Halit Suiçmez - Ekonomist/Yazar
Köşe Yazarı
Halit Suiçmez - Ekonomist/Yazar
 

FELSEFENİN YILDIZLARI…

Dr. Harunhan Remzi Öztürk’ün ilginç kitaplarından biri de Felsefenin Yıldızları’dır. Omca Yayınlarından 2026 Ocak’ta basılan kitap 136 sayfadır. Yakın Dostumuz Karadeniz Teknik Üniversitesi Emekli Öğretim Üyesi adaşım-akrabam Dr. Halit Suiçmez, kitabın girişinde yazar hakkında şunları yazmaktadır: “Dr. Harunhan Remzi Öztürk, matematiğin soyut dünyasında yol alan, edebiyatın derinliklerinde iz bırakan ve sporun disiplinini hayatının her alanına taşıyan nadir bir aydındır.”(sayfa VII) “…Öztürk, matematiğin kesinliğini edebiyatın esnekliğiyle birleştiren bir yazardır…” (sayfa VIII) Edebiyat ve matematik alanında 20’nin üstünde yapıtı vardır. Yurt içi ve dışı akademik çalışmaları da bulunmaktadır. Gelelim Felsefenin Yıldızları kitabına… Türkiye’den Yaşar Nuri Öztürk ile Muazzez İlmiye Çığ’ın yer aldığı incelemede elliye yakın düşünür-yazar hakkında özlü bilgiler yer almıştır. Seneca’dan, Muazzez İlmiye Çığ’a; Camus, Descartes, Sokrates, Platon, Aristoteles, Hobbes, Locke, Kant, Marks, Freud, Sartre, Hegel, Engels, Tolstoy, Ömer Hayyam, Buddha, Tales ve Voltaire'ye… Felsefe tarihinde hızlı bir gezinti, diyebiliriz. Yazar kitabının önsözünde; “…Felsefenin Yıldızları”, felsefeye ruh, bilime yön veren, insan düşüncesinin sınırlarını genişleten, bu dahi zihinleri onurlandırmak için hazırlanmıştır…” diyerek amacını belirtmiştir. Kendini de; ”…Ruhu bedenine sığmayan, düşünen ve her şeyi merak edip sorgulayan bir çocuktum…” (sayfa 12) cümlesiyle tanımlamıştır. Evinde kapsamlı ve içinde çok sayıda kitabı olan bir kütüphanesinin bulunduğunu, ileri yaşına karşın hala çok okuduğunu, bunun da kendisini şair ve yazar yaptığını söylemektedir. (sayfa 13) Kitabın başlarında “kendine öğütler” yazmıştır, kendi aklıyla, çabasıyla düşüncelerini oluşturup geliştirmiş, “iyi-doğru ve güzel bir insan” olma yolunda zihnini ve emeğini verimli kullanmıştır. Stoacılık ile felsefe tarihine giren yazar bu kitabında kronolojik bir tarih sırası izlememiştir. Böyle bir sıra izlenseydi düşüncelerin tarihsel serüveni açısından belki daha iyi bir düzenleme olabilirdi. Başta Spinoza olmak üzere bazı düşünürlere daha geniş yer verilmiştir. “Spinoza’nın Tanrısı insanlara neler söylemek isterdi” oldukça ilginç kısımlardan biri.(sayfa 34-36) Yazar bazı düşünürleri yorumlarken günümüze de göndermeler yapmıştır. Örneğin; Sokrates yönteminin, “bugün hala modern eğitim, psikoterapi ve hukuk sorgulamalarında kullanıldığını” yazmaktadır. (sayfa 40) Kant’ın ahlak felsefesine ve insan haklarına katkısı sayfa 64’te vurgulanmıştır. Varoluşçuluk ve Sartre’ın yazıldığı bölümde bir soru hep zihnimizi tırmalar; bir insan gerçekten ne yapmak-olmak istediğini seçebilir mi, nasıl, hangi koşullarda, mecburiyetleri ne kadar aşabilir, bunun bireysel-toplumsal olanakları-sınırları üzerine neler söylenebilir? (sayfa 78) Hegel’i anlatırken şöyle bir cümle var: “Hegel’e göre devlet, bireyi ortadan kaldırmaz; tersine, bireyin özünü tamamlar. Çünkü insan, ancak toplumsal bir varlık olarak kendi potansiyelini ortaya koyabilir…” (sayfa 89) Günümüz (2026 Ocak) devletlerinde bireye bakış böyle mi, tam ters bir yönde mi? Ayrıca insan kendi potansiyelini ancak toplumsal bir varlık olarak ortaya koyabilecekse, toplumcu dünya görüşünü öncelemek gerekmez mi? Tolstoy insanın anlam arayışını derinlemesine incelemiştir. Bu, kitapta da vurgulanıyor. (sayfa 96) Burada Tostoy’un “İtiraflarım” isimli eserine de kısaca yer verilse çok uygun olurdu. Bu eserinde büyük yazar Tolstoy, “neyi, niçin, nasıl yapmalı” sorusunun çengelinde bütün ömrünü sürekli sorgulamıştır. Bu da onun sadece büyük bir romancı değil, insanın anlam arayışını sorgulayan derin bir düşünür olduğunu göstermektedir. Voltaire örneğinde de olduğu gibi, bu kitapta bazı yazarların hem edebiyatta hem de felsefede çok yetkin olduklarını yeniden öğreniyoruz. Camus, Sartre, Voltaire, Ömer Hayyam öne çıkan birkaç örnektir. Dr. Harunhan Remzi Öztürk’ün bu kitabının bir diğer özelliği de felsefe ile şiirin bağdaştırılmasıdır. Şiirlerinin felsefi yorumlarını da vermesi ilginç kılmaktadır yapıtını… Dizelerin yaşantısallığı da hemen göze çarpmaktadır. Anlatım akıcı, yalın ve derinliklidir. Daha üst boyutta bilimin sanat ve felsefenin yoğurduğu bir ömrün düşüncelere ve yazıya dökülmüşlüğünü okuyoruz. Kitabın adına, Felsefenin Yıldızları, başlığına bakınca bir şeyi daha anımsadım. Okurken bu kitabı, yıldızların felsefesi yapılacak olsa neler söyleyebiliriz, diye düşündüm. Nazım Hikmet’in Delikanlım şiirini anımsadım…  “İyi bak yıldızlara, onları belki bir daha göremezsin. Belki bir daha… Yıldızlar ve senin kafan kâinatın en mükemmel şeyidir. Delikanlım… İyi bak yıldızlara onları göremezsin belki bir daha…” Felsefe deyince, insan kafası ve onun düşünsel üretkenliği gelir aklımıza. Demek ki yıldızlar ve insan kafası evrenin en mükemmel varlıkları… Ben bir konuyu araştırmadan önce onun felsefesini yapmaya çalışırım. Bir şeyin felsefesini yapmak onun özünü aramaktır. Değerli yazar Dr. Harunhan Remzi Öztürk’ü çalışmalarından ve verimliliğinden dolayı kutlarız. Yine edebiyat ve felsefe bütünlüğü taşıyan yeni çalışmalarını da merak ve ilgiyle bekleriz.
Ekleme Tarihi: 22 Temmuz 2026 -Çarşamba

