En hazin sonbahar ayıdır Kasım...
Sonbaharın bile sonudur, bahar bile yüz vermez ona.
Hele ki Kasım'ın onuysa!
Büyük liderin kaybını hatırlatır kasım ayı. Hayat durur 9'u 5 geçe...
57 yaşında ölüm döşeğine düşmüştür Atam. Ömrü cephelerde geçmiş, kendine ait bir hayatı bile olmamıştır. Bu kadar gam, keder, savaş, heyecan... Çok bile dayanmıştır. Dayanmıştır ama onu hayatta tutan zaten bu aşktır.
1938 yılında öleceğini sezen Atatürk Eylül ayında vasiyetini yazmıştır. Bütün mal varlığını devlet kurumlarına bağışlamıştır. Onun Türk Milleti'nin geleceğinden başka bir fikri, düşüncesi yoktur.
Ekim 1938'de Atatürk'ün sağlık durumu iyice ağırlaşmıştır. Ancak yattığı yerden bile dünya siyasetini bırakmamış, Celal Bayar'a "Umumî harp gelecek yıl (1939'da) başlayacak, hazırlıklarımızı ona göre yapmalıyız" diyerek ikinci dünya savaşını tahmin etmiştir.
Manevi kızı Afet İnan Atatürk'ün son günleri için kitap tutkusunu hiç kaybetmediğini ve kendisine sürekli kitap okuttuğunu aktarmıştır. Ayrıca 57 yaşına kadar bir an durmayan Atatürk'e Dolmabahçe'de yatmak ağır gelmiş, Afet İnan'a toprağa basmak istediğini söylemiştir.
Son günlerinde ağır bir komaya girerek sayıklama dışında pek konuşamamış, kaynaklara göre ise son sözü "Aleykümselam" olmuştur.
10 Kasım 1938 saat 09.05'te Atatürk hayatını kaybetmiş, gözlerini Doktor Mim Kemal Öke kapatmıştır.
O an sarayda derin bir sessizlik varken başyaveri Salih Bozok odadan hızla çıkıp kendi kalbine nişan alarak intihara kalkışmıştır.
Artık Ata'nın cenaze işlemleri ve naaşını nereye defnedileceği konusu hasıl olmuştur. Önce İstanbul'da cenaze töreni düzenlenmiştir.
Cenaze namazı 19 Kasım'da Dolmabahçe sarayında Şerafettin Yaltkaya tarafından kılınmıştır. Genel töreni ise İstanbul'da aynı gün 600 kişiden fazla bir katılımla yapılmıştır.
Cenaze namazından sonra naaş önce İzmit'e oradan da trenle uzun süre muhafaza edileceği Ankara Etnografya müzesine nakledilmiştir.
Anıtkabir'in inşası boyunca Etnografya müzesinde kalan Atatürk'ün naaşı 10 Kasım 1953'te büyük bir katılım ile Anıtkabir'e taşınmıştır.
Kendisinin yerleştirildiği kabire vatanın dört bir yanından toprak getirilmiştir. Son günlerinde bile sayıkladığı, Türkiye Cumhuriyeti sınırlarına katmak istediği Hatay'dan bile toprak vardır.
Belki de onu ebedi yolculuğunda en çok rahatlatan şey ölümünden 1 yıl sonra vatan topraklarına katılan Hatay'dır.
Her sene 10 Kasım'da bunlar döner durur beynimde...
Anıtkabir pazartesi günü son hazırlıklarını yapacak büyük buluşmaya...
10 Kasım'da önce Ankara'da sonra bütün Türkiye'de hayat duracak!
