İsmail Kaya
Köşe Yazarı
İsmail Kaya
 

UNUTULMAYAN DİZELER

Reşit Galip… ‘Tanıyor musunuz?’ desem, birçok kişi “Hayır” diyecek belki. Ama ben hepinizin Reşit Galip’i tanıdığınızı iddia ediyorum. Hatta o kadar iyi tanıyorsunuz ki kaleme aldığı birkaç satırı adınız soyadınız kadar iyi biliyorsunuz. Nasıl mı? Durun anlatayım. Reşit Galip milli mücadele döneminde doktor olarak görev yapmıştır. Gençlik yılları hızlı geçen Reşit Galip, Ziya Gökalp önderliğinde ortaya atılan Türkçülük fikrini benimsemiştir. Mersin’de görev yaptığı dönemde Atatürk ile tanışmış ve Atatürk’e “milletin bir ferdi” hitabını kullanmıştır. Atatürk, gözleri çakmak çakmak yanan bu kişiye vekillik teklif etmiş ve Ankara’ya davet etmiştir. Vekilliği sırasında hem sıhhi kurumlarda hem mübadele komisyonunda hem de İstiklal Mahkemeleri’nde görev almıştır. Ayrıca ileriki dönemde kurulan Türk Tarih Kurumu’na büyük fikirlerle önderlik etmiştir. Bir gün Dolmabahçe Sarayı’nda yapılan bir toplantı hayatının dönüm noktası olmuştur. Bu toplantıda dönemin maarif vekili Esat Bey ile fikir ayrılığına düşmüş ve bütün dikkatleri üzerine çekmiştir. Atatürk, harbiyede öğretmeni ve aynı zamanda dönemin maarif vekili olan Esat Bey’e karşı Reşit Galip’in söylemlerinden rahatsız olmuş ve Reşit Galip’i uyarmak zorunda kalmıştır. Reşit Galip bunun üzerine “Mademki siz bu sarayı padişahlardan alıp, biz halka sundunuz, ben de adabı muaşereti aşmadıkça her kelamı ederim” demiş ve bunun üzerine paşa sofrayı sinirli bir şekilde terk etmiştir. Aslında Reşit Galip’in teklif ettiği, direttiği bütün yeniliklere Atatürk de açıktır, ancak o gün bunun yeri ve zamanı olmadığını düşünmüştür. 3 yıl sonra Esat Bey hakkın rahmetine kavuşunca Atatürk yeniliğe açık Reşit Galip’e maarif vekilliğini teklif eder. Reşit Galip döneminde birçok eğitim reformu yapılır. Köy enstitülerinin temeli atılır. Okur yazar oranı dünyanın hiçbir ülkesinde olmadığı kadar hızlı bir oranda artar. Ve bir gün Reşit Galip Mustafa Kemal’in kapısını çalar. Atatürk buyur eder. “Paşam, ben dünyadaki bütün felsefeleri, dinleri ve öğretileri inceledim. Hepsinin temelinde sözlü telkinler var. Biz de düzenli olarak çocuklarımıza nerden gelip, nereye gideceğini hatırlatsak nasıl olur?” Mustafa Kemal Reşit Galip’in ne demeye çalıştığını anlamadığı için boş gözlerle bakar. Reşit Galip ise elinde karaladığı birkaç dizeyi Mustafa Kemal’e uzatır: Türküm, doğruyum, çalışkanım. İlkem: küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, Yurdumu, milletimi özümden çok sevmektir. Ülküm: yükselmek, ileri gitmektir. Ey büyük Atatürk! Açtığın yolda, gösterdiğin hedefe Durmadan yürüyeceğime Ant içerim. Varlığım Türk varlığına armağan olsun. NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!
Ekleme Tarihi: 04 Ocak 2026 -Pazar

UNUTULMAYAN DİZELER

Reşit Galip…

‘Tanıyor musunuz?’ desem, birçok kişi “Hayır” diyecek belki.