FELSEFENİN YILDIZLARI…

Dr. Harunhan Remzi Öztürk’ün ilginç kitaplarından biri de Felsefenin Yıldızları’dır.

Omca Yayınlarından 2026 Ocak’ta basılan kitap 136 sayfadır.

Yakın Dostumuz Karadeniz Teknik Üniversitesi Emekli Öğretim Üyesi adaşım-akrabam Dr. Halit Suiçmez, kitabın girişinde yazar hakkında şunları yazmaktadır:

“Dr. Harunhan Remzi Öztürk, matematiğin soyut dünyasında yol alan, edebiyatın derinliklerinde iz bırakan ve sporun disiplinini hayatının her alanına taşıyan nadir bir aydındır.”(sayfa VII)

“…Öztürk, matematiğin kesinliğini edebiyatın esnekliğiyle birleştiren bir yazardır…” (sayfa VIII)

Edebiyat ve matematik alanında 20’nin üstünde yapıtı vardır.

Yurt içi ve dışı akademik çalışmaları da bulunmaktadır.

Gelelim Felsefenin Yıldızları kitabına…

Türkiye’den Yaşar Nuri Öztürk ile Muazzez İlmiye Çığ’ın yer aldığı incelemede elliye yakın düşünür-yazar hakkında özlü bilgiler yer almıştır.

Seneca’dan, Muazzez İlmiye Çığ’a; Camus, Descartes, Sokrates, Platon, Aristoteles, Hobbes, Locke, Kant, Marks, Freud, Sartre, Hegel, Engels, Tolstoy, Ömer Hayyam, Buddha, Tales ve Voltaire'ye…

Felsefe tarihinde hızlı bir gezinti, diyebiliriz.

Yazar kitabının önsözünde; “…Felsefenin Yıldızları”, felsefeye ruh, bilime yön veren, insan düşüncesinin sınırlarını genişleten, bu dahi zihinleri onurlandırmak için hazırlanmıştır…” diyerek amacını belirtmiştir.

Kendini de; ”…Ruhu bedenine sığmayan, düşünen ve her şeyi merak edip sorgulayan bir çocuktum…” (sayfa 12) cümlesiyle tanımlamıştır.

