Türkiye Cumhuriyeti'nin temellerinin atıldığı için tarihimizde dönüm noktalarından biri olan Sivas Kongresi 4-11 Eylül 1919 tarihleri arasında toplanmıştı.
Mustafa Kemal’in Amasya Genelgesi ile yaptığı çağrı üzerine, 1.Dünya Savaşı’ndan sonra işgale uğrayan Türk topraklarını kurtarmak ve Türk milletinin bağımsızlığını sağlamak için çareler aramak amacıyla seçilmiş ulus temsilcilerinin katıldığı bu toplantı daha önce 23 Temmuz- 7 Ağustos tarihlerinde toplanan Erzurum Kongresi kararlarını genişleterek tüm ulusu kapsar bir nitelik kazandırmış ve yeni bir Türk Devleti’nin kuruluşuna temel olmuştur; bu nedenle Sivas Kongresi’nin Türkiye Cumhuriyeti tarihindeki önemi büyüktür.
Misak-ı Milli esaslarının belirlendiği, Mondoros Mütarekesi ve mandacılığın reddedildiği, milli birlik ve beraberliğin sağlandığı, gücünü halktan alan yeni bir otoritenin ortaya çıktığı, tam bağımsızlık ve milli egemenlik ilkelerinin temek prensip olarak kabul edildiği bu tarihi toplantıda:
-Milli sınırları içinde vatan bölünmez bir bütündür, parçalanamaz olduğu,
-Her türlü yabancı işgal ve müdahalesine karşı millet top yekûn kendisini savunacağı ve direneceği,
-İstanbul Hükümeti, harici bir baskı karşısında memleketimizin herhangi bir parçasını terk mecburiyetinde kalırsa, vatanın bağımsızlığını ve bütünlüğünü temin edecek her türlü tedbir ve karar alındığı,
-Kuvay-ı Milliye'ye olarak nin tek kuvvet tanındığı ve milli iradeyi hâkim kılmayı temel esas kabul ettiği,
-Manda ve himaye kabul edilemeyeceği,
-Milli iradeyi temsil etmek üzere, Meclis-i Mebusan'ın derhal toplanmasının mecburiyeti
-Aynı gaye ile milli vicdandan doğan cemiyetler, "Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti" adı altında genel bir teşkilat olarak birleştirildiği esasları kabul edilmiştir.
Toplantıda ayrıca, genel teşkilatı idare ve alınan kararları yürütmek için kongre tarafından bir Temsil Heyeti seçilmiştir. Bu Heyeti, Erzurum Kongresi'nde seçilmiş olanlar, Heyet-i Temsiliye tarafından seçilmiş olanlar ve Sivas Kongresi'nde seçilenlerin oluşturacağı da alınan kararlar arasındaydı.. Bu Temsil Heyeti 16 kişiden oluşmaktaydı. Oluşturulan yeni Temsil Heyeti’nin başına da, bu toplantı sonunda İstanbul tarafından idam kararı alınan Mustafa Kemal getirilmişti.
Toplantıda ayrıca ortaya çıkan milli şuuru halka anlatmak amacıyla, sonradan Atatürk’ün isteği ile Hakimiyet-i Milliye ve 1934 yılında yine Atatürk’ün onayıyla ve Falih Rıfkı Atay’ın tesbiti ile ULUS Adımız Andımızdır adını alan İrade-i Milliye Gazetesi kurumsallaştırılmıştı.
Bu Kongrede alınan kararlarla ortaya çıkan “Milli Şuur’un” Türkiye Cumhurtiyeti oldukça baki kalması dileğiyle….
