İsmail Kaya
Köşe Yazarı
İsmail Kaya
 

KILAVUZ HATİCE

Zamanının istihbaratçısı, ölümü bile göze alarak vatan derdine düşen Hasan Ağa’nın kızı Hatice Hatun… Adana, Mersin, Hatay, Antep, Maraş, Urfa sözde ateşkes antlaşması, Mondros dayatması ile Fransızlar tarafından işgal edilmiş, düzenli orduların terhis edilmesinden dolayı ordu yardım edememiş ve bu iller kaderiyle baş başa kalmışlardır. Ama birileri Samsun’a çıkıp, halkın bağımsızlık fitilini ateşlemiş ve halkı direnişe davet etmiştir: Mustafa Kemal Atatürk… Bu direniş bağımsızlık direnişi, bu direniş ulus direnişi, bu direniş namus direnişi, bu direniş Kuvayı millîye direnişi… Savaş mı? Savaş dediğin mertçe olur. Savaşta asker askerle cenk eder. Oysa Fransızlar ihtiyar, hasta, kadın, çoluk çocuk tanımadı. Adana, Mersin, Hatay, Antep, Maraş ve Urfa’yı ateşe verdi. Sandı ki halkı böyle korkuturum. Sandı ki şehri böyle işgal ederim. Kuvayı millîyenin karşısındaki ordu tam teçhizatlı, tecrübeli ve sayıca fazla bir orduydu. Ama hepsi savaşa işgal için adam öldürmeye geldi. Türkler hiç yenilmez derler. Çünkü Türkler hiçbir savaşa öldürmek için değil, bağımsızlık uğruna ölmeye giderler. Hatice Hatun… Nam-ı diğer Kılavuz Hatice… Onu Kılavuz Hatice yapan stratejik zekâsı, korkusuz savunması ve Kuvayı millîye ile yaptığı başarılı işbirliği. Fransızlar Akdeniz’i İç Anadolu’ya bağlayan Gülek Boğazı’nı ele geçirip, bölgeye hâkim olmak ister. Ancak Toros Dağları’nın sarp kayalıkları, Kuvayı Millîye’nin sıkıştırması ve bölgeyi bilmemeleri onların rahat hareket etmesini engeller. Bu durumu fırsat bilen Hatice Hatun köylü kadın kılığında onlara yaklaşır ve belli bir ücret karşılığında onları Gülek Boğazı’ndan geçirebileceğini söyler. Fransızlar bu saf kadından şüphelenmez. İhtiyacı olduğu için böyle bir şey yaptığını düşünürler, parayı verir ve ardına düşerler. Ama bilmezler ki Türk milleti aç kalır, yine vatanını satmaz. 1000 kişilik Fransız ordusunu peşine takan Kılavuz Hatice, yaklaşık 44 kişiden oluşan bir avuç Kuvayı millîye birliğine çoktan haber uçurmuştur. Fransız askerlerini Gülek Boğazı’nda çıkış yolu bulamayacakları bir araziye getirir. Kuvayı millîye birlikleri Fransız askerlerine aman vermez. İki dağ arası çapraz ateşe alarak, 1000 kişilik ordunun bir kısmını öldürür, bir kısmını da komutanla beraber esir alır. Komutan, bir avuç halktan oluşan bu ordunun kendilerini esir aldığını görünce çok şaşırır. Öyle ki onları sayıca fazla düzenli bir ordu sanmıştır. Kılavuz Hatice ardında bir eş, bir çocuk bırakıp mı bu cesur kararı verdi bilinmez; ama koskoca Türk halkının unutulmuş bir anası oldu. Bu başarı Kılavuz Hatice’nin başarısı, bu başarı Türk kadının başarısı, bu başarı Kuvayı Millîye’nin başarısı, bu başarı Adana Mersin’in başarısı… Her başarılı erkeğin arkasında bir kadın vardır derler. Oysa ki Türk kadını kıvrak zekâsı, kararlı adımları ve gözü karalığı ile hep bir adım öndedir. Türk kadını yeri gelir düşmanı ardına katar, pusuya düşürür, vatanını kurtarır. Yaptığına cenk, kurduğuna devlet dedirtir. Yeri gelir eşini, çocuğunu, anne babasını ardına katar yol gösterir. Yaptığına kılavuzluk, duygularına analık dedirtir. Bütün kılavuz kadınlara gelsin…
Ekleme Tarihi: 28 Eylül 2025 -Pazar

KILAVUZ HATİCE

Zamanının istihbaratçısı, ölümü bile göze alarak vatan derdine düşen Hasan Ağa’nın kızı Hatice Hatun…

Adana, Mersin, Hatay, Antep, Maraş, Urfa sözde ateşkes antlaşması, Mondros dayatması ile Fransızlar tarafından işgal edilmiş, düzenli orduların terhis edilmesinden dolayı ordu yardım edememiş ve bu iller kaderiyle baş başa kalmışlardır.

