Özcan Öztürk-Şair-Yazar
Köşe Yazarı
Özcan Öztürk-Şair-Yazar
 

ONKOLOJİ

Merhaba dostlar öncelikle yeni yılın herkese sağlıklı, huzur ve barış dolu bir ömür getirmesini diliyorum. Sağlık nedenleriyle ara verdiğim yazılarıma sağlık konusuna değinmeden geçemeyeceğim. Dünya genelinde ve ülkemizde yaşam koşullarının giderek ağırlaşmasını hiç kuşkusuz hepimiz hissediyoruz. Barınma, beslenme, eğitim, sosyal yaşam alanlarının giderek azaldığı hep beraber yaşayarak görüyoruz. Vatandaşların birer tüketici / müşteri olarak gören sistemin içinde ayakta kalmaya çalışan çoğunluk içindeyiz. Bizleri yöneten varlıklı azınlığı memnun edemiyoruz. Yeni yılla birlikte maaş zammı beklentileri enflasyonun altında kaldı ve buna alışmamız isteniyor. Ücretli, emekli ve yardıma muhtaç insanlarımızın yaşam standartı günden güne zorlaşıyor.   Çocukların bile okul kantininden bir bohçanın en ucuzu otuz lira, kaşarlı tostun yüz lira olduğunu çocuğunuz anlattığında, karnının doymadığını aç kaldığını hatırlatınca dünya başınıza yıkılıyor. Oysaki çocuklarımız geleceğimiz daha bu yaşta hesapladıkları şeyleri düşününce… Her işin başı sağlık deyip geçiştiriyoruz. Eşimin iyi huylu tiroit nodülü tespit edilmiş ve Sağlık Bilimleri Üniversitesi Dr. Abdurrahman Yurtaslan Ankara Onkoloji Eğitim ve Araştırma Hastanesinde yaklaşık altı saat süren ameliyatla sağlığına kavuştu. Refakatçi olarak yanında kaldığım sürede yatan hastaları ve yakınlarının yaşadığı barınma ve yemek konusunda sıkıntılarını bir kez daha şahit olmak üzücüydü. 2000 yılların başında erkek kardeşimde iyi huylu mesane kanseri için yine bu hastanede tedavi görmüştü. 2000 yıllar yeni bin yılların başında; özellikle Ankara dışından gelen, hasta ve yakınlarının çaresizliğine üzülmüştüm. Akşam mesai bitiminde hasta yakınları ve refakatçilerin koridorda bunan sedyeleri tartışarak paylaşmasını şaşkınlıkla izlemiştim. Refakatçilerin yatacakları yer olmadığı için perişanlığı içler acısıydı. Saatler gece yarısına yaklaşırken hastane yakınlarındaki vatandaşların termosla çay, yaprak sarması, ekmek getirmesi daha şaşırtıcıydı. Çünkü yaşayan bilir derler. Çevrede duyarlı vatandaşlar hayır duası almak için yardımlaştıklarını söylemişti. İnsan iyilerle karşılaşsın. On üç yıl sonra yine aynı hastanede daha önce çalıştığım iş yerimizin Genel Müdürümüzün bir yakınını ziyarete gittiğinde karşılaştığı üzücü manzarayı bizlere anlatmıştı. Hepimiz kendince maddi imkânlarını zorlayarak üçüne beşine bakmadan paraları topladık. Yaşı çok küçük hastalara destek olduk. 5 ila 12 yaştaki hastalar. Bugün olmuş hala çeyrek asır geçmesine rağmen şartlarda bırakın iyileşmeyi daha kötüye gidiyor. (LÖSEV kurulduğu yıldan itibariyle dini bayramlarda devamlı bağışta bulunuruz eşimle. Sizlerin de duyarlı bire insan olarak desteklerinizi esirgemediğinizi biliyorum.) Biraz önce bahsettiğim başka şehirlerden gelen hastaların bazı ameliyatlarını her doktor yapamıyor. Konusunda ihtisas yapan profesörlere o kadar çok ihtiyaç var ki. İlk kez duyduğum göz kanseri olan hastaya yeni açılan Bilkent Şehir Hastanesinde bir başka profesörün müdahale edeceğinden söz ediyorlardı. Başka bir hasta yoğun bakımdayken refakatçisinin kalacak yeri olmadığı için dış koridorda yatarak sabahladı. Hastanenin yeni yapılan ek hizmet binalarının bir an önce bitmesini dört gözle bekleyen doktorlar, hastane görevlileri, çevre halkı var. Ülkemizin en iyi uzman doktorlarının bulunduğu Sağlık Bilimleri Üniversitesi Dr. Abdurrahman Yurtaslan Ankara Onkoloji Eğitim ve Araştırma Hastanesinin