Evinde kapsamlı ve içinde çok sayıda kitabı olan bir kütüphanesinin bulunduğunu, ileri yaşına karşın hala çok okuduğunu, bunun da kendisini şair ve yazar yaptığını söylemektedir. (sayfa 13)

Kitabın başlarında “kendine öğütler” yazmıştır, kendi aklıyla, çabasıyla düşüncelerini oluşturup geliştirmiş, “iyi-doğru ve güzel bir insan” olma yolunda zihnini ve emeğini verimli kullanmıştır.

Stoacılık ile felsefe tarihine giren yazar bu kitabında kronolojik bir tarih sırası izlememiştir.

Böyle bir sıra izlenseydi düşüncelerin tarihsel serüveni açısından belki daha iyi bir düzenleme olabilirdi.

Başta Spinoza olmak üzere bazı düşünürlere daha geniş yer verilmiştir.

“Spinoza’nın Tanrısı insanlara neler söylemek isterdi” oldukça ilginç kısımlardan biri.(sayfa 34-36)

Yazar bazı düşünürleri yorumlarken günümüze de göndermeler yapmıştır.

Örneğin; Sokrates yönteminin, “bugün hala modern eğitim, psikoterapi ve hukuk sorgulamalarında kullanıldığını” yazmaktadır. (sayfa 40)

Kant’ın ahlak felsefesine ve insan haklarına katkısı sayfa 64’te vurgulanmıştır.

Varoluşçuluk ve Sartre’ın yazıldığı bölümde bir soru hep zihnimizi tırmalar; bir insan gerçekten ne yapmak-olmak istediğini seçebilir mi, nasıl, hangi koşullarda, mecburiyetleri ne kadar aşabilir, bunun bireysel-toplumsal olanakları-sınırları üzerine neler söylenebilir? (sayfa 78)

Hegel’i anlatırken şöyle bir cümle var:

“Hegel’e göre devlet, bireyi ortadan kaldırmaz; tersine, bireyin özünü tamamlar. Çünkü insan, ancak toplumsal bir varlık olarak kendi potansiyelini ortaya koyabilir…” (sayfa 89)

Günümüz (2026 Ocak) devletlerinde bireye bakış böyle mi, tam ters bir yönde mi?

Ayrıca insan kendi potansiyelini ancak toplumsal bir varlık olarak ortaya koyabilecekse, toplumcu dünya görüşünü öncelemek gerekmez mi?

Tolstoy insanın anlam arayışını derinlemesine incelemiştir.

Bu, kitapta da vurgulanıyor. (sayfa 96)

Burada Tostoy’un “İtiraflarım” isimli eserine de kısaca yer verilse çok uygun olurdu.

Bu eserinde büyük yazar Tolstoy, “neyi, niçin, nasıl yapmalı” sorusunun çengelinde bütün ömrünü sürekli sorgulamıştır.

Bu da onun sadece büyük bir romancı değil, insanın anlam arayışını sorgulayan derin bir düşünür olduğunu göstermektedir.

Voltaire örneğinde de olduğu gibi, bu kitapta bazı yazarların hem edebiyatta hem de felsefede çok yetkin olduklarını yeniden öğreniyoruz. Camus, Sartre, Voltaire, Ömer Hayyam öne çıkan birkaç örnektir.

Dr. Harunhan Remzi Öztürk’ün bu kitabının bir diğer özelliği de felsefe ile şiirin bağdaştırılmasıdır.

Şiirlerinin felsefi yorumlarını da vermesi ilginç kılmaktadır yapıtını…

Dizelerin yaşantısallığı da hemen göze çarpmaktadır.

Anlatım akıcı, yalın ve derinliklidir.

Daha üst boyutta bilimin sanat ve felsefenin yoğurduğu bir ömrün düşüncelere ve yazıya dökülmüşlüğünü okuyoruz.

Kitabın adına, Felsefenin Yıldızları, başlığına bakınca bir şeyi daha anımsadım.

Okurken bu kitabı, yıldızların felsefesi yapılacak olsa neler söyleyebiliriz, diye düşündüm.

Nazım Hikmet’in Delikanlım şiirini anımsadım…

 “İyi bak yıldızlara,

onları belki bir daha göremezsin.

Belki bir daha…

Yıldızlar ve senin kafan

kâinatın en mükemmel şeyidir.

Delikanlım…

İyi bak yıldızlara

onları göremezsin belki bir daha…”

Felsefe deyince, insan kafası ve onun düşünsel üretkenliği gelir aklımıza.

Demek ki yıldızlar ve insan kafası evrenin en mükemmel varlıkları…

Ben bir konuyu araştırmadan önce onun felsefesini yapmaya çalışırım.

Bir şeyin felsefesini yapmak onun özünü aramaktır.

Değerli yazar Dr. Harunhan Remzi Öztürk’ü çalışmalarından ve verimliliğinden dolayı kutlarız.

Yine edebiyat ve felsefe bütünlüğü taşıyan yeni çalışmalarını da merak ve ilgiyle bekleriz.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ulusgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.