Umut Yaşar Abat / Nanoist Şair- Yazar-Felsefeci
Köşe Yazarı
Umut Yaşar Abat / Nanoist Şair- Yazar-Felsefeci
 

FELSEFE NE İŞİMİZE YARAR?

                                 Değerli felsefe sever canlar, dostlar…     Biz felsefecilere hep sorarlar; felsefe ne işimize yarar? Günlük hayatta felsefenin bize bir katkısı var mı? Neden felsefe okumalıyız? Ve daha pek çok soru ile karşılaşırız…   Bilinmelidir ki felsefe, insan hayatına değer, katkı ve anlam sağlayan en önemli bilgi dalıdır. Hatta felsefe bilimlerin anasıdır diye de tanımlarız felsefeyi. Çünkü tüm bilimler felsefeden doğmuşlardır. Yani bilimler uzmanlık alanına dönüşmeden önce felsefenin içerisinde bir alan olarak bilgi üretmekteydiler… Nasıl ki her bilim artık kendini ispat edip, hani deriz ya rüştünü ispat edip, kendi alanını bir uzmanlık dalı olarak ilan edip, o alana yoğunlaşınca felsefeden ayrıldılar. Yani tıpkı bir ailenin çocukları gibi, nasıl ki her ailenin çocukları belirli bir iş-güç ve eğitim yaşı sonrasında evlenip kendi yuvasını kurunca anne ve babasından ayrılıyorlarsa, tıpkı bilimler de böyle yapmışlardır. Kendi uzmanlık alanını kuran bilimler de, kendi yuvasını kuran çocukların-kuşların anne-baba evinden ayrılması-uçması gibi, felsefenin yuvasından uçmuşlardır…    Fakat bu artık o yuvaya, anne-babaya ihtiyaç duymadıkları anlamına gelmez… Çocukların anne ve babayla ilişkisi sonsuzu dek sürdüğü gibi, felsefeden ayrılan bilimlerin de felsefeyle ilişkisi sonsuza kadar, yeni gelişmeler oldukça karşılıklı etkileşimle sürüp gidecektir. Evet, ayrı evlerde ama birbiriyle ilişki içerisinde olan anne-baba ve çocuklar gibi… Şunu da söylemeliyiz ki, şu ana kadar felsefeden ayrılan ve kendisini bilim dalı olarak kabul ettiren-kabul edilen son bilim dalı psikoloji bilimidir. Psikoloji, 1879 yılında Alman fizyolog Wilhelm Wundt'un Almanya'daki Leipzig Üniversitesi'nde dünyanın ilk deneysel psikoloji laboratuvarını kurmasıyla felsefeden ayrılarak bağımsız bir bilim dalı haline gelmiştir. Bir parantez açarak şunu söyleyeyim; bugünkü bilimler, felsefeden ayrılmış bağımsız bilim olmuşlardır ancak felsefe hiçbir zaman bilim olmamıştır. Çünkü felsefe bilim de-ğil-dir… Felsefe bilgi dalıdır... Bilim ve bilgi kavramlarının farklılığını önümüzdeki yazımızda konuşacağız. Felsefeyle yapışık ikiz gibi çalışan, bir paranın iki yüzü gibi birbirine olmazsa olamaz bir şekilde bağlı olan ve halen daha felsefeden ayrılmayan-ayrılamayan tüm varlıklarıyla iç içe geçmiş olan, belki de hiçbir zaman ayrılamayacak olan bir tek bilim dalı kaldı felsefenin elinde, hiç uçup gitmeyen ve felsefenin düşünce, dil ve varlık birlikteliğinde temel anlam bağıntısını oluşturan bilim; MANTIK… Evet felsefenin yapışık ikizi gibi duran mantık bilimi de bir gün felsefeden ayrılır mı? Böyle bir ayrılık nasıl yaşanır? tartışılmıştır ve tartışılmaya da devam edecektir… Değerli dostlar şimdi sorumuza dönersek… Düşünen bir varlık olarak insan, felsefeye bir anlam ve değer yükleyerek, bir sorumluluk anlayışı içerisinde bakmaktadır. Dolayısıyla insan, kendisi için pratik hayatta bir şeyler üretmeye, oluşturmaya, hayatı anlamlı kılmaya çalışırken, başkalarının hayatına da bilerek bilmeyerek katkı ya da etki sağlamaktadır. Bunu filozofik manada yapan insanlar elbette bilerek ve isteyerek bizlerin hayatlarına girerler ya da biz felsefe severler onları hayatımıza katarız… Böylece değer verdiğimiz filozoflar bizleri etkiler, aydınlatır, bilgilendirir, düşündürür ve iyiye, güzele, doğruya giden yolda bizlerin de önünü açarlar. Hani Alman filozof Karl Jaspers diyor ya ‘felsefe yolda olmaktır’, işte bu yol, felsefenin temel amacı olan doğruyu, güzeli ve iyiyi arama yoludur. Felsefe bu yolda bize ışık tutup, bize aydınlığa götüren yolu gösterdikçe anlamlı ve değerli kalmaya devam edecektir.   