Devrimci 78’liler Federasyonu (bir önceki dönem başkanı) ve Bilim Sanat Edebiyat Derneği Genel Başkanı Şair Ahmet Telli’nin sağlık durumuyla ilgili gelişmeleri yakından takip ediyorduk hem okurları hem de arkadaşları olarak.
Geçtiğimiz hafta içinde çok kıymetli arkadaşım şair ve yazar Bircan Çelik ile kendisini yormamak adına kısa bir görüşme geçmiş olsun dileklerimizi iletmek için oğlu Hakkı Beyin evinde müşahede altında tutuyorlar. Hasta ziyaretinin kısa olanın makbuldür diyerek şair arkadaşım Bircan Çelik uğradık. Oğlu Hakkı Bey ve gelini Nida Hanım bizleri güler yüzleriyle içtenlikle buyur ettiler. Maskelerimizi takıp, el dezenfektanıyla önlemimizi aldık. Biz daha kapıdan girerken sesimizi işitip:
- Kızım gelmiş, arkadaşım gelmiş…
Diye salondan seslenmesi hem bizi hem de ev ahalisinde gülücükler açtırdı. Cuma günü tekrar kan verip kontrol için bugün 4. Kürü alacak. Şimdiden acil şifalar diliyoruz.
Ahmet Telli üstadımızı çok dinç gördük. Daha da iyi olacak. Kendini toparlamış söylediği gibi kiloda almaya başlamış.
Hasta ziyaretine ne götüreceğimiz konusunda şair arkadaşım Bircan Çelik’in yaratıcılığı bir kadın, bir anne gözlemiyle pratik bir çözüm hazırladı. Evinde kek, kurabiye pişirip getirmesi çok zarifçe büyük incelik. Bense kolonya ve çiçek almayı düşünmüştüm. Ama bir edebiyatçı heybesinde ne taşır kitap. Bende bugüne kadar yayımlanmış kitaplarımın hepsini imzalayarak kendisine takdim ettim.
Bu süreç içerisinde yaşadığı kırgınlığı anlattı. Ama asıl sevindiren, yaşama sevincini katlayan okurları, arkadaş ve dostlarının devamlı sormaları, telefon mesajlarına oğlu, gelini cevap vermesi, ülkenin birçok kentinden kısa ziyarete gelen enerjisini çoğaltmış. Birazda yormuş. Haliyle kolay değil hepimizin yakından yaşadığı, tanık olduğu bu rahatsızlık hemen atlatılacak gibi değil zamana ihtiyacı var.
Usta şair Ahmet Telli’yle ilk tanışıklığımızı anlattım. Ankara Metrosu 1997 yılında açılmıştı. Kızılay’dan metroya binip Batıkent’e hareket ederken; yine çok kıymetli ustam şair, eleştirmen Veysel ÇOLAK hocamızın yeni kitabını Edip Cansever'de "Şairin Kanı" kaleme alınmıştı. Kitap 1997 yılında Era Yayıncılık tarafından yayınlanmıştı. Kitabı incelerken kendimi kaptırmış etrafımda olup biteni ne görüyor ne de dinliyordum. Kitap okumaya başlayınca Dünyayla tüm bağım kopar. Bir durak mı iki durak mı gittim bilmiyorum. Gözümde bir kaşıntı oldu yaşarınca kâğıt mendilimi çıkarıp silerken yanımdaki boş koltuğa oturan kişinin bir süre sonra bana seslendi ‘genç bir mendilde bana verir misin? Bende gayri ihtiyari yanımda oturan kişiye bakmadan uzattım.
Ne göreyim, yanımda oturan hayranlıkla şiir kasetini dinlediğim, kitaplarını okuduğum ustam Ahmet Telli. Ayaklarım yerden kesildi, bacaklarım titredi. Sesim heyecandan titriyordu. Neler söyleyeceğimi bilemeden konuşmaya başladım.
- Hocam sizin kitaplarınızı severek okuyorum. Şiir kasetinizi dinliyorum…
- Şiire ilgin çok olmalı. Elinde ki kitapta çok güzeldir. İyi bir seçim. Kaset demişken ikici şiir kasetim çıkacak. Bunca yıllık öğretmenlik hayatımda evimi kaset sayesinde aldım. Ama sakın popüler şarkıcılar gibi kazandığım yok. Diğer kıyıda, köşede eş dost desteğini üstüne koyduk.
- Hocam sorması ayıptır nerede oturuyorsunuz?
- Batıkent’te.
- Bende Batıkent’te oturuyorum hocam.
- Şiir yazıyor musun?
- Yolun başındayım ufak tefek yazıyorum.
- Dikkat et aceleye getirme. Şiirin demlenmesi gerekir. Yeri geldiğinde o şiirleri yırtıp atmalı, yakmalısın.
Evet, dostlar aradan geçen yıllar sonra çok sık karşılaştık, merhabalaştık. Arkadaşlığımız pekişti. Eylemlerde yanında olduğum ustamızı şimdi evinde ziyaret etmek… Yukarıda yazdıklarımı anlattım. Kitaplarımı inceledi. İki şiir kitabımı okuduğunu Çocuk su ve son şiir kitabım Sarayın Merdiveni & Madencinin Ölümü. İmzalı değildi deyince o ilk karşılaşmanın heyecanını tekrar yaşadım dersem yalan olmaz. Üstüne beni çok onurlandıran hüzünlü kadınlar sokağı şiir kitabım için ise. ‘‘…Ne kadar güzel bir kitap ismi hüzünlü kadınlar sokağı…’’
Kıymetli şair arkadaşım Bircan Çelik’te ayrıca onurlandırdı.
- Ahmet ağabey şiiri çok güzel beğeneceksiniz.
Yanımda Ahmet ağabeyimin şiir kitaplarını da getirmiştim imzalaması için. Ama ellerinin gücünün azaldığı ve elinin üstünden kan alındığı için kalemi kavramakta zorlandığını sanki elimde sopa tutuyormuşum gibi oluyor dedi.
Ve hemen ekledi size kurşun kalemlerimden hediye edeyim dedi. Oğluna seslendi. Sağ olsun oğlu Hakkı Bey aynı nezaket ve güler yüzlü, babacan tavrıyla ziyaret gelenlere Ahmet Telli’nin ismin yazılı olduğu ve Vaktinde isimli şiirinde ki son dizeyi Mutlaka çiçeklenecektir hayat olduğu kalemle işlenmiş haliyle hediye etti. Kendisine ve ailesine minnettarız bizleri ağırladığı için. Kalkmak üzereyken gelini Nida Hanım çay ikram etti. Çaylarımızı yudumlayıp izin istedik Bir an önce sağlığına kavuşmasını sevenlerine yeni eserleriyle merhaba demesi en büyük dileğimiz. Onu sevenleri olarak geçmiş olsun, acil şifalar dileyerek en kısa sürede aramızda olmasını istiyoruz.