gelişmesini canı gönülden isterim. Polikliniklerin aşırı yoğunluktan yetersiz kalması ayrı bir sorun. Ve daha acı olanı ise kanser tedavi merkezi olmasına rağmen hasta ve hasta yakınlarının sigara içmeye devam etmesi en acı tablo. Yerlerde izmaritler, kafeteryayı kullanan vatandaşların çevreye attıkları içecek, poşet, kâğıtlar ayrı bir rezalet. Kendisine saygısı olmayan bir insanın çevresine hiç saygısı olmaz… Kelime anlamı olarak kanser, bir organ veya dokudaki hücrelerin düzensiz olarak bölünüp  çoğalmasıyla beliren kötü urlara denir. Genel anlamda ise kanser vücudumuzun çeşitli bölgelerindeki hücrelerin kontrolsüz çoğalması ile oluşan 100'den fazla hastalık grubudur. Çok çeşitli kanser tipleri olmasına rağmen, hepsi anormal hücrelerin kontrol dışı çoğalması ile başlar. Tedavi edilmez ise ciddi rahatsızlıklara, hatta ölüme dahi neden olabilir.  Sağlık Bilimleri Üniversitesi Dr. Abdurrahman Yurtaslan Ankara Onkoloji Eğitim ve Araştırma Hastanesi 1952 yılında kuruldu. Türkiye'nin ilk kanser hastanesidir. Günümüzde ülkemizin ve Avrupa’nın en büyük kanser merkezlerinden biridir.* Çevremizde günden güne artan kanser vakaları ve önlemler için herkesin bilinçlenmesi için ne gerekiyorsa yapılmalı. Ayrıca hasta yakınlarının barınma ihtiyaçlarına çözüm yollarının da bulunması şart. Son aylarda bir başka konu ise SGK tarafından karşılanmayan kanser ilaçlarıdır. Bu ilaçlar ikiye ayrılır. İlki kısmi karşılanan ikincisi hiç karşılanmayandır. Yurt Dışından İlaç Temini kavramından, hastaların tedavisi için hekim tarafından gerekli görülerek reçeteye yazılan, ancak Türkiye’de ruhsatlı olmayan veya ruhsatlı olduğu halde çeşitli nedenlerle üretimi veya ithalatı yapılamayan ilaçların, Sağlık Bakanlığı’nca ithalat izni verilen reçete muhteviyatı ilaçların ithal edip iyi dağıtım kurallarına uygun olarak hasta/hasta yakınına teslim edilmesi anlaşılmalıdır. Yurt Dışı Aktif İlaç Listesinde yer alan (Bkz. https:www.titck.govtr/dinamikmodu/44)  ve kanser tedavisinde yaygın kullanılan ilaçlar Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliği’nin “4.3. Yurt Dışından İlaç Getirilmesi” başlıklı maddenin 4. bendinde yer alan “EK-4/C Listesinde yer alan ilaçların kişilerin kendi imkânları ile (yurt dışından veya yurt içinden) temini halinde, ilaç bedelleri kurumca belirlenen mevzuat kapsamında hak sahibi adına banka aracılığıyla ödenir. Bu şekilde ödemesi yapılacak ilacın bedeli, farklı finansal modeller kapsamında değerlendirilen ilaçlar dâhil olmak üzere, aynı ilacın Kuruma mal oluş bedelinden fazla olamaz” düzenlemesine dayanılarak SGK’ca tamamen ücretsiz karşılanmamakta hastalardan ilaç fiyat farkı ücreti alınmaktadır. Bu nedenle  ithal edilen ilacın SGK’ca tamamen ücretsiz karşılanması için hukuki süreç başlatılması gerekmektedir. ** Geçtiğimiz yıllarda gündeme gelen 67 yaşındaki bir yurttaşımızın, kendisine Temmuz ayında 'Böbrek Kanseri' teşhisi konmasına, buna göre bir ilaç tedavi planlanmasına rağmen, yaklaşık dört aydır ilaçlarına ulaşamıyor olmasıyla ilgili. Bu ayrı bir dava konusuna ek bilgi olsun.*** Hiçbir canlı acı yaşamasın. Derdi olanın dermansız kalmasın. Sağlık, huzur, barış dolu bir ömür diliyorum tüm insanlığa ve okurlarımıza… *https://onkoloji.gov.tr/index.php?option=com_content&view=article&id=8511&Itemid=1102 ** https://kadimhukuk.com.tr/makale/sgk-tarafindan-karsilanmayan-kanser-ilaclari-hukuki-yollari/ ***https://www.mugladevrim.com.tr/kose-yazarlari/suleyman-girgin/65-yas-ustu-kanser-tanisi-alanlara-ilac-yok-
Ekleme Tarihi: 15 Ocak 2026 -Perşembe