Felsefe sizin hayatınıza girdikten sonra görünmez bir el gibi sizi yönlendirecek ve işte o merak ettiğiniz sorunun cevabını pratik hayatta bizzat kendiniz yaşayarak ve uygulayarak, başkalarının da hayatına katkı sağlayarak bizzat göreceksiniz… Bilgili olmaktan ve bu bilgiyi paylaşmaktan, öğrenmek için öğrenmekten doğan bilgi aşkı, güzele ve iyiye yönelme aşkı sizleri de etkisi altına alacak, artık bir sorumluluk bilinciyle hayatınıza değer ve anlam katarak yaşayacaksınız. Değerli canlar… Felsefe hızlı düşünüp, çabuk anlayıp ve doğru analiz etme-çözümleme gücümüzü geliştirir. Böylece bir metni anlamak için iki üç kez okuyup zaman kaybetmeyiz. Felsefe okursak, okuduğumuzu ve çevremizde olup biten olayları daha çabuk kavrarız. Dolayısıyla felsefe, kavrayış ve bilinç düzeyimizin gelişmesine katkı sağlamış olur. Felsefe kişinin başka insanlara ve kültürlere önyargısız davranmasını sağlar. Felsefe farklı düşüncelere açık, özgür, çok yönlü ve hayata üç yüz altmış derecelik bir açıyla bakmamızı sağlayan bir bilgi dalıdır. Felsefe bilinçli ve akla dayalı bir hayat yaşamamızı sağlarken evrendeki-çevremizdeki tüm olayları ve olguları aklın süzgecinden geçirerek varlığı ve olayları anlamamızı ve o olay ve olguların olumsuz yanlarını, topluma ve bireye zarar verecek kısımlarını eleştirip-sorgulayıp o olumsuzlukların hayatımıza girmesini engeller. Yani felsefe olumsuzlukları hayatımızdan çıkarıp, bizlerin doğru-güzel ve iyi olan bilgiye giden yolu görmemize yardımcı olur. Çünkü felsefe kişinin kendini bir birey olarak tanıyabilmesini sağlar.   Yine felsefe toplumsal yapı için ortak kültürün oluşmasına, birbirinden farklı özelliklere sahip kişi ve toplumların bir arada paylaşım içerisinde, hoşgörü içinde yaşamasının kapılarını açar. Felsefe bilimlerin ve bilginin gelişmesi ve ortak paylaşılması için toplumun aydınlanmasını sağlar… İnsanların kendini demokrasi ve özgürlük ortamı içerisinde hissetmesini, özgürce düşünmesini ve düşündüklerini özgürce ifade etmesini, konuşmasını sağlayarak demokrasi kültürünün ve bilincinin toplumlarda yerleşmesini sağlar. Böylece toplumlarda çatışmaların, savaşların yerine konuşarak, diğer taraflarla da diyalog kurarak toplumların birbiriyle anlaşmalarının-uzlaşmalarının yolunu açar felsefe. Ve yine felsefe, en azından toplumların birbirine zarar vermeden, birbirini yok etmeye çalışmadan, farklılıklarıyla birlikte yaşama bilinci oluşturmasına yardımcı olur ve hayatımızı kaostan kurtarır. Hiç değilse ama hiç değilse birilerine iyilik yapamıyorsak bile, felsefe hiç kimseye kötülük yap-ma-ma-mız gerektiğini vicdanlarımıza öğretir. Felsefe aklımızla ve özgür irademizle kuracağımız erdemli, ahlaklı, adaletli, eşitlikçi, onurlu, omurgalı, bilimin ve sanatın değerli görüldüğü ve bilinçli bir toplumun-bireylerin, aydın ve eğitilmiş bir toplumun temellerini atar… Bütün bunlara rağmen halen daha felsefeyi değersiz, anlamsız, boş söz, boş uğraş, çözümsüz sorulara verilen anlamsız yanıtlar olarak görüyorlarsa birileri, onlara daha ne diyebilirim, ne anlatabilirim ki… Akla (rasyonaliteye) büyük önem ve değer veren Türk filozof İbni Sina’nın şu sözü hep kulaklarımızda olsun ‘bilim, sanat ve felsefe itibar görmediği toplumlarda durmaz ve yaşamaz’. İşte felsefeye bu değeri vermediğimiz, halen daha felsefeyi boş ve gereksiz söz olarak gördüğümüz için, ne yazık ki bin yıldır dünya çapında büyük bir filozof yetiştiremedik. Sonra kendi kendimize dert yanıyoruz ve koro halinde soruyoruz; bizden niye filozof çıkmıyor, bizden niye filozof çıkmıyor? Utanç verici bir durum bu bizim için aslında… Başka medeniyetler uzay çağında yaşıyor, üniversitelerinde ayrımsız tüm alanlarda felsefe zorunlu ders olarak okutuluyor, hatta onlar çocuklar için felsefeye geçtiler. Biz ise felsefe dersini sadece liselerde zorunlu mu, seçmeli mi net belli olmayan bir şekilde okutuyoruz? Ve ne yazık ki biz halen daha felsefenin gerekli mi, gereksiz mi olduğunu tartışıyoruz? Bu açığımızı bir an önce ka-pat-ma-lı-yız!.. Unutmayınız ki, hiç kimse kendisinde olandan daha fazlasını bir başkasına veremez…           
Ekleme Tarihi: 24 Nisan 2026 -Cuma

