PROF. DR. MUSTAFA ALTINTAŞ  ÜNİVERSİTEDEN BAKIŞ
Köşe Yazarı
PROF. DR. MUSTAFA ALTINTAŞ ÜNİVERSİTEDEN BAKIŞ
 

2 ABDÜLHAMİT’TEN MİTHAT PAŞA’YA, MİTHAT PAŞADAN 2. ABDÜLHAMİT’E (1)

Yeniden merhaba. Yaz dinlencesi nedeni ile, siz okurlarımdan izin almıştım. Okumayı ve yazmayı yaşam biçemine dönüştürmüş olanlar, dinlence günlerinde de bu eylemlerini sürdürmekten kendilerini alıkoyamıyorlar. Bu yaz da, daha önce okumuş olduğum dosyaları, raporları ve kitapları okuma listeme almıştım. Bunlardan, Şevket Süreyya Aydemir (ŞSA)’in yapıtları ile, Türkiye Sosyal Ekonomik Siyasal Araştırmalar Vakfı ((TÜSES Vakfı) ile TÜBİTAK Popüler Bilim Kitapları yayımlarına sarmalandım. TÜSES’in Araştırma Raporlarını incelerken, 1990’da benimde içinde bulunduğum bir rapora rast geldim. “İstihdam Politikaları Araştırma Raporu” Profesörler Yakup Kepenek, Mustafa Altıntaş, Alpaslan Işıklı, Doçentler Fikret Şenses, Oktar Türel ve Ar. Gör. Hakan Yetkiner imzasını taşıyordu. Yazımın omurgasını oluşturan ŞSA,’ın “Enver Paşa” adlı yapıtı üzerinden, Prof. Dr. İlber Ortaylı’nın “Osmanlının En Uzun Yüzyılı” olarak tanımladığı dönemi okumaya çalıştım. Yazar, düşün insanı, ekonomist ve tarihçi Şevket Süreyya Aydemir (1897-1976) ile, doktora tezimi hazırlamam sürecinde (1970-73) yolum kesişti. Ankara Üniversitesi SBF Öğretim Üyelerinden Prof. Aziz Köklü danışmanlığında “Türkiye’de Planlı Kalkınma ve Uygulama Sonuçları” başlıklı tezimi hazırlarken, TBMM ve DPT Kütüphaneleri, kaynak depomdu. Yanı sırada da tez konumun 1930/lu yılların resmi sayılabilecek aylık düşünce siyaset dergisi olan “Kadro” nun 5 kurucularından biri ve yazarı idi.1932 ile 1935 arasında 36 Sayı yayımlanan Kadro Dergisi (Prof. Dr. Cem Alpar tarafından tıpkı basımı yapılmıştır),”devletçilik ilkesine sosyal ve ekonomik düzen olarak geniş bir anlam yüklenmesini, sınıfsız,ayrıcalıksız ve kaynaşmış bir toplumu hedeflemiş, devletin ekonomi ve toplumsal yaşama tam karışımını” savunmuş, “Türk Devriminin ve Kemalizmin sistemleştirilmesini” amaçlamıştır. Ankara-Bahçelievler 1.Cadde üzerindeki evinin kapısı ve kitaplığı araştırıcılara açıktı. Üç ciltlik “Enver Paşa”yapıtını yeniden okurken,“Yeni Osmanlılar’dan “Mithat Paşa (1822-1884), Namık Kemal (1840-1888), Ziya Paşa (1825-1880) benzeri ülkücüler (idealistler) tarafından hazırlanan, Mebusan Meclisi’nin Komisyonlarda ve Sultan 2.Abdülhamit tarafından çeşitli değişikliğe konu olan Kanun-i Esasi (Anayasa),23 Aralık 1876’da ilan edilmiş ve 51 gün sonra 13 Şubat 1878’de Meclis süresiz tatil edilmiş ve Anayasa da askıya alınmıştı. Okumam sırasında rast geldiğim iki belge, Osmanlı İmparatorluğu’nun en uzun dönemini yansıtır özelliği taşımaktadır. Bu belgelerden ilki,7 Aralık 1876’da,2.Abdülhamit tarafından Sadrazam Mithat Paşa’ya, ikincisi ise, 18 Ocak 1877’de Sadrazam Mithat Paşa tarafından Sultan 2. Abdülhamit’e yazılmıştır. 7 Aralık 1876 günlü ferman,1876 Anayasası’nın önsözü içerikli olup, Anayasanın çıkartılmasını gerektiren ve Osmanlı Devleti’nin içinde bulunduğu durumu ortaya sermektedir. ŞSA tarafından “ilgi çekici hükümler” olarak alıntılanan bölümleri, bazı sözcükleri günümüz Türkçesine çevirerek, aktarıyorum. İsteyen okurlarım, bu fermandaki görüntü ile, günümüze bir köprü kurabilirler. “Bir zamandan beri devletin güç yitimi Tanzimat Fermanı’nı ilan etmişti. ve gerileme ortaya çıkmıştır. Bu durum, dış sıkıntılardan daha çok, iç işlerde doğru yoldan ayrılmak yüzündendir. Halkın Hükümete güvenini sağlayacak koşullar, nedenler gerilemiş, bozulmuşur. Bu nedenlerden ki, Babam Abdülmecit Han, Islahata başlangıç olmak üzere ve şeriat hükümlerine (İslam Dininde Tanrı’nın koyduğu ve insanların dünya ile öte dünya(ahiret) mutluluklarını amaçlayan ahlaksal ve hukuksal kuralların bütünü) de uygun olarak Tanzimat Fermanı’nı duyurmuştu. İşte bugün de bu Anayasayı duyurma başarımız, o başlayan Tanzimatın hayırlı bir eseri olduğu için, O’nun namını bu mutlu günde hayır ile anar ve kendisini devleti dirilten hükümdar olarak sayarım. Bu Anayasa, O’nun Tanzimatı’nın da bir eseridir. Devletimizin iç işlerinde ortaya çıkan değişiklikler ve dış ilişkilerde ortaya çıkan genişlemeler, hükümet yönetimi biçeminin yetersizliğini artık açığa vurmuştur. Bizim asıl amacımız da ülke ve milletimizin doğal zenginlikleri ile, doğal yeteneklerinden gereği gibi yararlanmayı engelleyen nedenlerinin ortadan kaldırılmasıdır.  Böylece, Osmanlı Uyruğu olan halkın, ilerleme yolunda, birlik içinde ve elbirliği ile yürümelerini sağlamaktır. Bunun için de Hükümetçe düzgün ve doğru kuralların konulması gerekmektedir. Bu da hükümetin meşru ve makbul olan haklarının korunması ile birlikte, meşru olmayan hareketlerin, yani BİR TEK BİREYİN ya da azınlık güçlerinin, başlarına buyruk ve zorbaca davranışlarından doğacak hata ve kötüye kullanmalarını önlemek, ortadan kaldırmaktır… (Sürecek)
Ekleme Tarihi: 13 Ekim 2026 -Salı

