Özcan Öztürk-Şair-Yazar
Köşe Yazarı
Özcan Öztürk-Şair-Yazar
 

GÖSTERİŞ BUDALASI

Günlerden bir gün zengin bir baba oğlunu köye götürdü. Bu yolculuğun tek amacı vardı, insanların ne kadar fakir olabileceklerini ona göstermek. Çok fakir bir ailenin çiftliğinde bir gece ve bir gün geçirdiler. Yolculuktan döndüklerinde baba çocuğuna sordu: "İnsanların ne kadar fakir olabildiklerini gördün mü?" "Evet!" "Ne öğrendin peki?" Oğlu cevap verdi: "Şunu gördüm: Bizim evde bir köpeğimiz var, onlarınsa dört. Bizim bahçenin ortasına kadar uzanan bir havuzumuz var, onların sonu olmayan dereleri. Bizim bahçemizde ithal lambalar var, onların yıldızları. Bizim görüş alanımız ön avluya kadar, onlarsa bütün bir ufku görüyorlar." Oğlu sözünü bitirdiğinde babası söyleyecek bir şey bulamadı. Sonunda çocuk babasına teşekkür etti: "Sağ ol baba, ne kadar fakir olduğumuzu gösterdin bana." Lev Nikolayeviç Tolstoy / Hayatın anlam*   Şükreden zengin mi? Sabreden fakir mi? Hangisi daha üstündür sizce? Geçtiğimiz günlerde bir arkadaşımla sohbet ederken çok güzel sözcükler kurdu. Onu sizlerle paylaşmak isterim. …Bir insan fakirlikten zenginliğe yükseldiğinde ondan kırk yıl fakirlik kokusu gelir. Bir insan zenginlikten fakirliğe düştüğünde ondan kırk yıl zenginlik kokusu alırsın. Etrafında bir çok insan görürsünüz milyonları vardır ama yaşantısına baksan acından ölüyormuş zannedersin. Sabah poğaça, öğlen makarna, altına bir araba çekecek onu da kırk dereden su getirir. Gösteriş için lüks araba alır. Tıpkı ayranı yok içmeye… misali. Bu tevazu değil kazandığın nimeti saklamaktır. Nankörlüktür. Aman benden kimse bir şey görmesin, bir şey istemesin, kimseye bir faydam olmasın. Mütevazılık kendindekini başkasını hakir görerek onu aşağılayarak kullanmaktır. Yoksa elindekini saklamak değil. Burada çoğu kez yanlışa düşüyoruz. Bu adamlar paranın sahibi değil resmen bekçisidir. Ruhları fakir kalmıştır. Parayı bulmuşlar ama ileri görüşlü olmayı, asaleti, o rahatlığı bulamamışlar. Cömertlik sonradan öğrenilebilecek bir şey değil. Bu iş genetik geçmişten gelen bir asalet meselesi. İçinde yoksa çok zor kazana bilirsin. Kimseye faydan yok, kendine hayrın yok. Her gün sadece mal biriktiriyorsun. Sonra ne olacak; ölüp gideceksin. Yemeye kıyamadığın paraların bütün hesabı, kitabı, günahı senin sırtına kalacak. Sefasını, keyfini arkada bıraktığın damatlar, gelinler, mirasçılar sürecek. Değer mi? Asla değmez. Parayı sadece biriktirmeyi değil, ağız tadıyla yemeyi, yedirmeyi hakkıyla kullana bilmektir. Ve konuşmanın sonunu şu cümleyle bağladı. “Para sonradan kazanılır ama asalet sonradan öğrenilmez; cömertlik cüzdanın değil, ruhun zenginliğidir.” Çevremizde bunun gibi nice insanlar var. Kimileri kendi cehaletini gizlemek için her konuda fikir sahibidir ama boşa konuşur. Çünkü karşısındaki onu ciddiye almaz nedeni bilgisiz olduğu içindir ve dinliyormuş gibi yapar. Özellikle en yakın çevrenizde görmek sizi şaşırtmasın. Onlar nitelikli değil, nicelik sahibi insanlardır. Gösteriş budalası bu insanların tek amacı vardır; sosyetik, havalı görünür olmak.  için çalışırlar. Sosyal medyada onlar için en güzel araçtır. İçtenliği olmayan bu kişileri tanımak çok kolaydır. İnsanları kıyaslamaktan,  küçük görmekten başka icraatları yoktur. Borç gırtlağına kadar dayanmıştır. Ama o bilindik konfordan vazgeçmez. Aile içinde ve akrabalarına sözde yakındır ama özü küflenmiş, fosseptik çukuru gibidir. Kindar ve kıskançlıktan kibirden gözü dönmüştür. Hz. Ali’nin tamda bu konumuz üzerine çok güzel sözüyle bağlayalım. Sana faydası olmayan eşi, dostu, akrabayı, arkadaşı ölülerden say gitsin…   * Hayatın anlamı. Kitabı okumanızı tavsiye ederim. İleride kısaca tanıtmaya çalışacağım.  
Ekleme Tarihi: 22 Haziran 2026 -Pazartesi

GÖSTERİŞ BUDALASI

Günlerden bir gün zengin bir baba oğlunu köye götürdü. Bu yolculuğun tek amacı vardı, insanların ne kadar fakir olabileceklerini ona göstermek. Çok fakir bir ailenin çiftliğinde bir gece ve bir gün geçirdiler.

