Kimi zaman okuduğumuz kitaplar için başköşemizde deriz. Güncelliğini yitirmeyen her an elimizin altında olan ve bilgilerimizi tazelemeye yarar. Ülke gündemini takip etmekten başımızın döndüğü bilincimizin bulanıklaştığını ve hatta bunamaya başladığımızı düşünürüz. Bilinci yerinde olan insanlar bu kavram karmaşasından uzak durmak bir yana ister istemez içine çekiyor.
Bu çekim alanından Kara Deliğe mesafeli durmak gerektiği zamanlarda başköşemizde duran kitapları okumak zihnimizi aydınlatır. Yıllar önce ilk baskısını aldığımda beni asıl etkileyen kitabın ismiydi. Çok çağrışımlı ve gizemliydiYaralı Bilinç.*
Yaralı Bilinç, Metis Yayınlarınca Ekim 1991 yılında yayımlanmış.Yaralı Bilinçalt başlığı
Geleneksel Toplumlarda Kültürel Şizofreni. Yazar İranlıDaryushShayegan. Kitabın tanıtım kapağından alıntıda şunlar yazılı.
"Yaralı Bilinç, tarihte geride kalmış ve değişimler şenliğine katılmamış uygarlıklardaki zihin çarpıklıkları üzerine bir denemedir. Varlığını İrani-İslami dünyadaki kişisel deneyime borçlu olmasına rağmen, bu kitabın menzilinin yalnız o dünyayla sınırlı olmadığını ve bir bakıma, zihinsel yapıları hâlâ geleneğe bağlı olan ve modernliği sindirmekte güçlük çeken uygarlıkların çoğunu ilgilendirdiğini düşünüyorum.
"Biz periferi insanları, farklı bilgi blokları arasındaki çelişkilerin zamanında yaşıyoruz. Birbirlerini iten ve karşılıklı olarak biçimsizleştiren bağdaşmaz dünyalar arasındaki çatlağa düşmüşüz. Zihin açıklığıyla ve hınç duymadan üstlenildiğinde bu ikiyanlılık bizi zenginleştirebilir, bilgi sicillerini geliştirebilir ve duyarlılık yelpazesini genişletebilir; oysa bilginin eleştirel alanından dışlandığında, aynı ikiyanlılık duraklamalara neden olmakta, bakışı sakatlamakta ve tıpkı kırık bir aynada olduğu gibi, dünya gerçekliğini ve tinsel imgeleri biçimsizleştirmektedir." – DaryushShayegan
Kitabın içindeki konu başlıklarına gelince:
I Çatlama: Aynı Zamanda Bir Başlangıç da Olan Bir Sona Ertelenmişlik. Tarihte "Tatil". İki Örnek: Çin ve İslam Dünyası. Kimlik Kaybı KorkusuII Ontolojik Uyumsuzluk:Gerçek Hep Başka Yerde. Skolastik Köhneleşme. Paradigma Değişikliği. İki Paradigma Arasında Çelişki Zamanı. III Çarpıklıkların Alanı:Fikre Geç Kalmış Bir Bilinç. Yamanın İki Yüzü: Batılılaşma ve İslamileşme.
Mekân-dışı Bir Dünya. IV Çarpıklıkların Toplumsal Zemini:Entelektüeller. İdeologlar. Teknokratlar. Tanrı Stratejisinin Uzmanları.
Konuların daha rahat anlaşılması için kimi anı, öykü ve fıkralara da yer vererek okurun gülümsemesini de önemsiyor. Bizlere birazda tanıdık gelen bir anlatıyı aktarayım.
...Yıllarca ülkesinden uzak kalmış genç bir adam, İran'a geri döndüğünde Tahran havaalanından çıkınca evine gitmek için bir taksiye biner. Yarı yolda şoföre ilk tütüncüde durmasını söyler.
"Tütüncüde ne yapacaksınız beyim?" diye sorar şoför.
"Ne mi yapacağım? Sigara alacağım."
"Sigara mı? Sigarayı camide satıyorlar."
"Camide mi? Yahu camii Allah'ın evidir, oraya ibadet etmeye gidilmez mi?"
"Yanlış beyim! İbadet etmek için üniversiteye gidilir."
"Peki o zaman öğrenim nerede yapılıyor?"
"Öğrenim hapiste yapılıyor, beyim!"
"Hapis hırsızların yeri değil mi?"
"Yine yanlış beyim! Hırsızlar hükümete atanıyor."
Kimi iktidar sahipleri bugün aynı uygulamayı hayata geçirdiklerini görüyor ve yaşıyoruz. Siz bu alıntıyı okurken kara mizahtan bir alıntı okudunuz. Başka bir alıntıyı daha sizinle paylaşmak isterim. Yine İran tabii ki.
