Merve KABAKUŞ FİLİZCAN
Köşe Yazarı
Merve KABAKUŞ FİLİZCAN
 

“İçimizde Bekleyen Bir Yeni Yıl Var: 2026”

Bize not: Bu yıl dilek tutmuyoruz. Çünkü dilekler, yapmadıklarımızın üstünü örtmeye yetmiyor artık. Bu yıl “sonra” demiyoruz. Bazı sonralar gelmiyor, bazı hayatlar beklemiyor. Erteledik. Dinlenmeyi erteledik, çünkü durmak zayıflık sayıldı. Konuşmayı erteledik, çünkü “şimdi sırası değil” denildi. İyileşmeyi erteledik, çünkü güçlü görünmemiz gerekiyordu. Böyle böyle kendimizi idare ederek yaşadık. Ve idare edilen hiçbir hayat tam olarak yaşanmış sayılmadı. Zamanımız yoktu sanıyorduk. Oysa eksik olan zaman değil, kendimize ayrılan yerdi. Herkese yetiştik, kendimize geç kaldık. Her şeyi toparlamaya çalıştık, içimizde dağılanları görmezden geldik. Bize güçlü olmayı öğrettiler. Ama yorulduğumuzu söylemenin bir dili yoktu. Sabır kutsandı, sessizlik olgunluk sayıldı. Oysa bazı sabırlar iyileştirmez; insanı da toplumu da içten içe eksiltir. Hepimiz benzer yerlerden kırıldık. Yarım kalan cümlelerimiz benzer. İçimize attıklarımız tanıdık. Ve bu yüzden yorgun bireyler olduk, tükenmiş aileler kurduk, sessiz kalabalıklara dönüştük. Toplum dediğimiz şey biraz da budur: ertelediğimiz hayatların yan yana gelişi. Konuşulmayan duyguların, bastırılan itirazların, “idare ederiz” denilerek ötelenen umutların toplamı. Artık fark ediyoruz. Ertelediğimiz her şey bize borç. Yarım kalan cümleleri tamamlamak. “Sonra bakarız” dediğimiz yaralara şimdi bakmak. Sevdiğimizi geç olmadan söylemek. İstemediğimiz hayatlara daha fazla katlanmamak. Çünkü insan en çok kendine gecikiyor. Ve bu gecikme masum değil. İçimizde taşmayan her şey bir yerde sertleşiyor. Bazen öfke oluyor. Bazen kırgınlık. Bazen de herkese ama kimseye ait olmayan derin bir yorgunluk. Bu bir yeni yıl yazısı değil. Bu bir yüzleşme. Takvim değişince hafiflemiyoruz. Ancak kendimizi ertelemekten vazgeçtiğimizde nefes alıyoruz. Bize not: Bu yıl borçlarımızı ödeyelim. Herkese yetmeye çalışmadan. Her şeye susmadan… Güçlü görünmek zorunda kalmadan da var olabileceğimizi kabul ederek. Belki o zaman… Yeni olan bir yıl değil, biz oluruz… Ve… Sevgili okur, yazılarımı okuduğun, bu yolculukta bana eşlik ettiğin için teşekkür ederim. Yeni yılın sana huzur, sağlık ve içten bir iyilik getirsin. 2026, sana kendin olma cesareti versin.
Ekleme Tarihi: 02 Ocak 2026 -Cuma

“İçimizde Bekleyen Bir Yeni Yıl Var: 2026”

Bize not:

Bu yıl dilek tutmuyoruz.
Çünkü dilekler, yapmadıklarımızın üstünü örtmeye yetmiyor artık.
Bu yıl “sonra” demiyoruz.
Bazı sonralar gelmiyor, bazı hayatlar beklemiyor.

Erteledik.
Dinlenmeyi erteledik, çünkü durmak zayıflık sayıldı.
Konuşmayı erteledik, çünkü “şimdi sırası değil” denildi.
İyileşmeyi erteledik, çünkü güçlü görünmemiz gerekiyordu.
Böyle böyle kendimizi idare ederek yaşadık.
Ve idare edilen hiçbir hayat tam olarak yaşanmış sayılmadı.

Zamanımız yoktu sanıyorduk. Oysa eksik olan zaman değil, kendimize ayrılan yerdi. Herkese yetiştik, kendimize geç kaldık. Her şeyi toparlamaya çalıştık, içimizde dağılanları görmezden geldik.

Bize güçlü olmayı öğrettiler. Ama yorulduğumuzu söylemenin bir dili yoktu. Sabır kutsandı, sessizlik olgunluk sayıldı. Oysa bazı sabırlar iyileştirmez; insanı da toplumu da içten içe eksiltir.

Hepimiz benzer yerlerden kırıldık. Yarım kalan cümlelerimiz benzer. İçimize attıklarımız tanıdık. Ve bu yüzden yorgun bireyler olduk, tükenmiş aileler kurduk, sessiz kalabalıklara dönüştük.

Toplum dediğimiz şey biraz da budur: ertelediğimiz hayatların yan yana gelişi. Konuşulmayan duyguların, bastırılan itirazların, “idare ederiz” denilerek ötelenen umutların toplamı.

Artık fark ediyoruz.
Ertelediğimiz her şey bize borç.
Yarım kalan cümleleri tamamlamak.
“Sonra bakarız” dediğimiz yaralara şimdi bakmak.
Sevdiğimizi geç olmadan söylemek.
İstemediğimiz hayatlara daha fazla katlanmamak.

Çünkü insan en çok kendine gecikiyor.
Ve bu gecikme masum değil.
İçimizde taşmayan her şey bir yerde sertleşiyor.
Bazen öfke oluyor.
Bazen kırgınlık.
Bazen de herkese ama kimseye ait olmayan derin bir yorgunluk.

Bu bir yeni yıl yazısı değil.
Bu bir yüzleşme.
Takvim değişince hafiflemiyoruz.
Ancak kendimizi ertelemekten vazgeçtiğimizde nefes alıyoruz.

Bize not:
Bu yıl borçlarımızı ödeyelim.
Herkese yetmeye çalışmadan.
Her şeye susmadan…
Güçlü görünmek zorunda kalmadan da var olabileceğimizi kabul ederek.

Belki o zaman…
Yeni olan bir yıl değil, biz oluruz…

Ve… Sevgili okur,
yazılarımı okuduğun, bu yolculukta bana eşlik ettiğin için teşekkür ederim.
Yeni yılın sana huzur, sağlık ve içten bir iyilik getirsin.
2026, sana kendin olma cesareti versin.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (2)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ulusgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
MERAL
(02.01.2026 14:45 - #4439)
Çok tatlısınız hocam biz teşekkür ederiz çok güzel yazılar yazarak bize umut aşılıyorsun sağol varol
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ulusgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
...
(02.01.2026 18:27 - #4443)
Merve hanım çok güzel izah etmişsiniz içimizdeki bizi sessiz duygularımızı.
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ulusgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.