FELSEFE NE İŞİMİZE YARAR?

                                

Değerli felsefe sever canlar, dostlar…    

Biz felsefecilere hep sorarlar; felsefe ne işimize yarar? Günlük hayatta felsefenin bize bir katkısı var mı? Neden felsefe okumalıyız? Ve daha pek çok soru ile karşılaşırız…  

Bilinmelidir ki felsefe, insan hayatına değer, katkı ve anlam sağlayan en önemli bilgi dalıdır. Hatta felsefe bilimlerin anasıdır diye de tanımlarız felsefeyi. Çünkü tüm bilimler felsefeden doğmuşlardır. Yani bilimler uzmanlık alanına dönüşmeden önce felsefenin içerisinde bir alan olarak bilgi üretmekteydiler… Nasıl ki her bilim artık kendini ispat edip, hani deriz ya rüştünü ispat edip, kendi alanını bir uzmanlık dalı olarak ilan edip, o alana yoğunlaşınca felsefeden ayrıldılar. Yani tıpkı bir ailenin çocukları gibi, nasıl ki her ailenin çocukları belirli bir iş-güç ve eğitim yaşı sonrasında evlenip kendi yuvasını kurunca anne ve babasından ayrılıyorlarsa, tıpkı bilimler de böyle yapmışlardır. Kendi uzmanlık alanını kuran bilimler de, kendi yuvasını kuran çocukların-kuşların anne-baba evinden ayrılması-uçması gibi, felsefenin yuvasından uçmuşlardır…   

Fakat bu artık o yuvaya, anne-babaya ihtiyaç duymadıkları anlamına gelmez… Çocukların anne ve babayla ilişkisi sonsuzu dek sürdüğü gibi, felsefeden ayrılan bilimlerin de felsefeyle ilişkisi sonsuza kadar, yeni gelişmeler oldukça karşılıklı etkileşimle sürüp gidecektir. Evet, ayrı evlerde ama birbiriyle ilişki içerisinde olan anne-baba ve çocuklar gibi… Şunu da söylemeliyiz ki, şu ana kadar felsefeden ayrılan ve kendisini bilim dalı olarak kabul ettiren-kabul edilen son bilim dalı psikoloji bilimidir. Psikoloji, 1879 yılında Alman fizyolog Wilhelm Wundt'un Almanya'daki Leipzig Üniversitesi'nde dünyanın ilk deneysel psikoloji laboratuvarını kurmasıyla felsefeden ayrılarak bağımsız bir bilim dalı haline gelmiştir.

