(DARON ACEMOĞLU NEREDE YANILIYOR?..)
İktisatçı Daron Acemoğlu’nun son kitabı: Hangi Liberal Demokrasi.
Daha kitabın adından başlıyor sorular…
Sınıfsal temele dayanmayan bir siyaset felsefesi olabilir mi?
Demokrasinin de liberalizmin de tarihsel ve toplumsal süreci sınıfsallık olmadan kavranamaz.
Refahın paylaşılmadığı, insanların sesini duyuramadığı bir düzendir zaten liberalizmin demokrasisi.
“Ortak refah, nitelikli işler, güçlü topluluklar ve işçi yanlısı teknoloji etrafında liberalizmi yeniden kurmalıyız”…
Böyle diyor, Daron Acemoğlu yeni kitabında.
Keşke bu olanaklı olabilse.
Marks’ın ekonomi ve toplum felsefesi bunun olanaksız olduğunu belirtir.
Ekonomi Politiğin Eleştirisine Katkı isimli kitabında.
“İnsanlar, yaşamlarının toplumsal üretiminde, kendi iradelerinden bağımsız, kaçınılmaz olan belirli ilişkilere, yani maddi üretim güçlerinin belirli bir gelişme aşamasına uygun düşen üretim ilişkilerine girerler.”
Bir yanda bu tarihsel gerçeklik, bir yanda Acemoğlu’nun dilek ve istekleri…
“İşçi sınıfı liberalizm”inden yana tavır alıyor.
Eğer toplumsal varlık insan bilincini belirliyorsa bu yeni liberalizmi nasıl kuracağız?
Bu tekelci kapitalizm ve emperyalizmin vahşi koşullarında?..
Niye, ezilenlerin enternasyonal dayanışma, birlik ve mücadelesi değil de, liberalizm?
Değerli arkadaşım Selim Soydemir’in de köşesinde belirttiği gibi(26 Ağustos 2026 face) The Economist ile Daron Acemoğlu arasında bu konularda yeni bir tartışma başlamış durumdadır.
Liberalizmden işçi sınıfı lehine yeni bir yaklaşım beklemek…
Onu insancıl olmaya, fena halde bozulmuş bölüşümü ezilenler lehine düzeltmeye davet etmek…
Siyaset felsefecileri Hobbes, Lord Acton’lar boşuna konuşmuş o zaman.
Her şeyi yutan kapitalizm, mutlak gücün mutlaka bozduğu yapılar…
Ezilenler bütün insanlık değerlerini yutmaya çalışan sermaye karşısında birlik ve dayanışma içinde mücadele etmek zorundadırlar.
