, güvenlik, enerji, ulaşım ve ekonomik iş birliği açısından son derece kapsamlıdır.
Bu nedenle Azerbaycan’a yönelik saldırgan ve bölücü söylemler sıradan bir sosyal medya tartışması olarak görülmemelidir.
Karabağ ve İran’ın Ermenistan’la ilişkileri
Birinci Karabağ Savaşı sırasında İran’ın Ermenistan’la kurduğu siyasi, ekonomik ve lojistik ilişkiler Azerbaycan’da uzun yıllardır eleştirilen bir konudur.
Savaş sonucunda Azerbaycan topraklarının yaklaşık yüzde 20’si uzun yıllar işgal altında kalmış, yüz binlerce Azerbaycanlı yerinden edilmiş ve geniş çaplı bir mülteci ve yerinden edilme krizi yaşanmıştır.
Burada tarihî sorumlulukları birbirine karıştırmamak gerekir: Karabağ’daki işgalin ve kitlesel yerinden edilmenin temel nedeni savaş ve Ermeni güçlerinin Azerbaycan topraklarını işgal etmesidir. İran’ın Ermenistan’la ilişkileri ise ayrı bir bölgesel ve jeopolitik tartışma konusudur.
Ancak bugün hâlâ sorulması gereken soru şudur:
Azerbaycan’ın güvenliği ve toprak bütünlüğü söz konusu olduğunda İran’ın politikaları neden bu kadar tartışmalıdır?
Zengezur Koridoru
Bir diğer önemli konu ise Zengezur bağlantısıdır.
Azerbaycan ile Nahçıvan arasında Ermenistan üzerinden kurulması planlanan ulaşım bağlantısı, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki kara ulaşımının güçlenmesi ve Türk dünyasının ulaşım ağlarının birbirine bağlanması açısından stratejik önem taşımaktadır.
İran uzun süre bu projeye sert biçimde karşı çıkmış, İranlı üst düzey yetkililer Zengezur güzergâhı konusunda ciddi itirazlarda bulunmuştur.
Bu nedenle Zengezur meselesi yalnızca bir yol veya demiryolu projesi değildir.
Bu mesele, Türk dünyasının ulaşım ve ekonomik bağlantıları açısından stratejik bir meseledir.
İşte tam bu noktada dikkatli olmalıyız
Türkiye’de bazı kişilerin aynı dönemde dinî ve toplumsal meseleleri kullanarak Azerbaycan’ı hedef alan söylemler üretmesi, doğal olarak kamuoyunda soru işaretleri doğurabilir.
Ancak burada önemli bir sınır vardır:
Somut delil olmadan bu kişilerin İran tarafından yönlendirildiğini iddia etmek doğru değildir.
Fakat şu soruyu sormak tamamen meşrudur:
Türkiye-Azerbaycan kardeşliğinin zayıflamasından kim fayda sağlar?
Türk dünyasının ulaşım ve ekonomik bağlantılarının güçlenmesinden kim rahatsız olabilir?
Dinî ve toplumsal meseleleri kullanarak Türkiye ile Azerbaycan arasında güvensizlik yaratmak isteyen çevreler var mı?
Bu soruların cevabı söylentiyle değil, delillerle ve ciddi araştırmalarla ortaya çıkarılmalıdır.
Fakat bizim tavrımız nettir:
Azerbaycan üzerinden Türkiye ile Türk dünyasının arasına fitne sokulmasına izin vermeyeceğiz.
Başörtüsü üzerinden Azerbaycan’a saldırılmasına da izin vermeyeceğiz.
Dini, siyasi kışkırtmanın aracı hâline getirmeyeceğiz.
Bir kadının kıyafetini bir halka karşı düşmanlık üretmenin bahanesi yapmayacağız.
Azerbaycan’ın politikalarını eleştirmek isteyen elbette eleştirebilir.
Başörtüsünü tartışmak isteyen elbette tartışabilir.
Ama Azerbaycan halkını hedef göstermek, Türkiye-Azerbaycan kardeşliğini zehirlemek ve Türk dünyasının ortak bağlarını zayıflatmak başka bir meseledir.
Buna karşı hepimizin dikkatli olması gerekir.
Çünkü:
Azerbaycan bizim kardeşimizdir.
Azerbaycan Türk dünyasının ayrılmaz bir parçasıdır.
Azerbaycan’ın güvenliği ve Türkiye-Azerbaycan kardeşliği bütün Türk dünyasını ilgilendiren bir meseledir.
Ve bunu açıkça ifade ediyoruz:
AZERBAYCAN TÜM TÜRKLER İÇİN KIRMIZI ÇİZGİDİR.
Azerbaycan hedef değildir.
Türkiye fitne alanı değildir.
Din kışkırtma aracı değildir.
Türkiye-Azerbaycan kardeşliği tartışma konusu yapılamaz.
Ekleme
Tarihi: 05 Ekim 2026 -Pazartesi
AZERBAYCAN TÜM TÜRKLER İÇİN KIRMIZI ÇİZGİDİR
Yazıya ifade bırak !
Bu yazıya hiç ifade kullanılmamış ilk ifadeyi siz kullanın.
Okuyucu Yorumları
(0)
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