2 ABDÜLHAMİT’TEN MİTHAT PAŞA’YA, MİTHAT PAŞADAN 2. ABDÜLHAMİT’E (1)

Yeniden merhaba. Yaz dinlencesi nedeni ile, siz okurlarımdan izin almıştım. Okumayı ve yazmayı yaşam biçemine dönüştürmüş olanlar, dinlence günlerinde de bu eylemlerini sürdürmekten kendilerini alıkoyamıyorlar. Bu yaz da, daha önce okumuş olduğum dosyaları, raporları ve kitapları okuma listeme almıştım. Bunlardan, Şevket Süreyya Aydemir (ŞSA)’in yapıtları ile, Türkiye Sosyal Ekonomik Siyasal Araştırmalar Vakfı ((TÜSES Vakfı) ile TÜBİTAK Popüler Bilim Kitapları yayımlarına sarmalandım. TÜSES’in Araştırma Raporlarını incelerken, 1990’da benimde içinde bulunduğum bir rapora rast geldim. “İstihdam Politikaları Araştırma Raporu” Profesörler Yakup Kepenek, Mustafa Altıntaş, Alpaslan Işıklı, Doçentler Fikret Şenses, Oktar Türel ve Ar. Gör. Hakan Yetkiner imzasını taşıyordu.

Yazımın omurgasını oluşturan ŞSA,’ın “Enver Paşa” adlı yapıtı üzerinden, Prof. Dr. İlber Ortaylı’nın “Osmanlının En Uzun Yüzyılı” olarak tanımladığı dönemi okumaya çalıştım. Yazar, düşün insanı, ekonomist ve tarihçi Şevket Süreyya Aydemir (1897-1976) ile, doktora tezimi hazırlamam sürecinde (1970-73) yolum kesişti. Ankara Üniversitesi SBF Öğretim Üyelerinden Prof. Aziz Köklü danışmanlığında “Türkiye’de Planlı Kalkınma ve Uygulama Sonuçları” başlıklı tezimi hazırlarken, TBMM ve DPT Kütüphaneleri, kaynak depomdu. Yanı sırada da tez konumun 1930/lu yılların resmi sayılabilecek aylık düşünce siyaset dergisi olan “Kadro” nun 5 kurucularından biri ve yazarı idi.1932 ile 1935 arasında 36 Sayı yayımlanan Kadro Dergisi (Prof. Dr. Cem Alpar tarafından tıpkı basımı yapılmıştır),”devletçilik ilkesine sosyal ve ekonomik düzen olarak geniş bir anlam yüklenmesini, sınıfsız,ayrıcalıksız ve kaynaşmış bir toplumu hedeflemiş, devletin ekonomi ve toplumsal yaşama tam karışımını” savunmuş, “Türk Devriminin ve Kemalizmin sistemleştirilmesini” amaçlamıştır. Ankara-Bahçelievler 1.Cadde üzerindeki evinin kapısı ve kitaplığı araştırıcılara açıktı.

