Önceki yazımda, CHP’nin 38 uncu Kurultayı’nın “mutlak butlan kararına” konu kılınarak, askıya alınması ve 38 ve 39 uncu Kurultay’sonuçları ile, 08/04/2025 Günlü 21, 21/09/2025’de 22.Olaganüstü Kurultay ve sonuçları yok sayıldı. Ve Ankara Bölge Adliye Hukuk Mahkemesi 38.Hukuk Dairesi,ilk derece mahkemesinin “konusu kalmaması nedeniyle” ret ettiği başvuruyu, CHP,37.Kurultayı’nda seçilen KK ile Parti Meclisi ve YDK üyelerinin,karar Yargıtay’da kesinleşmesine kadar görevlerini sürdürmesine karar verdi.Ve,yıldızı parlayan ve olası seçimde ipi göğüsleyeceği kesin olan CHP, iki başlı biçime büründürülerek, parti içi sorunlara boğuldu.Bu aynı zamanda Cumhur İttifakına can suyu olarak algılanmıştır.Böylece başlıkta yer alan, “Millet İttifakı + ÖÖ-CHP’si > Cumhur İttifakı + KK-CHP’s”i, denklemini bozabilmek için devreye, ÖÖ’nin sıkça yinelediği “AKP Hukuk Kolu” devreye sokularak, ÖÖ-CHPsini sandıktan uzak tutma senaryosu sahneye konulmuştur..
Belge, K. Atatürk imzası ve “Benim iki büyük eserim vardır; biri Türkiye Cumhuriyeti, diğeri CHP’dir”diyerek başlıyor. Atatürk İlkelerine bağlılığını bu deyişle gözler önüne seren KK, hem laik ve demokratik Cumhuriyet ile, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi,36 Hukuk Dairesi Mutlak Butlan Kararını CHP’nin tabutuna son çiviyi çakma fırsatını, Cumhur İttifakına, olası bir seçimde iktidar yolunu açabilecek “alan temizliğine” dört elle sarıldı. Er0l Mütercimler bunu, KK’na verileni “gizli görev”olarak tanımlıyor.
Cumhur İttifakı ve AKP Yargı Kolları ile birlikte kurgulandığı, desteklendiği izlenimi ve kuşkusuna konu olan “mutlak butlan” ile, YSK tarafından mazbataya bağlanmış olan iki olagan ve iki olaganüstü Kurultayların üzeri çizilerek; KK’nu küllerinden yaratarak siyaset arenasına çıkartırken, Cumhur İttifakına can suyu olmuştur.
Genel Başkan olarak çıktığı son Kurultay olan 37nci Kurultay sonrasında KK, 14-28 Mayıs 2023’de yinelemeli olarak Cumhurbaşkanı seçiminde başarı kazanamamıştır. Yanısıra 14 Mayıs 2023’de yapılan Milletvekili seçiminde de CHP oyların %25.80.nini kazanabilmiştir. Bu iki seçim başarısızlığı üzerine 4-5 Kasım 2023 günü yapılan 38nci Kurultay’da, ikinci turda, delegelerin, % 59.44’ünü alan Özgür Özel’in karşısında, %39.24 oy ile geride kalmıştır. Böylece,22 Mayıs 2010’da, 33üncü Kurultayda başlayan KK Dönemi kapanmış oldu.
33-37. Kurultaylar’ın seçilmişi, 38nci Hukuk Dairesi tarafından atanan KK, CHP-PM ve CHP- YDK, KK’nun istemi üzerine, güvenlik güçlerinin desteği ile CHP işgalini gerçekleştirdi. Ben ise, ÖÖ-CHP’ni çökerterek Cumhur İttifakı adına “saha temizliğini” gerçekleştirmek görevi ile atanmış Genel Başkan’ın, en son kazandığı,25-26/07/2020’deki 37nci Kurultay Belgesi olarak yayımlanan ve KK’nun imzasını taşıyan “İkinci Yüzyıla Çağrı Beyannamesi”’ni okumaya başladım.