ONKOLOJİ

Merhaba dostlar öncelikle yeni yılın herkese sağlıklı, huzur ve barış dolu bir ömür getirmesini diliyorum. Sağlık nedenleriyle ara verdiğim yazılarıma sağlık konusuna değinmeden geçemeyeceğim. Dünya genelinde ve ülkemizde yaşam koşullarının giderek ağırlaşmasını hiç kuşkusuz hepimiz hissediyoruz. Barınma, beslenme, eğitim, sosyal yaşam alanlarının giderek azaldığı hep beraber yaşayarak görüyoruz. Vatandaşların birer tüketici / müşteri olarak gören sistemin içinde ayakta kalmaya çalışan çoğunluk içindeyiz. Bizleri yöneten varlıklı azınlığı memnun edemiyoruz. Yeni yılla birlikte maaş zammı beklentileri enflasyonun altında kaldı ve buna alışmamız isteniyor. Ücretli, emekli ve yardıma muhtaç insanlarımızın yaşam standartı günden güne zorlaşıyor.  

Çocukların bile okul kantininden bir bohçanın en ucuzu otuz lira, kaşarlı tostun yüz lira olduğunu çocuğunuz anlattığında, karnının doymadığını aç kaldığını hatırlatınca dünya başınıza yıkılıyor. Oysaki çocuklarımız geleceğimiz daha bu yaşta hesapladıkları şeyleri düşününce…

Her işin başı sağlık deyip geçiştiriyoruz. Eşimin iyi huylu tiroit nodülü tespit edilmiş ve Sağlık Bilimleri Üniversitesi Dr. Abdurrahman Yurtaslan Ankara Onkoloji Eğitim ve Araştırma Hastanesinde yaklaşık altı saat süren ameliyatla sağlığına kavuştu. Refakatçi olarak yanında kaldığım sürede yatan hastaları ve yakınlarının yaşadığı barınma ve yemek konusunda sıkıntılarını bir kez daha şahit olmak üzücüydü. 2000 yılların başında erkek kardeşimde iyi huylu mesane kanseri için yine bu hastanede tedavi görmüştü.

2000 yıllar yeni bin yılların başında; özellikle Ankara dışından gelen, hasta ve yakınlarının çaresizliğine üzülmüştüm. Akşam mesai bitiminde hasta yakınları ve refakatçilerin koridorda bunan sedyeleri tartışarak paylaşmasını şaşkınlıkla izlemiştim. Refakatçilerin yatacakları yer olmadığı için perişanlığı içler acısıydı. Saatler gece yarısına yaklaşırken hastane yakınlarındaki vatandaşların termosla çay, yaprak sarması, ekmek getirmesi daha şaşırtıcıydı. Çünkü yaşayan bilir derler. Çevrede duyarlı vatandaşlar hayır duası almak için yardımlaştıklarını söylemişti. İnsan iyilerle karşılaşsın.

