AHMET YESEVİ Konuşuyor
Ahmet Yesevi, Türk halk sufilik geleneğinin kurucusu; Arslan Baba'dan teslim aldığı emaneti insanlara "Hikmet"leri aracılığıyla damla damla özümseten; kutsal emaneti Horasan Erenleriyle dünyanın dört bir bucağına ulaştıran; Türk diliyle yazdığı hikmetleriyle dilimizin gelişmesi ve zenginleşmesine büyük katkısı olan "Pir-i Türkistan", büyük Velî, öncü şair... Bakalım Ahmet Yesevi günümüzde Türkiye’de yaşasaydı bizlere neler söylerdi:
Ey aziz millet,
Zaman hızlandı, yollar kısaldı, sözler çoğaldı. Lakin insanın içindeki boşluk dolmadı. Dışarıda gürültü arttı; içeride sükût azaldı.
Biliniz ki insan iki âlem arasında durur: Biri görünen dünya, biri görünmeyen gönül.
Dünya büyüdükçe gönül küçülürse, insan parçalanır.
Bugün en büyük yorgunluğunuz beden yorgunluğu değil; mana yorgunluğudur. Çok şey biliyor, az şey anlıyorsunuz. Çok konuşuyor, az tefekkür ediyorsunuz.
Tefekkür etmeyen kalp katılaşır. Katılaşan kalp merhameti taşıyamaz.
Siz dışarıdaki düşmanları konuşuyorsunuz. Oysa insanın en büyük düşmanı kendi içindedir. Nefis, kendini haklı görmek ister. Nefis, üstün olmak ister. Nefis, sahip olmak ister.
Bugün kavganız fikir kavgası değildir; nefsin üstünlük kavgasıdır.
Birbirinizi dinlemek yerine yenmeye çalışıyorsunuz. Oysa hakikat birinin galip gelmesiyle değil, iki gönlün birbirini anlamasıyla ortaya çıkar.
Size derim ki:
Nefsini tanımayan, adaletli olamaz.
Nefsini dizginlemeyen, merhametli olamaz.
Nefsini aşamayan, hür olamaz.
Gerçek hürriyet, içindeki esaretten kurtulmaktır.
“Kutuplaşma: Aynı Aynanın Kırık Parçaları”
Aynı toprağın çocukları birbirine yabancı olmuş. Aynı ezanla uyanan, aynı bayramda sevinen insanlar birbirini öteki sayar olmuş.
Şunu bilin:
Bir toplumu ayakta tutan fikir birliği değil, ahlâk birliğidir.
Ahlâk kaybolursa en doğru fikir bile zulme dönüşebilir.
Ahlâk varsa farklı fikirler rahmete dönüşebilir.
Birbirinizi susturarak değil, anlayarak güçlenirsiniz. Çünkü susturulan hakikat değil, sadece sestir. Hakikat ise sabırla bekler.
Geçim sıkıntısından söz ediyorsunuz. Lakin geçim yalnız para meselesi değildir. Bereket yalnız kazançla ölçülmez.
Helâl kazanç azalır, güven sarsılır, kul hakkı çoğalırsa; servet artsa da huzur artmaz.
Biliniz ki:
Ahlâk zayıflarsa ekonomi çöker.
Güven kaybolursa ticaret donar.
Adalet eksikse emek değersizleşir.
Bir toplumun en büyük sermayesi güvenidir.
Ey gençler,
Kalbinizde iki yangın görüyorum: biri gelecek korkusu, biri değersizlik hissi.
Biliniz ki insanın değeri makamla ölçülmez. İnsan, yaratılışı gereği kıymetlidir. Kendinizi başkalarının ölçüsüyle tartmayın. Sizi siz yapan; yarışta öne geçmeniz değil, ahlâkta derinleşmenizdir.
Ey büyükler,
Gençleri yalnız başarıya çağırmayın; anlam arayışına da rehberlik edin. Başarı ruhu doyurmaz. Ruh, ancak hakikatle doyar.
Bugün din çok görünür oldu; fakat ihlâs azaldı. Gösterilen iyilik, kalpte kök salmaz. İbadet şekle indirgenirse ruhu incelmez.
Ben size az ama derin amel öneririm.
Az ama samimi dua öneririm.
Az ama gösterişsiz iyilik öneririm.
Unutmayın: Allah kalabalığa değil, kalbe bakar.
Bir kalbi kırdıktan sonra yapılan ibadet, tamir edilmedikçe eksik kalır.
Elleriniz birbirine değmeden günler geçiyor. Göz göze gelmeden dostluk kurduğunuzu sanıyorsunuz.
İnsan, ekrandan değil, temastan şifa bulur.
Bir tebessüm, bir mesajdan üstündür.
Bir samimi sohbet, yüz paylaşımdan değerlidir.
Kalbinizi teknolojiye değil, hikmete bağlayın.
Size devrim değil, diriliş teklif ediyorum.
Diriliş dışarıda değil, içeride başlar.
Evvela:
Diliniz doğru olsun.
Kazancınız helâl olsun.
Hükmünüz adil olsun.
Kalbiniz merhametli olsun.
Bir toplumda insanlar birbirine güvenebiliyorsa, o toplum diridir.
Bir toplumda zayıf korunuyorsa, o toplum güçlüdür.
Bir toplumda farklılık korku üretmiyorsa, o toplum olgundur.
Ey bu çağın insanı,
Dünyayı düzeltmek istiyorsanız, önce kalbinizi düzeltin.
Toplumu iyileştirmek istiyorsanız, önce ahlâkınızı iyileştirin.
Adalet arıyorsanız, önce adil olun.
En büyük inkılap, insanın kendi nefsine karşı yaptığı inkılaptır.
En büyük fetih, kalbin fethidir.
En büyük zafer, kibri yenmektir.
Yol eskidir ama tazedir:
Sevgi ile yürüyün.
Adalet ile hükmedin.
Merhamet ile bakın.
Hikmet ile konuşun.
O vakit göreceksiniz ki Türkiye değişmeden önce insan değişmiş olacak.
İnsan değiştiğinde ise toplum kendiliğinden dirilecektir.
Selam olsun gönül inşa edenlere.
Selam olsun nefsini tanıyanlara.
Selam olsun insanı, insan olduğu için sevenlere.
