Geçtiğimiz yıl ortalarında, “Türk Hava Yolları İspanyol havayolu şirketi Air Europa’nın dörtte birini satın almak için bir anlaşma imzaladığını duyurdu” haberleri basınımızda yer almıştı. İtiraf etmeliyim ki, gerek “azınlık ortağı” olunmasının, gerek perde arkası bilgilere yer verilmemiş olmasının etkisiyle, haberi fazla önemsememiştim. Ta ki, bir Alman haber programında, bu birleşme hakkında tesadüfen ilginç ayrıntıları öğrenene kadar.
THY’nin bu girişiminin akıllı bir satranç hamlesi, olarak değerlendirildiği programın asıl konusu ise iflasın eşiğine gelmiş Air Europa’yı, içinde bulunduğu sıkıntılardan bilistifade, ele geçirmeye çalışan, başta Lufthansa olmak üzere, bazı Avrupa havayolu şirketlerinin akim kalan girişimlerinin eleştirisiydi.
Araştırma sonucu bu ortaklık süreci hakkında ilginç bazı ayrıntılar ortaya çıktı.
AİR EUROPA
Air Europa İspanya’nın özel bir havayolu şirketi, Hidalgo ailesine ait ( Globalia aile şirketi), hisselerinin %80 i Hidalgo ailesine %20’si British Airways –İberia ortaklığı olan IAG’ne (International Airlines Group) ait. Dünyadaki 3 büyük havayolları ittifakından SkyTeam üyesi, Madrid Hava Alanı Barajas bağlantılı olarak Güney ve Latin Amerika’da yıllardır edindiği uçuş hakları ve güçlü bağlantılara sahip, Avrupa’dan güneye uçan yolcuların %60 ı Madrid üzerinden uçmakta. Firma, pandemi döneminde sıkıntıya ve devletten aldığı destek kredilerini ödeyemez duruma düşmüş ve iflasın eşiğinde. İspanya’nın bayrak taşıyıcısı (flag carrier) İberia ile British Airways ortaklığı IAG bu firmayı - 1 milyar Avro karşılığı - ele geçirerek bünyelerine katmak istiyor. Aile buna razı edilemediği gibi, AB içinde kartelleşme ve tekelleşme gibi rekabet aksaklığına neden olacak durumları önlemek ve büyük birleşmeleri ve satın almaları incelemekle yükümlü (merger control) AB Rekabet Kurumunun da itirazı ortaya çıkıyor.
AİR EUROAPA’YA İLGİ DUYAN DİĞER HAVA YOLU ŞİRKETLERİ
Air Europa’nın öneminin bilincinde olan Lufthansa, Air France ve KLM fırsatı değerlendirmek için devreye giriyor, başlangıçta % 25-27 oranında azınlık hissesi devralmaya razı görünseler de, gelecekte çoğunluğa geçiş, daha fazla hisse alma hakkı veya yönetimde ağırlık isteyen maddeler istiyorlardı. Dolayısı ile IGA’nin yaptığı hatayı tekrarlıyorlardı.
Hidalgo ailesi buna da karşı çıktı. Bu nedenle çekilmek zorunda kaldılar.
THY
Bu gelişmeler sonucu THY’nin, tüm havacılık piyasasını şaşırttığı söylenen hamlesi ortaya çıkıyor.
Konuya ilişkin haber-yorumlarda, Air Europa konusuna ilgi duyan diğer şirketlerin öngörüsüz davrandıklarının, sahiplerinin hassasiyetlerini önemsemeyen bir ticari kibirle ve de şirkete “çökme” niyeti ile yaklaştıklarının, Hidalgo ailesinin “mezarcı” değil ortak aradığını göremediklerinin, oysa THY’nin aşılamaz görünen engelleri bir sıçrama tahtasına dönüştürdüğünün, kapalı kapıları kırarak değil “kazan-kazan” formülü gibi uygun bir anahtar ile açabildiğinin dile getirildiği görülmektedir.
“Dünyanın en çok ülkesine uçan havayolu” unvanını korurken, yüksek büyüme potansiyeli taşıyan Latin Amerika pazarından daha fazla pay almak, global ağındaki yolcu ve kargo sinerjisini Air Europa’nın Latin Amerika uzmanlığı ile birleştirmek isteyen THY, şirkete, zaman içinde %25-27 azınlık hissesine dönüştürülecek, 300 milyon Avro’luk bir kredi (convertible debt) teklifinde bulunuluyor. THY tarafından yapılan bir açıklamada ,THY’nin Air Europa’da çoğunluk kontrol peşinde olmadığı, hisse oranını artırma planı bulunmadığı, anlaşmanın “ortaklık” (partnership) niteliğinde olduğunu, “sahiplik” (ownership/control) niteliğinde olmadığı ifade olunmuştur.
Hidalgo ailesinin sahibi olduğu şirketin çoğunluk hisselerini ve yönetimini elde tutma hassasiyeti konusunda THY yazılı bir güvence vermiş de değildir. Bu bağlamda dile getirilen ve “dahiyane” olarak nitelenen husus, THY’nin güvence olarak AB hukukunu, 1008/ 2008 sayılı AB Yönetmeliğini (Regulation (EC) No 1008/2008) göstermiş olmasıdır.
Bu Yönetmeliğin 4(f) maddesine göre, “bir şirketin AB Hava Taşıyıcısı (EU Air Carrier) lisansı alabilmesi ve muhafaza edebilmesi için şu iki şart birlikte aranır:
1) Sahiplik (Ownership): AB üyesi devletler veya AB üyesi devletlerin vatandaşları (doğal veya tüzel kişiler), şirketin %50’sinden fazlasını (genellikle %50 + 1 hisse) doğrudan veya dolaylı olarak sahip olmalıdır.
2) Etkin Kontrol (Effective Control): Şirketin fiili yönetimi, karar alma yetkisi ve kontrolü de AB vatandaşlarının / AB’nin elinde olmalıdır.”
Türkiye AB üyesi olmadığından bu hükmün yeterli güvence teşkil ettiği açıktır.
Böyle bir ortaklık ile, havayolu şirketlerinin yolcu/kargo işbirliğini geliştirmek, Madrid üzerinden Latin Amerika erişimini rekabetçi bağlantılarla da güçlendirmek imkanları doğacağından Körfez ve Uzak Doğu ülkeleri havayolu şirketlerinin de, stratejik zekanın milyonlarca doları ikame ettiğini gösteren, kendileri açısından da örnek teşkil edebilecek bu yönteme ilgi duydukları, benzer bir ortaklığın Portekiz TAP havayolları konusunda gündeme gelmesi ihtimali bulunduğu dile getirilmektedir.
