Bir video görüyoruz.
Otuz saniye...
Bir cümle...
Bir meydan okuma...
Ve hemen karar veriyoruz:
"İşte aradığımız insan!"
"İşte gerçek cesaret!"
"İşte bu ülkenin ihtiyacı olan ses!"
Peki gerçekten öyle mi?
Belki de çağımızın en büyük yanılgısı, insanları söyledikleri tek bir cümleyle tanımaya çalışmamızdır. Oysa bir insanı tek bir konuşma değil; yıllara yayılan duruşu, tutarlılığı ve hayatının bütünü anlatır.
Evet, hepimizin kahramanlara ihtiyacı var. Umudu temsil eden insanlara ihtiyaç duyuyoruz. Ama kahraman ararken araştırmayı unutmamalıyız.
Tarih bunun en güzel örnekleriyle doludur.
Mustafa Kemal Atatürk bir konuşmasıyla değil; cephelerde verdiği mücadeleyle, aldığı kararlarla ve ömrünü adadığı fikirleriyle tarihe geçti.
Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî bugün hâlâ okunuyorsa bunun sebebi güzel sözler söylemesi değil, o sözleri yaşayarak bir ömre sığdırmasıdır.
Yunus Emre yüzyıllardır gönüllerde yer ediniyorsa, bunun nedeni birkaç etkileyici cümle değil; hayatının tamamına yayılan tevazusudur.
Gerçek kahramanlık bir anda doğmaz.
İnsanlar alkışla değil, zamanın sınavıyla büyür. Çünkü zaman, en iyi dedektiftir. Söylenen sözleri değil, yaşanan hayatı inceler. Maskeleri değil, karakteri ortaya çıkarır.
Sosyal medya elbette çok değerli. Sesini duyuramayanların sesi olabiliyor. Bir haksızlığı görünür kılabiliyor. Bir iyiliği milyonlara ulaştırabiliyor.
Fakat sosyal medyanın bize kazandırdığı hız, bazen muhakememizi elimizden alıyor.
Geçenlerde bir konuşmacıyı dinledim. İlk anda, "Ne kadar güzel konuşuyor." dedim. Cümleleri akıcıydı, vurguları etkileyiciydi. Sonra biraz araştırdım. Yazdıklarına baktım. Savunduğu fikirlere göz attım.
Ve gördüm ki; hayran olduğum konuşma ile savunduğu dünya arasında benim için büyük bir mesafe vardı.
İşte o gün bir kez daha anladım:
Güzel konuşmak, güzel düşünmek demek değildir.
Kalabalıkların alkışlaması da haklı olmak anlamına gelmez.
Belki de artık insanları viral videolarıyla değil; geçmişleriyle, tutarlılıklarıyla ve hayatlarının tamamıyla değerlendirmeyi öğrenmeliyiz.
Çünkü gerçek kahramanlar, birkaç saniyelik videoların değil; yılların içinden geçerek tarihin sayfalarına yazılır.