Ama ben hepinizin Reşit Galip’i tanıdığınızı iddia ediyorum.

Hatta o kadar iyi tanıyorsunuz ki kaleme aldığı birkaç satırı adınız soyadınız kadar iyi biliyorsunuz.

Nasıl mı? Durun anlatayım.

Reşit Galip milli mücadele döneminde doktor olarak görev yapmıştır. Gençlik yılları hızlı geçen Reşit Galip, Ziya Gökalp önderliğinde ortaya atılan Türkçülük fikrini benimsemiştir.

Mersin’de görev yaptığı dönemde Atatürk ile tanışmış ve Atatürk’e “milletin bir ferdi” hitabını kullanmıştır. Atatürk, gözleri çakmak çakmak yanan bu kişiye vekillik teklif etmiş ve Ankara’ya davet etmiştir.

Vekilliği sırasında hem sıhhi kurumlarda hem mübadele komisyonunda hem de İstiklal Mahkemeleri’nde görev almıştır. Ayrıca ileriki dönemde kurulan Türk Tarih Kurumu’na büyük fikirlerle önderlik etmiştir.

Bir gün Dolmabahçe Sarayı’nda yapılan bir toplantı hayatının dönüm noktası olmuştur. Bu toplantıda dönemin maarif vekili Esat Bey ile fikir ayrılığına düşmüş ve bütün dikkatleri üzerine çekmiştir.

Atatürk, harbiyede öğretmeni ve aynı zamanda dönemin maarif vekili olan Esat Bey’e karşı Reşit Galip’in söylemlerinden rahatsız olmuş ve Reşit Galip’i uyarmak zorunda kalmıştır. Reşit Galip bunun üzerine “Mademki siz bu sarayı padişahlardan alıp, biz halka sundunuz, ben de adabı muaşereti aşmadıkça her kelamı ederim” demiş ve bunun üzerine paşa sofrayı sinirli bir şekilde terk etmiştir.

Aslında Reşit Galip’in teklif ettiği, direttiği bütün yeniliklere Atatürk de açıktır, ancak o gün bunun yeri ve zamanı olmadığını düşünmüştür. 3 yıl sonra Esat Bey hakkın rahmetine kavuşunca Atatürk yeniliğe açık Reşit Galip’e maarif vekilliğini teklif eder.

Reşit Galip döneminde birçok eğitim reformu yapılır. Köy enstitülerinin temeli atılır. Okur yazar oranı dünyanın hiçbir ülkesinde olmadığı kadar hızlı bir oranda artar.

Ve bir gün Reşit Galip Mustafa Kemal’in kapısını çalar. Atatürk buyur eder.

“Paşam, ben dünyadaki bütün felsefeleri, dinleri ve öğretileri inceledim. Hepsinin temelinde sözlü telkinler var. Biz de düzenli olarak çocuklarımıza nerden gelip, nereye gideceğini hatırlatsak nasıl olur?”

Mustafa Kemal Reşit Galip’in ne demeye çalıştığını anlamadığı için boş gözlerle bakar. Reşit Galip ise elinde karaladığı birkaç dizeyi Mustafa Kemal’e uzatır:

Türküm, doğruyum, çalışkanım.

İlkem: küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak,

Yurdumu, milletimi özümden çok sevmektir.

Ülküm: yükselmek, ileri gitmektir.

Ey büyük Atatürk!

Açtığın yolda, gösterdiğin hedefe

Durmadan yürüyeceğime

Ant içerim.

Varlığım Türk varlığına armağan olsun.

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (1)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ulusgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Erkan
(05.01.2026 10:02 - #4459)
Çok güzel bir yazı olmuş emeğine yüreğine kalemine sağlık
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ulusgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)

Diğer Yazıları

28
Aralık
14
Aralık
07
Aralık
30
Kasım
23
Kasım
16
Kasım
09
Kasım
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.