Haldun OTMAN - E. Büyükelçi
Köşe Yazarı
Haldun OTMAN - E. Büyükelçi
 

ABD’nin İranlı Kürtlere desteği kendisine bumerang olur mu?

Trump yönetiminin, İran’da iç kargaşaları körüklemek, kendi imkanları ile başarılı olma şansı az rejim değişikliğine daha da ortam hazırlamak ve belki de İran topraklarına ABD postalları değecekse bunu Kürt bölgeleri üzerinden  geçekleştirmek  üzere Kürt gruplara yönelik olası destek veya silahlandırma tartışmalarının ,  boomerang etkisi riskini taşıdığı analizcilerce dile getiriliyor. Bugünlerde, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik askeri operasyonları sırasında İranlı Kürt silahlı grupların rejim karşıtı eylemler için ABD ile görüştüğü, CIA üzerinden silah ve istihbarat desteği konuşulduğu yönünde haberler var. ABD’nin, “Ortadoğu Özel Temsicisi” Tom Barrack ‘In da  müdahil olduğu söylenen Barzani ve Talabani ile, bazı kaynaklara göre Mazlum Abdi’nin de katıldığl  görüşmeler, Kürt güçlerini İran içindeki kaosu artırmak için kullanılma niyetini gösteriyor. Bu politikanın ABD için sakıncalı olabileceği yönünde  çoğu çevrede ciddi endişeler mevcut. Aşağıda sıralanan faktörler bu endişeleri haklı çıkarabilecek durumda. Bunlar: 1-Tarihsel tecrübeler ve güvensizlik: Irak ve Suriye'de’ki Kürt gruplar son zamanlarda ABD  tarafından terk edildiklerini düşünüyor. Birçok yorumcu, "İranlı Kürtler ABD'ye güvenmemeli, bu taktiksel bir kullanım olur" diyor. ABD’nin desteği kesilirse veya İran’da rejim ayakta kalırsa, Kürt bölgeleri ağır İran misillemesine maruz kalır. 2-Bölgesel yayılma riski: İran'da Kürt ayaklanması başarıya ulaşırsa veya kaos yaratırsa, diğer etnik gruplara sıçrayabilir ve İran'ı parçalanma noktasına getirebilir. Ama bu kaos, Türkiye için PKK/PJAK bağlantılı sakıncalar yaratır,  Irak'ı da karıştırmaya ortam sağlar, mülteci akını ve enerji altyapısı dışında da ciddi güvenlik  sorunları ortaya çıkarabilir.  Olası böyle bir gelişmenin Türkiye- ABD ilşkileri açıısından irdelenmesinde fayda olacaktır. 3-İran rejiminin, ABD beklentilerinin aksine,  güçlenmesi olasılığı :  İran, ABD'nin "böl-yönet" taktiğini propaganda olarak kullanıp iç desteği artırabilir. Rejim, Kürtleri "dış mihrakların maşası" diye göstererek milliyetçi tepkileri konsolide edebilir. Eğer “Kürt operasyonu”nun  etkisi  sınırlı kalırsa – nitekim bazı kaynaklar  ABD istihbaratının bile Kürt grpların uzun süreli bir isyan için yetersiz kalacağı değerlendirmesinde bulunduğunu dile getirmektedir- bu durum sadece mevcut  rejimi oyalarancak aynı zamanda da güçlendiri 4-ABD içindeki eleştiriler: Trump yönetiminin Kürtlere yapacağı söylenen destek ABD’de çoğu çevrelerde "Kürtleri  ateşe atmak" olarak niteleniyor. Kürtleri bu kez de taktik araç olarak kullanmak, sonunda ABD'ye yönelik "güvenilmez ortak" algısını daha da güçlendireceği ve gelecekte bu grupların ABD'ye mesafeli ve terddütle yaklaşmasına yol açabileği olası sakınlar olarak dile getiriliyor. Konuyu toparlamak gerekirse, ABD’nin bu olası desteğini, ters tepme olasılığı yüksek,  mevcut askeri harekatın beklentiler doğrultusunda gelişmekte zorlandığı ve beklenenden daha uzun sürmesi olasılığının belirginleştiği bir ortamda,  çaresizlik neticesi gündeme  gelen "kısa vadeli baskı aracı" olarak görülmelidir. Böyle bir girişimin  uzun vadede bölgeyi daha istikrarsız hale getireceğini, Türkiye ve diğer müttefiklerle ilave gerilimler  yaratacağını , Kürtleri yeniden "kurban" konumuna düşüreceğini görmemek için illa da ABD başkanı olmaya gerek yok sanırı
Ekleme Tarihi: 05 Mart 2026 -Perşembe

ABD’nin İranlı Kürtlere desteği kendisine bumerang olur mu?