Üç ciltlik “Enver Paşa”yapıtını yeniden okurken,“Yeni Osmanlılar’dan “Mithat Paşa (1822-1884), Namık Kemal (1840-1888), Ziya Paşa (1825-1880) benzeri ülkücüler (idealistler) tarafından hazırlanan, Mebusan Meclisi’nin Komisyonlarda ve Sultan 2.Abdülhamit tarafından çeşitli değişikliğe konu olan Kanun-i Esasi (Anayasa),23 Aralık 1876’da ilan edilmiş ve 51 gün sonra 13 Şubat 1878’de Meclis süresiz tatil edilmiş ve Anayasa da askıya alınmıştı.

Okumam sırasında rast geldiğim iki belge, Osmanlı İmparatorluğu’nun en uzun dönemini yansıtır özelliği taşımaktadır. Bu belgelerden ilki,7 Aralık 1876’da,2.Abdülhamit tarafından Sadrazam Mithat Paşa’ya, ikincisi ise, 18 Ocak 1877’de Sadrazam Mithat Paşa tarafından Sultan 2. Abdülhamit’e yazılmıştır.

7 Aralık 1876 günlü ferman,1876 Anayasası’nın önsözü içerikli olup, Anayasanın çıkartılmasını gerektiren ve Osmanlı Devleti’nin içinde bulunduğu durumu ortaya sermektedir. ŞSA tarafından “ilgi çekici hükümler” olarak alıntılanan bölümleri, bazı sözcükleri günümüz Türkçesine çevirerek, aktarıyorum. İsteyen okurlarım, bu fermandaki görüntü ile, günümüze bir köprü kurabilirler.

“Bir zamandan beri devletin güç yitimi Tanzimat Fermanı’nı ilan etmişti. ve gerileme ortaya çıkmıştır. Bu durum, dış sıkıntılardan daha çok, iç işlerde doğru yoldan ayrılmak yüzündendir. Halkın Hükümete güvenini sağlayacak koşullar, nedenler gerilemiş, bozulmuşur. Bu nedenlerden ki, Babam Abdülmecit Han, Islahata başlangıç olmak üzere ve şeriat hükümlerine (İslam Dininde Tanrı’nın koyduğu ve insanların dünya ile öte dünya(ahiret) mutluluklarını amaçlayan ahlaksal ve hukuksal kuralların bütünü) de uygun olarak Tanzimat Fermanı’nı duyurmuştu. İşte bugün de bu Anayasayı duyurma başarımız, o başlayan Tanzimatın hayırlı bir eseri olduğu için, O’nun namını bu mutlu günde hayır ile anar ve kendisini devleti dirilten hükümdar olarak sayarım. Bu Anayasa, O’nun Tanzimatı’nın da bir eseridir.

Devletimizin iç işlerinde ortaya çıkan değişiklikler ve dış ilişkilerde ortaya çıkan genişlemeler, hükümet yönetimi biçeminin yetersizliğini artık açığa vurmuştur. Bizim asıl amacımız da ülke ve milletimizin doğal zenginlikleri ile, doğal yeteneklerinden gereği gibi yararlanmayı engelleyen nedenlerinin ortadan kaldırılmasıdır.  Böylece, Osmanlı Uyruğu olan halkın, ilerleme yolunda, birlik içinde ve elbirliği ile yürümelerini sağlamaktır. Bunun için de Hükümetçe düzgün ve doğru kuralların konulması gerekmektedir. Bu da hükümetin meşru ve makbul olan haklarının korunması ile birlikte, meşru olmayan hareketlerin, yani BİR TEK BİREYİN ya da azınlık güçlerinin, başlarına buyruk ve zorbaca davranışlarından doğacak hata ve kötüye kullanmalarını önlemek, ortadan kaldırmaktır… (Sürecek)

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ulusgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.