30 Aralık 2025 günlü yazım, 21 Yüzyılın ilk çeyreğine nokta koyuyordu. İkinci çeyreğin ilk günlerinde ABD uluslararası / uluslarüstü kuruluş ve kuralların geçerliliğinin fazla da anlamı olmadığını ortaya koyan bir atakta bulundu.BM Üyesi Venezüela’nın Başkanı Madura’yı,eşi ile birlikte yatak odasında ele geçirdi ve yargılamak için ABD’ye götürdü. Yanı sıra, Orta va Güney Amerika’dan başlayarak, Danimarka’nın Göreland’ına, Ukrayna, İran, Ortadoğu vb.lerini, yaşam alanı içinde gördüğünü “hak” olarak açıklayarak, neredeyse kürenin haydudu olduğunu açığa vurdu. Trump, dün de kendisini, sosyal medya üzerinden “Venazuela Başkanı” olarak duyurdu. ABD kuruluşundan bu yana, sınırları belli klasik imparatorlukların yerini almış, sınırları belirsiz yeni bir imparatorluktur. Dünya nüfusunun yüzde 4.2sini oluşturan bu imparotorluk, tüm dünya üretiminin yarısına kadarını tüketmekte olup, bu gönenç düzeyini korumak için her iğrençliği yapmış ve yapmaktadır.
Barış ve demokrasi savunucusu geçinen bu ülke, gerektiğinde en acımasız diktatörlüklerin destekleyicisi olmaktadır. Her taşın altından o çıkar, her karanlık işin içinde O’nun parmağı vardır. Bütün bunları sanayici-asker ortaklığının sağladığı tatlı karlar için yapar, Her yera sermaye ve mal satar, her yerden beyin transfer eder. CİA casusluk örgütüyle doğrudan doğruya, ya da çeşitli vakıflar örtüsü altında dolaylı, dolaysız, her örgüte sızar, sarı sendikalar ve gazeteler satın alır. Bu konuda başvurulacak çok sayıda bilgi, belge, tanıklıklar vardır. Bunlardan tek bir örnek vereceğim. Geri bıraktırılmış, sömürülmüş ülkelerin ekonomik olarak nasıl denetim altına alınıp, bağımlı kılındıklarının, bu projelerin yaşama geçirilmesinde kullanılmış bir ekonomi uzmanı olan John Perkins’in “Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları”, bir suç belgesidir. Bu yapıtta, komplo kuramı denilen her şeyin komplo kuramı olmadığını, dünyadaki sorunların büyük bir bölümünün “çıkar çeteleri/haydut devletler” tarafından yaratıldığını görmemiz mümkündür. Trump’ın son girişimleri, bunun açıktan, utanmazca ortaya serilmesidir.
İşin ilginç yanı ise, bütün bunların devletler tarafından imzalanmış belgelerin varlığında uygulama bulmasıdır. Bu belgelerden “İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi”ni, kaldığımız yerden sürdürelim: izleyelim.
“Madde 15
1. Herkesin bir ülkenin yurttaşı olmaya hakkı vardır.
2. Hiç kimse keyfi olarak uyrukluğundan yoksun bırakılamaz, kimsenin uyrukluğunu değiştirme hakkı yadsınamaz.
Madde 16
1. Yetişkin erkeklerle kadınların, ırk, uyrukluk ya da din bakımından herhangi bir sınırlama yapılmaksızın, evlenmeye ve bir aile kurmaya hakkı vardır. Evlenmede, evlilikte ve evliliğin bozulmasında hakları eşittir.
2. Evlilik, ancak evlenmeye niyetlenen eşlerin özgür ve tam oluruyla yapılır.
3. Aile, toplumun doğal ve temel birimidir; toplum ve Devlet tarafından korunur.
Madde 17
1. Herkesin, tek başına ya da başkalarıyla ortaklık içinde, mülkiyet hakkı vardır.
2. Kimse mülkiyetinden keyfi olarak yoksun bırakılamaz.
Madde 18
Herkesin düşünce, vicdan ve din özgürlüğüne hakkı vardır; bu hak, din veya inancını değiştirme özgürlüğünü ve din veya inancını, tek başına veya topluca ve kamuya açık veya özel olarak öğretme, uygulama, ibadet ve uyma yoluyla açıklama serbestliğini de kapsar.
Madde 19
Herkesin kanaat ve ifade özgürlüğüne hakkı vardır; bu hak, müdahale olmaksızın kanaat taşıma ve herhangi bir yoldan ve ülke sınırlarını gözetmeksizin bilgi ve fikirlere ulaşmaya çalışma, onları edinme ve yayma serbestliğini de kapsar.
Madde 20
1. Herkes, barış içinde toplanma ve örgütlenme hakkına sahiptir.
2. Hiç kimse, bir örgüte üye olmaya zorlanamaz.
Madde 21
1. Herkes, doğrudan ya da serbestçe seçilmiş temsilcileri aracılığıyla ülkesinin yönetimine katılma hakkına sahiptir.
2. Herkesin, ülkesinde kamu hizmetlerinden eşit yararlanma hakkı vardır.
3. Halk iradesi, hükümet otoritesinin temelini oluşturmalıdır; bu irade, genel ve eşit oy hakkı ile gizli ve serbest oylama yoluyla, belirli aralıklarla yapılan dürüst seçimlerle belirtilir.
