Nevzat SELVİ
Köşe Yazarı
Nevzat SELVİ
 

Yazık etmeyin Halk Fırkas’na

Atatürk, kurucusu olduğu Halk Fırkası'nı (daha sonra Cumhuriyet Halk Partisi) hayatının en büyük iki eserinden biri olarak tanımlamış ve partiyi milletin bölünmez bütünlüğünün, refahının ve cumhuriyetin teminatı olarak görmüştür. Atatürk, Halk Fırkası'nı herhangi bir sınıfın veya zümrenin değil, tüm Türk milletinin refahını hedefleyen milli bir çatı olarak tasarlamıştır. Atatürk'ün parti vizyonuna dair öne çıkan diğer temel görüşleri şunlardır: Partinin belirli bir zümreyi değil, ayrım gözetmeksizin Türkiye halkının tamamını temsil eden ve "milletin umumi menfaatiyle alakalı" bir yapı olması gerektiğini vurgulamıştır. Partinin bir sınıf temeline dayanmayacağını, Türkiye'de sınıf ayrımı yapılamayacağını ve tüm toplumsal kesimleri kucaklayacağını belirtmiştir. Anadolu'ya ilk ayak bastığı andan itibaren şekillenen milli mücadelenin ve yeni devletin siyasi altyapısı olarak görmüştür. Atatürk'ün kendi cümleleriyle Halk Fırkası'nın millete hizmet etme vizyonu şu şekildedir: "Fırkadan maksat, millet evlâdından bir kısmına, ahâlî sınıflarından bazılarına, diğer evlat ve sınıflarının zararına menfaat temin etmek değildir. Belki bunlardan ayrı ve hâriç olmayıp halk nâmı altında bulunan umum milleti müşterek ve müttehit bir sûrette müşterek ve umûmî, hakîkî refâha isal için faaliyete girmektir. Ama bugün, bunları bilen, yatıp kalkıp her fırsatta Atatürkçüyüz diyenler, O’nun değer verdiği kuruluşu bölmeye, parçalamaya uğraşıyorlar. Oysa, bir tarafın kininde karşı tarafın da öfkesinde ısrar etmeleri yerine siyasi bir karar olan mutlak butlan tuzağına düşmemeleri gerekir. Uzunca bir süredir ülkede siyasi dizayn etme çabası var. Bu İyi Partide başladı. Yeniden Refah’a ve sonra DEM Partiye kadar geldi. Apaçık ortada ki önümüzdeki dönemde Türkiye’nin yeniden dizayn edilmesi isteği gibi bazı çevrelerde bir görüş birliği var. Köşe yazılarında komşum İnci Güçlüer’in de “Buradayım be buradayım” başlıklı yazısında belirttiği gibi, - burada buna komplo teorisi diyenler olacak – iç ve dış bozguncu çevrelerin görüş birliği mi? Bu nedenle kin ve öfke duygusu ile yanlış hareketlerde bulunanların  birbirlerini suçlamamaları gerekir. Kin ve öfkelerinden sıyrılarak  CHP’nin bölünmemesi noktasında ortak bir tavır geliştirilebileceklerini, bu komplo ya da oyunu bozabileceklerini düşünmeleri gerekir. Öyle görünüyor ki bunları düşünüyorlar ama acaba, Mevlana’nın, “Hiç kimse görmek istemeyen kadar kör olamaz”  dediği gibi kin ve öfkeleri yüzünden  kör mü olmuşlardır. Oysa, CHP’nin bölünmemesi noktasında ortak bir tavır geliştirilmesi gerekir. Bu oyunun bir biçimde bozulabileceğine inanıyorum. Buna karşı ortak bir mücadele geliştirmeleri elzem. Ama ne yazık ki CHP tabanında ve muhalefet çevrelerinde biriken siyasi tepkinin yanlış adreslere yönelmesi parti içindeki kutuplaşmayı derinleştirmektedir. Asıl mesele Kemal Kılıçdaroğlu ile Özgür Özel arasındaki farklılıklardan çok, iktidarın yarattığı siyasi ve hukuki baskı ortamına karşı nasıl bir yol izleneceği sorusu olduğudur. Bu nedenle parti içindeki öfkenin yeni kırılmalar üretmek yerine ortak bir hedefe yönlendirilmesi çok önemli.  Ayrışmayı körüklemek, öfkeleri örgütlemek kolay iştir. Zor olan 100 yıllık Cumhuriyet Halk Partisi’ni birlikte geleceğe taşımaktır. Bu öfke gerçek bir öfke ama öfke tek başına sonuç almaya yetmez. Ortak hamleler yapmak gerekir. Aksi halde bundan kazançlı çıkacak olan CHP değil, iktidar olur. Kemal Kılıçdaroğlu’nun yersiz davranışıyla yanlış iliklenen düğmenin iliklenmesinde aynı yanlışlarla devam etmeyelim. Bu komploya karşı çare CHP’nin bölünmesini önlemek  ve ortak bir çözüm zemininin hâlâ mümkün olduğuna inanmaktır. Büyük Atatürk’ün “benim en büyük eserim Türkiye Cumhuriyeti ve Cumhuriyet Halk Partisidir” sözünü yere düşürmeyelim. Bu denli iki önemli emanete sahip çıkalım. Atamızın Gazi Meclis kürsüsünden yaptığı konuşmalarda milletvekillerine (mebuslara) hitaben kullandığı “Efendiler” kelimesini kullanarak: “Efendiler, yazık etmeyin Halk Fırkasına” diyelim ve CHP içindeki sorunun hayırhahlıkla çözülmesini dileyelim.
Ekleme Tarihi: 18 Haziran 2026 -Perşembe

Yazık etmeyin Halk Fırkas’na

Atatürk, kurucusu olduğu Halk Fırkası'nı (daha sonra Cumhuriyet Halk Partisi) hayatının en büyük iki eserinden biri olarak tanımlamış ve partiyi milletin bölünmez bütünlüğünün, refahının ve cumhuriyetin teminatı olarak görmüştür.

