Sokaklarda hâlâ çocuk sesleri var ama artık topun sesi değil, telefon melodileri yükseliyor.
Bir zamanlar mahalle aralarında yankılanan kahkahalar, şimdi apartman duvarlarının ardında sessizliğe gömülmüş.
Kapılar kapalı, perdeler sıkı.
Biz büyüdük ve kirlendi dünya…
Market raflarında etiketler her gün değişiyor.
Dün aldığın ekmek, bugün iki katına çıkmış.
Esnaf “zam geldi” derken, müşterinin yüzünde sessiz bir öfke var.
Bayram sofraları reklamlarda ışıl ışıl, ama gerçek sofralarda eksilen tabaklar var.
Biz büyüdük ve kirlendi dünya…
Bir zamanlar erzak torbaları sessizce bırakılırdı kapı önlerine.
Veren eli, alan eli kimse bilmezdi.
Şimdi yardımlar kameralarla çoğaltılıyor, sosyal medyada beğeniye sunuluyor.
Gönül zenginliğinin yerini cüzdan zenginliği aldı.
Biz büyüdük ve kirlendi dünya…
Ama yine de umut var…
Bir öğrenciye burs veren bir dernek,
Bir yaşlıya yemek götüren bir komşu,
Bir çocuğun defterini sessizce alan bir hayırsever…
Bütün bunlar hâlâ insanlığın içindeki ışığı hatırlatıyor.
Biz büyüdük ve kirlendi dünya…
Yeni yıl geldi, takvimler değişti.
İşçi emeklisi %12.19, memur emeklisi %18.61 zam aldı.
Tam kara mizah: sofrada eksilen tabakların yanında artan rakamların ironisi…
Büyük baba kızdı, Venezuela’ya el koydu; petrolün gölgesinde dünya yeniden tartışmaya açıldı.
Koca sakalıyla sofranın başında yumruğunu masaya vurdu, “Bu düzen böyle gitmez!” dedi.
Petrol kuyularının dumanı, Caracas sokaklarının yoksulluğunu örtemedi; varil fiyatları ekranlarda yükselirken, halkın cebinde tek kuruş kalmadı.
Büyük baba, sanki bir masal kahramanı gibi, Venezuela’nın haritasını önüne serdi; “Petrolü ben dağıtırım, adaleti ben kurarım” diye haykırdı. Ama dünya masası kalabalıktı: ABD yaptırımları, Rusya’nın gölgesi, Çin’in sessiz pazarlıkları.
Petrolün kokusu sofralara sinerken, uluslararası hukuk yeniden tartışmaya açıldı: “Kaynak kimin, hak kimin?” sorusu, kara mizahın en ağır perdesi oldu.
Biz büyüdük ve kirlendi dünya.
Uluslararası hukuk sahnesinde ise insan haklarının küresel krizi tartışılıyor.
Veri koruma, yapay zekâ düzenlemeleri ve iş hukuku reformları gündemde.
Dünya, hukukun temel ilkelerine bağlı kalmaya çalışırken, krizler ve savaşlar bu ilkeleri her gün sınava sokuyor.
Biz büyüdük ve kirlendi dünya…
Eskiden aile sofralarının bereketiyle anılırdı.
Şimdi çoğu evde tek kişilik tabaklar var, ama hâlâ bir bardak çayın yanında paylaşılan sohbetler var.
İşte o sohbet, o sıcaklık, o dayanışma yeniden doğabilir.
Yeter ki hissedilsin.
Biz büyüdük ve kirlendi dünya…
