İsmail Kaya
Köşe Yazarı
İsmail Kaya
 

AY IŞIĞINDA

Bir filmde anlatıcıdan dinlemiştim. Çok hoşuma gittiği için sizlerle de paylaşmak istedim. Anlatıcının anlattıklarını, bir başka anlatıcı anlatınca hayal dünyası daha bir zengin olacak sanırım. Gerçekleri bir yana atın sevgili okurlar! Hayallere dalalım... Yolumuz Yunan mitolojisinden geçiyor: Roma dönemi kayıtlarına göre adı en çok geçen tanrı Zeus'un Selene adında bir kızı varmış. Her gece gökyüzünde ayı da arkasına alıp atlı arabasıyla gezen Tanrıça Selene, soluk benizli ama güzel bir kızmış. Hikaye bu ya Selene'nin kendi ışığını aya verdiğini söylerlermiş. Yalnız Selene aykırı bir tanrıçaymış. Gece hiç olmadık yerlere gider kendine hikayeler biriktirirmiş. Bir gece Anadolu üzerinde uçarken Ege kıyılarında, bir dağ yamacında, bir çobanı uyurken görmüş. Çobanın adı Endymionmuş. Selene yanına yaklaşmış ve bu göz kamaştırıcı güzelliği yakından izlemiş. Artık her gece bu güzelliği görmek için Anadolu'ya gelir, sabah olsun istemezmiş. Bir gün kendini Endymion'a tanıtmış ve onun da kendisiyle aynı hisleri paylaştığını öğrenmiş. Selene Zeus'tan gizli devamlı Anadolu'ya kaçmaya başlamış. (Sevgili okurlar çobandaki cesarete baksanıza adamın kayınpederi Tanrı Zeus. Bu çoban yürek yemiş olmalı) Hatta olayı o kadar abartmış ki babasından Endymion için sonsuz uyku istemiş. Bu sayede Endymion hiç yaşlanmayacak ya da ölmeyecekmiş ve her gece Selene onu uyurken izleyecekmiş. Bunu duyan Zeus çok hiddetlenmiş. Selene'nin dünyaya inmesini yasaklamış. Selene kaderine razı bir şekilde babasının karşısına geçmiş ve Zeus'tan bir ricada bulunmuş. "Bana son bir kez dünyaya inme hakkı ver bir daha asla inmeyeceğim söz" demiş. Dünyaya son kez inmiş ve bizim gariban ama bir o kadar da yürekli aşık çobanla vedalaşmış. Selene "senin yanına bir daha gelemeyeceğim. Babam dünyaya inmemi yasakladı"  deyince, çoban, "ben sensizliğe nasıl dayanacağım" demiş. Selene "korkma, bu peşimde getirdiğim ayı, artık ben olmasam da dünyaya göndermeye devam edeceğim. İçine ise her gece ışığımı ve aşkımı koyacağım" demiş. Çoban her ne kadar bu ayrılığa katlanamayacağını bilse de el mahkum bununla avutmuş kendini. Selene ise bir daha dönmemek üzere soluk bir benizle ardına bakmadan terk etmiş dünyayı. Söz verdiği gibi, ay ise yusyuvarlak ve ışıl ışıl gökyüzünde asılı kalmış. Hani ay ışığı dünyaya geceleri duygusal ve romantik bir ortam katar ya sebebi Selene'nin Endymion'a olan aşkıymış. (Ben bu hikâyeyi hayatıma giren en güzel çiftlere ithafen anlatırım. Benim hikayemin baş kahramanları ise çoban İsmail ve Feride) En parlak dolunaylarda bu hikâyeyi hatırlamanız dileğiyle...
Ekleme Tarihi: 07 Haziran 2026 -Pazar

AY IŞIĞINDA

Bir filmde anlatıcıdan dinlemiştim. Çok hoşuma gittiği için sizlerle de paylaşmak istedim.

Anlatıcının anlattıklarını, bir başka anlatıcı anlatınca hayal dünyası daha bir zengin olacak sanırım.

Gerçekleri bir yana atın sevgili okurlar!

Hayallere dalalım...

Yolumuz Yunan mitolojisinden geçiyor:

Roma dönemi kayıtlarına göre adı en çok geçen tanrı Zeus'un Selene adında bir kızı varmış.

Her gece gökyüzünde ayı da arkasına alıp atlı arabasıyla gezen Tanrıça Selene, soluk benizli ama güzel bir kızmış.

Hikaye bu ya Selene'nin kendi ışığını aya verdiğini söylerlermiş.

Yalnız Selene aykırı bir tanrıçaymış. Gece hiç olmadık yerlere gider kendine hikayeler biriktirirmiş.

Bir gece Anadolu üzerinde uçarken Ege kıyılarında, bir dağ yamacında, bir çobanı uyurken görmüş.

Çobanın adı Endymionmuş.

Selene yanına yaklaşmış ve bu göz kamaştırıcı güzelliği yakından izlemiş.

Artık her gece bu güzelliği görmek için Anadolu'ya gelir, sabah olsun istemezmiş.

Bir gün kendini Endymion'a tanıtmış ve onun da kendisiyle aynı hisleri paylaştığını öğrenmiş.

Selene Zeus'tan gizli devamlı Anadolu'ya kaçmaya başlamış.

(Sevgili okurlar çobandaki cesarete baksanıza adamın kayınpederi Tanrı Zeus. Bu çoban yürek yemiş olmalı)

Hatta olayı o kadar abartmış ki babasından Endymion için sonsuz uyku istemiş. Bu sayede Endymion hiç yaşlanmayacak ya da ölmeyecekmiş ve her gece Selene onu uyurken izleyecekmiş.

Bunu duyan Zeus çok hiddetlenmiş.

Selene'nin dünyaya inmesini yasaklamış.

Selene kaderine razı bir şekilde babasının karşısına geçmiş ve Zeus'tan bir ricada bulunmuş.

"Bana son bir kez dünyaya inme hakkı ver bir daha asla inmeyeceğim söz" demiş.

Dünyaya son kez inmiş ve bizim gariban ama bir o kadar da yürekli aşık çobanla vedalaşmış.

Selene "senin yanına bir daha gelemeyeceğim. Babam dünyaya inmemi yasakladı"  deyince, çoban, "ben sensizliğe nasıl dayanacağım" demiş.

Selene "korkma, bu peşimde getirdiğim ayı, artık ben olmasam da dünyaya göndermeye devam edeceğim. İçine ise her gece ışığımı ve aşkımı koyacağım" demiş.

Çoban her ne kadar bu ayrılığa katlanamayacağını bilse de el mahkum bununla avutmuş kendini.

Selene ise bir daha dönmemek üzere soluk bir benizle ardına bakmadan terk etmiş dünyayı.

Söz verdiği gibi, ay ise yusyuvarlak ve ışıl ışıl gökyüzünde asılı kalmış.

Hani ay ışığı dünyaya geceleri duygusal ve romantik bir ortam katar ya sebebi Selene'nin Endymion'a olan aşkıymış.

(Ben bu hikâyeyi hayatıma giren en güzel çiftlere ithafen anlatırım. Benim hikayemin baş kahramanları ise çoban İsmail ve Feride)

En parlak dolunaylarda bu hikâyeyi hatırlamanız dileğiyle...

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ulusgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.