On üç yıl sonra yine aynı hastanede daha önce çalıştığım iş yerimizin Genel Müdürümüzün bir yakınını ziyarete gittiğinde karşılaştığı üzücü manzarayı bizlere anlatmıştı. Hepimiz kendince maddi imkânlarını zorlayarak üçüne beşine bakmadan paraları topladık. Yaşı çok küçük hastalara destek olduk. 5 ila 12 yaştaki hastalar. Bugün olmuş hala çeyrek asır geçmesine rağmen şartlarda bırakın iyileşmeyi daha kötüye gidiyor.

(LÖSEV kurulduğu yıldan itibariyle dini bayramlarda devamlı bağışta bulunuruz eşimle. Sizlerin de duyarlı bire insan olarak desteklerinizi esirgemediğinizi biliyorum.)

Biraz önce bahsettiğim başka şehirlerden gelen hastaların bazı ameliyatlarını her doktor yapamıyor. Konusunda ihtisas yapan profesörlere o kadar çok ihtiyaç var ki. İlk kez duyduğum göz kanseri olan hastaya yeni açılan Bilkent Şehir Hastanesinde bir başka profesörün müdahale edeceğinden söz ediyorlardı.

Başka bir hasta yoğun bakımdayken refakatçisinin kalacak yeri olmadığı için dış koridorda yatarak sabahladı. Hastanenin yeni yapılan ek hizmet binalarının bir an önce bitmesini dört gözle bekleyen doktorlar, hastane görevlileri, çevre halkı var.

Ülkemizin en iyi uzman doktorlarının bulunduğu Sağlık Bilimleri Üniversitesi Dr. Abdurrahman Yurtaslan Ankara Onkoloji Eğitim ve Araştırma Hastanesinin gelişmesini canı gönülden isterim. Polikliniklerin aşırı yoğunluktan yetersiz kalması ayrı bir sorun. Ve daha acı olanı ise kanser tedavi merkezi olmasına rağmen hasta ve hasta yakınlarının sigara içmeye devam etmesi en acı tablo. Yerlerde izmaritler, kafeteryayı kullanan vatandaşların çevreye attıkları içecek, poşet, kâğıtlar ayrı bir rezalet. Kendisine saygısı olmayan bir insanın çevresine hiç saygısı olmaz…

Kelime anlamı olarak kanser, bir organ veya dokudaki hücrelerin düzensiz olarak bölünüp  çoğalmasıyla beliren kötü urlara denir. Genel anlamda ise kanser vücudumuzun çeşitli bölgelerindeki hücrelerin kontrolsüz çoğalması ile oluşan 100'den fazla hastalık grubudur. Çok çeşitli kanser tipleri olmasına rağmen, hepsi anormal hücrelerin kontrol dışı çoğalması ile başlar. Tedavi edilmez ise ciddi rahatsızlıklara, hatta ölüme dahi neden olabilir. 

Sağlık Bilimleri Üniversitesi Dr. Abdurrahman Yurtaslan Ankara Onkoloji Eğitim ve Araştırma Hastanesi 1952 yılında kuruldu. Türkiye'nin ilk kanser hastanesidir. Günümüzde ülkemizin ve Avrupa’nın en büyük kanser merkezlerinden biridir.*

Çevremizde günden güne artan kanser vakaları ve önlemler için herkesin bilinçlenmesi için ne gerekiyorsa yapılmalı. Ayrıca hasta yakınlarının barınma ihtiyaçlarına çözüm yollarının da bulunması şart.

Son aylarda bir başka konu ise SGK tarafından karşılanmayan kanser ilaçlarıdır. Bu ilaçlar ikiye ayrılır. İlki kısmi karşılanan ikincisi hiç karşılanmayandır. Yurt Dışından İlaç Temini kavramından, hastaların tedavisi için hekim tarafından gerekli görülerek reçeteye yazılan, ancak Türkiye’de ruhsatlı olmayan veya ruhsatlı olduğu halde çeşitli nedenlerle üretimi veya ithalatı yapılamayan ilaçların, Sağlık Bakanlığı’nca ithalat izni verilen reçete muhteviyatı ilaçların ithal edip iyi dağıtım kurallarına uygun olarak hasta/hasta yakınına teslim edilmesi anlaşılmalıdır. Yurt Dışı Aktif İlaç Listesinde yer alan (Bkz. https:www.titck.govtr/dinamikmodu/44)  ve kanser tedavisinde yaygın kullanılan ilaçlar Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliği’nin “4.3. Yurt Dışından İlaç Getirilmesi” başlıklı maddenin 4. bendinde yer alan EK-4/C Listesinde yer alan ilaçların kişilerin kendi imkânları ile (yurt dışından veya yurt içinden) temini halinde, ilaç bedelleri kurumca belirlenen mevzuat kapsamında hak sahibi adına banka aracılığıyla ödenir. Bu şekilde ödemesi yapılacak ilacın bedeli, farklı finansal modeller kapsamında değerlendirilen ilaçlar dâhil olmak üzere, aynı ilacın Kuruma mal oluş bedelinden fazla olamaz” düzenlemesine dayanılarak SGK’ca tamamen ücretsiz karşılanmamakta hastalardan ilaç fiyat farkı ücreti alınmaktadır. Bu nedenle  ithal edilen ilacın SGK’ca tamamen ücretsiz karşılanması için hukuki süreç başlatılması gerekmektedir. **