Bir parantez açarak şunu söyleyeyim; bugünkü bilimler, felsefeden ayrılmış bağımsız bilim olmuşlardır ancak felsefe hiçbir zaman bilim olmamıştır. Çünkü felsefe bilim de-ğil-dir… Felsefe bilgi dalıdır... Bilim ve bilgi kavramlarının farklılığını önümüzdeki yazımızda konuşacağız.

Felsefeyle yapışık ikiz gibi çalışan, bir paranın iki yüzü gibi birbirine olmazsa olamaz bir şekilde bağlı olan ve halen daha felsefeden ayrılmayan-ayrılamayan tüm varlıklarıyla iç içe geçmiş olan, belki de hiçbir zaman ayrılamayacak olan bir tek bilim dalı kaldı felsefenin elinde, hiç uçup gitmeyen ve felsefenin düşünce, dil ve varlık birlikteliğinde temel anlam bağıntısını oluşturan bilim; MANTIK…

Evet felsefenin yapışık ikizi gibi duran mantık bilimi de bir gün felsefeden ayrılır mı? Böyle bir ayrılık nasıl yaşanır? tartışılmıştır ve tartışılmaya da devam edecektir…

Değerli dostlar şimdi sorumuza dönersek…

Düşünen bir varlık olarak insan, felsefeye bir anlam ve değer yükleyerek, bir sorumluluk anlayışı içerisinde bakmaktadır. Dolayısıyla insan, kendisi için pratik hayatta bir şeyler üretmeye, oluşturmaya, hayatı anlamlı kılmaya çalışırken, başkalarının hayatına da bilerek bilmeyerek katkı ya da etki sağlamaktadır. Bunu filozofik manada yapan insanlar elbette bilerek ve isteyerek bizlerin hayatlarına girerler ya da biz felsefe severler onları hayatımıza katarız… Böylece değer verdiğimiz filozoflar bizleri etkiler, aydınlatır, bilgilendirir, düşündürür ve iyiye, güzele, doğruya giden yolda bizlerin de önünü açarlar. Hani Alman filozof Karl Jaspers diyor ya ‘felsefe yolda olmaktır’, işte bu yol, felsefenin temel amacı olan doğruyu, güzeli ve iyiyi arama yoludur. Felsefe bu yolda bize ışık tutup, bize aydınlığa götüren yolu gösterdikçe anlamlı ve değerli kalmaya devam edecektir.  

Felsefe sizin hayatınıza girdikten sonra görünmez bir el gibi sizi yönlendirecek ve işte o merak ettiğiniz sorunun cevabını pratik hayatta bizzat kendiniz yaşayarak ve uygulayarak, başkalarının da hayatına katkı sağlayarak bizzat göreceksiniz… Bilgili olmaktan ve bu bilgiyi paylaşmaktan, öğrenmek için öğrenmekten doğan bilgi aşkı, güzele ve iyiye yönelme aşkı sizleri de etkisi altına alacak, artık bir sorumluluk bilinciyle hayatınıza değer ve anlam katarak yaşayacaksınız.

Değerli canlar…

Felsefe hızlı düşünüp, çabuk anlayıp ve doğru analiz etme-çözümleme gücümüzü geliştirir. Böylece bir metni anlamak için iki üç kez okuyup zaman kaybetmeyiz. Felsefe okursak, okuduğumuzu ve çevremizde olup biten olayları daha çabuk kavrarız. Dolayısıyla felsefe, kavrayış ve bilinç düzeyimizin gelişmesine katkı sağlamış olur. Felsefe kişinin başka insanlara ve kültürlere önyargısız davranmasını sağlar. Felsefe farklı düşüncelere açık, özgür, çok yönlü ve hayata üç yüz altmış derecelik bir açıyla bakmamızı sağlayan bir bilgi dalıdır. Felsefe bilinçli ve akla dayalı bir hayat yaşamamızı sağlarken evrendeki-çevremizdeki tüm olayları ve olguları aklın süzgecinden geçirerek varlığı ve olayları anlamamızı ve o olay ve olguların olumsuz yanlarını, topluma ve bireye zarar verecek kısımlarını eleştirip-sorgulayıp o olumsuzlukların hayatımıza girmesini engeller. Yani felsefe olumsuzlukları hayatımızdan çıkarıp, bizlerin doğru-güzel ve iyi olan bilgiye giden yolu görmemize yardımcı olur. Çünkü felsefe kişinin kendini bir birey olarak tanıyabilmesini sağlar.  