Trump yönetiminin, İran’da iç kargaşaları körüklemek, kendi imkanları ile başarılı olma şansı az rejim değişikliğine daha da ortam hazırlamak ve belki de İran topraklarına ABD postalları değecekse bunu Kürt bölgeleri üzerinden  geçekleştirmek  üzere Kürt gruplara yönelik olası destek veya silahlandırma tartışmalarının ,  boomerang etkisi riskini taşıdığı analizcilerce dile getiriliyor.

Bugünlerde, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik askeri operasyonları sırasında İranlı Kürt silahlı grupların rejim karşıtı eylemler için ABD ile görüştüğü, CIA üzerinden silah ve istihbarat desteği konuşulduğu yönünde haberler var. ABD’nin, “Ortadoğu Özel Temsicisi” Tom Barrack ‘In da  müdahil olduğu söylenen Barzani ve Talabani ile, bazı kaynaklara göre Mazlum Abdi’nin de katıldığl  görüşmeler, Kürt güçlerini İran içindeki kaosu artırmak için kullanılma niyetini gösteriyor. Bu politikanın ABD için sakıncalı olabileceği yönünde  çoğu çevrede ciddi endişeler mevcut.

Aşağıda sıralanan faktörler bu endişeleri haklı çıkarabilecek durumda. Bunlar:

1-Tarihsel tecrübeler ve güvensizlik:

Irak ve Suriye'de’ki Kürt gruplar son zamanlarda ABD  tarafından terk edildiklerini düşünüyor. Birçok yorumcu, "İranlı Kürtler ABD'ye güvenmemeli, bu taktiksel bir kullanım olur" diyor. ABD’nin desteği kesilirse veya İran’da rejim ayakta kalırsa, Kürt bölgeleri ağır İran misillemesine maruz kalır.

2-Bölgesel yayılma riski:

İran'da Kürt ayaklanması başarıya ulaşırsa veya kaos yaratırsa, diğer etnik gruplara sıçrayabilir ve İran'ı parçalanma noktasına getirebilir. Ama bu kaos, Türkiye için PKK/PJAK bağlantılı sakıncalar yaratır,  Irak'ı da karıştırmaya ortam sağlar, mülteci akını ve enerji altyapısı dışında da ciddi güvenlik  sorunları ortaya çıkarabilir.  Olası böyle bir gelişmenin Türkiye- ABD ilşkileri açıısından irdelenmesinde fayda olacaktır.

3-İran rejiminin, ABD beklentilerinin aksine,  güçlenmesi olasılığı :

 İran, ABD'nin "böl-yönet" taktiğini propaganda olarak kullanıp iç desteği artırabilir. Rejim, Kürtleri "dış mihrakların maşası" diye göstererek milliyetçi tepkileri konsolide edebilir. Eğer “Kürt operasyonu”nun  etkisi  sınırlı kalırsa – nitekim bazı kaynaklar  ABD istihbaratının bile Kürt grpların uzun süreli bir isyan için yetersiz kalacağı değerlendirmesinde bulunduğunu dile getirmektedir- bu durum sadece mevcut  rejimi oyalarancak aynı zamanda da güçlendiri

4-ABD içindeki eleştiriler:

Trump yönetiminin Kürtlere yapacağı söylenen destek ABD’de çoğu çevrelerde "Kürtleri  ateşe atmak" olarak niteleniyor. Kürtleri bu kez de taktik araç olarak kullanmak, sonunda ABD'ye yönelik "güvenilmez ortak" algısını daha da güçlendireceği ve gelecekte bu grupların ABD'ye mesafeli ve terddütle yaklaşmasına yol açabileği olası sakınlar olarak dile getiriliyor.

Konuyu toparlamak gerekirse, ABD’nin bu olası desteğini, ters tepme olasılığı yüksek,  mevcut askeri harekatın beklentiler doğrultusunda gelişmekte zorlandığı ve beklenenden daha uzun sürmesi olasılığının belirginleştiği bir ortamda,  çaresizlik neticesi gündeme  gelen "kısa vadeli baskı aracı" olarak görülmelidir. Böyle bir girişimin  uzun vadede bölgeyi daha istikrarsız hale getireceğini, Türkiye ve diğer müttefiklerle ilave gerilimler  yaratacağını , Kürtleri yeniden "kurban" konumuna düşüreceğini görmemek için illa da ABD başkanı olmaya gerek yok sanırı

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ulusgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.