13 yıl süren genel başkanlık dönemi Kurultayca sonlanan KK’unun,küllerinden doğurulması, CHP’ye yapılan 21 Mayıs 2026 günlü “mutlak butlan/kesin geçersizlik darbesi”ile gerçekleştirilmiştir. KK, imzasını taşıyan bu bildirgede öncelikle egemenliğin bağsız koşulsuz ulusa özgülenmiş olduğunu anımsatılarak, bunun hiçbir yolla, hiçbir kişiye, zümreye ve de sınıfa bırakılmayacağını; kendisini “tek başına millet”, ”tek başına devlet” olanlarla savaşımda bulunulacağını, Cumhuriyetin üzerinde kurulmak istenen hiçbir vesayeti kabul etmeyeceklerini, bu uğurda her bedeli ödemeye hazır olduğunu tüm dünyaya duyurur olduklarını, bunun güvencesi olarak da ulusun soylu kanını işaret ediyordu
25-26 Temmuz 2020’de yapılan 37.Kurultayın amacını; “ülkemizin üzerine çöken kara bulutları dağıtıp, Türkiye’yi çağdaş uygarlığa ulaştırma ve onu aşma kararlılığının ortaya koyarak Tarihin CHP ‘ye yüklediği sorumluluğu bir kez daha yerine getirmek(!) için iktidara yürümek” ve “…çevreyi yıkıma uğratan,emeği vahşice sömüren, bütün insanlık değerlerini ayaklar altına alan, yalnızca kendisini ve yakın çevresini gönence kavuşturan, SÖMÜRÜ DÜZENİNİ değiştirmek” olarak koymaktadır.
KK, bu “İkinci Yüzyıla Çağrı Bildirisi”’nde ;”ülkenin ağır bir ekonomik buhran ve derin bir siyasal-toplumsal kriz içinde hızla çöküşe gitmekte” olduğu uyarısında bulunarak “Tek Kişilik Saray Hükümeti’ni;
- Demokrasiyi yalnızca kâğıt üstünde bırakmakla, yasama, yargı ve medyanın bir kişinin (RTE) vesayeti alına sokmakla,
- Yurttaştan toplanan vergilerin ve yapılan borçlanmaların büyük kısmı içerde ve dışarıda bir avuç çıkarcıya aktarılarak, ulusu korkunç bir işsizliğe mahkûm ederek ekonomik bağımsızlığı tehlikeye atmakla,
- Dış politikada, egemen güçlerin istemlerine boyun eğen bir Türkiye görüntüsünü ortaya çıkartmakla,
- Sürekli değişen eğitim politikaları ile, Türkiye’yi bilgi çağından kopartmakla,
- Etnik kimlik, yaşam biçemi ve inanç eksenli siyasetle toplumsal barışımızı derinlemesine yaralayarak, kutuplaşmayı, ayrışmayı sürdürmekle,
suçlamaktadır.
KK; 31 Mart 2019’daki yerel seçimlerdeki Millet İttifakındaki başarıya işaret ederek, yukarıda sıralanan beş kümede topladığı sorunların giderilmesine yönelik önermelerini de;
- Yeni bir Anayasa ile güçlendirilmiş demokratik parlamenter sisteme geçilerek; Cumhurbaşkanının tarafsızlığı, güçler ayırımı, yargı bağımsızlığı ve yansızlığı, Yargıçlar ve Savcılar Kurulu, AYM,yüksek yargı organları ve yargılama yerleri(mahkemeler) üzerinde yasama ve yürütmenin doğrudan ya da dolaylı vesayetine son verilmesi, düşünceyi açıklama, örgütlenme basın özgürlüğünün koşulsuz güvence altına alınması,
- Toplumsal barışın ve huzurun sağlanması, Türkiye’nin tam bağımsızlığı, üniter yapısının güçlendirilmesi,
- Devlet yönetiminde ve toplumsal düzende eğitim, bilgi, birikim ve deneyimin egemen kılınması,
- Seçim ve siyasal partiler yasalarının değiştirilerek ulusun temsilcilerinin, egemenliğin asli sahibi olan ulusça belirlenmesinin kurallaştırılması,
- Siyasal Etiğin kurallaştırılması ve kurumlaştırılmasın sağlanması,
- Kamu alımlarının saydam, kamuya açık ve kayırmacılıktan uzak anlayışla yapılması kurallaştırılıp, kurumlaştırılması,
- Sayıştay’ın gerçek işlevine kavuşturulması, Ulusal Vergi Konseyi ile TBMM’nde “Kesin Hesap Komisyonu” kurulması,
- Güçlü bir “Stratejik Planlama Örgütü”nün kurulması,
- Eğitim sisteminin, tüm bileşenlerinin ortak çabası ile yeniden yapılandırılması ile “fikri,,irfanı ve vicdanı hür kuşaklar yetiştirilmesi, YÖK’nun kaldırılması,
- Güçlü sosyal devletin ilk adımı olarak “Aile Destekleri Sigortası Kurumu”nun kurulması,
- Yeni bir “merkez-yerel dengesi” nin kurulması,
- Ortadoğu Barış ve İşbirliği Örgütü’nün kurulması; Olarak sıralanmaktadır.