Yine felsefe toplumsal yapı için ortak kültürün oluşmasına, birbirinden farklı özelliklere sahip kişi ve toplumların bir arada paylaşım içerisinde, hoşgörü içinde yaşamasının kapılarını açar. Felsefe bilimlerin ve bilginin gelişmesi ve ortak paylaşılması için toplumun aydınlanmasını sağlar… İnsanların kendini demokrasi ve özgürlük ortamı içerisinde hissetmesini, özgürce düşünmesini ve düşündüklerini özgürce ifade etmesini, konuşmasını sağlayarak demokrasi kültürünün ve bilincinin toplumlarda yerleşmesini sağlar. Böylece toplumlarda çatışmaların, savaşların yerine konuşarak, diğer taraflarla da diyalog kurarak toplumların birbiriyle anlaşmalarının-uzlaşmalarının yolunu açar felsefe. Ve yine felsefe, en azından toplumların birbirine zarar vermeden, birbirini yok etmeye çalışmadan, farklılıklarıyla birlikte yaşama bilinci oluşturmasına yardımcı olur ve hayatımızı kaostan kurtarır. Hiç değilse ama hiç değilse birilerine iyilik yapamıyorsak bile, felsefe hiç kimseye kötülük yap-ma-ma-mız gerektiğini vicdanlarımıza öğretir.

Felsefe aklımızla ve özgür irademizle kuracağımız erdemli, ahlaklı, adaletli, eşitlikçi, onurlu, omurgalı, bilimin ve sanatın değerli görüldüğü ve bilinçli bir toplumun-bireylerin, aydın ve eğitilmiş bir toplumun temellerini atar… Bütün bunlara rağmen halen daha felsefeyi değersiz, anlamsız, boş söz, boş uğraş, çözümsüz sorulara verilen anlamsız yanıtlar olarak görüyorlarsa birileri, onlara daha ne diyebilirim, ne anlatabilirim ki… Akla (rasyonaliteye) büyük önem ve değer veren Türk filozof İbni Sina’nın şu sözü hep kulaklarımızda olsun ‘bilim, sanat ve felsefe itibar görmediği toplumlarda durmaz ve yaşamaz’. İşte felsefeye bu değeri vermediğimiz, halen daha felsefeyi boş ve gereksiz söz olarak gördüğümüz için, ne yazık ki bin yıldır dünya çapında büyük bir filozof yetiştiremedik. Sonra kendi kendimize dert yanıyoruz ve koro halinde soruyoruz; bizden niye filozof çıkmıyor, bizden niye filozof çıkmıyor?

Utanç verici bir durum bu bizim için aslında… Başka medeniyetler uzay çağında yaşıyor, üniversitelerinde ayrımsız tüm alanlarda felsefe zorunlu ders olarak okutuluyor, hatta onlar çocuklar için felsefeye geçtiler. Biz ise felsefe dersini sadece liselerde zorunlu mu, seçmeli mi net belli olmayan bir şekilde okutuyoruz? Ve ne yazık ki biz halen daha felsefenin gerekli mi, gereksiz mi olduğunu tartışıyoruz? Bu açığımızı bir an önce ka-pat-ma-lı-yız!.. Unutmayınız ki, hiç kimse kendisinde olandan daha fazlasını bir başkasına veremez…  

     

  

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (1)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ulusgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Arzu Kök
(24.04.2026 13:50 - #5460)
Metin, felsefeyi bir “yaşam rehberi” olarak konumlandırması açısından etkileyici, kaleminize sağlık.
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ulusgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.