Atatürk, Halk Fırkası'nı herhangi bir sınıfın veya zümrenin değil, tüm Türk milletinin refahını hedefleyen milli bir çatı olarak tasarlamıştır.

Atatürk'ün parti vizyonuna dair öne çıkan diğer temel görüşleri şunlardır:

Partinin belirli bir zümreyi değil, ayrım gözetmeksizin Türkiye halkının tamamını temsil eden ve "milletin umumi menfaatiyle alakalı" bir yapı olması gerektiğini vurgulamıştır.

Partinin bir sınıf temeline dayanmayacağını, Türkiye'de sınıf ayrımı yapılamayacağını ve tüm toplumsal kesimleri kucaklayacağını belirtmiştir. Anadolu'ya ilk ayak bastığı andan itibaren şekillenen milli mücadelenin ve yeni devletin siyasi altyapısı olarak görmüştür.

Atatürk'ün kendi cümleleriyle Halk Fırkası'nın millete hizmet etme vizyonu şu şekildedir:

"Fırkadan maksat, millet evlâdından bir kısmına, ahâlî sınıflarından bazılarına, diğer evlat ve sınıflarının zararına menfaat temin etmek değildir. Belki bunlardan ayrı ve hâriç olmayıp halk nâmı altında bulunan umum milleti müşterek ve müttehit bir sûrette müşterek ve umûmî, hakîkî refâha isal için faaliyete girmektir.

Ama bugün, bunları bilen, yatıp kalkıp her fırsatta Atatürkçüyüz diyenler, O’nun değer verdiği kuruluşu bölmeye, parçalamaya uğraşıyorlar.

Oysa, bir tarafın kininde karşı tarafın da öfkesinde ısrar etmeleri yerine siyasi bir karar olan mutlak butlan tuzağına düşmemeleri gerekir. Uzunca bir süredir ülkede siyasi dizayn etme çabası var. Bu İyi Partide başladı. Yeniden Refah’a ve sonra DEM Partiye kadar geldi. Apaçık ortada ki önümüzdeki dönemde Türkiye’nin yeniden dizayn edilmesi isteği gibi bazı çevrelerde bir görüş birliği var. Köşe yazılarında komşum İnci Güçlüer’in de “Buradayım be buradayım” başlıklı yazısında belirttiği gibi, - burada buna komplo teorisi diyenler olacak – iç ve dış bozguncu çevrelerin görüş birliği mi?

Bu nedenle kin ve öfke duygusu ile yanlış hareketlerde bulunanların  birbirlerini suçlamamaları gerekir. Kin ve öfkelerinden sıyrılarak  CHP’nin bölünmemesi noktasında ortak bir tavır geliştirilebileceklerini, bu komplo ya da oyunu bozabileceklerini düşünmeleri gerekir. Öyle görünüyor ki bunları düşünüyorlar ama acaba, Mevlana’nın, “Hiç kimse görmek istemeyen kadar kör olamaz”  dediği gibi kin ve öfkeleri yüzünden  kör mü olmuşlardır.

Oysa, CHP’nin bölünmemesi noktasında ortak bir tavır geliştirilmesi gerekir. Bu oyunun bir biçimde bozulabileceğine inanıyorum. Buna karşı ortak bir mücadele geliştirmeleri elzem.

Ama ne yazık ki CHP tabanında ve muhalefet çevrelerinde biriken siyasi tepkinin yanlış adreslere yönelmesi parti içindeki kutuplaşmayı derinleştirmektedir. Asıl mesele Kemal Kılıçdaroğlu ile Özgür Özel arasındaki farklılıklardan çok, iktidarın yarattığı siyasi ve hukuki baskı ortamına karşı nasıl bir yol izleneceği sorusu olduğudur. Bu nedenle parti içindeki öfkenin yeni kırılmalar üretmek yerine ortak bir hedefe yönlendirilmesi çok önemli.

 Ayrışmayı körüklemek, öfkeleri örgütlemek kolay iştir. Zor olan 100 yıllık Cumhuriyet Halk Partisi’ni birlikte geleceğe taşımaktır.

Bu öfke gerçek bir öfke ama öfke tek başına sonuç almaya yetmez. Ortak hamleler yapmak gerekir. Aksi halde bundan kazançlı çıkacak olan CHP değil, iktidar olur.

Kemal Kılıçdaroğlu’nun yersiz davranışıyla yanlış iliklenen düğmenin iliklenmesinde aynı yanlışlarla devam etmeyelim.

Bu komploya karşı çare CHP’nin bölünmesini önlemek  ve ortak bir çözüm zemininin hâlâ mümkün olduğuna inanmaktır.

Büyük Atatürk’ün “benim en büyük eserim Türkiye Cumhuriyeti ve Cumhuriyet Halk Partisidir” sözünü yere düşürmeyelim. Bu denli iki önemli emanete sahip çıkalım.

Atamızın Gazi Meclis kürsüsünden yaptığı konuşmalarda milletvekillerine (mebuslara) hitaben kullandığı “Efendiler” kelimesini kullanarak:

“Efendiler, yazık etmeyin Halk Fırkasına” diyelim ve CHP içindeki sorunun hayırhahlıkla çözülmesini dileyelim.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ulusgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.