İran’da çaya tatlandırıcı olarak hurma ve üzüm katılıyordu. İngilizler İran’a şeker satmaya kalktıklarında bunu başaramadılar. Sonra İranlı Mollalarla irtibat kurdular. İngilizler Mollaların vereceği fetva karşılığında kazancın % 10’nu teklif ettiler. Nitekim bir Cuma Namazı’nda Cuma Hutbesi’nde Mollalar şu vaazı verdi: “Siz Allah’ın nimeti olan hurma ve üzümü nasıl olur da çaya katarsınız! Bundan böyle çaya şeker katacaksınız!” Bu vaazdan sonra İranlılar çaya şeker katmaya başladılar. İşler yoluna girince İngilizler Mollalara verdiği % 10 payı satışların iyi gitmediği gerekçesiyle vermemeye başladı.
Bunun üzerine Mollalar ikinci bir fetva verdi Cuma Hutbesi’nde: “Gâvur icadı şekeri çaya katmak caiz değildir!” Bu fetva üzerine İranlılar evlerindeki şekerleri sokaklara döktü… İngiliz firmaları bunun üzerine baktılar olacağı yok, Mollalarla yeniden masaya oturdu. Fakat Mollalar bu sefer % 20 pay istedi. İngilizler çaresiz kabul etti. Mollalar Cuma Hutbesi’nde bu sefer şöyle fetva verdi: “Biz size çaya şeker katmayın dedik ama sokaklara dökün de demedik, şekeri sokağa dökmeyeceksiniz, şekeri çaya batıracak ve böylece gâvur icadı şekere boy abdesti aldıracak ve öyle içeceksiniz!
Gerçi bizde şeker fabrikası da kalmadı özelleşti. Bilincimizi yitirmekte olan toplum sadece günü kurtarmakta. Makarna yemekten düştüğümüz durum çok vahim. Bilincimizi kiraya verdik, ev sahibimiz kim onu bilmiyoruz. Bilincinde kendi içinde seviyesi var.
BİLİNCİN SEVİYELERİ:
1- Uyku bilinci: Hiçbir şeyin farkında olamayan bilinç. Renkleri, kokuyu, sesleri ve bulunduğu ortamı anlayamaz. Ölü gibidir.
2- Rüya bilinci: Gerçeği gördüğü rüya olarak algılayan bilinç. Kâbus görürse tepki veren, mutluluk görürse sevinen, ruhu ve bedeni gördüklerine göre hal alan bilinç.
3- Uyanıklık bilinci: Beş duyu ile algıladıklarımızı var, diğerlerini ötede ve yok saydığımız bilinç halidir. Tüm gerçeği beş duyudan ibaret sayar.
4- Aşkın bilinç hali: Ruhsal çalışmalar ile geçilen bir bilinç düzeyidir. Reiki, meditasyon, enerji çalışmaları ile bu bilinç düzeyine geçilebilir.
5- Kozmik bilinç: Uyuyan yeteneklerin uyandırılıp rahatlıkla aktive edildiği bilinç halidir. Örnek verirsek, neredeyse hiç hastalanmaz ya da nadiren hastalanır. Kolay yaşlanmaz, yaşına göre hep genç kalır. Uzaktaki kişiyle çok güçlü bağları görmeden kurabilir. Beyin okuyabilir, sezgileri kuvvetlidir.
6- Evrensel bilinç: Empatinin yükselip, yaratıcılığın arttığı, herkese karşı duyulan sevgi, saygı, merhamet, şefkat gibi duyguların artışıyla maneviyatın artışı, sezgisel zekânın artışı.
7- Aydınlanmış bilinç: Bilincin dünyasal yaşamda ruhsal olarak geldiği son aşama. Evrendeki her şeyin görünmez ağlarla birbirine bağlı olduğunu yürekten hissetme hali. Başa gelen her şeyin hayır olduğuna inanılan teslimiyet hali. Brain PICKINGS
Bilinçli bir insan olalım derken bilincimizi yıkıp yıkamasınlar ama hangi bilinçle yarın sabaha çıkacağız. Tercih sizin.
* Yaralı BilinçGeleneksel Toplumlarda Kültürel ŞizofreniYazar: DaryushShayeganÇeviri: Haldun Bayrıİlk Basım: Ekim 1991https://www.metiskitap.com/catalog/book/4370
DaryushShayegan (1935-2018) Tahran'da doğdu. Tahran Üniversitesi'nde, karşılaştırmalı felsefe ve Hint araştırmaları alanında profesör olarak çalışmış, İran Medeniyet Araştırmaları'nın başkanlığını yapmıştır. 2009'da Küresel Diyalog Ödülü'nü, 2011'de Fransız Akademisi'nin Frankofoni Ödülü'nü almış olan yazarın Yaralı Bilinç, Geleneksel Toplumlarda Kültürel Şizofreni (Metis, 1997), Batı Karşısında Asya (Sitare, 2012), Hindouisme et soufisme (AlbinMichel, 1997) ve Roseİssa ve RujinPakbaz ile beraber hazırladıkları Modern İran Sanatı (2001) gibi kitapları bulunuyor.Metis Yayınları'ndaki kitaplarıYaralı Bilinç, 1991. Melez Bilinç, 2013