Başkanlığını, 14.08.2025’de hakkında açılmış bulunan yolsuzluk kovuşturmasından kurtulmak için AKP’ye geçecek, Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’nun yaptığı 37.Kurultay’da delegelerin %94.9 unun,1251’nden destek bulan KK, 4-5 Kasım 2023’de yapılan 38.Olagan Kurultay’ında, ikinci turda, delegelerin %39.24 (536 oy) desteğine karşı, %59.44 (812 oy) desteğini alan Özgür Özel karşısında, Mayıs 2010-Kasım 2023 arasında yürüttüğü genel başkanlığı yitirmiştir. KK, Genel Başkanlığı süresince 2011, Haziran 2015, Kasım 2015,2018 ve 2023 genel, 2014,2028 ve 2023 Cumhurbaşkanlığı seçimlerini, 2010 ve 2017 Anayasa Halkoylamalarını da yitirdi.
38.Kurultaydan sonra Genel Başkan Özgür Özel Başkanlığında yapılan yerel seçimde CHP’nin 7.62 puan artış ile oylarını, (%25.3 artırarak) % 37.74’e yükseltmesi, buna karşılık AKP’nin oylarında 8.84 puan (%20.0 azalarak gerileme göstererek CHP’nin gerisine düşmesinin yarattığı sarsıntı, AKP’yi, Özgür Özel Genel Başkanlığındaki CHP’nin önünün, her türden yolla kesilmesine yöneltmiştir. “Kesin Geçersizlik” için seçilen yol ise, ilk derece mahkemesi tarafından ret edilen karara, istinaf başvurusu ile karşı çıkmak olmuştur. KK Genel Başkanlığı denetiminde yapılan 38.Kurultay ve sonuçları kesin geçersizlik ile yok sayılmış ve CHP’nin anahtarı, 13 yıldır süren genel başkanlığında yumuşak/uysal muhalefet görevini usanmadan sürdüren KK ve sütre gerisinde bekleşen ekibine teslim edilmiştir. Mutlak Butlan ile, yeniden 25-26 Temmuz 2020 Günlü 37.Kurultay yapılmışçasına işe başlayan KK ve Ekibi kendisini tüm hukuk ve yasa hükümlerine aykırılıkta özgür varsayarak, Saray Yönetiminin korkulu rüyasını gidermek yoluna başvurmuşlardır.
Beklentim KK.nun,25 Temmuz 2020 günlü İktidar Kurultay’ına sunulan “İkinci Yüzyıla Çağrı Bildirgesini”nin bir benzerini “İkinci Yüzyılın İlk Çeyreği Sonrası Çağrısı Bildirgesi” adı altında ne zaman toplanacağını falcıların bile bilemediği zamanda “İktidar Kurultayı –II” olarak yayımlamasıdır. Temmuz 2020 Belgesinde “Kendisini tek başına millet olarak, tek başına devlet olarak gören “Tek Kişilik Saray Hükümeti” olarak tanımladığına ne diyeceğini merak etmiyor da değilim!