Ama birileri Samsun’a çıkıp, halkın bağımsızlık fitilini ateşlemiş ve halkı direnişe davet etmiştir: Mustafa Kemal Atatürk…

Bu direniş bağımsızlık direnişi, bu direniş ulus direnişi, bu direniş namus direnişi, bu direniş Kuvayı millîye direnişi…

Savaş mı? Savaş dediğin mertçe olur. Savaşta asker askerle cenk eder. Oysa Fransızlar ihtiyar, hasta, kadın, çoluk çocuk tanımadı. Adana, Mersin, Hatay, Antep, Maraş ve Urfa’yı ateşe verdi. Sandı ki halkı böyle korkuturum. Sandı ki şehri böyle işgal ederim.

Kuvayı millîyenin karşısındaki ordu tam teçhizatlı, tecrübeli ve sayıca fazla bir orduydu. Ama hepsi savaşa işgal için adam öldürmeye geldi. Türkler hiç yenilmez derler. Çünkü Türkler hiçbir savaşa öldürmek için değil, bağımsızlık uğruna ölmeye giderler.

Hatice Hatun… Nam-ı diğer Kılavuz Hatice… Onu Kılavuz Hatice yapan stratejik zekâsı, korkusuz savunması ve Kuvayı millîye ile yaptığı başarılı işbirliği.

Fransızlar Akdeniz’i İç Anadolu’ya bağlayan Gülek Boğazı’nı ele geçirip, bölgeye hâkim olmak ister. Ancak Toros Dağları’nın sarp kayalıkları, Kuvayı Millîye’nin sıkıştırması ve bölgeyi bilmemeleri onların rahat hareket etmesini engeller. Bu durumu fırsat bilen Hatice Hatun köylü kadın kılığında onlara yaklaşır ve belli bir ücret karşılığında onları Gülek Boğazı’ndan geçirebileceğini söyler. Fransızlar bu saf kadından şüphelenmez. İhtiyacı olduğu için böyle bir şey yaptığını düşünürler, parayı verir ve ardına düşerler. Ama bilmezler ki Türk milleti aç kalır, yine vatanını satmaz.

1000 kişilik Fransız ordusunu peşine takan Kılavuz Hatice, yaklaşık 44 kişiden oluşan bir avuç Kuvayı millîye birliğine çoktan haber uçurmuştur. Fransız askerlerini Gülek Boğazı’nda çıkış yolu bulamayacakları bir araziye getirir. Kuvayı millîye birlikleri Fransız askerlerine aman vermez. İki dağ arası çapraz ateşe alarak, 1000 kişilik ordunun bir kısmını öldürür, bir kısmını da komutanla beraber esir alır. Komutan, bir avuç halktan oluşan bu ordunun kendilerini esir aldığını görünce çok şaşırır. Öyle ki onları sayıca fazla düzenli bir ordu sanmıştır.

Kılavuz Hatice ardında bir eş, bir çocuk bırakıp mı bu cesur kararı verdi bilinmez; ama koskoca Türk halkının unutulmuş bir anası oldu.

Bu başarı Kılavuz Hatice’nin başarısı, bu başarı Türk kadının başarısı, bu başarı Kuvayı Millîye’nin başarısı, bu başarı Adana Mersin’in başarısı…

Her başarılı erkeğin arkasında bir kadın vardır derler. Oysa ki Türk kadını kıvrak zekâsı, kararlı adımları ve gözü karalığı ile hep bir adım öndedir. Türk kadını yeri gelir düşmanı ardına katar, pusuya düşürür, vatanını kurtarır. Yaptığına cenk, kurduğuna devlet dedirtir. Yeri gelir eşini, çocuğunu, anne babasını ardına katar yol gösterir. Yaptığına kılavuzluk, duygularına analık dedirtir.

Bütün kılavuz kadınlara gelsin…

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (5)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ulusgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Duygu idi
(28.09.2025 11:19 - #3820)
Yazınız öylesine güçlü ki, o anki zorlu koşulları ve Kılavuz Hatice'nin yaşadığı fedakarlığı adeta hissettim. 1000 kişilik orduya kafa tutan o yürek, bugün bize vatan sevgisinin en saf halini anlatıyor. Harika bir dille kaleme alınmış, elinize sağlık.
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ulusgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Melis K.
(28.09.2025 17:09 - #3822)
Yazınızı okuduğumda içimden alkışladım. Her Türk kadını bu satırları okuduğunda içinden kendini alkışlayacağına eminim.
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ulusgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Bağlumlu Adem
(30.09.2025 17:28 - #3857)
Eline sağlık ismail hocam. İnşallah hala o kanı damarlarımızda taşıyoruzdur. Benim ümidim azaldı umarım hala vardır kılavuz hatice analar.. sütçü imamlar...
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ulusgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Ufuk06
(30.09.2025 18:57 - #3860)
Türk kadını yüksek karakterini savaşçı ruhunu vatan millet sevgisini anlatan güzel bir yazı Türk kadınları ile gurur duydum
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ulusgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Nilüfer Bakırcı
(01.10.2025 21:21 - #3884)
İsmail bey çok beğendim yazıyı sonuna kadar okudum muhteşemdi çok tebrik ederim ağzınıza yüreğinize sağlık Allahım şansınız ve başarınız her daim olsun işleriniz her daim yolunda ve rast gitsin amin TEBRİKLET
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ulusgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)

Diğer Yazıları

25
Ocak
18
Ocak
28
Aralık
14
Aralık
07
Aralık
30
Kasım
23
Kasım
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.