Madde 22
Herkesin, toplumun bir üyesi olarak, toplumsal güvenliğe hakkı vardır; ulusal çabalarla, uluslararası işbirliği yoluyla ve her Devletin örgütlenme ve kaynaklarına göre herkes insan onuru ve kişiliğin özgür gelişmesi bakımından vazgeçilmez olan ekonomik, toplumsal ve kültürel haklarının gerçekleştirilmesi hakkına sahiptir.
Madde 23
1. Herkesin çalışma, işini özgürce seçme, adil ve elverişli koşullarda çalışma ve işsizliğe karşı korunma hakkı vardır.
2. Herkesin, herhangi bir ayrım gözetilmeksizin, eşit iş için eşit ücrete hakkı vardır.
3. Çalışan herkesin, kendisi ve ailesi için insan onuruna yaraşır bir yaşam sağlayacak düzeyde, adil ve elverişli ücretlendirilmeye hakkı vardır; bu, gerekirse, başka toplumsal korunma yollarıyla desteklenmelidir.
4. Herkesin, çıkarını korumak için sendika kurma ya da sendikaya üye olma hakkı vardır.
Madde 24
Herkesin, dinlenme ve boş zamana hakkı vardır; bu, iş saatlerinin makul ölçüde sınırlandırılması ve belirli aralıklarla ücretli tatil yapma hakkını da kapsar.
Madde 25
1. Herkesin, kendisinin ve ailesinin sağlığı ve iyi yaşaması için yeterli yaşama standartlarına hakkı vardır; bu hak, beslenme, giyim, konut, tıbbi bakım ile gerekli toplumsal hizmetleri ve işsizlik, hastalık, sakatlık, dulluk, yaşlılık ya da kendi denetiminin dışındaki koşullardan kaynaklanan başka geçimini sağlayamama durumlarında güvenlik hakkını da kapsar.
2. Anne ve çocukların özel bakım ve yardıma hakları vardır. Tüm çocuklar, evlilik içi ya da dışı doğmuş olmalarına bakılmaksızın, aynı toplumsal korumadan yararlanır.
Madde 26
1. Herkes, eğitim hakkına sahiptir. Eğitim, en azından ilk ve temel öğrenim aşamalarında parasızdır. İlköğretim zorunludur. Teknik ve mesleki eğitim herkese açıktır. Yüksek öğrenim, yeteneğe göre herkese eşit olarak sağlanır.
2. Eğitim, insan kişiliğinin tam geliştirilmesine, insan haklarına ve temel özgürlüklere saygıyı güçlendirmeye yönelik olmalıdır. Eğitim, bütün uluslar, ırklar ve dinsel gruplar arasında anlayış, hoşgörü ve dostluğu yerleştirmeli ve Birleşmiş Milletlerin barışı koruma yolundaki etkinliklerini güçlendirmelidir.
3. Ana-babalar, çocuklarına verilecek eğitimi seçmede öncelikli hak sahibidir
Madde 27
1. Herkes, topluluğun kültürel yaşamına özgürce katılma, sanattan yararlanma ve bilimsel gelişmeye katılarak onun yararlarını paylaşma hakkına sahiptir.
2. Herkesin kendi yaratısı olan bilim, yazın ve sanat ürünlerinden doğan manevi ve maddi çıkarlarının korunmasına hakkı vardır.
Madde 28
Herkesin bu Bildirgede ileri sürülen hak ve özgürlüklerin tam olarak gerçekleşebileceği bir toplumsal ve uluslararası düzene hakkı vardır.
Madde 29
1-Herkesin, kişiliğinin özgürce ve tam gelişmesine olanak sağlayan tek ortam olan topluluğuna karşı ödevleri vardır.
2-Herkes, hak ve özgürlüklerini kullanırken, ancak başkalarının hak ve özgürlüklerinin gereğince tanınması ve bunlara saygı gösterilmesinin sağlanması ile demokratik bir toplumdaki ahlak, kamu düzeni ve genel refahın adil gereklerinin karşılanması amacıyla, yasayla belirlenmiş sınırlamalara bağlı olabilir.
3. Bu hak ve özgürlükler, hiçbir koşulda Birleşmiş Milletlerin amaç ve ilkelerine aykırı olarak kullanılamaz.
Madde 30: Bu Bildirgenin hiçbir hükmü, herhangi bir Devlet, grup ya da kişiye, burada belirtilen hak ve özgürlüklerden herhangi birinin yok edilmesini amaçlayan herhangi bir etkinlikte ve eylemde bulunma hakkı verecek şekilde yorumlanamaz”.
Her 10 Aralık’ta, içeriğini fazla da bilmeksizin kutladığımız “İnsan Hakları Günü”, 57 yıldır, özlenen ve düşlenen bir dünyayı yaratmada başarı sağlayamamıştır. Bunun da başta gelen nedeninin, hakça bir küresel ve hatta ülkesel ekonomik, toplumsal düzeni yaratmada başarısızlık olduğunu düşünüyorum. Sürecek…