Yolculuktan döndüklerinde baba çocuğuna sordu: "İnsanların ne kadar fakir olabildiklerini gördün mü?"

"Evet!"

"Ne öğrendin peki?"

Oğlu cevap verdi:

"Şunu gördüm: Bizim evde bir köpeğimiz var, onlarınsa dört. Bizim bahçenin ortasına kadar uzanan bir havuzumuz var, onların sonu olmayan dereleri. Bizim bahçemizde ithal lambalar var, onların yıldızları. Bizim görüş alanımız ön avluya kadar, onlarsa bütün bir ufku görüyorlar."

Oğlu sözünü bitirdiğinde babası söyleyecek bir şey bulamadı. Sonunda çocuk babasına teşekkür etti: "Sağ ol baba, ne kadar fakir olduğumuzu gösterdin bana."

Lev Nikolayeviç Tolstoy / Hayatın anlam*

 

Şükreden zengin mi? Sabreden fakir mi? Hangisi daha üstündür sizce?

Geçtiğimiz günlerde bir arkadaşımla sohbet ederken çok güzel sözcükler kurdu. Onu sizlerle paylaşmak isterim.

Bir insan fakirlikten zenginliğe yükseldiğinde ondan kırk yıl fakirlik kokusu gelir. Bir insan zenginlikten fakirliğe düştüğünde ondan kırk yıl zenginlik kokusu alırsın. Etrafında bir çok insan görürsünüz milyonları vardır ama yaşantısına baksan acından ölüyormuş zannedersin. Sabah poğaça, öğlen makarna, altına bir araba çekecek onu da kırk dereden su getirir. Gösteriş için lüks araba alır. Tıpkı ayranı yok içmeye… misali. Bu tevazu değil kazandığın nimeti saklamaktır. Nankörlüktür. Aman benden kimse bir şey görmesin, bir şey istemesin, kimseye bir faydam olmasın. Mütevazılık kendindekini başkasını hakir görerek onu aşağılayarak kullanmaktır. Yoksa elindekini saklamak değil.

Burada çoğu kez yanlışa düşüyoruz. Bu adamlar paranın sahibi değil resmen bekçisidir. Ruhları fakir kalmıştır. Parayı bulmuşlar ama ileri görüşlü olmayı, asaleti, o rahatlığı bulamamışlar.

Cömertlik sonradan öğrenilebilecek bir şey değil. Bu iş genetik geçmişten gelen bir asalet meselesi. İçinde yoksa çok zor kazana bilirsin. Kimseye faydan yok, kendine hayrın yok. Her gün sadece mal biriktiriyorsun. Sonra ne olacak; ölüp gideceksin. Yemeye kıyamadığın paraların bütün hesabı, kitabı, günahı senin sırtına kalacak. Sefasını, keyfini arkada bıraktığın damatlar, gelinler, mirasçılar sürecek. Değer mi? Asla değmez. Parayı sadece biriktirmeyi değil, ağız tadıyla yemeyi, yedirmeyi hakkıyla kullana bilmektir.

Ve konuşmanın sonunu şu cümleyle bağladı.

“Para sonradan kazanılır ama asalet sonradan öğrenilmez; cömertlik cüzdanın değil, ruhun zenginliğidir.”

Çevremizde bunun gibi nice insanlar var. Kimileri kendi cehaletini gizlemek için her konuda fikir sahibidir ama boşa konuşur. Çünkü karşısındaki onu ciddiye almaz nedeni bilgisiz olduğu içindir ve dinliyormuş gibi yapar.

Özellikle en yakın çevrenizde görmek sizi şaşırtmasın. Onlar nitelikli değil, nicelik sahibi insanlardır. Gösteriş budalası bu insanların tek amacı vardır; sosyetik, havalı görünür olmak.  için çalışırlar. Sosyal medyada onlar için en güzel araçtır. İçtenliği olmayan bu kişileri tanımak çok kolaydır. İnsanları kıyaslamaktan,  küçük görmekten başka icraatları yoktur. Borç gırtlağına kadar dayanmıştır. Ama o bilindik konfordan vazgeçmez. Aile içinde ve akrabalarına sözde yakındır ama özü küflenmiş, fosseptik çukuru gibidir. Kindar ve kıskançlıktan kibirden gözü dönmüştür.

Hz. Ali’nin tamda bu konumuz üzerine çok güzel sözüyle bağlayalım. Sana faydası olmayan eşi, dostu, akrabayı, arkadaşı ölülerden say gitsin…

 

* Hayatın anlamı. Kitabı okumanızı tavsiye ederim. İleride kısaca tanıtmaya çalışacağım.

 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (1)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ulusgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Umut Yaşar Abat Nanoist
(22.06.2026 15:29 - #5857)
Teşekkürler dostum sonradan görmeleri güzel anlatmışsiniz
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ulusgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.