Emperyalizmle uzlaşma olmaz. Dostluk olmaz…
Onun çıkarına dokunup, ayağına bastığın zaman seni bir gece yarısı uyurken, yatağından alır, götürür…
Çünkü emperyalistler sevgi, saygı, insanlık nedir bilmezler. Hak, hukuk nedir bilmezler.
Onlar için tek geçerli yasa, tek doğru vardır: Çıkar, yağmalama, talan…
Onlar, bağımsız ama zengin ülkeleri babalarının çiftliği, yöneticilerini de hizmetkârları gibi görürler.
İşte bunun için Trump açık açık söylüyor, düşüncelerini gizlemiyor:Venezüella’yı biz yöneteceğiz. Venezüella petrolünü biz satacağız..!
“Amerika’yı yeniden büyük yapacağım- Altın çağını yaşatacağım.” Venezüella benim arka bahçemdir…”
Peki, Trump ülkesini nasıl büyük yapacak, ona nasıl altın çağını yaşatacak?
Elbette haydutluk, zorbalık yöntemleriyle…
Ülkelerin yeraltı ve yerüstü zenginliklerine çökerek…
O hedefinin ne olduğunu tüm dünya devletlerinin gözünün içine baka baka anlattı: “Sırada Küba, Meksika, İran var. Tüm Latin Amerika devletlerini de bana bağlayacağım, dilediğim gibi kullanacağım. Kimse bana müdahale edemez…”
Ben uluslararası hak-hukuk falan dinlemem. Birleşmiş Milletler yasalarını tanımam. Onlar bana işlemez, istediğim ülkeye girer alacağımı alırım, senin malın benim malımdır…”
Emperyalist devletlerin anladığı tek dil vardır, o da halkların, ulusların direnmesi, mücadele etmesi ülkelerinden kovmasıdır. Ulus devlet yapısı korunduğu, antiemperyalist bilinç bir ülke halkının beynine yerleştiği zaman o vatanı hiçbir emperyalist devlet zapt edemez.
Dünyada bu karşı koymayı ilk örgütleyen, planlayan Yedi Düveli topraklarından atan Mustafa Kemal’dir. Onun ve halkının kararlı, cesur direnişi sayesinde emperyalizm ve emperyalistler ilk derslerini almışlardır.
Onun arkasından çoban köpekleri ne kadar havlarlarsa havlasınlar, bu gerçeği kimse değiştiremez ve o gerçek bir “Dünya lideridir…”
68 kuşağı Denizler, Mahirler, Sinanlar da onun yolunu izlediler. Şeriatçılar 6.ıncı Filo’yu kıble yapıp namaz kılarken onlar, ABD askerlerini denize döktüler.
Deniz Gezmiş ve arkadaşları idam sehpasında bile emperyalizme karşı çıkarak“Yaşasın tam bağımsız ve gerçekten demokratik Türkiye”diye boyunlarını ipe uzatmışlardı.
Emperyalist devletlerle savaşan Mustafa Kemallerin ve 68’li Denizlerin değerini şimdi daha iyi anlıyoruz…
Burada bir noktaya daha dikkat çekmek istiyorum: Maduro kötü olabilir. Halkını açlığa mahkûm etmiş olabilir. Bu durum Venezüella halkını ilgilendirir, onların iç sorunudur. Açlık, yoksulluk sorununu kendileri çözümlemelidirler. Sonuçta Venezüella sınırları belli, egemen, bağımsız bir ülkedir.Onun bozuk düzeni, ekonomik yapısı Trump’ı haklı çıkarmaz.
ABD başkanı hiçbir ülkeye bu nedenle korsanlık yapamaz, silahlı saldırı düzenleyemez…
Bizim insanlarımız da “Oh ne iyi oldu, cezasını çeksin namussuz herif, aferin Trump’a” diyemez, dememelidir.
Emperyalizmle mücadele etmenin tek yolu halkların ve ulusların birleşip onu tarihin mezarlığına gömmesidir. Dağınık, ulus bilinci gelişmemiş milletler emperyalistleri yolundan çeviremez, engelleyemez…