Geçtiğimiz yıllarda gündeme gelen 67 yaşındaki bir yurttaşımızın, kendisine Temmuz ayında 'Böbrek Kanseri' teşhisi konmasına, buna göre bir ilaç tedavi planlanmasına rağmen, yaklaşık dört aydır ilaçlarına ulaşamıyor olmasıyla ilgili. Bu ayrı bir dava konusuna ek bilgi olsun.***

Hiçbir canlı acı yaşamasın. Derdi olanın dermansız kalmasın. Sağlık, huzur, barış dolu bir ömür diliyorum tüm insanlığa ve okurlarımıza…

*https://onkoloji.gov.tr/index.php?option=com_content&view=article&id=8511&Itemid=1102

** https://kadimhukuk.com.tr/makale/sgk-tarafindan-karsilanmayan-kanser-ilaclari-hukuki-yollari/

***https://www.mugladevrim.com.tr/kose-yazarlari/suleyman-girgin/65-yas-ustu-kanser-tanisi-alanlara-ilac-yok-

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (3)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ulusgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Ergün
(15.01.2026 10:39 - #4525)
Kardeşim çok güzel konuyu dile getirmissin.Ülke olarak çok hastaneye çok iyi yetişmiş doktorlara ihtiyacımız var.Birde bizim insanımız biraz eğitimsiz çünki hastası yatsrken nedenini biliyor yinede sigara veya kütü alışkanlıktan kurtulamıyor. Temizlik ise hat safhada hele o tuvaletler konuşurken mangalda kül bırakmaz vatandaşlık vazifesini yerine getirenler kariç begendim kalemine sağlık. Ayrıca geçmiş olsun saygılarımla.
imgece@yahoo.com Çok teşekkür ediyorum üstadım. Önce sağlık ne zaman neyle karşı karşıya geleceğimizi hiçbirimiz bilemeyiz. Empati kurduğumuz zaman anlaya biliyoruz. Kimi zaman fazla içselleştirdigimiz zaman "Ayna Tepsisi" hastalığına kapilmakta var.
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ulusgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Özkan Şahbaz
(15.01.2026 10:44 - #4526)
Değerli üstadım, ülkemizin kanayan yaralarından birine merhem olabilmek adına değindiğin hususları yetkililerin dikkate almasını dilerim. Lösev başta olmak üzere iyilik için var olan tüm gönüllü kuruluşlara halkın sahip çıkması, desteklemesi de çok önemlidir. Hassas kalplere iyilikler ve sağlıklı günler dilemekte bize düşüyor. Eline emeğine, ruhuna sağlık kıymetli ağabeyim.
imgece@yahoo.com Çok teşekkür ederim. Çevresine duyarlı olan herkese görev düşüyor. Geçtiğimiz aylarda LÖSEV buluşması olmuştu oldukça anlamlı bir dayanışma örneği olmuştu.
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ulusgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Nevzat
(15.01.2026 16:09 - #4533)
Güzel, aydınlatıcı yazılarınızla hoş geldiniz kısa bir ayrılıktan sonra. Geçmiş olsun temennisi ilebaşarılarınızın devamını dilerim.
imgece@yahoo.com Çok teşekkür ederim üstadım... Emeği geçenlere sonsuz teşekkürler
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ulusgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.